16

Bilgisayarinizin Yaninda Neler Var?

Bunu bir söbe konusu olarak yazabilirim aslinda, herkes Pc nin yaninin resmini cekebilir :)Kimin daginik düzenli oldugu meydana cikar :)

Benim masamda genelde yiyecek birsey kirintisi olur, Pc basinda atistirmayi severimde:)
Kurabiye, kuruyemis falan bu tür birseyler olur.
Mutlaka dolu ya da bos bir cay fincani olur, ee yesil caylari, bitki caylarini aksamlari götüren biri olarak bu da normal.
Ufak tefek notlar, kalemligim, Türkce-Almanca sözlügüm her daim bulunur.

Amigurumi yaptigim zamanlar Pc basinda ip kirintilari, makas, cesitli iplerde eklenir, taa ki elimdeki is bitene dek, sonra yerine kaldiririm.

Masamda cok sey bulundurmayi sevmiyorum o zaman cok dolu karmasik geliyor.

Ayrica benim Pc masasinin üst raflari, bölmeleri falanda oldugundan oralarda neler var saysam bitmez. Örnegin kitaplar, sakiz kutusu, seker kutusu, randevu takvimim, taki kutusu, birkac süs esyasi, dosyalar, kuru cicekler...
Bu konu nette gezinirken aklima geldi masasinda neler bulundugunu yazanlar vardi forumun birindede.

Coraplari olan, makyaj malzemeleri , parfümler, kül tablasi, cakmak, pijamasi olan, dis macunu, abajur, mumlar-tütsüler, biblo, cerceve....vs. yani bu kisiye kalmis ve Pc'nin yanindaki alanin büyüklügüne :)
Sizin masalar nasil?
14

CANIM Tellerim :D

Dislerim hakkinda gelismeleri epeydir yazmadim. Benim gibi ayni durumda olanlar icin özellikle yazmak isterim ,ayrica ilerde bu tedaviyi okumayi isterim tekrardan neler atlatmisim diye :)
3 Ekim'de doktordaydim. Alt damagin kenar kisimlarina daha sert tel takti, yani üstteki ön iki disle alttaki ön iki dis ayni hizaya getirilmesi icin! Bunu yaparken alttaki kösedeki disimdeki braketi cikarip bir büyügünü takti ama berbat bir andi. Ilk defa bu tedavi boyunca bu kadar zorlandim yani, ter akittim, sanki disimin üzerindeki degil disim cikacakmis gibi geldi.

Sonra iki gün o disimin dipleri ve hatta kulagima dogru agri oldu.
Braketler cikarilirken en sonunda böyle hepsi aciyacaksa yandim...
Ama bence o disim hareket aninda suan, ondan hassasti biraz.

Üst ön dislerim birbiriyle carpismak üzereydi tedavi öncesi sonra dümdüz oldular ve simdide aralari bile acildi biraz, bende bunu taktim kafama ve sorup durdum doktorda, bunlarin arasi böyle mi duracak diye, doktor "sirayla, herseyi bir anda yaparsam yemek yiyemezsin" dedi.

Dis tellerimi seviyorum, inanin öyle!
Yani öncekinden daha cok gülüyorum bunlarla cekinmeden.
Ilk baslar öyle degildi tabiki ama artik bayagi bir hosuma gidiyorlar :D
Hatta cikarilinca tuhaf olurum diyorum, agzimda cok büyük bosluk varmis gibi olacagi kesin :D
Ama dislerimle rahatca hic sorgusuz sert birseyler yemeyide özledim. Ayrica temizlemeleri zor, aralarini tek tek ugras et, ince is. Ben hergün böyle ince temizlik yapmiyorum tabii, arada bir. Normal fircaliyorum tabiki düzenli.

Gecenlerde kizim tellerimi ellemek istedi, onun icin normal ama.
Beni tellerle tanidi diyebilirim cocuk :D Yani o yüzden bence teller cikinca tuhafina gidecek :D

Umarim ben ailede simdilik ilk dis teli kullananim ve son olurum :D
Gerci ihtiyaci olanlar var ama herkes cesaretli degil :P

Saglikli, temiz gülüsler :)
9

Bugün Günes Bana Parladi

Ben susmustum ama size degil tabiki, beni bu duruma koyanlara...
Bazen bagirip cagirmak icindekileri haykirmak degilde susmak aci bir ceza oluyor karsidakine.

Tabii susmak, icinde tutmakta kolay is degil...

Bazi arkadaslarim sorun ne diye sormus; sorunu asagidaki bir yazima nota yazmistim bir kelimeyle.

Yaa böyle zamanlarda yalniz kalmak iyi degil, insan depresyona girebilir!Bence sorun olunca birileriyle paylasilmali, hafiflenmeli...

Dün öyle tuhaf duygular hissettimki kendimde, yasamaktan midem bulaniyor gibi oldum.
Yani bunu tarif edemiyorum bile; hani zamansiz ikindi uykusundan kalkinca böyle bir ton agirlik olurya, eksimsi bir tat vücudunuzda, basinizda agirlik ve hicbirsey yapmama istegi...
Iste ayni böyle bir haldi benimkiside.
Ama kizim var. Iste burada hersey degisiyor, onun icin depresyona degil güce ihtiyacim var bol bol. Savasci olucam! Evet eveet blogumun yeni slogani bu olsun hatta. Savasci Kelebek diye...

Bana celme takanlara ben tüm kalbimle gülümsesem, yaptiklarindan utansalar, kötülüklere iyilikle karsilik versem, yalanlara dürüstlükle...

Birseyler pesindeyim yine yani egitim yönünden insallah olursa tabiki cok sevinicem bu adimi attigima.

Evde oturamam arkadasim...
Bunu evli olunca söyle birde bakalim ayni görüsün olacak mi!
Bu benim karakterimle uyusmaz, oturamam...
Illa birseyler yapacagim!

Bugün günes parladi kac gündür hava yagisli kara olmasina ragmen.
Sanirim beni teselli ediyor günes, cünkü ben günesli günlerde dah bir mutlu olurum :)

Allah'im beni seviyor:)
8

Sustum...

2 sarki sözü paylasmak istedim...Icimdekileri yazmak istemiyorum, susmak en iyisi bu siralar ve beklemek...


Bendeniz - Güvendiğim dağlara kar yağdı

Mutluydum huzurluydum
Nasıl kıydın anlat bana
Bir an mıydı anlat bana
Kimim vardı senden başka

Güvendiğim dağlara kar yağdı
Hiç ummadığım yerden yara aldım
Haykırdım yalvardım duyulmadı
Aşkımda kimin gözü vardı ...


Gripin - Hic Gelme Gideceksen

Usandik
Uslandik
Bu yagmurda Yeter Çok islandik
Yol olduk
Yok olduk
Bu yollarda asinan Hep biz olduk
Hep biz olduk
Kimler geçerken içimden
Bir sen vardin Melekleri imrendiren
Hiç gelme gideceksen
Ürkek buz tanesi
Zamanin gelince Eriyeceksen
Bir açtik
Bir solduk
Soluduk yillarca Tek nefes olduk
Bir vardik
Bir yoktuk
Bu yollari asindiran Hep biz olduk
Hep biz olduk
Kelimelerle oynarken hep seninle
Kanattik kalplerimizi
Kanattik uçuran birbirimizi
15

PHiLiPS'ten Geriye Kalanlar...

Philips'te ögrenim hayatim bitti 3 haftada...
Yani kendim bitirdim!
2 yil bu sekilde götüremezdim!
Henüz bana ihtiyaci olan bir kizim var ve daha kücük.
Bir denemek istemistim en azindan.
Tabiki bu demek degilki pes ettim, kesinlikle hayir. Baska kendime daha uygun ve zaman yönünden kizimada uygun bir ögrenim bulucam!!!

En önemli sebep vakitten dolayiydi birakmamda. Cocugu olanlar vardi ama en kücügü 6 yasinda diyelimki...
9 saat oradaydim hergün 2 saatte gidis gelis, 11 saat.
Eve gelincede ev isleri yemekle mesgul oluyordum, kizimi sadece yemek yedirirken uyuturken görmek bana yetmedi onada yetmedi!
Ikinci sebep ise bu makina alanini sandigim gibi sevmedim. Yani makinalara dokunmak, demirlerle ugrasmak ilk denemelerde degisik, güzel ama her zaman calisacagimi düsününce istegimi göremedim. Bu benim icin önemliydi! Yani oraya gidip deneyip görmüs oldum!
Bayramin ilk günüyle Philips'teki ögrenimimin kaydini sildirdim.
Bakalim simdi ne cikacak karsima?!
Birseyler yapmaliyim!
Kizim icin, onun gelecegi icin...
En azindan hayal ettigim icin..
Eminim benim icin böylesi hayirliydi ondan böyle oldu!
Sizler icin birkac Philips hatirasi:

Sahur sonrasi uyumayip, sabah 6:26 gibi evden cikardim ve metroyla 9 durak falan giderdim.Sonra bu trene ulasir ve bununla 15 durak giderdim.Nedense her sabah gülerek, neseyle gittim. Kulagimda müzik vardi hep ve ben oynamamak icin zor tutardim kendimi sabahlari :)

Ders gördügümüz siniflardan biri burasi. Ben genelde ortalarda otururdum.


Defterim ve masamin üstü...


Bu aletin türkcesini bile bilmezken direk almancadan ögrendim :) Buraya calisacagimiz demiri yerlestiriyoruz ve simsiki duruyor orada. Bu yanindaki seylerde törpüler, biri ince biri kalin, daha kalini ve inceside var, yani boy boy. Törpülerin yanindakilerde ölcmek icin mm cinsinden.

Bu da elimde calistigim demirimdi. Bunun üstünü 1 mm kücültmek bile o kadar uzun sürüyorki, igneyle hendek kazmak gibi ayni. Yorucu bir is ama tam tutturunca, ölcüsünü ve boyutunu insan seviniyor :)

Burada güzel deneyimler yasadim, epeydir insan ortamina girmemistim böyle kalabalik, okul yasamini özledigimi farkettim.


8

Özledim Anne

Gurbetin ışikları gönlümü aydınlatmıyor anne
Toprağı buram buram mis gibi kokmuyor anne
Gurbetin hiçbir nimeti beni mutlu etmiyor anne
Gözlerimin önünden yurdumun hiçbir şeyi gitmiyor anne

Duygularım kördüğüm olmuş gözyaşım gelmiyor anne
Şakır şakır konuşan dilim şimdi konuşmuyor anne
Ne geceler nede gündüzler geçmiyor durmuş sanki anne
Sevdiklerim aklıma geliyor adlarını söyleyemiyorum anne
Nereden çıktı gurbette yaşamak bilemiyorum anne

Ölüme yavaş yavaş gidiyorum sanki anne
İnsanlar somurtmuş telaşlı hep izdiham içinde anne
Ne olacak benim bu halim şaşırdım kaldım anne

Kuru ekmeğimi çorbaya doğradığım günleri özledim anne
Taptaze yogurttan yapılmış buz gibi ayranı kana kana içmeyi özledim anne
Gurbetin albenisi güzel ama içimi güldürmüyor anne
Buranın rüzgarları bir hoş esmiyor serinletmiyor beni anne

İnsanların bakışları ürkütüyor beni küstürüyor anne
Ne yersem yiyeyim lezzet alamıyorum anne
Adım çıktı zengine mutlu fakirliğimi arıyorum anne
HELAL kazanılmış lokmaları arar oldum anne

Bu genç yaşımda kamburlaştı belim yüzüm asık anne
Manevi zenginliğimi kaybedeceğime üzülüyorum anne
Soframdaki bereketi evimdeki eski huzurumu özledim anne
Büyüklere saygılı küçüklere sevgili olmayı arıyorum anne

Ahde vefayı ihlası ve bir lokmayı birlikte paylaşmayı özledim anne
Maheretli ve nasırlı ellerinden öpmeyi özledim anne
Süzülmüş mercimek çorbasını kaşıklarken buharındaki mutluluğu özledim anne
İnsanların canı gönülden birbirlerine gidip gelmelerini özledim anne
Mevlana nın dediği gibi ya göründüğün gibi yada olduğun gibi görün olanları özledim anne
Yapmacık hareketler kendine iyi bak cümlesi bana yavan geliyor anne
Dostça kucaklaşmayı kucaklaşırkende samimiyeti özledim anne
İçi boş olan görüşelim tamam mı cümlesini sevmiyorum anne

Erkekçe el sıkışmayı sevdiğini asla yarı yolda koymamayı özledim anne
Komşuların dayanışmasını birbirlerine yemek göndermesini özledim anne
Herkesin kendi kapısının önünü yıkayıp temizlemesini özledim anne
İnce uzun sokakların güzelliğini özledim anne

Gurbette ölmek hoşuma gitmiyor korkuyorum anne
Bir Fatihanın okunup okunmayacağını düşünüyorum anne
Mezarımın üstünde kuşların cıvıldaştığı bir ağaç istiyorum anne
Bunları hep tasavvur etmekten gurbet hayatı beni uyutmuyor anne

Kırlarda kor ateşte demlenen kaçak çayın tavşan kanına benzemesini özledim anne
Başımı dizlerine koyup şekerlemeyi özledim anne
Kim ne derse desin ben patika yolların tozunu özledim anne
Ben bir bağcının her geçen yolcuya salkımlarca üzüm vermesini özledim anne

Ben insanların selamlaşmasını kolay gelsin bereketli olsun demelerini özledim anne
Ve ben kuşların insanlardan ürkmeden özgürce uçmalarını özledim anne

Bu hayata alışamadım soluğum kesildi
Takatim tükendi anne
Yarını karanlık geleceği meçhullerden oldum anne

Başka annelerin şefkati beni tatmin etmiyor yorgunluğumu gidermiyor anne
Babamın yorgun argın işten gelirken gözlerindeki mutluluğu ve sevinci özledim anne
Yıldızları bir bir saymaya çalışırken derin uykuya dalmayı özledim anne

Bahar gelince gül bahçelerinden gül toplamayı özledim anne

Not: Siirin kendime uymayan misralarini kaldirdim. Siir netten alintidir.
Bizim tek bir sorunumuz oldu bu zamana dek, ara ara. Bu da Kumar!
Bilmeyenler icin yazdim.
Back to Top