0

"HI HIII" kabul ediyorum


Merhaba, oglumun yemek masasinin tepesinde oldugu ve bilgisayarimla beni basbasa birakmamak icin elinden geleni yaptigi bir andayim ama blog yazasim geldiyse engel tanimam :P
Ne yazacaksin bu kadar önemli derseniz, tabiki herzamanki gibi icimden gecenleri yazacagim :)

Sosyal medyada bile huzur yok bunu farkettiniz mi? Birileri baska birileri hakkinda atip tutuyor, digeri onu inkar ediyor fln...Birbiri özel hayatlarina kadar iniliyor. Prim yapiliyor sanki bunlarla...Cünkü biz insanlari siradan seyler cekmiyor, nerde entrika, macera, olay...
Cok siradan bir etkinligim olan Hatim etkinligini bile devam ettiremedik maalesef. Sadece ayda bir Cüz okuyabilecek 30 gönüllü kisiyi bir araya toplamak meger hic kolay degilmis! Cünkü entrika yok, pek cazip gelmiyor tabii nefsimize.
Nefsimiz demisken benimki de bugün mutfakta is yaparken telefonumdan bir diziyi acmistim oradaki nikahi görünce hemen sikayet etmeye basladi. Nikahimda bir resmi kuruma gidilecek isimiz var onu halledecegiz seklinde gitmistim, düsünün yaa :D Yani evlendigimin farkinda degilmisim ben. Adam orda soruyor bir de ayaküstü "kabul ediyor musunuz?" Ee isimiz hallolsun diye gittik "hayir" mi diyim ettim gitti :D  Hem de o an soruya cevabim "HII HIII" oldu. Yani "Evet" bile diyemedim:P

Ee hani ayaga basmalar falan da eksik... Bir Allah'in kulu da bu kizi süsleyelim bugüne ait bir fotograf cektirelim de dememis, vahh kendi halime. Sonra o isteme fasli falan hatirlamiyorum kahve pisirdigimi...O aci kahveyi hatrim icin icirememisim icimde kaldi gercekten :P
Yaa siz deyin salak ben diyeyim avanak o hesap benim evlilik. Esim ne isle mesguldu haberim var miydi? Cevap veriyorum, yoktu! Evlenince kalacagim odadaki esyalarin hazirligi konusunda hicbir fikir beyan ettim mi, neler severdim, ne renk olsundu...Hayir hersey neyse o kabulumdu ama size birsey diyeyim, bu tür herseye cok uyumlu kabul edilenlerin degeri bilinmiyor! Az yaygara cikaranlar daha el üstünde kiymetli oluyor bu bir gercek.
Ayy sosyal medya diyorduk dimi biz, evlilige nerden gittik :P Hee dogru dizi izlerkenden...
Neyse ben bir pizza hamuru yogurasim var onu yapmaya koyulayim, cocuklara etkinlik olur hem :)

Foto: Haftasonundan :)


4

Minimalismus Challenge - Turkish


Basliktan okudugunuz gibi bir meydan okuma etkinligi var planda :)
Buradaki "minimalismus" bize birseylerin aza indirgenecegini de isaret etmis oluyor. Yani bir nevi hayatimizdaki fazlaliklari hafifletmek...Hem bu tip Challenge'ler sacmalik boyutuna ulasmadigi sürece ve faydali sekildeyse hayata renk katmis oluyor rutini bozarak ;) 
Ben bunu Facebook'ta Fotograf Grubu'mda (Photo Lounge Viyana'da) gerceklestirecegim ama belki baska katilmak isteyen olursa diye blogumda da paylasmak istedim.
Haydi o zaman 20 Eylül hep beraber 30 gün neler yapacagiz listeye bakalim:

20 Eylül: Okudugun bir kitabi istedigin birine hediye et.
21 Eylül: Bugün sadece su ve sekersiz caylar ic.
22 Eylül: Alti saatligine telefonunu kapat.
23 Eylül: Uzun süredir giymedigin bir ayakkabini hayatindan cikar.
24 Eylül: Telefonundaki fazlalik (hic iletisime girmedigin) kontaktlari sil.
25 Eylül: Tek basina yarim saatlik bir yürüyüs yap.
26 Eylül: 24 saat icinde hicbirsey satin alma.
27 Eylül: Kitapligini güzelce bi düzenle.
28 Eylül: Bugün hic makyaj yapma.
29 Eylül: Bugün birine hediye ver.
30 Eylül: Calisma masani düzenle.
 1 Ekim: Bugün hic Tv izleme.
 2 Ekim: Ciddiye alarak sadece ona konsantreli bir sekilde bulasik yika.
 3 Ekim: Mevsimsel gidalardan bir yemek pisir.
 4 Ekim: Köpüklü bir banyo yap.
 5 Ekim: Epeydir iletisim kurmadigin birini ara hal hatir sor.
 6 Ekim: Desktop'unu piril piril yap, düzenle.
 7 Ekim: 15dk. sessiz bir ortamda hicbirsey yapma.
 8 Ekim: 2 yildir giymedigin bir (istersen birkac) parcayi gardrobundan cikar, vedalas.
 9 Ekim: 45dk. yürüyüs yap.
10 Ekim: Bugün cay, kahve, tatli, hazir gida...vs. yok.
11 Ekim: Yeni birsey dene (daha önce yapmadigin!).
12 Ekim: 2018'e kadar yapilabilecek ufak hedefler belirle kendine.
13 Ekim: Bir gazete ya da dergi satin alip oku.
14 Ekim: Hayatindaki sükür sebeplerini düsün, dua et, tesekkür et.
15 Ekim: Saat 17'ye dek sosyal medyaya takilma, bildirimleri kapat.
16 Ekim: Bugün sikayet etmeme günü, hicbirseyden sikayet etmek yok.
17 Ekim: Bir günlük yaz, bosalt icinde ne varsa, ilerde okumak üzere bir kutuya kaldir.
18 Ekim: Aylardir kullanmadigin bir cantandan kurtulma zamani geldi.
19 Ekim: Alisveris yerlerinde (caddede...vs.) gezin, hicbirsey almadan eve gelmis ol.

Bittiiii :)

Insallah bu aslinda zor olmayan listeyi hergün pes etmeden uygulayalim, yarida birakmak yok ona göre :) Sonrasinda size kattigi duygulari, deneyimlerinizi de benimle paylasirsaniz cok sevinirim :)

0

Tozlandim



Son zamanlar birikmis olan kirginliklarimin benim enerjimi düsürdügünü hissediyorum: Insan söyleyemediklerinin yükünü tasiyormus...
Söylesen bi dert söylemezsen ayri... Konusmak zor ama susmak daha zor...
Hayattan istediklerim aslinda ortadaydi hep, hic karmasik bir kisi olmadim: 
Mesela yakinlarim tarafindan yanlis anlasilmak en nefret ettigim seylerdendir. Yahu beni taniyorsunuz ama siz, yoksa tanimiyor musunuz? Ya da taniyor gibi mi yapiyordunuz?
Yani ben neden yakinimdakilere kendimi ifade etmeye, böyle demek istemistim demek zorunda kaliyorum!
Mesela güvenmek, huzur bulmak istiyorum sevdiklerimin yaninda ama hep en yakin zannettiklerim yoruyor beni. Yani samimi bir itiraf bu, suan cok üzgün olsam gidip kucaginda aglayabilecegim kimse yok. Ufacik Mahir'imin kafama dokunup "ciciiis ciciiiis" yapip beni teselli etmesi en büyük zenginligim oldu. Yani tabiki birileri cikar teselli eder ama onlarin tesellisi kuru kaliyor iste. 
Sonra diyorum kendi kendime, ahh be hayat zaten böyleydi, sen yas oldu 35 yeni actin gözlerini. Önceden pembe görmeye calistigindan görememissin. Belki artik yoruldugundan pembe gözlükleri de cikarir olmussun...
Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin. Iste gidemedigimden gütmeye calisiyorum.

Bunlari hissetmeme sebep olan herkese kirginim.
Mutlulukla gülerkenleri yorgun gözlerimi farketmediniz mi yoksa? Gözlerimin taa icinin feri sönmüs bi kere...Ya da soluk bir cicek misali iste. Yakinima gelip gelip seyretmek yerine, biri dibimdeki otlari koparsa, biri az sulasa, digeri sadece konussa sevse...belki yeniden canlanirdim? Ama siz benim soldugumu bile farkedemediniz dogru ya! Bendeki de laf iste. Bosverelim, sizler nasilsiniz?

#BugündeBöyle
0

Lavera, dogal arayanlara...


Bugün kozmetik blogcularina özenecegim biraz ve epeydir tavsiye etmek istedigim bir marka hakkinda yazacagim. Lavera belki ismini daha önce duydugunuz bir markadir, özellikle yurtdisinda olanlar biliyor olabilir... Sizler de benim gibi her önünüze gelen kozmetigi kullanmayi sevmiyorsaniz ve dogal icerikli ürünlere eliniz gidiyorsa kesinlikle denemenizi öneriyorum. Yani ne sponsor ne de reklam icin yaziyorum bu yaziyi tamamen sadece memnuniyet üzerine :)
Fotografta kullandiklarimdan bazilari mevcut, birkac makyaj ürünü daha var, gözümden kacmis fotoyu cektikten sonra farkettim.
Sirayla üst soldan saga dogru bahsedecek olursam: 
1. ve 2. sac maskesi, en bastakinin sampuani da var alt sirada, o altin rengi olanin sampuanini da denemeyi planliyorum evdeki bitince. Gayet iyiler ;)
3.sü mis gibi gül kokulu dus jeli, gercekten kokusu harika, bitince devamini almayi düsündüklerimden. 4. ve 5. yüz maskeleri düzenli kullanmiyorum ama özellikle yine pembe olan gül serisi favorim. 6. ürün ise bir dis macunu, biz bunu kullanali baska dis macunu almak istemiyoruz. Daha önce de Himalaya diye bir markanin dogal dis macununu kullaniyorduk ama bu özellikle tat olarak daha bize hitap etti, bazi dogal macunlar gercekten agir tatlarda olabiliyor... Dayim bi kez kullandi ve bu macun cok iyiymis nerden aldiniz, diye sordu :)

Gelelim alt siraya, en soldaki 1. ve 2. ürünler sampuan, birinciye kizim bayiliyor mis gibi elma kokulu, digeri de benim yine gül serisinden begendigim. 3.sü cilt temizleme sütü, her türlü makyaji rahatlikla cikarabilirsiniz, gerci bir süredir bunu ikinci plana attim, Logona diye bir markanin gül ve aloe vera suyu ile temizliyorum cildimi, hem kokusu hem daha temiz his vermesi bakimindan...
4. ürün ise pek nemlendirici sürmeyen benim bazen yüzümde kuruluk olunca mecburiyetten kullanmak zorunda oldugumu bildigimden, bari sürünce parlamasin diye aldigim matt duran nemlendirici. Yani krem sürdügünüz pek belli olmuyor, yazin pek kullanma geregim olmadi ama artik havalar serinliyor eminim daha cok elime alacagim. 5. ve son ürün ise erkekler icin yüz nemlendiricisi, esim bazen krem sordugundan cildi kurulasinca bari benimkileri kullanmasin diye bunu almistim ama cokta istedigi seviyede nemlendirmiyormus öyle diyor ^^ 6. ürün ise Deo Roll on yine gül serisinden, yaz boyu cok memnun olarak kullandim.

Kisa ve öz, bu marka güvenimi kazandi ;) %100 dogal sertifikali, silikonsuz, mineral yagsiz, glutensiz, vegan, hayvanlar üzerinde test yapmayan... Ayrica herkesin alabilecegi fiyatlarda, daha ne olsun :)


0

Okul Basladi


Ve blogcu sabah gözlerini actiginda bakar ki kizinin okul saati gelmis. Usulca kizini okula götürecek olan tüm gece battaniyeye dolanip duran ve yanindakinin üstünü acan (!) baba kisisini cagirir. Zaten son zamanlar yataktan yavas kalkmalarina sinir olmaktadir ve cagirmalara tahammülü yoktur. Hele de odada uyuyan Mahir prens varsa o odada cit cikarsa gözler ayri bir irice bakar ses yapan kisilere. 
Eee hadi adam kalkti, sen kalkmiycak misin? diye sorar kendine...Kizin ortaokul 2. sinifa bir kez baslayacak (insallah yani) :P Bu ani kacirma, hayat gidiyor zaten hizlica, ne ani biriktirdiysen kardir deyiverir blogcu kisisi ve bir hisimla oldugu gibi sessizligini de korumada usta sekilde odadan cikar. Henüz gitmemis olduklarini görünce sevinir, cünkü güzel dilekler esliginde bir sarilma anisi biriktirebilecektir :) 
Ee gittiler simdi nolcak diye kalir ortada, uykusu da kacmistir. Bari bloga yazayim der Mahir prenste uyuyorken. Kahvalti arkadasi da zaten okula baslamistir, bundan sonra daha cok ogluyla kahvalti edecektir cünkü esi sabaha dogru isten geldigi icin ogleden sonra kahvalti etmektedir ki o da malum (blogcunun iyi günüyse...). 
Hee tabi bu konuda da dertleri vardir. Neden yilin 363 günü sanki kahvalti hazirlamak onun görevidir, neden! 350 olsa ici daha mutlu olacaktir halbuki :P Hadi 15 kez de disarida yenildigini sayarsak, 335 kaldi o daha süper, ee misafirlige de gidilir fln derken o kahvalti 300'e düser. Ama yani tamam kahvalti hazirlamayi da sever kendisi en sevdigi ögündür de buna ragmen o masaya oturulup eli ayagi tutmuyorcasina beklenmesi gicigina gitmektedir ki neden birkac yil öncesi böyle bekleyis yoktu da artik var? Tamam bu sorunun cevabini biliyordur...Iste tam bu kisimda okuyucuyu hayal kirikligina ugratip neyse deyip simdi karnindan gelen sesi dinlemek istiyor, mutfaga gidiyordur blogcumuz. 
Hee bayramin son günü oldugunu da unutmamis, büyüklerin ellerinden kücüklerin yanaklarindan öpüyor :)

0

Dertleselim



Merhaba sevgili okuyucu, hadi gel biraz dertleselim seninle?
Dertlesmek deyince olumsuz birseyler ortaya dökülecekmis gibi sanki degil mi? 
Önce birkac hafta geriye dönüs yapacagim günümüzdeki dizilerin yaptigi gizem gibi ^^

Türkiye'ye gittik, ilk kez önceden planlanmis bir tatil yapacagimiz icin ayri heyecan vardi...Ilk kez deyince belki sasiran olacaktir ama cidden hic tatil yapmadim öyle otelde kalmali falan...
Sonrasi kayinbabamin ölüm haberini aldik yolda, bu biraz ani oldu tabi ama ölüm haber mi veriyordu ki...(Lütfen ruhuna birer Fatiha okur musunuz?)
Yillar olmustu bir cenazede bulunmayali. Insan ölüme yaklastikca daha bir duygu karmasasi yasiyor, gidenin tam olarak gittigine inanamiyor bir süre...Ve gercekle yüzlesiyor vakit gectikce, cünkü koskoca bir : "Hayat Devam Ediyor" var.

Bu konunun haricinde anladigim birsey vardi ki bazi yakinlar aslinda yakin degiller. Kalbinin ritminin ayni ritmlerde attigi kisiler var ve bir de o ritmi bozanlar. Tatsizlik olmasin diye sustuklarin. Akil yasta, basta, diplomada, endamda, statüde degil sadece insanlikta...
Ve düsündüm de cevremde ne kadar gücsüz kisiler var, yani birini örnek almam gerekse kimi alabilirim diye düsündüm, yok! Aksi gibi benim örnek olmam gerekenler, alttan almam gerekenler cok...Demek bazen üzerimdeki yorgunlugun cevabi da bunda gizliydi. Güclü olmasi gereken konumuna itilmisim ve mecburi görevimmis gibi kalmisim oralarda. Bundan demek bazen koyverip aglama isteklerim, daglara tirmanip bagirma isteklerim, cit kirildim'ligim,...
35 yas psikolojisi mi bu, artik sadece huzur verenler olsun cevremde istiyorum. (Yasimi da söylemis oldum, güya hep 30dum :P)
Neyse sevgili okuyucum, bu kadar yeter bugünlük, geriden basladim ama bugüne gelemeden bitti yazim, ayni gecmis ve gelecek yüzünden gününü yasamayi kaciranlar gibi hissettim kendimi suan...

Biraz da sen anlat? Ne olursa olsun gececek, kiymetini bil eger suan güzel bir gündeysen.
Ve tesekkürler beni okuyup hissettigin icin...


0

Abla?




"Insanin bir ablasi olmali yaa bu hayatta..." 
diye gecirdim azönce aklimdan. 
Galiba Instagram'da bir abla kelimesi okumam sonucuydu bu defa... Bazen de baska birsey ayni duyguyu yasatir. Yani sanki olmayan ablaya hasretim :P
Oglumun, baba-anne-abi-abla-bebek parmak sarkisini iyice ögrendikten sonra "ama bizde abi yooook" demesi gibi... Cocuk simdiden mi o eksikligi yasiyor acaba ^^

Ne bileyim iste, hani abla=sirdas=dost=dayanacak bir omuz...
(Kardeslerim bu yaziyi okumasin :D)

Uzaklarda bile olsa, kafasini sisirecegim biri olmasi hayali cok güzel, hem rahatsiz ederim cekincesi de yok...En cirkin halimle Whatsapp'ten görüntülü konusabilirim :D Google'dan önce birsey kafama takilirsa ona sorardim...Bir hata yapinca yol gösterici pusulam olurdu belki...Düstügümde elimi tutabilirdi, izin vermezdi...

Her abla-kardes süper anlasiyordur diyemem ama cogu öyle olmali diye düsünürüm hep. 
"Fatih-Sultan-Mehmet" ya hani bizim isimlerimiz, bak o bozulurdu iste bu durumda ^^ Olsun yine de...
Ee artik mümkün olmayacak birsey ama hayal kurmak bedava ya benimkisi o misal :)
Bu yastan sonra (tam manasiyla) abla olacak kisi cikar mi karsima bilinmez :P Ama bana cogu "abla" diyor artik, bu da en büyük gercek :D 

Simdi bu kadar bahsettikten sonra gidin ablaniz, kiz kardesiniz varsa bir güzel kucaklayin, sevildigini hissetsin :) Eger ki var ama iletisim kopuksa da o baglari canlandirmak lazim...Küs iseniz barismak icin en güzel aydayiz! 

Simdi uyumaya gidiyorum, bakarsiniz bu yazidan sonra rüyamda ablam olur falan ^^
Hayirli Sahurlar

2

"Lesepatin" oldum


Bugün bir ayi geckindir icinde oldugum bir faaliyeti sizlerle paylasmak istiyorum :)
Ilani okudugumda, "neden olmasin ki" dedim ve hemen basvurdum.
Gerekli sartlardan zor olani haftada en az bir saat düzenli olarak katilabilmekti ve esimin normal calisanlar gibi haftasonu degil de pazartesileri de bos olmasini burada kullanabilecegimi düsündüm :)

-Amma uzattin ne bu söyle artik, dediginizi duydum sanki ^^
Gönüllü kitap okuyuculugu, hem de ana dilde: Gurbette ellerde cocuklara bir kelime kazandirirsam kardir diye düsündüm. Ayrica kendime de yarari olacakti, cocuk kitaplarina daha cok dalsam, hayatim daha renklenmez miydi? :) Kizim okumayi ögrendiginden bu yana evde okumayi azaltmistim...

Neyse basvurduktan sonra bu konuda 5-6 saatlik ögrenim görmek üzere Belediye'ye cagrildik. Farkli ülkelerden de kisiler vardi, özellikle Japon bir bayanin okumasini merakla bekledi herkes ^^
Basimizda tiyatro egitmeni gibi biri vardi. Gercekten cok ama cok eglenceli gecti oradaki saatler. Rüzgar sesi mi yapmadik, rollere mi bürünmedik, hayvan sesleri mi cikarmadik...Yani bayagi dolu dolu gecti. Hem diksiyon üzerine hem de dogru okuma teknikleriyle ilgili bayagi bilgilendirici oldu. Ayrica cocuklarin dikkatini cekmek ve daha uzun dinleyebilmeleri icin tüyolar vardi.
Deneme okuma yaparken heyecanli olmama ragmen kendimi iyi ortaya koyabildim ve okumam begenildigi icin de tabiki cok mutlu oldum :) (Eskiden bir sitede masal seslendirmistim simdi o aklima geldi ^^)

Bayan gönüllü okuyucuya burada "Lesepatin" deniliyor. 
Evime cok uzak olmayan bir ilkokula yönlendirildim ve orada basladim. Aslinda okul müdürü haftada iki saat okul öncesi sinifini ve birinci sinifi teklif etti ama baslangic olarak bir saat ile baslamak istedim. Özellikle son zamanlar oglum bensiz pek durmadigi icin...
Ve birinci siniflardaki Türk ögrencilerle her pazartesi okuma maceramiz böylece baslamis oldu :)
Cocuklarin halleri bazen öyle komik ki ^^ Bir de bana "-Ögretmenim" diye hitap etmeleri cok hosuma gidiyor :) 
Sadece Türkce okumuyoruz, cünkü okul müdürü Almanca'si zayif olanlar oldugunu söyledi özellikle bu yönde de birseyler yapmamizi rica etti. Mesela bu hafta hangi harfi ögrendilerse onunla ilgili Almanca kelimeleri okuyoruz, Türkcesini konusuyoruz...Yarim saat okulla alakali bu kisim bitince, devamindaki yarim saatte de benim yanimda götürdügüm cocuk kitabini okuyoruz. 
Kitaplari devlet kütüphanelerinden temin ediyorum, bunun icin de bana ücretsiz olmasi icin kart cikarttilar. Herhangi kafama göre evden kitap götürüp okumam yasak. Ben de kütüphaneden kitap alinca ilk kendi cocuklarima okuyorum, sonra hem konuya hakim olmus oluyorum hem de cocuklarim da dinlemis oluyor ^^

Bu gönüllü is para kazandirmiyor ve düzenli vakit gerektiriyor ama herzaman dedigim gibi, hersey para degildir!


Yarin pazartesi ve ben yine ögretmencilik oynamaya gidecegim insallah :)

Merak edenler icin biraz detaylica anlatmis oldum, baska sorusu olan varsa, yoruma yazabilirsiniz :) 
Türkiye'de de böyle bir faaliyetler var mi? 

Okudugunuz icin tesekkürler :)



0

Ramazan'da Cocuk


Senai Demirci ne güzel yazmis: Tut beni ey Oruc...
Gercekten de ince düsünürsek oruc bizi tutmali, kötülüklerden, günahlardan, cimrilikten, sabirsizliktan, sükürsüzlükten... Yani tüm Ramazan gercekten icimizde hicbirsey hissetmiyorsak acliktan ve susuzluktan baska, büyük kayip degil mi sizce de? 
Hayatimizda kac Ramazan görecegiz bilmiyoruz ama her Ramazan tek dilegim affedilmis olarak o ayi tamamlamak. Devaminda biraz daha kendimize ceki düzen vermis halde yolumuzda yürümek. 



Bu ayda en özenilmesi gereken konulardan biri de cocuklar bana göre. Bizler bile o cocuklugumuzdaki sahurlari nasil ki gülümseyerek hatirliyorsak, kendi cocuklarimiza da hatirlanacak bir Ramazan ayi birakmaliyiz. Yani diger aylardan farki olmali, bi heyecan olmali, renk olmali...
Ben önceki yil yukarida gördügünüz Ramazan takvimi yapmistim kizima :) Ondan önceki yil ise aktif sekilde gecirebilsin diye görevler belirlemis puan toplayip bayramda ona göre ödüller sunmustum (tiklayip bakabilirsiniz). 
Gecen yil tam yeni eve tasinma zamani birsey yapamadigim icin üzülmüstüm, neyseki bu yil firsati kacirmadim :) Hem ufaklikta artik 2,5 yasini gecti onu da dahil ettim bu defa :) Aslinda biraz vakit ve üretkenlikle cok zor birsey degil. Önemli olan cocuklarinin gülümseyen suratlarini hayal edip biraz sevgi katmak :) Gercekten hergün ayri bir heyecanla uyaniyorlar ki ufakligin sabredebileceginden emin degildim, hepsini acalim diye tutturursa diye düsünmüstüm ama öyle olmadi :) 

11. gün paketlerini acmadan önceki halleri ^^ 


Kizim icin ayrica bir kavanoza görev kagitlari yazip katladim, hergün bir tane seciyor. Merak edenler olmustu bundan da bir görüntü ekliyorum belki fikir olur :)
Burada önemli bir husus var ki herkes kendi cocugunu tanir, neleri yapabilir ona göre görev yazmakta fayda var. Yani zorlamayacak/biktirmayacak sekilde, dozunda olmasi tercihimdir! 

Yazim umarim birilerine renk katmistir :)
Galiba Ramazan'da cok gezememek beni bloga bagladi bunu da itiraf ettikten sonra 13.günün sahuruna uyanacagimiz Gece'nin Sahibi'ne emanet ediyorum sizleri :)

*Blog Header'imi sonunda yeniledim, nasil olmus? :) 


0

Hergüne Hediye



Eskiden ne cekilisler olurdu bloglarda, hala devam ediyor mu bilmiyorum ama pek sanmiyorum...Cünkü cekilisler de diger sosyal aglara gecis yaptilar. 
Cekilisle basladik demekki bir cekilis kokusu var bu yazida, hatta kokudan öte ta kendisi ^^
Ferashe markasi, Viyana'da kurulmakta olup tüm Dünya'ya online satis yapaca, ben de bizzat taniyorum, birkac fotograf cekimlerini yaptim.
Ferashe'de Ramazan boyu bol bol hediye (elbise/tunik) verilecek, hergün!!! Dogru okudunuz, bugün kazanamazsaniz belki yarin, belki diger gün, bayrama kadar önü var ^^  Hatta cekilis aksamlari canli yayinda oluyor ve online katilim sayisi cok olursa ikinci sürpriz bir hediye cekilisi de olabiliyor. 

Ferashe yeni oldugu icin hem tanitim amacli hem de Ramazan dolayisiyla böyle bir kampanya düsünmüs, kendilerini buradan da tebrik ediyorum :) Insallah verdiklerinin cok cok kati da hakettiklerini kazansinlar. Cömert insanlari seviyorum arkadas :) 
Ayrica online site bugün yarin aciliyormus ve alisverislerde kargo ücreti yokmus ;)

Neyse ben kendim katilmakla yetinmeyip sizi de dahil etmek istedim hazir bloga biraz elim alismisken ^^ 

Haydi simdi Ferashe'nin cekilisine katilmaya gidelim ;)
*Sadece Instagram kullananlar icin

Ferashe.Official



0

Size Özel Birini Tanistirayim :)


Sizi bugün minigimle tanistiracagim: Gülsüm Aygen :)
3 yildir hayatimizda olan, bana "hala" sifatini kazandiran biricigim :) 
Dün dogumgünüydü ve uzaktan böyle bakakaldim...
Insallah Temmuz'da görüsünce dogumgünü hediyemi verecegim :)
Gurbetin zorluklarindan biri de galiba bu, seneden seneye ya da iki yilda birkac gün görüsebilmek, daha yeni birbirinden birsey anlayacakken geri dönmek...
Aygen birgün büyüdügünde istiyorum ki blogumda ona dair de en az bir post bulmali ^^ Onu sevdigimi bir de yazili okumali :)
Bu fotografi da onu gördügüm önceki yaz cekmistim, amcasinin dügününde, insallah daha nicelerini cekmekte nasip olur :)
Suan mesela isterdim ki Mahir'le beraber oynasinlar, hergün yaptigimiz Puzzle oyunumuza onu da dahil edebilelim, onlara kitap okuyayim, resim yapalim...
Genc kiz olunca mesela halasinin yanina bir Viyana gezmesi yapsa ^^ Ben tabi o zaman cökmüs bir hala olmazsam ve burda olursam, beraber bolca gezeriz :D

Dogumgünün kutlu olsun prensesim, iyiki dogdun :) Allah'im sana öyle güzel bir ömür versin ki, cicekler gibi, su gibi, gökyüzü gibi... 
Seni seviyorum :)
0

Cumagram



Yillardir Cuma günleri Dua karti tasarlamaya calisiyorum, yaani her persembe aksami, zaten yakindan takipte olanlar bunu bilirler :) Önce Facebooktaki fotograf sayfamda paylasiyorum sonra ise Instagram'da sirf bunlara özel actigim hesap olan Cumagram'da :) 
Orasi benim Dua kutum oldu, biriksinler ve ihtiyaci olan gelip okuyup ferahlasin...Belki olurya bir Dua yüregine su serper...
Hani öldükten sonra da sevap getiren ameller vardi, Sadaka-i Cariye deniliyordu degil mi, o kategoriye de girer insallah bu cabam...



Ama maalesef günümüzde cok rastlanan birsey var izinsiz almak, paylasmak, ve hatta en cirkini üzerine sahsi logo eklemek ve sahiplenmek. 
Hazira konmak, üretmemek, taklit etmek...
Ve biliyor musunuz üzerine logo eklenmesini yanlis buldugumu belirttigim 10 kisiden belki 2'si anliyor, gerisi nasil bir vicdansa üstüne cemkiriyor bile. Ee bilmiyordum Google'den aldim, ordan burdan aldim...Tamam kardesim ama artik söyledim biliyorsun, konusma seklini düzeltsene az, sesini kelimelerinle yükseltince üste mi cikacagini saniyorsun...
Neyse bu güzel konunun gölgeli kismiydi bunlar, hepte devam edecek böyleleri...Ben Allah rizasi icin yaptigim ve severek yaptigim birseyde tabiki emegime saygi bekliyorum. Öyle burasi internet diye herseyi istedigimiz gibi yapamayiz, buranin bile bir kanunu nizami var. Hadi kanunu bosversek, inancli bir insan zaten hakka girmek istemez...


Bu konuda da icimdekileri döktükten sonra Cumagram'dan birkac collage ekliyorum, sizler büyük hallerini ve devamini artik Instagram'dan takip edebilirsiniz :) 
Ayrica artik kartlar harici telefonla cektigim cicek fotograflarina da birseyler yazip paylasiyorum :)

Ve son olarak Cumagram sloganimi yaziyorum: 
Dua'siz üsümesin yüreklerimiz :)


0


Blogumu bazen cok özlüyorum demistim degil mi^^
Yeniden basliyordum ki yine uzak kaldim birkac ay :)

2017 gireli en önemli konu oglumun sünnet olmasiydi sanki :) Sünneti yapan Viyana'da bir cocuk cerrahiydi, eger lazim olursa ismini verebilirim.
Ikinci bir önemli baslik ise kizimin gecen gün 11 yasina girmesi :) Biz anneler hep cocuklar ufakken en zor zamanlari zannederiz özellikle ilk cocukta. Ama yasadikca ögreniriz ki tersine...Kizimla son yil icinde fazla didisir olduk galiba ondan böyle duygusala gectim :P Detaylara girmek istemiyorum ama bunlar gecici seyler eminim ki.

Yine sosyal aglardan sikayetciyim, insanin yazmasini da okumasini da engelliyor. Haftada bir gün en azindan hic internetsiz olmali insan...Eminim o gün cok daha verimli gececektir her yönden. Sizler ne düsünüyorsunuz?
Ailemden gurbette olunca mesela Whatsapp uygulamasi yemek ekmek gibi günlük ihtiyac oldu, büyük kolaylik. Tabii diger gruplara da cevap vereyim ona buna da yazayim derken bir bakiyor insan ohooo :S Eskiden jeton ya da kart alip arardim annemleri :) Kisa genel konusmalardan ibaretti bu...Simdi bu aksama iftara menümüz ne onlari da dahil olmak üzere detaya da girebilmek güzel imkan ^^ Yani internet güzel birsey de dogru ve gereken kisiler icin vakit ayirildigi sürece :) Yoksa bazen öyle bos yerlere/kisilere vakit gidiyor ki ben iste onlara yazik oldugunu düsünüyorum en cok... 

Suan oglumu okuldan gelmis kizima postaladim, hadi biraz oynayin güzelce deyiverdim ama biliyorum ki uzun sürmeyecek yine ben yanlarina ugramak durumunda kalacagim :D 
Canlarim benim, simdi mutfaga gectiler oynamaya ki cocuk odasinda oynayin derim hep. O oda icin tasindik gecen yil bu zamanlar...Cevreye alistim mi bilemiyorum henüz, orta sekerli duygulardayim, az da önyargiliyim belki de Türklere karsi tutumlardan dolayi... Ama zamanla tatlanmasini isterim tabiki. En azindan "Hallo"dan bi iki tik ötesi komsu edinmeyi :P
Derken an itibariyle masamin üzerinde bahceden kopardigim bir tane erengülün kokusu burnuma gelmekte. Bir tane de gönüllü türkce kitap okuyuculugu yaptigim ilkokulun müdürüne götürdüm gecen gün, birinin yüzünü güldürmek güzel sey bence, ister yabanci olsun, ister baska dinden...

Bugünlük bu kadar, merak ettiginiz konular varsa o konularda da yazabilirim
(yazilacak birseyse) ^^

Ve Ramazan'in 5. günündeyiz, kavusturan Rabbime hamdolsun :) Devaminin saglikla, huzurdolu ve agiz tadiyla gecmesini diliyorum. 
Sonrasi Temmuz'daki Türkiye tatilimizi sabirsizlikla bekliyorum, özledigim ne varsa kavusmayi istiyorum insallah...

Sevgiler

Back to Top