2

Almanca ögrenmek

Sevgili Kitty Wu bana epey önce almanca ögrenme konusunda soru yöneltmisti ve bu konuda bir yazi yazma önerisi sunmustu, cok tesekkürler ilgisi ve fikri icin. Simdi aklima ilk gelen ve önemli bulduklarimi yazicam.

Yeni bir dil ögrenmek icin ilk sart motivasyon ve istek. Bu dile ilgi duymaliyiz. Yani ben size bir ayda almanca ögrenmek icin taktik versem, yahut süper bir yöntem sunsam sizde istek olmadikca, siz cabalamadikca hicbir yöntem ise yaramaz.
Hadi istek var diyelim. Sonrasinda kararlilik gelmeli. Birkac gün heveslenip puff diye sönerse devami gelmez.
Hergün minnacikta olsa o dil icin birseyler katmaliyiz kendimize, günde bir kelime ögrenmek bile basit gözüksede neler kazandirir bize hesaplayin bi yilda 365 kelime.
Bunuda yapiyoruz diyelim ki, devaminda ekstra bu dil icin kulagida alistirmak gerek. Mesela o dilde radyo dinlemek, tv izlemek oldukca faydali diye düsünüyorum.
Birde dil ögrenimi icin baglanti kurma, cagrisim yapma tekniklerini izlemistim. Bir kelime bize kendi dilimizde neyi cagristiriyor onu birseye benzetip hayalini kurabiliriz, yani kelimeyi formüllüyoruz kendimize göre ve daha uzun süreli akilda kalici oluyor.
Baslangic icin birseyler ögrendikten sonra ilerletmek önemli tabiki. Ama ne kadar teori ögrenirseniz ögrenin, pratik olmadikca o dil ilerlemez. Konusun firsatini buldukca. Bir yabanci komsunuzu görünce baslayin sohbete :) Bu dili bilen arkadasiniz varsa onunla sohbet edin. Hatalarinizi yakininizda bilen birinin düzeltmesini rica edin, cünkü birsey yanlis ögrenilince düzeltmesi hic kolay degil...
Insan yeni bir dil ögrenirken konusmaya cekiniyor, hata yapmaktan korkuyor ve bu frenliyor biraz konusmayi. Ama yanlislara ragmen konusmaya cabalamak cok önemli. Zamanla birseyler anlatabildigini gördükce dildeki kendine güvende geliyor ve daha rahat olunuyor.
Ben eskiden cok yaptim o hatayi. Bir resmi daireye mi gittik, nasilsa yanimda esim var hep ona "sen yap, sen konus" dedim. Böyle olunca da konusmaya ugrasmamis oldum, firsatlari yok etmis oldum kendi kendime. Öyle zamanlar olduki mecbur kaldim konusmaya ve  o zaman anladim ki aslinda simdiye dek konussam daha faydasi olurdu. Ertelemeyin...
Bugün degisik bir kelime duyunca hemen not edin ve ögrenin onun anlami ne, biraz merakli olun. Günlük gazete, kitap, dergi birseyler okumak tabiki cok etkili dil ögrenmekte. En cok zayif oldugum nokta burasi, pek okumuyorum almanca kitaplari.
Kelin ilaci olsa basina sürermis diycem, yani az cok yapmis olduklarim bunlar düzenli olmasada..
Dil ögrenmek kolay is degildir emek, ilgi ve sevgi ister :) Bir cocuk gibi büyür siz ilgilendikce :)
Bedava almanca ögrenilebilecek bir site var internette epeydir bende aktif olarak katilamiyorum oraya ama adresi paylasayim : Almancax . Internette zaten her türlü gerekli dökümant bulunabilir biraz arastirinca ;)
Hee birde Almanca'ya özel birsey söyleyeyim, kelime ögrenirken lütfen artikelleri ile birlikte ögrenelim, zaten isi zorlastiran kisimlardan biri bu artikeller...

Umarim dil ögrenme yolunda azimli ve basarili olursunuz ;)
5

Kurdeleye boguldum :P

Yaa nerden baslasam ki :)
Postama bir güzellik kondu, ben bunu hizli hizli acmazda resim cekip sizlerle paylasmaz miyim hic :P
Cünkü bazilarinizinda tanidigi bir güzel blogcu arkadasim bu, ben aslinda söylemeden siz taniyacaksiniz diye düsünüyorum resme bakinca :)
Daha paketi acarken güzel bir koku geldi, resimde gördügünüz turuncu kesedenmis meger, karanfil kokusuydu sanirim. Sonra ben mektubu görünce burasi bittigim nokta oldu, gülücüklerle okudum.
Mektubun süslenisine bakar misiniz, bir büyük iki kücük kurdeleyle, yani paket isimsiz gelmis olsa Ilkay oldugunu kurdelelerden ele veriyor :) Nazar boncugunu bile eksik etmemis:)
Mavi olan özel birsey ;) Isil isil olan bozuk para cantasi ki buna kizim el koydu bile :S Sanirim biraz zor geri alicam ama deniycem :P Omuzluklari ise en uygun durdugunu düsündügüm bir kiyafetime dikecegim, simdilik düsünmedeyim bunun icin ;) Cerceveye yeni cikarttiracagim kizimin resimlerinden bir tane koymayi düsündüm ilk görünce :)
Bayagi duygularimin yogun oldugu bir günde, mutlu oldum :)
Nasil özenmis sevgili Ilkay, insan acarken o sevgiyi hissediyor ince ayrintilardan özellikle. Bende bu güzel sürprizine karsilik blogumdan özellikle tesekkür etmek istedim, cok tesekkürler Ilkaycim.
Beni mutlu ettin sende daha cok mutlu ol insallah.
5

Yumurtaya Yüz

Sizin icin telefon kiliflarimdan bir tanesinin resmini ekliycem, cünkü dikis dikenler eminim denemek isteyeceklerdir diye düsündüm.
Özellikle cocuklarinizin telefonlari icin cicili kumaslardan ne güzel olur degil mi ;)
 Ben bunu Claires'ten almistim diye hatirliyorum.
                                               

Simdi sirada yumurtalarimiz var. Gecen gece nette dolanirken bir sürü surat cizilmis yumurta resmi gördüm, kalktim bende evde bulunan dört tane yumurtayi cizdim. Yani yesillik olsun amac :P Cok beceremedim, eminim eli yatkin olanlar daha güzel seyler cikaracaktir ortaya.

Sonra diger gün sabah kizim gördügünde cok sevdi, yüzündeki gülücük cok güzeldi :) Onunlada birgün yapmayi planliyorum.
Esim ise iki yumurta secerken bir kiz bir erkek birakmis cift olarak, yani siradan önüne geleni almamis :)
Cocuklara iyi bir etkinlik, hemde böylelikle yumurtaya ilgileri sevgileri artar sanirim.
Iyi eglenceler ;)
9

Das türkische Alphabet


Das türkische Alphabet hat 29 Buchstaben :

Aa, Bb, Cc, Çç, Dd, Ee, Ff, Gg, Ğğ, Hh, Iı, İi, Jj, Kk, Ll, Mm, Nn, Oo, Öö, Pp, Rr, Ss, Şş, Tt, Uu, Üü, Vv, Yy, Zz

Aussprache:


c: wie in in Dschungel "Dsch"

ç: wie in Tschechische Rep. "Tsch"

e: wie in hätte "ä"

ğ: weiches g , etwa wie das Dehnungs "h"

ı: ungerundeter geschlossenen Hinterzungenvokal, auch: ungerundetes u

j: wie in Journal "J"

s: massig, wie in Haus "-s"

ş: wie Schule "Sch"

v: wie in Wasser "W"

y: wie in Jacke "J" oder jodeln

z: starkes s, wie in Sage


Die anderen Buchstaben werden fast wie im Deutschen ausgesprochen.

Not: Bu ne simdi diyorsaniz eger, okuldan birkac arkadas türkceye merak duydugunu ve bloguma arada bu konuda da yazsam iyi olacagini dediler bende alfabeden basladim biraz arastirip biraraya getirerek. Yanlis buldugunuz herseyde uyarilara ve yardima acigimdir, almancasi tam olmayan biri olaraktan :P

PS: Was das sein soll, ein paar SchuleKollegen interessieren sich für Türkisch und haben mir vorgeschlagen dass ich ab und zu auf mein Blogseite auch zufüge. Ich wollte als erstes von dem Alphabet beginnen zu schreiben. Für fragen und Fehlern bin ich bereit, auch wenn ich nicht ganz übersetzen kann :P ( Damit will ich auch mein Deutschkenntnisse verbessern )
2

GüZeL eYLe

 
Ey Rabbim

Sözlerin en güzeli hiç şüphesiz sana ait,

Bizim söylediklerimiz,

Söyleyemediklerimiz,

Söyleyeceklerimiz,

İçimizde sakladıklarımız,

Suskun bıraktıklarımız,

Terk ettiklerimiz,

Unuttuklarımız,

Fısıldadıklarımız,

Hepsi, hepsi, sözlerin hepsi!

Ancak sana yöneldiği için güzeldir.

Şüphesiz duayı dilimize veren sensin,

Dilimizi duaya çeviren sensin,

Sözlerin en güzeli sana aittir,

Ve sözlerin en güzeli sana hitap etmektedir.Ey Rabbim,

Ebediyen bana yakınlığını tattırdığın için,

Bana vahyettiğin tüm gerçekler için,

Bani hayat denen bu sonsuz lezzet pınarının başına oturttuğun için,

Bildiğin tüm ayıplarımı örttüğün için,

Gördüğün tüm kusurlarımı bağışladığın için,

Umuduma katık ettiğin tüm hayallerim için,

En sevgilini bana elçi gönderdiğin için,

Ey sevgili,

Beni aşkına muhatap ettiğin için

Sonsuz hamd sana

Sonsuz minnettarlık sana

Sonsuz minnet sana

Sonsuz şükür sana

Sonsuz teşekkür sana…

Ey Rabbim,

Tut elimden sonsuz kudret elinle,

Beni hiçliğe düşmekten alıkoy,

Unutulmuşluktan uzak eyle beni,

Varlığına komşu eyle beni,

Ben acizim dayanağım sensin,

Fakirim ben sığınağım sensin,

Dilsizim sözüm sensin,

Körüm ben gören sensin,

Sağırım, ki sen işitensin…

Ey Rabbim,

Sözlerin en güzeli sana aittir.

Ve sözlerin en güzeli sana hitap etmektedir.

Bu kırık dökük sözlerimi,

Bu perişan hitabımı,

Sen kabul eyle,

Sen güzelleştir.

Ki sen bana aşktan kanatlar vermiştin ya!

Aşkın semasına uçurmuştun ya beni,

Elimi sen dokumuştun ya,

Hani ele avuca gelmez dokunuşları sen bahşetmiştin ya bana,

Gözüme kendi nazarında ışıklar vermiştin ya,

Gözle görülür güzellikler vermiştin ya bana,

Yüzüme tebessümü sen giydirmiştin ya,

Tebessümüme karşılık veren güzel yüzler koymuştun ya karşıma…

Ey Rabbim,

Yoktum ben sen varettin!

Unutulmuştum. Ki sen sevdin,

Sevdiğin için varettin.

Bir sen sevdiğin için var edildim.

Bir sen beni andığın için ihya edildim.

Öyle ise,

Ey Rabbim!

Varlığımı aşkına armağan eyle,

Yak beni aşkının ateşinde,

Al beni bu rüyadan,

Al beni bu dünyadan,

Bu kırılgan varlığımı ebedi baharına toprak eyle…

Ey Rabbim!

Bütün güzel sözler sana söylemekle güzeldir.

Kırık dökük de olsa kabul eyle sözlerimi,

Yıkık dökük de olsa duy yakarışlarımı,

Kabul eyle beni,

Kabul eyle sözlerimi,

Suskunluğumu,

Dilsizliğim,

En güzel dua eyle,

Dua eyle dilsizliğimi,

Dua eyle suskunluğumu,

En güzel dua eyle,

Ki sözlerin en güzeli sana hitap etmekle güzeldir.

Dua eyle sözlerimi,

Güzel eyle…

                                              Güzel eyle… (Amin)                                   

(Senai Demirci)
2

oYunCagimizdan inCiLeR

Suan okuldayim ve bi post yazmaya karar verdim, cünkü ders yapmiyoruz pek...
Önümde Ipod'um duruyorken düsündümde kullandigim bazi Apps'leri paylasabilirim.
Belki bir fikir olur Ipod, Iphone yahut Ipad kullananlara.

Öncelikle Ipod Touch ile baslayayim, ben gayet memnunum. Iphone alsammi diye düsünürkene ve telefonumda daha birkac aylik yeniyken almamak mantikli gelmisti ve Ipod bana bir alternatif oldu App leri kullanabilmem icin ve onu satin aldim. Ona ben oyuncagim diyorum, cünkü sirf uygulama ve müzik dinlemek icin aldigimdan. Ilk günlerden itibaren kizimla ortak oyuncagimiz olmaya basladi hatta :)

Neyse simdi sirayla elimde olan Ipod'a bakarak en cok kullandiklarimi yazicam.

* miCal: Bu benim ajandam, randevulari, sinavlari..vs. herseyi buna yaziyorum ve haftalik bir bakis atinca bu hafta neler var unutmuyorum ;) Fiyati 1,50€ falan.
* Alarm Clock: Calar saatim ve bu zamana kadar hep uyandirdi ;) Bedava denemesi var ama ben satin aldim, diger özelliklerini kullanabilmek icin.
* Wetter.at: Bu hava durumu icin. Sabah erken ciktigimdan havanin o günki degisimini bilmekte fayda oluyor helede sabah bir cocukla cikiliyorsa. Birde Viyana'nin ani degisebilen havasi her an sasirtabiliyor insani :S Avusturya'da yasayanalar icin özellikle iyi bir App.
* Gehirntraining: Bu 5 farkli kategoriden olusan zeka oyunlarinin bulundugu bir App. Zihnini taze tutmak isteyenlere önerilir ;)
* 3D Mini Golf: Mini Golfü gercekte de oynamayi seven biri olarak oyununuda sevdim ve denemesinden sonra satin almak istedim diger seviyelerinide oynayabilmek icin.
* Cover Orange: Bu oyunu son zamanlar cok oynuyorum, bu portakallari kurtarmak ve onlarin kara bulutlardan kurtuluncaki sevincini görmek cok sevimli :)
* EyeSpy: iki resim arasindaki farki bulmayi sevenler icin cok güzel, 0,79 cent gibi bir ücreti var.
* StickSkater: Bu oyuna da cok alistim. Skater cocuk düsünce oähhhh deyip duruyor ama tam zamaninda ziplayip hoplarsaniz tabiki bir yandan tokenleri toplayarak, basarirsiniz.
* Love Love: Bunun kalplerinin rengine görüntüsüne hayran kalip almistim :P Yani bilindik tetris gibi birsey ama kalpli kutucuklar ve renklere dikkat ederek. Sevgililer gününe sevgilinize alin bu oyunu :P
* Physics: Bu tip oyunlari da cok seviyorum, belli sekilleri üstüste koyarak yahut dengeyi saglamaya calisarak oynanilan.
* Birkac cesit sözlük var ama henüz tam kafama göre bir tane bulamadim aslinda. Bazi gözüme carpanlar ise gayet pahali geldi...Bende olanlari da memnun olmadigimdan yazmiyorum.

Zaten arama kismina birsey yazinca onla ilgili Apps varsa cikiyor karsiniza. Dini Appslerde mevcut, 40 Hadis'in oldugu, yahut Kur'ani- Kerim surelerinin okundugu, ya da ingilizce Islam soru-secenek seklinde.
 Bir sürü de kizima ait uygulamalar var ama belki bunlari baska zamana...

Bana iyi dersler, sizlere de güzel günler :)
9

RuH Yorgunu

Haftasonlarimiz birlikte geciyor son zamanlar.. Soguk havalara inat sicak aile tadinda :)

Dün ama dokunulsa aglayacak gibiydim nedensiz..
Aslinda nedenini tahmin ediyorum... Icimde dolmus yigilmis seyler yeni yeni disari cikmak istiyorlar. Bayagi doldurdum beklettim belkide.
Uyumaya gitmeden önce bir sekilde basladim aglamaya, sonra bogazim daraldi sanki, böyle ciddi birsey geldi yigildi yukari bogazima dogru... Sonra aglamami durduramayacak hale geldim, hickiriklar geliyordu. Ama bunu kontrol edemedim, o an mecburmusum gibiydim aglamaya...

Yataktan kalkip mutfaga gitmistim, kizim uyanmasin hickirigima diye. Esimde yanimda beni sakinlestirmeye calisiyor kucakliyordu. Belki beni öyle görünce ne kadar canimin yanmis oldugunu anlamistir... Üzülmüstür tabiki.

2010 yilinin yaz mevsimi gecen 5 ay ayriligimiz süresince yasanilanlarin birikintisini atmaya calisiyor bedenim...

Iki cesit danismaya gidiyoruz demistim. Aile danismani bir iki seanstan sonra "ne kadar güclü bir kariniz var" dedi esime.
Güclü olmayi ben secmedim aslinda! Olmak zorundaydim... Yanimda bir minik kiz ve önümde gelecegime cok faydasi olacak bir okul vardi, herseyi birakip ailemin yanina da gidebilirdim evet... Ama kizimi ve gelecegimi düsünmeliydim, güclü olmaliydim! Belki beni en zorlayan bu dönemde cok yalniz birakilmamdi cevremden... Hele de ayrilsinlar diye de bakinanlari görünce, hic görüsmedigin hic bir zararimin olmadigi insanlardan...
Allah'a havale ediyorum ve hakkimda ne düsünürlerse 10 kati onlari olsun.

Vücudum aksamki gibi sinyallerini veriyor...
Birkac aydir sag gözüm seyiriyor. Önceden de olurdu ama birkac günde gecerdi. Bu defa aylarca gecmeyince doktora gittim ve ilk sorusu " Stresli bir isin mi var?".
Okulum yeterince stresli evet. Cünkü almancam tam degil ve herseyi yarim bilinen bir dilden ögrenmek öyle zorki...Üstelik grup seviyesi olarak tek ön bilgisiz buraya giren benim.

Ama beni yikan bu degil özel hayatim oldu bence. Doktor B1, B2 vbe B12 vitamini iceren bir hap verdi. Birde stresin yogun oldugu dönemlere özel sakinlestirici gibi bir hap verdi ama onu almadim. Okulla birlikte konsantrasyonumu etkiler diye düsündüm, saflastirir gibi...
Son zamanlar ensemdeki agrilar ve bunun basima dogru vurmasi...
Bazen aniden gelen mutsuzluk hissi, sinir, hassaslik...

Ve aksam aglarken bir yandan esime defalarca dedigim tek sey, " cok yorgunum canim, cok yorgunuuum ".
Bu beden degil ruh yorgunlugu...

Aglaya aglaya yavastan sakinlesip yataga geri gidip, hani bir cocuk aglar aglar yorgun düser uykuya dalar ya, o sekil uyumusum arkamda beni saran sacimi oksayan, simdilerde herseyi telafi etmeye cabalayan, iste benim yillar önce sevdigim o adamla.
Biraz rahatlamis hissettim kendimi uykuya dalarken.

Hersey iyi gidiyor, iyiyim, sadece birikenler bir sekilde cikmaya calisiyor artik tam bogazima direnmisler megerse...
10

Topuklu Giyinenlere

Ilk görüste "iste bu benim olmali" dedigim bu yandaki ayakkabilari aldim.

Okula giderken giyindim, okul sonrasida birazcik alisveris yapmam gerekiyordu bir-iki saat dolandim. Alisveris sirasinda ayaklarimin acimaya basladigini hissettim.

Ama sonra bu acima baska seye konsantre olmami engeller derecede cogaldi.
Her adimimi zorla bastim yere aciyacagini bilerek.
Aman Allah'im bu ayakkabilari ama ben daha cok giymek istiyorum :S

Kizimi kresten almaya gittim. Eve giderken onunla, normalde hep biraz hareket olsun diye merdivenden inip cikan ben asansöre bindim daha az basayim yere diye.

Bir yerde bedavaya güzel bir elbise vericez gel deseler bu aciyla 5 adim dahi fazla atmak istemezdim. Yaa ayagimin orta kisminin ici aciyordu, tam oturmuyordu ayakkabiya orasi.
Yani abartmiyorum, o ani düsünerek yaziyorum simdi.
Epeydir ne ayagim böyle yorulmus agrimisti ne de canim acimisti dedim, hatta dis doktoruna gidip dolgu yaptirmayi tercih ederim dedim :D

Vee bütün gün eve ulasana dek topuklu ayakkabili kisilerin ayagina bakindim. Acaba bu da aci cekiyor mudur benim gibi diye düsünerek. Bazilarinin rahatligi karsisinda ama neden bende böyle peki diye burkuldum...

Birde kizim demez mi "Anne ben büyüyünce topuklu ayakkabi giymicem benimkiler cok rahat düz" :D

Simdi gidip topugu ölctüm hepsi hepsi 8,5 cm yaa.
Günlük giydigim ve hic sikayetim olmayan botlarimdan sadece 2 cm uzunlar halbuki :/

10 cm cok rahat giyerdim önceleri. Hamilelikle baslayan düz giyinmem beni uzaklastirdi topuklu ayakkabilardan.
Ama sonra zamanla "Yaa gencken giymiycemde nezaman giyinicem" diye yeniden az az topuklu almaya basladim. Ama bu son deneyim beni iyice pes ettirdi.

Ne yapicam ben simdi diyerek yüksek topuklu giyinen ve ayrica rahat edebilen bayan arkadaslarimdan öneriler bekliyorum. Benim mi ayaklarim cok hassas ...
(Bu ayakkabi hemde kalin topuklu düsünün yani ince bir high heel olsaydi ne olurdu halim :S )

Bu yaziyi yazarken yine ayakkabiyla ilgili talihsiz bir hatiram aklima geldi gülümsedim :)
4

Gülümse biraz, kendi kendine bile olsa...

Bugün yine herzamanki haftasonu edasinda bas ucumda kizimin Ipod'u mu almasiyla uyandim. Kendisi Ipod ile biraz ben uzatmalari yaparken oynayarak vakit gecirir.
Ben ama cabuk kalktim ohoo 9 saat uyumusum neyime yetmez düsüncesiyle. Haftaici 5-6 saat uyudugumdan en fazla, 9 pasa keyfi gibi geliyor :) Önce en sevdigim yer olan mutfagimin cam kenarina oturdum ve disariya baktim gözlerim gün isigiyla iyice acilsin diye.

Sonra yüzümdeki durgunlugu farkettim, "hani gülücük, gülmemen icin bi sebep mi var" dedim kendi kendime ve sonra disariya devam bakinarak gülümsedim iyice :)

Kizim grip..vs ufak tefek hastaliklar disinda saglikli cok sükür, bizde öyle. Evimiz var kafamizin üstünde, istedigimiz gibi olmasada ici yahut genisligi olsun ev evdir, icindeki huzur sicaklik olunca yetiyor ;) Esimin bir isi var orta derecede kazanci olan. Benim meslek edinme üzere gittigim ögrenimim var ve sinavlari hep gectim tüm zorluklara ragmen...Esimle zor bir dönem gecirdik ve simdi düzene girdik sayilir, onun cabalarini görmek cok güzel. Aniden cicek getirmeleri, ufak birseyde beni daha kirmak istemeyerek cabucak özür dileyisleri...Daha ne olsunki?

Yavas yavas kendime geri geliyorum. Icim yesillenmeye basliyor, renklenmeye basliyor...
Demekki insanin iliskisi cok önemli yasaminda bunu yasayarak görmüs oldum. Huzur olunca yuvada hersey cok daha iyi oluyor, o zaman pencereden bakis acimiz degisiyor hayata aniden.
Yani demem o ki bunlar cok kisa sürede kafamdan gecip gülümsedim mutfak caminin kenarinda.

Patates kizarttim, kahvalti daha cesitliydi herzamankinden...

Esim alisverise gidince bende hizli hizli evi temizlemeye basladim o gelince temizlikle vakit gecirmek istemedigimden.

Evdeki isleri bitirdim ve sonra birazda kendime cekidüzen veresim geldi.
Biraz renk katayim yüzüme diyerek saridan baslayip acik yesil, koyu yesil ve maviyle biten farlari kombine ettim gözümde :P Sonra yeni yikanmis saclarimi biraz kurulayip kivirma aletiyle kivircik kivircik bukleler yaptim. Üstümede cekince bir tunik ve tayt...

Esim eve girince kizim hemen "baba annemin gözleri parliyor bak" demeye basladi :D Öyle far pek kullanmadigimdan canli renkli ona da degisik geldi sanirim :)

Esimde görünce resmimi cekti telefonuna birkac :P Saclarimin kivircik olunca beni cok degistirdigini söyledi. Bende hem evi toparlamanin hem kendimi toparlamanin hemde haftasonu hep birlikte olabilmenin mutlulugunu yasadim.

Yemek yedik, oynadik, kizimi uyuttum, esimle cay icerek film baktik, PSP3 oynadik ve suan o hala birsey oynuyor :)

Eger cidden gecerli bir sebep yoksa gülümsemeyi ihmal etmeyelim yoksa yüzümüz öyle kalir gülmeyi unutmus sekilde...Ya da en kötü durumda bile bir sebep bulmaya calisalim, iyi birsey mutlaka cikar, cikmali...
(Blogumu yorumlariyla yalniz birakmayanlar cok sagolun ;) Her yorum sevindiriyor beni. Geri dönüs yapamiyorum bazen ama soru sordugunuzda mutlaka cevap vermeye calisirim kisa sürede ;) 500 takip edene ulasinca bende hediye etkinligi yapicam öyle hevesle bekliyorum :)Sevgiler hepinize blogumun renkleri...)
3

Cici Pazartesi

Pazartesileri evde olmak cok hosuma gidiyor, pazartesi en sevmedigim gün oldugundan. Biraz gripal bir durum varda bu sira üzerimde ondan bir güncük kalayim evde dedim yarin gitmeliyim sinavim var cünkü cumaya ve cok sey kacirmak istemiyorum.

Suan 8 cocuklu bir ailenin yasantisi üzerine bir program izliyorum, bayagi zor gözüküyor ama basarilamayacak gibi degil :P Simdi hatta tatile gidiyorlar bile ;)

Bir yandan da elimde büyük bir kupa ile sallama cay iciyorum. Kafamda ise bir havlu sarili...Saclarima ne bulduysam karistirip sürdümde demlendiriyorum biraz havlu altinda :DIcerigide yazayim merak eden olursa :P Bal, yumurta sarisi, süt, yogurt ve zeytinyagi :P .
Hepsinden minik minik 150 ml falan birsey cikti hepsi. Sonuc kötü olamazki hepsi dogal iyi seyler :P

Bu yazi ordan burdan surdan birsey olacagi icin lütfen aniden konu degisirse sasirmayiniz :) Yazacak öyle cok sey kaliyorki insan bloguna az yazinca.

Yeni bir kahve makinamiz var artik ve simdilik memnunuz ama bu discleri varya icine konulan onlar bayagi bir pahali bence (8 kahve icin 5 euro), kahvesi güzel degiyor en azindan. Artik misafirlerime özel kahve ikram edebilecegim ;) Yaa makina da (Bosch Tassimo T40 violet), öyle basit birsey. Biz önceden birakin makinayi kahveyi agzimiza sürmezdik...Zamanla ben okulda esim is yerinde alistik icmeye ve artik insan evde de icmek istiyor. Günde bir fincan, daha fazla icmemeye calisiyorum.

Birseyler daha yazacaktim ama araya telefon...vs. birseyler girince kalakaldim simdi.

Hayat inisli cikisli diyecegim cok klasik olacak..Biz cikisa gectik ama yavastan yinede bazen icimde aniden kötü bir duygu olusabiliyor yeterli olmayan güvenden dolayi belkide...Zaman zaman zaman...Sükürler olsun 2011 iyi basladi öyle gidiyor, buna ihtiyacim var cünkü bir kötü gecen yilin ardindan. Aile danismanina ve bagimlilik icin ayri bir danismana gidiyoruz. Benim icin cok önemli düzenli gitmelerimiz...Insallah onun icinde öyledir sirf benim icin gitmiyordur...
4

En iyi krem sevgi :)

Bundan bir yil önce artik yas ilerliyor bir cilt bakimina baslamaliyim diye düsünce aldi beni. Bir arkadasinda önerisiyle Türk bir dermatologa danisarak La Roche Posay ürünlerinden kullanmaya basladim.

Hic düzenli krem kullanmayan ben icin cok zordu aslinda. Temizle, tonikle, kremle, peeling...vs. Cildimde bir süre sonra minik minik sivilceler cikmaya basladi, o bayan bunun normal oldugunu söyledi cünkü cildimin alt tabakasi arinmaya basliyormus. Bu sivilceler bayagi rahatsizlik vericiydi ama ve tamamen gitmediler bir süre gectigi halde.

Ben de kullanmayi biraktim. Cildim zamanla normale döndü, kurudukca sadece kuru yerlere basit bir nemlendirici sürdüm evde ne varsa önceden kalma.

En azindan bir temizleme sütü bulayim kendime dedim ve raflarda gördügüm Institut Phyto'nun ürünleri dikkatimi cekti, demeye deger zaten fiyatida uygun dedim. Önce temizleme sütü ve gül suyunu bir süre sonra da gece-gündüz kremini aldim. Kullanmaya basladim ne sivilce ne birsey cikti cildimde, tam tersi cok memnun kaldim. Cilt yüzeyi düzlenmeye basladi ve yeterli nemliligi sagladi cildime.

Ben karisik cilt tipine sahip biriyim bana iyi geldi. Özellikle kis mevsimi cildime birsey kullanmazsam burnumun üstü pul pul oluyor kuruluktan. Ama artik bu yil o problemi hic yasamadim, cildimin bayagi düzeldigini hissediyorum.

Oysaki La Roche Posay ürünlerinin birkacina 100 euro ödemistim, bunlar ise 5-10 euro ürünleri.
Yani bazen markasi olan ve pahali olan ürünler illa iyi demek degil!
Ayrica Institut Pyhto ürünleri %97 dogal icerikten olusuyor ;) Alkol icermiyor, renk maddesi icermiyor, paraben yok, alerji yapmiyor ve cilt icin hafif.

Bana iyi gelen bir ürünü tabiki blogumda sizlerle paylasmak istedim bende ;)
Icinizde kullanan varsa size nasil etki yapti bilmek isterim. Ben bu markanin degisik baska ürünlerinide denemeye devam edicem ;)

Ama herzaman dedigim ve savundugum tek sey var, gercek güzellik icimizden gelmeli. Yani krem belki fayda sagliyor ama bizim icsel bir sorunumuz varsa zaten bu yüzümüze negatif yansiyor, yahut beslenme seklimiz düzensizse, az sivi aliyorsak...vs. Yani cildimiz icimizin yansimasi gibi. En güzel kremler resimdekiler :) Önce onlari temin edelim sonra digerlerini, ki gerekirse ;)
11

Binbir Surat :P

Kizim kücük olan seylere mikrop gibi diyor :D Biraz kar yagmaya baslasa babasina anlatirken, baba kar yagiyor ama ayni mikrop gibi :D

4 yasina gireli sinemaya gitmeye basladiya, ilk bizle gitti onu yazmistim buraya, ikinciyi kresle birlikte gittiler "Petterson und Findus"a, ücüncüyüde yine bizimle gitti "Glücksbärchi". Daha 5 yasina girene dek gider mi bilmiyorum ama, sinemaya gitmeyi sevdigi kesin ;)

Bir süre önce esime sapka bakmaya gezinirken Hello Kitty 'li bornoz gördüm ve orada montumu cikarip üstüme taktim hemen aninda :D Üstümeki siyah kiyafet beyaz beyaz oldu sonra ama :P Ben begendim ama baska zaman ayrintili vakitte alirim diye düsündüm, esim bulamazsin belki o zaman bu bedenini deyip almami tesvik etti :)
Sonrasi geliyor ama bunun.Kizimi aldim kresten elimde bu bornozla, hemen posete bakti ne almisim diye merakli (annesi gibi :P ). Hello Kitty'li görünce onun zannetti, kiz orda cikariyor bornozu disari illa :D Inanmiyor benim olduguna :D Gösterdim bende boyunu, bak kizim cok büyük dedim zor inandi :D Bana yakistirmiyor sanirim :D :D Ama bunu farkediyorum bazen evde de ben cocuk gibi konusayim diyorum sakaciktan, " anne sen artik büyüdün, annesin ben cocugum" diyor :D (Bu arada bornoz dis görünüsü gibi güzel degilmis meger,insan kurulanamiyor, emici degil öyle gözüksede..)

Tatilde kizim icin aktiviteler yapmak istedik, biri sinemaya gitmekti yukarida belirttigim gibi, digeri kütüphane gezisi ve daha bugün gerceklestirdigimiz Kitap Fuari gezisi. Aslinda daha aklimda yerler var ama tatil bitiyor :P Bir-iki gün alisveris yerlerinde gecti, birkac günde esimle yalniz ciktik..vs derken tatil bitti sayilir. Deniz alti dünyasi, Cocuk müzesi aklimda olanlardan bazilari, ilk firsatta ins.

Kizimdan resim eklemek istiyorum, dün aksam oynarken tavsan olmus güya yüzünü sekil sekil yapip durdu :)
6

29 and 2011

30'a kaldi sadece 1 yil :S

Gönlümüz genc kalsin diyoruz ama bedende genc kalinca daha baska tabi :P Istatistik bilgilere göre bir kadinin en güzel oldugu zaman 31 yasiymis diye okumustum. Yani güzelligin zirvesine dogru ilerliyorum :D (deyip pozitif düsüneyim) :P

Dogumgünümde ilk msj bir zamanlar gidip hamilelikteki sorunlardan dolayi yarim biraktigim ehliyet kursumdan geldi :S Yani bunca yildir ilk kez bu yil mi akillarina gelmisim anlayamadim ve sasirdim.

Kizim bana cicekler getirdi, babasiyla gidip aldilar tabii. Esim biraz plansiz ve hazirliksiz olaraktan 10 gün gecikmeli de olsa güzel bir hediye verdi, tek tasli beyaz altin bir yüzük. Iki kez evine hirsiz girmis biri olarak pek altin takim yok ve o olaylardan sonrada almadim, cok altin takmayi sevmiyorum nasilsa diye düsünerek. Ama böyle bir yüzük istiyordum ve mutlu oldum görünce ;)

Genel olarak sakin bir dogumgünüydü. Cünkü dersleriminde yogun oldugu döneme geldi. (Yaziyi gec yazabildim dogumgünüm 15 gün gecti)

Suan 15 tatildeyim (bir haftasi kaldi geriye), bolca relax yapmak, kafayi bosaltmak, enerji depolamak ve sevdiklerime daha cok vakit ayirmak istegim. Insallah öylede gecirebilirim.

Kayinvalidemde Tr'den geldi ve esimle sinemaya gittik, Newyork'ta 5 Minare, agladim bu filmde, güzeldi tavsiye ediyorum izlemek isteyenlere. Kayinvalidem yokken anliyoruzki ne kadar faydasi oluyor, en azindan basbasa kalmak icin bize imkan sagliyor yardimlariyla sagolsun.

2011 yilinada girdik ;) 2010 benim hayatimin en zor, en agir ve sinavi büyük bir yiliydi.. Hayatimin gidisati degisebilirdi ama degismedi cok sükür, Allah'a hep hayirlisi diye dua ettim, o bize yardim etti. Umarim 2010 en kötü yil olarak kalir baskada kötüleri yasanmaz. 2011 huzurlu iyi basladi..Insallah bu huzuru uzunca yasamak istiyorum, eski kiriklar tamir edilesi sekilde. Daha cok gülümsemek, daha iyi bir anne olmak, esine iyi yollari gösterirken sabredebilen es olmak, kendimi daha gelistirmek, Allah'a daha yakinlasmak, kizima yeni güzellikler ögretebilmek, okulumu bitirince Türkiye'de ailemle mutlu uzun bir tatil yapmak ve sonrasi bir is sahibi olmak. Bu yildan kisa beklentim bunlar. Önce saglik sonra huzur.

16

Günümün Bereketi

Dersten ciktim bankaya ugramam gerekti kizimi almadan önce.
Tam isimi bitirdim cikiyordum bankadan ki, bir bayan önüme dogru cikti ve
"Kizim bana bi yardim et nolur" dedi. Beni o an bir sevinc aldi, birisi benden yardim istiyordu ve ben böyle bir imkani herzaman bulamiyorum...
Kadini kenara cektim ve detayli sordum ne lazim diye. Kirasini yatirmaya gelmis hemen elindeki faturasini uzatti, nasil yatiracagini bilmiyormus, okuma-yazmasi yokmus :/ Ben banka veznesine degilde orada faturayi havale edebilecegi bir makina var pratik onu gösterdim.
Kadinin oglu denemis olmamis geri götürmüs annesine faturayi. Ben denedim normal herzamanki gibi ve olmadi cünkü faturanin yazilarini okuyamiyor makina, kirayi gönderen yerin sucu yazilari satirlardan tasirarak kaydirilmis yazarak göndermisler...
Bende bos bir fatura kagidi aldim, kadinin faturasini ona yazdim aynisini.
Sonra yaninda duran 10 yaslarindaki kizina dedim
"Gel bakalim, simdi ben sana diyecegim ve sen yapacaksin, böylelikle ögrenmis olursun baska zamanda sen annene yardimci olursun fatura yatirmaya" Kiz cok sakin - sessiz bir cocuktu :)

Anneside bir yandan övdü kizini "cok akillidir ablasi sen göster o anlar" dedi.
Bu cok hosuma gitti, annenin kizini övmesi :) Cok güzel dedigim gibi yapti kiz ve hallettik fatura isini. Ama kadin bu islemler olurken dua etti durdu bana bir yandan...

Kadin dua ederken ben bakamiyordum utaniyordum cünkü yaptigim is cok basit ve kisa süren bir islemdi sonucta. Kadin "seni Allah gönderdi" deyip arkamdan dualara devam etti...

Bense öyle mutluluk duydumki icimden, tarif edemem...Ve Allah'a tesekkür ettim bana bir insana yardim etme imkani sundugu icin...
Devaminda ise ins. bircok yardim etme firsatlariyla karsilasirim diye dua ettim.

Bunu paylasmak istedim cünkü basit gibi gözüken seylerden büyük mutluluklar dogabiliyor insanin yüregine...Ve bir insan ummadik yerden bir sürü dua alabiliyor.

Ne kadar güzel degil mi ?
9

Cam kenarinda ReLaX

Suan mutfak caminin önündeyim, benim evde en sevdigim yerlerden biri :) Cünkü disariyla baglantim, en güzel disariyi görebildigim yer...Buradan saatlerce oturup etrafi izleyebilirim... Hayatin akisini...Bazen bakiyorum ve icimden diyorumki " Ben burda dursamda hayat durmuyor, akiyor, herkes hareket halinde".

Dün biraz erimisti karlar ama gece yine baslamis yagmaya ve hala lapa lapa yagiyor, bembeyaz...
Ben izinliyim ve evdeyim. Aslinda cok hasta degildim az dinlenmek icin gitmedim okula, dersler de önemli degildi. Dün doktora gidene dek, sonra hasta olmaya basladim :D

Bilgisayar basinda oturmak beni iyi etmiyor sanirim, agrilarim var bayagi ense-boyun bölgesinde. Doktor krem verdi rahatlatici gecmezse masaja yahut ayrintili bakilacak biryerlere gönderirim dedi. Haftaya dersler biraz daha yogunlasacak 24 Aralik'a dek, sonra tatil 2 hafta.

Bu yil Istanbul'a gitme planim vardi ama vazgectim cocukla gözüp kesmedi bu havalarda...
Kizim zaten kisin cok cabuk hasta oluyor, birsey anlamam gittigime. Yazin gidip keyfini cikarayim diye düsündüm hem okulu bitirmis olurum o zamana ;)

Suan bir yandan huzur verici bir müzik actim ,enstrümental, kar esliginde iyi gidiyor :P Insan azcik durgunlasiyor...

Esim gecenlerde bir ilan okumus, müracaat bilgilerini getirdi ve bana verdi : Bak sana is buldum diye gülerek, birazda dalga gecer gibi :D Benim zaten isim var yeterince ögrencilik, annelik..vs. :P
Bende görsün bakalim bende buna basvurucam dedim öylesine, yani nasilsa beni cagirmazlar.
Bir Türk ailesi konusunu alan film cekilecekmis, sinema filmi. Türkce cekilip, almanca alt yazili olacakmis sanirim. Bende hep merak etmisimdir böyle film arkalarini belki bunu görme hayaliyle basvurdum bilmiyorum. Hemende cvp geldi ertesi gün, haftasonuna deneme-tanitim cekimine cagirdilar. Gittim tabiki merakli melahat olarak :D Birgün basima birsey gelirse meraktan gelecek zaten :D Kadin elinde kamerayla cekerek benimle röportaj yapti ;) Sonra da minik bir rol oynadik kadinla ücüncü bir kisi cekti bizi. Bunlar Regissuere gidecek, kimi hangi role uygun görürse, yahut begenmezse o ayri. Ocak ayinda olumlu yahut olumsuz cvp gelecek bakalim. Filmin bir kismi Istanbul'da bir kismi Viyana'da cekilecek sanirim.

Facebook'um da olanlar bazi haberleri daha cabuk aliyorlar :)Oraya takiliyorum genelde.

Bu siralar yeni bir kompakt digital kamera almak istiyorum. Pratik olacak, fazla ayarlamadan güzel resim cekecek, hareketli seyleride iyi cekecek, uzagi yakina alinca net gözükecek, biraz resimlerle oynayabilecegim birsey olsa :P Hee birde cok pahali olmayacak tabiki :D Yaa benimkisi bir dilek, hepsi olmasada olur en azindan amatör biri icin resim cekmeyi sevdirecek birsey olsun :) Telefonlarla resim cekmekten ciktim senelerce, bir tane kamera almistim basit birsey nereye koyup biraktim kimbilir...Pratik degildi o yüzden...Telefonla cekmeyi tercih ettim hep ayni aldigim kamera gibi cekiyordu sonucta kalite olarak.
Sizlerin önerisini bekliycem, özellikle bu isin ustasi olanlardan ;)

Bugün disari ciksam iyi olacak, evde durmak insani daha hasta ediyor. Yarim agri kesici icip atayim kendimi karlara, ohh tertemiz ( ve buz gibi ) :)

Sevgiler beni takip eden, okuyan, yorum birakan, yorum yazmadan gizli takip eden :P, ben ugrayamasamda karsilik beklemeksizin ugrayan... Hepiniz ayri bir renk katiyorsunuz bu sayfaya bunu unutmayin, bu blog varsa hala sizinde etkinizle ;)

Hee bu arada izleyici sayisi 300 e geldi sayilir, 500 olurkene bir etkinlik yapmayi istiyorum, unutursam o zamana dek hatirlatin lütfen :P :)
11

Diş tellerim özlemiyorum sizi :)


Dis telleri cikti yazdim kisa ve öyle kalmisti.
Evet suan sadece sag alt arka 3 disimde tel var. Nedenine gelince, alttaki disler iyice yaklasinca birbirine bir dislik daha yer acildi ve oraya implantat tek dis yapilacak.
Yani orasi oyulup icine vida takilacak üstünede dis gecirilecek vidanin, eyvaaah kulaga hos gelmiyor hic :D Iste bu nedenle o kisimla isleri bitmediginden daha braketleri duruyor o dislerin.

Doktor cikarmaya cagirdiginda vazgecmisti, "iki hafta daha dur" dedi. Ben ama artik gicik oldum..."Beni cikarmaya cagiriyorsunuz, sevincle geliyorum ve böyle deyince resmen moralimi altüst ediyorsunuz" diye cattim kibarca :P Doktor üc gün sonraya cikaralim deyip anlastik, illa o gün cikarmiycakya, hiiih :P Olsun 2 haftadan yirttim dedim ben yine sevindim.

Gün geldi gittim..Keramik olan braketler metallere göre cok daha zor cikiyormus meger. Onlari kirarken sanki disim kopacak cikacak yerinden zannettim, o denli güc veriyolar mecbur. Vee merak ediyorum acaba bu cikarma isleminde disinde ciktigi oldu mu hic :S

Insanin agzi bir hafifliyor, o baski kalkmis oluyor..
Ama disler eskisine göre biraz sararmis oluyor, ben cok iyi bakmadim, ihmal ettim temizligini bazen... Disin üstündeki kalan o braketin yapismasini saglayan maddeyide kaziyorlar, törpülüyorlar ..vs. Disimin kendine zarar verecekler korkusunu yasiyorum bazen bu islemlerde :S

Insan ne kadar güvensede dis doktoruna yinede bu bazi korkularindan siyrilamiyor, sonucta el ve dikkat isi bu, ve insan ummadik anda hata yapabilir istemeden...

Ilk gün begenmedim hic, dis etlerimde kanadi biraz dahada cirkin gözüktü...
Yani bu mu yaa 3 yil sonra sonuc dedim :S
Sonra bir-iki gün icinde dis etleri yerlesince yerine begendim. Yani eksiklikler var henüz ama..Bir iki amalgam dolgu var onlar keramik yapilacak.

Birde doktor ön üst köselerdeki dislerimin cok kücüklügünden dolayi yaprak keramik kaplamayi önerdi ama...Bu isler bitince en son olarak dislerimi güzel ayrintili bir temizleticem, beyazlaticam ;)
Genel olarak dislerim kücükmüs benim, doktor cok kez tekrarladi zaten tedavi boyunca, benim sucum ne öyle iste dislerim :S Sanirim cok süt icmedigimden :P Disler büyüyememis :D

Artik öyle bikmisimki, dis doktorunu birkac yil görmek istemiyorum :S
Yani her iki-üc haftada ordaydim, bazen her hafta :S

Sabri olmayan takmasin bu telleri diyorum :D
3 yil iyi sabrettim diyorum ve kendimi sabirli biri ilan ediyorum :)
Hee birde, insana ayri bir sempati katiyor dis telleri diye düsünüyorum ciktiktan sonra :P


Back to Top