18

Üstten yaprakli Orkide

Orkideleri seviyorum ama bakimini cok iyi beceremiyorum sanirim...
Gerci ilk orkidem az dayanmisti, simdi ki daha iyi gibi...
"Umarim bunuda kaybetmem" diyorum.

Orkidemde ilgimi ceken yukaridan yaprak verisi oldu. Ben hic hayatimda tepesinde yaprak olan orkide görmedim :S  Siz gördünüz mü? Yahut bunun hakkinda bir fikri olan var mi? 
Bu yapraga sevindim de, cünkü bir yasama belirtisi :P
Acaba daha önceden cicekleri dökülünce kesmelimiydim o dalini?...

Birde cicekler dökülünce böyle kalplerle dekore ettim onu :)
Ama bu siralar az kenara cektim kalpleri yeni cikan yapragi rahatsiz etmesinler diye..Bakin daha bu yan resimde o üstteki yapraklardan eser yoktu...
(Arada Besmele cekip-üfleyip, öpücük kondurmak ise yaramis olabilir mi :P)

Birgün bunun cicek actigini görmeyi cok isterim :)

Orkidesi cok saglikli olan ve bakimini iyi yapanlar bana birkac öneri yazarsaniz cok mutlu olurum :)

Sevgiler

8

O'nu Beklerken


Dün aksam Viyana'da ki ilk Türk tiyatro ziyaretimi gerceklestirdim :) 
(Bu siralar ilklerle gidiyor degil mi, ne güzel...)
Tiyatro izlemeyi hep cok sevmisimdir, duygu yogunlugu, büyük bir hissiyat demek benim icin...

Peygamberimizin dogumgününe özel iyide oldu oraya gitmemiz. 
Sadece tiyatro gösterisi zannetmistik ama cok daha güzeldi...

Öncesinde Kur'an-i Kerim okundu, devaminda salavat ve 99 isim...
Dinlerken tüm bedenim ürperdi, o sesten gelen dalgalar direk icime girmis gibi titretti beni. 
Vee tabiki duygulanmamak ne mümkündü...
Sonrasi (ismini unuttum) bir Prof. Dr.'un sohbeti vardi. 
Peygamberimiz nicin gönderildi? Diger peygamberlerden farki nedir? O dünyaya gelmeden önce dönem nasildi? Vee onun en göze carpan güzel özellikleri...(ki burada yine ben sulu gözlerimi tutamadim. O nasil bir mübarekmis, insan birde kendine bakinca utaniyor...)

Devaminda 20 dk. mola verildi, atistirmak icin Büfe vardi. Birde Divan Kitabevi'nin kücük bir kitap standi. Bende orada görünce hemen "Askin Gözyaslari 1 - Sinan Yagmur" kitabini aldim, bu sira yeni bir kitaba baslamak istiyordum ve bunu birkac kisi önermisti.

Neyse mola bitti ve O'nu Beklerken isimi tiyatro oyunu cok dikkat cekici sekilde basladi...Izlemekten hic kopmuyor insan, devamini bekliyor öyle. Oyuncularin performansina diyecek yoktu. 
Benim gözler yine suluydu...(Yani nerdeyse tüm gece elimde mendille oturdum orada...) 
Özellikle Peygamberimizden önceki o dönemde kiz cocuklarinin utanc verici bir unsur olup diri diri gömüldügünü izledigim sahnelerde cok etkilendim. Bende bir kiz cocugu annesiyim, o dönemdeki annelerin acisini düsünemedim...
Bunlar hepsi yasanmisti, hikaye degildi. Insan gercek olduguna inanmak istemiyor...

Sahnede Arabistan yarimadasindaki putperest müsriklerin batil inanclarinin trajik komik halleride yer aliyordu.
Son sahnesinde ise Peygamberimizin dogdugu ani sahane sekilde sundular.

Tüm oyunculari tebrik ediyorum, yapimda emegi gecenden Allah razi olsun. 
Böyle örnek daha nice oyunlar sergilenmeli diye düsünüyorum...
 (Bir konsere yahut baska seylere 20-40€ veriliyor. Üstelik bu organizasyonun girisi ise sadece 10 € idi..)
Tiyatro olmasa bile o ilk Kur'an-i Kerim ziyafeti icin bile degerdi gitmeye.

Eve gelince mutluyduk esimle (iyiki gittik diye). 
Kayinvalideme de cok tesekkür ettik kizimiza bakip bize bu imkani sagladigi icin.

Allah'im hepimize Peygamberimizi örnek alarak yasamamizi nasip etsin insallah.


13

Dualarda bulusalim...


(Asagidaki yazimda Kandilinizi kutlamistim ama Facebook Sayfam icin Kandil tebrigi hazirlayinca bloguma da ekleyip bir kez daha kutlamak istedim :) )


11

Ebe Söbe Mim Sim...

Sevgili Cadi Kizin Dirdiri ait Mim'de mimlenmisim (ayrica birkac blogta(Cici Bici Seyler, Kelebek Misali, Zelis...) Sagolsunlar unutmuyorlar beni. Pek fazla sevmiyorum mim yazisi yazmayi ama birkac yerde böyle mimlenince yazmaya tesvik ediyorum kendimi :P Genelde aradan bayagi vakit gecmis oluyor tabii...

En son Header yazisindan sonra iki gün öyle yogun gecti. Birde ben bu iki günü evde durmayinca...Gezdim, tozdum, soguk kis havasi aldim, enerji topladim :)
(Yarin ise yine bir ilk yasayacagim insallah...)

Siz Türkiye'de kar yagisinin tadini cikarin bizde burada kuru sogugu :/ Kardan adam yapmak, burnuna havuc takmak, gözlerine zeytin yerlestirmek istiyoruuuum (ve birde kizim istiyor bunu).

Misafirlerim artiyor günden güne :) 
(Blogumu yeni takibe almis olanlar hosgeldiniz ◠◡◠ )
Birde coktandir takip edip sessiz kalan izleyicilerim hadi bugün bir degisiklik olsun ses verin :)
Ben mim ile basladim baska yerlere daldim, konudan konuya ziplama huyum...

Bu bir Canta mimiydi, bende cok ve az kullandiklarimdan ortaya karisik bir foto yapmayi yeterli gördüm ;) Ben canta hastasi degilimdir, ayni cantayi (okul zamani) iki yila yakin takmisligim vardir :D Bir cantaya alistimi baglanirim ben :P Bu mime cevap yazarken coktaaan baska mimler türedi su sira bloglarda, "en son Kelebekgibi yazar" misali oluyor benimkisi...Lütfen yazamadigim olursa kusuruma bakmayin olurmu ;) Ayrica beni mimlemis olup ismini unuttuklarim var mi bilmiyorum...

Bu aksam lafi fazla uzatmadan kapatiyorum yazimi, iki gündür az uyudum, uyku cagiriyor :)

Hepinizin Mevlid Kandili'ni kutluyorum, hayirlisiyla geciririz umarim.


58

15 Header, bir tanesi senin olabilir...

(Blogumu takip edenlere özeldir, bir nevi onlara tesekkür etmek istiyorum (◠‿  ◠)  )

Istediginiz Header numarasini yorum olarak yazin ve "eger verilmisse baskasina" diye birde alternatif numara yazarsaniz iyi olur.

Siz istediginizi belirledikten sonra, blogunuzun ismini yazip mailinize gönderecegim.
O nedenle mail adresinizi birakmayi unutmayin!
Birde özel birsey yazmami istiyorsaniz yorumunuzda belirtin lütfen!

Header blogunuza tam olana dek ugrasmaktayim, yani izleyici memnuniyeti söz konusu :)



(Buradaki Headerlarin cogu internetten bulunup düzenlenmistir ve bazilarinda cok az degisiklik yapilmistir...)
 
23

1 günde 2 ilk

Bugün kizimla ikimizin buradaki ilk Cami ziyaretiydi...
Aslinda daha öncede gittik ama onlar mescid gibi binalarin icinde kurulmus sekildeydi.
Bu minareli, bilindik bir Camii, zaten baskada yok Viyana'da.
Kizim Cuma namazlarina giden babasinin pesine düsmeye kalkisinca babasi söz vermisti onu haftasonu camiye götürecegine.
Taa 1-2 yaslarinda dahi farkettigim bir Camii hayranligi var kizimin. 
Türkiye'deyken, "camiye gidiyoruz" deyince sanki ona hediye vermisim gibi seviniyordu mesela. 
En son Ramazan'da teravihlere bile gitti severek, cokta usluydu uzun olmasina ragmen namaz..
Bayan yerinden beri hocayi gözetleyip durur, tipki bugün yine yaptigi gibi...

Hoca asagida bir iki ögrencisine ders veriyordu biz camideyken, kizim merakla okunulanlari dinledi asagiya dogru bakip bakip...Sonrasi bir süre sag sol kosturdu o genislik icinde...Birazda benim etrafimda döndü, bunu yaparkende güya Kabe'yi tavaf ediyormus öyle dedi :)

Ben Cami'ye girince oturur oturmaz kendimi tutamayip aglamaya basladim...Nedenini bilmiyorum ama o an cok duygulandim. Belkide simdiye dek niye gitmedik diye utandim...Ya da özlemistim o ortami...Ya da sevinctendi...

*****



Sonrasi birseyler atistirdik ve ardindan hayatimizdaki ilk makaronumuzu yedik :P Daha önce cok kez isteyip bir türlü nasip olmamisti, bugün tatli canim cekmese de illa tadini bilmek istedigimden yedim :P
 Sonuc ücümüzde orta seviyede begendik, yani öyle "süpeeermis" diyemedik...Belki orjinal daha güzel bir yerlerden almak gerekirdi. 


Bir günde iki ilki yasamak güzeldi ◠‿  ◠
(Ayrica Türkiye'de yasayanlara, Camilerin-ezanlarin kiymetini bilin diyorum...)

εїз  Mutlu Haftalar εїз

15

Blossom Caddesi'nde bir dükkan...

Bu kitap bittiginde yüzümde kocaman bir gülümseme ve icimde bir rahatlik birakti geriye :)
Iyi sonlari seven ben, sonunu özellikle cok sevdim...
Kitabin birkac yerinde cok duygulandim, Lydia Hoffman'in hayatina dair kisimlardandi...
Yarisini okuduktan sonra heyecan artiyor, hayatlarindaki degisikliklerin nasil sonuclanacagini merak ediyor insan ve okudukca okuyasi geliyor.
4 bambaska kadin, ilginc sekilde bir araya gelmeleri ve sonrasi hayatlarina sihirli degnek degmis gibi...Azimli olmaya, umutlu olmaya örnek oluyor anlatilanlar...
Daha fazla bilgi vermekte istemiyorum okuyacak olanlar icin :)
Kitabi örgü sevenler daha da cok seveceklerdir eminim :) Örgü örmeyenler ise örgü örmeyi merak edip ögrenmek isteyebilir ;)
Kitabin sonunda, bebek battaniyesinin yapilisi yaziyor, birgün torunum olursa insallah örmek isterim bende...


Not: Kitabin ismini yazmamisim :P "Kücük Mucizeler Dükkani"

13

Kızıma Katie Holmes sac modeli...

Kizim bir süredir kisa sac istedigini söylüyor.
Aslinda o uzun sac hayranidir hep... Sordugumda ise "Hani Rapunzel olacaktin?"
"Anne büyüyünce Rapunzel olmaya karar verdim" dedi.
Bende her bakimdan daha pratik olur diye, hemde istedigi icin düsüncesini onayladim. Aslinda gecen hafta gidecektik kuaföre, randevusuz gittigimiz icin bayagi sira vardi vazgectik.
Bu Cuma günü insallah gitmek istiyoruz yine ;)
Sac kesim modeli nasil olsun diye ararken, Katie Holmes'un bu sac kesimi cok hosuma gitti. Kizim görünce "Anne ben bu abla gibi mi olucaaaam, cocuk degilki ooo" desede :P 
"Kizim onun sac modelinden cocuklara da yapiyorlar" deyip konuyu aydinlatmis oldum ona :)
Sizce nasil bu sac kesimi?

Cuma gününün ayrica baska bir önemi var kizim icin.
Okula alinma testine gidecek. 2012 sonbaharda baslayacagi icin, okula uygun olup olmadigini, bir nevi seviyesini ölcüyorlar sanirim cocugun..."Yupii okul cocugu olucam been" diyor arada bir :)
Bana soruyor "Anne nasil sorular sorarlar orada?" 
"Evde birlikte ne yapiyorsak okul öncesi o tarz olur sanirim kizim" dedim emin degilim ama baska türlüsünü beklemedigim icin.
Okul Öncesi yaptigimiz tüm ödevleri cok rahatlikla yapiyor maasallah.
Sayilarla arasi cok iyide, sadece ters yazdigi oluyor :) Cünkü kendisi solak :P
Biz solak degilsekte o öyle oldu ve belki bu yüzden bazi harfleri yahut sayilari ters yazmaya meyilli...
Ayrica coook takintili bir kiz kendisi, en ince ayrintilara takilir kalir. 
Mesela yatakta yorganinin ucu neden ayagina yanlis sekilde duruyormus :S 
Yahut saga mi yatsa sola mi yatsa düsünüyor, acayip kararsizlik var...
Büyüyünce kendini ve etrafindakileri yiyip bitirir bu kiz :D
Her haliyle seviyorum onu :)

16

Başkaları "KILIBIK" desin, biz "SüNNeT" diyoruz.

Aksam neredeyse biriyle tartisiyordum...
Sebebi, sacmalamasi ve güya karsidakini zor duruma düsürüp kendi erkeklik derecesini yükseltme cabasi...
Bu kisi kendi esiyle bu yönden sorunlar yasiyor. Yani bir-iki saat bir yere gitse gidemiyor esini evde birakip...Katiyyen izin yok kendisine. Ancak bayanin calistigi günler belki...
Esim arada onlara gider evin bayani calistigi zamanlar, Playstation oynarlar falan, ben evde olayim olmayayim bu degismez, cünkü bazen arkadasina gitmeye hakki vardir tabiki, bu konuda sevmiyorum abartili sekilde kisitlamalari...Hos degil!
Bizim böyle durumlardan hic sorunumuz yok cok sükürki, evliligin ilk zamanlari belki olmustur...
Aksam laf acildi biryerlerden, o kisi Light falan filan birseyler demeye basladi esime. Bende "sen bizi taniyorsun, böyle olmayan durumu böyle göstermen hic hos degil ki biri varsada böyle o sensin" dedim ona, "hadi birgün esin evdeyken birakta bize gel bizde oynayin" dedim. "Yapamazsin cünkü izin cikmaz" !

Izin almasi adama cok dokunuyor, gururunu incitiyor ve bunu bu sekil baskasina yükleyerek disa yansitiyor. Bu duruma gicik oldum acikcasi!
Resmen iki yüzlülük dedim yaptigina, kendini olmadigi gibi göstermeye calismak baskalarinin icinde ve esime takilip aslinda kendi oldugu gibi oldugunu iddia etmesi...
Sonra bakti pek sacma kacti dedigi "saka yapiyorum yaa" falan demeye basladi...

Ben ama biliyorum bu konuda sorunu oldugunu ve aslinda saka degilde bir nevi kendini kanitlama cabasinda oldugunu...Ama evde baska disarida baska olunmasi nereye kadar...

Böyle bu tip kisilere herzaman gicik olmusumdur. Esine ev islerinde yardimci olan, yemek yapan, bir yere gidip gelirken söyleyen...vs. kisiye KILIBIK denilir mi yahu! Bu yakistirma aliskanliklari zayif olanlarda ters tepki yaratip arkadaslarinin icinde kendini düsük görme duygusu olusturabilir zamanla...
Ama esim gibi ne yaptiginin farkinda bir insan ise sünnet olan seyleri yaptiginin bilinciyle takmaz bile o ayri.

Peygamber efendimizin hayatini okumaya davet ediyorum böylelerini.
Yapmiyorsaniz yapanla ugrasmayin kardesim! Kiskanmak bu!

Esimin bana yaptigi her olumlu davranisinda ona fazlasiyla benimde daha özenli olmami sagliyor, bu karsilikli bir devir daim oluyor.
Son olarak bu konuda su yaziyi kopyaliyorum, kisa ve net:
Hanımlarla olan münasebetlerde KILIBIKLIK diye kaçınılan birçok davranışları EFENDİMİZ(s.a.v.) bizzat yapmıştır. Bütün kötü hasletlerden münezzeh olan EFENDİMİZ(s.a.v.)’e o kelimeyi –eğer kötü mana verilecekse- değil kullanmak, fikrimizden geçirmekten bile hayâ ederiz. Başkaları bu davranışlara "KILIBIK" desin, biz bunlara “sünnet” diyor başımıza taç ediyoruz.
Bir sünneti yapma şerefi, fazileti ve sayamayacağımız ebedi nurları, maruz kalınacak hakaret ve aşağılama dolu bir kelimeye -güya- utanılacak bir duruma değişilir mi? Elbette değişilmez.
Ehl-i sünnet insanlar, değişmek şöyle dursun, sünneti yapmaktan bahtiyar olurlar...
5

Pazarteside cok bayiliyodu bize ◕‿◕


Yeni bir hafta daha basliyor ve hatta basladi...Hepimiz icin hayirli bir sekilde gecer insallah.

Header yazisina bayagi talep geldi, o nedenle devamini getirmeyi planliyorum ;)
Ayni headeri baska kisilere vermiyorum, belki ilk sahibi olan kisi baska bir blogla paylasmak istemiyordur...
(Devaminda da kapan kapana olacagi icin gözünüzü dört acin diyorum ☚)

Aklima düsen birkac seyide paylasayim madem havadan sudan bir yazi olacak bu :P

Biz bayanlar etrafimizi incelemeyi severiz degil mi?
Özellikle de disarida gezinirkenleri bir bayan görsek giyimine kusamina bakariz. (Kendi adima bakarim ne giymis, yakismis mi, renk tonlari...vs., bana ne ise bundan :D )
Gecende birseyi farkettim ki aslinda erkeklerde bayagi inceleyebiliyormus hemcinslerini.
Metroda kizimla eve giderken, tam karsimda duran adamin yan yan baska bir adami süzdügünü farkettim ve tuhafima gitti, ondan dikkatimi cekti belkide...Bastan asagi derlerya aynen öyle bir taradi, en cok ayakkabi ve cantasina bakti sanirim...Taranan kiside is adami edasi vardi.
Sonra icimden düsündüm ki, acaba o inceledigi kisiyi kiskanmis olabilir mi, "ben giyinemedim söyle bir takim elbise" diye ic gecirmistir belki...Insanlari incelemek, düsüncelerini-durumlarini tahmin etmek eskiden beri yaptigim birseydir :S
Psikoloji okumaliymisim ben :P

 ❀❀❀❀❀

Suan saatin tik tiklarini duymak zamanin cabuk gectigini hatirlatiyor bana...
Zaman dedimde, Facebook'ta okul arkadasimin nisan resmini gördüm bu aksam, cok sevindim (ღ). Okula birlikte gidip gelirdik, dersleri cok iyiydi, ben az daha düsüktüm not olarak ama hic kiskanclik yoktu aramizda :) 
O yanimda 90-100'ler alirken ben 30 gibi birseyler aldigimi hatirliyorum bir defa matematikten...Kopya cekmeyi beceremeyen bir tiptim, hem istemezdimde cekmeyi, düsüncesi bile benim sinav aninda kizarmama vesile olurdu...

❀❀❀❀❀

Birde Facebook'ta Mevlid Kandili Günü bir tiyatro olacagini okudum ;)
Buradan da paylasayim; 
"O'nu Beklerken"
(Oyun beş farklı bölümden oluşuyor ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Doğumundan önce insanlığın düştüğü buhranı, sapkınlıkları genel hatlarıyla işliyor.)
3 Subat-Cuma, saat 19-22 arasi, Austria Center, Bruno Kreisky-platz 1, 1220 Wien, giris ücreti 10 euro. Biletleri Anadolu Kültür Merkezi, Divan Kitabevi, Phönix Egitim Kurumlari'ndan temin edebilirsiniz.

48

12 Header, isteyene gidiyoooor

Istediginiz Header numarasini yorum olarak yazin ve eger ki ondan önce biri istemis olursa ihtimalini düsünerek birde alternatif numara yazarsaniz iyi olur ;)

Siz istediginizi belirledikten sonra, blogunuzun ismini yazip mailinize gönderecegim.
Özel birsey yazmami istiyorsaniz yorumunuzda belirtin lütfen!

Umarim isinize yarar :)


(Buradaki Headerlarin cogu internetten bulunup düzenlenmistir ve bazilarinda cok az degisiklik yapilmistir...)

15

Bu bloglari görmüs müydünüz? (1-10)

Simdiye dek reklam panomda yer almis olan bloglardan ilk 10 tanesine bir kez daha göz atalim ne dersiniz :)
Özellikle bazilarini gözden kacirmis olanlar icin... 
(Resimlere tiklayarak bloglara ulasabilirsiniz).
"Bu Reklam Panosu'da neymis?" bilmeyen varsa, detaylar icin tiklayiniz.




















*Burada bir tane daha blog vardi, kendisi bazi sebeplerden ötürü silinmistir!


13

"Sigara böreği" demeyin bana

Sigara böregi...
Ee ne olmus börege, cok severek yeriz degil mi?
Yaa börege birsey olmadida benim gicik oldugum bir husus var burada.
Niye sigara böregi?
Malzemelerini biliyorum, bolca yapiyorumda, icinde sigaraya ait hicbirsey yok...
Seklinden desek, bu olsa olsa puro böregi olur diycem!
Hem dünyada, lügatlarda baska bir isim yok mu ki, kalmadi mi?
Eminim böregin agzi olsa konusabilse o da sikayetci olacakti bu durumdan, ben onun adina yaziyorum :P
Bu ismi veren kisiyi hayal ettim gözümde...
Cok sigara icen, disleri artik sigaradan sapsari olmus, dis temizligi neymis umrunda olmayan, yediklerini mümkünse sigaraya benzetmeyi seven...

Ben bunu daha önce farketmedim bile rahatsizlik vermemisti cünkü agiz aliskanligi olmus "sigara böregi" diyordum bilincsizce.
Benim 5 yasinda kizim var, cocuga "kizim gel sigara böregi ye" demenin ne denli yanlis oldugunu bu yil farkettim daha... Resmen cocugun aklina, kulaklarina sigarayi asilamak bu. Bu böregi seven cocuk sigaraya sempati bile duyabilir...
Benim icin öyle bir isim yok, birkac aydir cok dikkat ediyorum söylerken...
"Rulo börek, cubuk börek" koydum ismini...
Kizimada acikladim bunu, sigara sagliga zararli birsey, bu ismin güzel bir börege yakismadigini...vs.
Birkac defa yine "sigara böregi" kacti agzimdan, kizim beni düzeltti hemen (maasallah) "Anne rulo börek mi" :)

Sigara icmeyen biriyim ve hayatima hicbir sekilde dahil etmekte istemiyorum! Esimde cok sükür 4-5 aydir sigarasiz saglikli günlere gecti :) Üstü basi daha güzel kokuyor :) Bunu senelerdir dilemistim, kendi istemeyince insan birinin tesviki yahut zoruyla olmadigini anlamis oldum...

10

❀ Pimp my Pinnwand ❀

Kapi arkasi benim kösem olacakti ve düzenlemek istiyordum, henüz bombos bir masa vardi en son gördügünüzde.
Masanin üst kismina genisce bir mantar pano aldim. (Mantar panoyu bu boyda heryerde bulmak mümkün degil, cogu yerde kücük boy vardi. Ben Baumax'tan aldim, 12 euro civari).
Klasik kendi rengi pek sade ve okul havasi verdi..."Bunu bir sekilde baska sekle sokmaliyim" diye düsününce kumas ile kaplamak oldu ilk aklima gelen fikir.
Oraya uysa uysa puantiyeli siyah-beyaz yakisir dedim ama maalesef onu bulamadiysamda baska yine uyumlu ve hatta yumusacik bu gördügünüz kumasi buldum.
Metresi 8,90 euro olarak indirimdeydi hemde, bende daha devamina bakmadim hemen karar verip aldim. Bu kumasci gezerken ilk tercihim olan bir Cadde'de (Mariahilferstr.) görüp görüp icine bir türlü girmek nasip olmamis bir yerdi. 

Viyana'da kumas almak isteyenler olabilir diye yaziyorum ismini, Komolka Stoffe Vienna. Internet sayfasi mevcut ve online siparis veriliyor sanirim...

Yani toplamda yaklasik 20 euroya malolmus oldu bu is bana.
Hazir böyle birsey hem bulamazdim, hemde yapmasi cok eglenceliydi bunu kacirmis olurdum :) (Civi yerlerini kelebekle kapadim resimde, sevimli bir obje bulup yapistirmak istiyorum...)

Sonuc benim icime sindi diyebilirim, peki sizler nasil buldunuz?

7

Içsel Yolculuk

Elif Safak- Siyah Süt kitabini okuduktan sonraki duygularimdan bazisini yazmak istiyorum.

Genel olarak iyi bir kitapti. Yalniz okurken logusa bir insan icin biraz endise yaratabilirmis gibi geldi, okuyup unutmak icin demisti gerci kitabin basinda. Ama bazen unutmak insanin elinde olan birsey degildir...
Ben logusaligi yasadigim icin öncesinde cok sükür iyi gecirmisim diyorum, gurbetin tüm yalnizligina-sorunlarina ragmen...
Bence kitabi en cok bir kez logusalik gecirmis olanlar okusun :P

Kitaptaki ic seslerin isimleri ilgincti, pek sempatik gelmedi her defasinda o uzun isimleri okumak...

Bir yerinde hayati anne karnina, insanida bir bebege benzetilmesi cok etkiledi beni. Evet öyleydi, asil dünyaya dogacagiz daha...
"Ask" kitabi ile kiyaslama yapamiyorum, o cok cok güzeldi cünkü.

Birde gecen Elif Safak kitaplarina bakarken Kitap Fuari'nda, adama sordum niye bu kadar pahali diye (Iskender 13 euro civariydi). Genel olarak yayinciliga atti sucu, o yayinevi hep pahali basiyormus...
Pekte begenmiyormus adam Elif Safak kitaplarini...Böyle "siz sevdikce fiyatlar cikiyor iste" diyor birde bana :D

Bu siralar siradaki kitabimida okumaya baslasam iyi olacak...

Esim aksam koltukta Peygamberimizin Hayati'ni okudu birkac saat, biraz tarihsel acidan bir kitap, savaslar...vs. hersey var. O okurken ben huzur doluyorum ( bir yil öncesine dek hic kitap okumayan birinden söz ediyorum, Allah'im ona öyle isik veriyorki ilerliyor cok sükür...)
27

Onunla en son ne zaman göz göze geldik?


Sizce hayatın en çok okunan kitabı hangi kitaptır?
Ve hayatta en çok yazılıp, çoğaltılmış olan kitap hangi kitaptır?
Tanıyor musunuz öyle bir kitabı?..diye sorsalar..
Süphesiz ki Kuran-ı Kerim denilecektir..
 
Denilecektir denilmesine ama gelin görün ki, ortada çok hazin bir gerçeklik var..
Ve bu hazin durum yürek yakıyor..
Neden yürek yakıcı?
Okundukça en anlaşılmaz kılınan, hayattan koparılıp atılan, hayattan uzaklaştırıldıkça, kendisine varılabilecek yolun, zahmet yokuşuna dönüştürüldüğü, eşsiz bir kaynak...
Ölülerin arkasından okunan, onbir ay geçtikten sonra, on ikinci ayda anlaşılmak yerine, zinhar okunan ve süre bitince, kabına istiflenip duvara asılan, kendisine yapılan bu muameleyi hak etmeyen hayatın en önemli kaynağı...
Insanlık için gönderilmiş olmasına bakılmaksızın, hayatın içinden dışlanması hüzün vermiyor mu size?..
 
Sahi onunla en son, ne zaman göz göze gelmiştiniz?..
Başkası için değil, kendiniz için gönderilmiş bir kitap olduğunu, hiç düşündünüz mü?..
 
Unutmayın yüreğimizi açmaz isek o kitaba, o Kerim olan kitap kapısını asla aralamaz bize.


"Mailime gelen bir yaziydi.
Gercekten hakkini veremiyoruz yüce kitabimizin...Gecen elime aldigimda bunu farkettim, tam yazida bahsedileni (maalesef). Degisiklik olsun dedim ve ayetleri anlamaya calistim okurken anlamindan, bunu daha cok yapacagim insallah.
Resimdeki gökkusagi Kur'an-i Kerim'i cok sevdim, ilerde birgün kizim ögrendiginde ona hediye etmek isterdim...
Hayirli Cumalar"

Back to Top