7

Sevimli Vampir 2

Dün aksam sonunda Twighlight 2 ye gidebildim. Film cikti cikali esimin uygun anini kolladim öyle gitsek diye, biletler bile hazirdi ;)

Simdi geleyim yorumlarima :) Ilk basta Edward'in (Robert Pattinson) arabasindan inip kizin yanina gelisi süperdi :D
Kurtlu sahnelerde bayagi bir gürültülüydü , hele onlarin cüsseleri neydi öyle :S

Ilk bölümüne göre kiyaslarsam ilki daha iyiydi sanki, birde daha romantikti ilki (Birinci bölümle ilgili yazimi okumak icin tiklayin). Bu bölümde en cok Bella'yi gördük, birde kurt olan cocugu. Kizin wampir olmasini cok istedim ve bekledim ama demekki bir dahaki bölümlere :P Zaten o wampir olsa film biter devami gelmez ama devami gelecek olmali ki öyle kesin bir sonla bitmedi :)

Sinemada arkamizdaki simarik kizlar yüzünden arada konsantrem bozuldu filmde gicik oldum.
Bella'ya "öööp" diyorlar, kiz öpmeyince "salak kiz" diyorlar falan, yani tüm yorumlarini sesli yaptilar sagolsunlar, birde ictikleri iceceklerin gazini attilar bolca agizlarindan :S Öggg kizlara hic yakistiramiyorum bunu.
Sinemaya gelenlerin geneli gencti hatta biz en yasliydik belki :D 13-20 yas cogunluk gibi geldi bana.

Simdi ben ücüncü bölümü bekleyecegim sabirsizlikla :)

Birde filmden sonra aklima bir fikir geldi. Biz arkadaslarla toplaninca oyunlar oynuyoruzya hani bolca, birde cezalari oluyor oyunlarin. Mesela erkeklere makyaj yapma, yahut kizlara biyik-sakal onu denemistik (bana cikmadi iyiki o ceza :D ). Birde ceza listesine wampir makyajini eklemeyi planliyorum :D


Bu arada blogum 202 izleyiciye ve 277 okuyucuya ulasmis buna sevindim :)
El emegi sevimli birsey tasarladim ama ekleyemedim bir türlü bir baska sefere insallah o da ;)

Hepinize kucak dolusu sevgiler baskent Viyana'dan.
10

Neden KelebekGibi?

Sevgili Nohutodabaklasofra beni mimlemis sagolsun, ben de bugece bos bos duruyordum elime aldim ve yazdim :) (Beni daha öncede mimlemis arkadaslar vardi ama mimlere pek cvp vermiyorum kusura bakmayin ne olur, bazen böyle eserse iste...)

BLOĞUNA NEDEN BU İSMİ VERDİN ?
Bu sadece blog ismim degil genel olarak her yerdeki takma adim.
Birgün ilahi dinliyordum Esref Ziya'dan, sözleri böyleydi (kopyaliyorum):

Sahte düşlerin peşinde
Boş gülüşlerin derdinde
Kor ateşlerin içinde Yandım yıllarca

Sırtımı döndüm güneşe
Gülmedim dosta,kardeşe
Kelebek gibi ateşe uçtum yıllarca

Ağlayacağım yerde gülmüşüm
Dirileceğim yerde ölmüşüm
Yanacağım yerde sönmüşüm
Sahte benliklere kandım yıllarca...

Buradaki Kelebek gibi dikkatimi cekti, kendimle benzerlik kurdum o an. Her yönden kelebekgibiyim bende sanki dedim, hem bu siirdeki anlamiyla hemde görünüsünden. Cok hassas bir insanim, rengarenk olan hersey bana güc veriyor, renkleri seviyorum tipki kelebeklerdeki renklilik gibi... Bu benim nickim olmali dedim ve öylede kaldi.

BLOĞU YAZARKEN ATTIĞIN STAR TİRİBİ ?
Belirli triplerim yok öyle, icimden ne gelirse nasil gelirse nezaman gelirse...Artik böyle! Ama daha önceleri arada zorlardim kendimi yazmaya yahut belirli konuya odaklanmaya...Bu blogu ben sevgiyle beslemeliyim, zevk almaliyim diye düsünüyorum.
Tabiki bazi olmazsa olmazlar var, mesela yalniz olmaliyim yazarken, yanimda cayim yahut ivir zivirlarim olmali :) Ara vermeden yazmaliyim. Bloglari okumaya baslamadan bloguma yazmaliyim yoksa blog dolasmakla geciyor zamanim ve yazamiyorum da :S
Daha vardir birseylerde aklima gelmiyor :)

EN SON ALDIĞIN GARİP ŞEY ?
Gariple maksat ne onu belirleyemiyorum simdi, cünkü bana normal gelen size garip gelebilir yahut tersi :S Garip sekilde seyleri severim mesela dekorasyon olarak. Sogan sarimsak koyma toplari var mesela, bunlar pek garip degil gerci ama :D

ŞEKER GİBİ OLDUĞUN ANLAR ?Simartildigimda, cocuk hatta bebek muamelesi gördügümde :D Arkadas ortaminda ;) Hediye acarken :D Özel zamanlarim hatirlandiginda, sürpriz yapildiginda. Birisinin bana deger verdigini gördügümde. Sabah istedigim gibi uykumu almis uyandigimda, kahvalti hazirsa hele ki :D
( Bu arada gecenlerde ilk kez kahvalti yatagima geldi :S hic aliskin degilim, zaten yapamam yatakta, kalkip yüzümü yikamali sonra masaya gecmeliyim illa. )

ARKADAŞIM SORMAYIN DEDİĞİNİZ ŞEY ?Akrabalarimdan bazilarinin hala benim ne yaptigimi bilmemeleri ve sormalari :S Yani önceden söyledigim halde algilamamis olmalari yahut gercekten dinlemediklerini anladigimda :S
Laf olsun torba dolsun diye konusmasin kimse benimle. Benim icin her kelimenin degeri var!
Yorumlarda bile dikkat ederim buna, yorum olsun diyemi yoksa gercekten ilgilenilip mi yazilmis diye, bazilarinin okumadan yazdigini bile farkediyor insan :S
Yahut soruma soruyla yanit verilmesini sevmiyorum...
Genel olarak sorulara acigimdir ;)

AYNAYA BAKINCA GÖRDÜĞÜM ?
Eskisinden daha ciddi duruyor yüz hatlarim, cok mu surat astim acaba son seneler?! Aynayi seviyorum, aglarken bile aynaya bakarak agladigim oluyor bazen, o an ki aci cekisimi seyrediyorum sanirim. Aynaya bakip kendimle konusurum, kendime tokat bile attim ( bunu niye yapmistim simdi hatirlamiyorum, iyiki ).
Bazen aynaya bakip bugünde cok sevimliyim heee diyorum :D
Bazen aynaya not yaziyorum hem esime hem kendime...
Aynayla cok iliskim var anlasildigi üzere :D

BU BLOG SAHİBİ NERELERDE GÖRÜNÜR ?
Bu blog sahibi Mariahilferstr. var mesela alisveris caddesi orayi cok sever. Magazalari turlar kendi kendine kafa dinler, vakit buldukca yürüyüs yapar. Arkadaslarla bulusup birseyler yapmayi sever. Bir yerlerde hareket olsada birileri cagirsa da gitsem diye bakar. Blog sahibi hareketi ve hareketli insanlari seviyor ;)
8

Mutluyum, mutlusun, mutlu

Elimde okudugum 4-5 kitap var epeydir, böyle cok olduklarindan da bitemediler bir türlü :S Yani ona basla buna basla, sonra hangisini istersem ondan biraz okudum o sekil...
"Stres ve Basacikma Yollari" kitabindan birkac birseyler yazicam. Evli olanlar, özellikle son yazdigim kisim benim dikkatimi cekti mesela ;)

Birseyi "vermek" ancak isteniyorsa anlam tasir. Istenmeden verilen bir seyi alan kisi, cok kere ya aldiginin farkinda degildir veya aldigi seyin degerinden haberi yoktur.
Hic süphesiz "vermek" güzel bir duygudur. Verilen ister duygu olsun , ister maddi degeri olan bir sey olsun, verenin gücünü gösterir. Ama lütfen unutmayalim, istendigi takdirde, yoklugu hissedildigi ve varligi alan icin anlam tasiyacagi takdirde.

Mutlulugunuzun sorumlusu sizsiniz.
Kendini düsünmemek yanlistir.
Kendinizle ilgili duygu, düsünce ve istekleri ortaya koymaktan, ihtiyaclarinizdan cevrenizi haberdar etmekten cekinmeyin.
Mutluluk yasanilan zamanin icindedir. Dolayisiyla ya vardir ya yoktur. Mutlulugu her isin tamam olmasiyla, mutlak rahatlikla karistirmamak gerekir.
Insan tebessümünü sehresinin bir parcasi yapabiliyorsa, yaptigi isten zevk aliyorsa, ailesiyle birlikte oldugu zaman memnuniyeti devam ediyorsa, gelecek günler ona tatli bir heyecan veriyorsa, kisi mutlu demektir.

Aci insan hayatinin kacinilmaz bir parcasidir, "istirap cekmeyen olgunlasamaz". Aci cekmek hayati ve insanlari tanimak icin bir firsattir. Aci cekmeden, aci cekenleri anlamak, insanin kendi kararindan dolayi istirap cekebilecegini anlamak mümkün olamaz.

"Hayat dümdüz degildir". Bazen ne yapilirsa yapilsin, istedigimiz bazi seylerin olmamasi veya istedigimiz gibi olmamasi ve aci cekmek kacinilmazdir.

Uzmanlar tarafindan önerilen, ertelemenin ve problemi kafada tasimanin insani daha cok yordugudur. Eger gücünüz yetiyorsa ertelemek yerine "yapin". Problemi erteleyerek size zevk verecek olan seyi önce yapmak yerine, önce yapin sonra kendinize ödül olarak size zevk verecek olana yönelin. Göreceksiniz kendinizi hafiflemis hissedecek ve hosunuza giden seyden daha cok zevk alacaksiniz. Buna örnek vermek gerekirse; Önce film seyretmek, sonra muslugu tamir etmek yerine, önce tamir sonra film. CÜnkü önce film olursa muslugu ertesi güne ertelemek icin bircok sebep cikacaktir (Gec oldu, gürültü cikar...vs.).

Mutluluk yasanilana anlam verebilmektir!
Birseyin tadini cikarabilmek icin onun mutlaka kusursuz olmasi gerekmez (Özellikle evlilikte buna dikkat etmeliyiz). Önemli olan kisinin karsisindaki insanla temel ilkelerde anlasmis olmasidir. Cünkü "ask" sadece ve sadece tanisma ve kesfetme dönemi icinde söz konusu olabilir. Bu dönemden gecip "sevgi"ye ulasilabilirse, kisiler zoru basarmis demektir. Bu sebeple mutlu olmak icin hergün yaninizda olan insanin kiymetini bilin, zihninizde o kisinin kusurlarini, olumsuz yönlerini degil; meziyetlerini, olumlu özelliklerini ve ortak iliskinize, hayatiniza katkilarini vurgulayin.

Not: Bu daha kitabin 2-3 sayfasindan birseylerdi...Cok begendim bu kitabi, düzenli egzersiz hareketi bile var. Cocuklarla iletisimden, evlilige, sagliktan baska bir sürü seylere kadar...Stresi her alanda degerlendirmisler. Mutlaka okumalisiniz diyorum, daha 250 lerdeyim, henüz bitirmedim.
15

Yeni bir grip cikmis bakin hele :P

Tüm blog okuyucularima sevdikleriyle birlikte unutulmayacak güzellikte bir bayram gecirmelerini diliyorum :)

Not: Asagidaki karamsar yazima destek yorumlariniz icin tesekkürler, iyiki varsiniz :)
14

Hayata takildim

Hayati tanimlayabilir misiniz bana?
Hayat garip denilir hep, öyle de zaten...
Biraz negatif gecen bir günün ardindan benim yazabilecegim yazi ancak böyle baslayabilir.
Hayatindan memnun olmayan biri miyim acaba diye sordum kendime? Yahut hayatimi gercekten anlamiyla yasiyor muyum...vs. Anlami...
Hayat sanki bizim etrafimizda dönüyormus gibi, mutluysak hersey baska, mutsuzsak baska.
Hep merak etmisimdir kendi hayatim disindaki bir insanin hayatini gözlemleme gibi birsey nasil olurdu diye, yani bunu yapmayi isterdim, biz insanlar cok mu merakliyiz acaba yoksa karsilastirmayi seviyor muyuz...
Hayat büyüdükce baska anlamlar kazaniyor sanki...Kücükken böyle degildi halbuki hayat!
Hayat bize neler getirdi, bizden neler götürdü?...
Kafami biraz kilitlesem iyi olacak suan. Bogazlarim aciyor, kizimdan sonra sira bana geliyor sanirim. Allah'im lütfen daha yakinimda ol...
Not:Bunu sonradan ekliyorum, üzerimdeki kara bulutlar cekildi bugün birazcik...Attim sorulari herseyi, yürüyüs yaptim, yemek yaptim, cizgi film izliyorum simdi :P
10

Sigara nerde, biz yokuz orda

Kizim kapti sifayi, bir haftadir daha yeni kendine geliyor gibi bakalim...

Halasinin sözü vardi gecen hafta oradan sonra oldugunu tahmin ediyorum. Cünkü evin alma kapasitesinin 3 kati davetli vardi, sigara icilen bir ortamdi, havasizdi, camlar acikti hep ve soguktu biraz, kizimda tam kapi girisinde oynadi yer olmadigindan ve terliydi bazen. Bense ikramliklari dagitmaya ve sonra bulasiga bakayim derken pek ilgilenemedim, esim ilgilendi ara ara.
Sigara icilen ortamlara mümkün oldugunca götürmüyorum kizimi, yani hemen hemen hic diyeyimde görümcemin sözlenmesi konusunda gitmemek olmazdi dedim ama sonrasi bayagi bir hastalandi cocuk...

Atesi oldu 3 gün, ates düsürücüyle 3-4 saatte bir yeniden cok yükselmis halde devam etti bu günler, en son artik 40 a yakin görünce dedik dogru hastaneye. 5 tane ilac alip geri geldik.

Bademcikleride sismis. Ilaclari veriyorum düzenli ama miktarini doktorun dediginden az veriyorum :S Antibiyotikleri sevmem pek, yaa günde 3 kere verilir mi antibiyotik cok asiri geliyor bana. Ben kizima günde 2 veriyorum buna karsin cocuk sabah basini zor kaldiriyor normalde uyumaz sabahlari uzun, ilac kullanali ögleyi buluyor kendini kaldirmasi...
Esime kalsa doktorlarin dedigi gibi ver diyorda, ben bir cocuk icin agir buluyorum bir sürü ilac ve birde 3 kez antibiyotik. O nedenle birazda kendi hislerime göre veriyorum desem sacma olur mu bilmem ama öyle :S Belkide kendimde ilac sevmedigimdendir...
Devamli gözlemliyorum nasil ilerliyor hastalik diye.

Biliyor musunuz bu evden önceki oturdugum yerdeki aile doktorumuz vardi o aklima geldi simdi. Doktor bize kac kez grip berbat halde gittik ilac yazmadi :S Doktor neler yapabiliriz evde falan söyledi, öneriler verdi, nasil beslenmeli...vs. Demekki beni kafa yapima uygun doktorlarda varmis demistim o zaman :)

Kizim gecen yil akut bronsit olmustu ve tüm soguk havalar boyu bayagi zorlanmistik...Evde aylarca burnundan bir aletle ilac buhari uygulamistik, bu yil böyle birsey yasamayiz umarim cünkü yakinda benim icin önemli günler basliyor yani egitim alaninda.

Kis mevsimi kizim kaloriferli ortamda duramiyor pek, kalorifer havayi kuruttugu icin. Suan yataginin kenarlarinda bile islak bezler asili :/ Temiz ve nemli havada olmaliymis.
Yani hava sogukta olsa kalin giydirin temiz havaya cikarin diyordu doktor. Bazen biz evde sicacik ne güzel birsey olmaz diye sakiniyoruz ama yanlis yapiyoruz demektir!

Sigaradan nefret ediyordumda daha eder oldum kizimin bu bronsit durumundan sonra. Cok sevdigimiz ve sigara icen kisilerle görüseceksek kizima ya kayinvalidem bakiyor evde , götürmüyorum yani. Yahut bize gelecekse misafir balkona ya da merdiven bosluguna rica ediyoruz ne yapalim keyifleri bozulacak biraz ama kizim daha önemli :S Kimsede buna karsi olmuyor zaten nedenini anlatinca. Hatta gecende kizimida götürmemiz gerekti kayinvalidem hastaydi, gittigimiz yerdeki ev sahiplerinden rica ettik mutfakta icmelerini falan.
Insan cocugunun hastaliginda neler düsünüyor neler yaaa...

Kizim bezden kurtulamadi bunuda yazayim aklima gelmisken.
Hani bir yazi yazmistim burada, sizden gelen yorumlarla bende gecede bezsiz birakmaya basladim. Bazen oldu 3-4 kez tuvalete kalktik gece yinede islandi, bazende kuru kaldigi oldu. Ama baktimki 4 kez kalkmakla olacaksa bu is olmayacak gibi dedim ve 2 hafta sonra biraktim artik, cünkü hic gelisme olmadi, diyelim 4 degil 3 kez kaldirdim cocuk yine islatti, yani benim kaldirmama bagliydi kuru kalmasi tamamen. Kayinvalidemde "üsür cocuk gece islak olunca hem daha alisir acele etme" deyince bende hak verdim.
Benim icinde hic kolay degildi cünkü cocugu yatagindan egilerek kaldira kaldira belim catliyordu hergece, uykusunu bölmüs oluyordum kac kez...
Aslinda bos yere kendimi yormusum diye düsünüyorum, ne gerek acelesi ne yaa.
Sadece gece bezlensin bir süre daha elbet sonra alisir birgün, bu konuyu yaz mevsimine biraktim yine.

Kizimin öyle güzel diyaloglari oluyorki beni güldüren ama unutuyorum sonra, bir kenara not etmek lazim. Beni bazen nasil güldürüyor :)

Yataktan yataga konusuyoruz bazen onunla. O kendi yataginda ben kendi yatagimda, aramizda 2-3 metre falan var. Bazen daha cok konusmami istiyor bazende mesela gecen gece "anne tamam daha ses yapma" dedi. Bende yataginin kenarindaki müzigi acmasini istedim. "Ama anne kolum agriyor durmadan müzik isteme, hastayim ben dinlenmeliyim :S ". " Tamam kizim son kez ac daha istemiycem :P " En iyisi o müzigi benim yatagima takayim :D
10

Haydi temizlige

Eski blogumdan artan faydali bir yazimi güncelleyip huzurlariniza sunuyorum, belki isinize yarar :)
1- Stres dolu yahut cok yogun gecirilen zamanlarda en iyi ilac nane!
Ilginc ama öyleymis!
Nane kokusundan dolayi beyne sinyaller yollar ve canlandirirmis!
Zihinsel olarak yorgun zamanlarimizda naneli seker yahut sakiz gibi birsey cigneyebiliriz, faydasi olacaktir, ben henüz denemedim ama ilk firsatta deneyip canlandim mi diye bakicamJ

2- Brokoli, lif bakimindan zengin oldugundan, girtlak kanseri olusumunu engeller ve sesi güclendirirmis.
Ben brokoli pek pisirmiyordum, kizim olali daha yeni yeni yiyoruz ve cok begeniyorum tadini.

3- Hayal kurmak cok iyiymis.
Gözlerimizi kapayip en sevimli ve istedigimiz güzellikleri düsünmek, canlandirmak..vs. bunlar hem beynimizi dinlendirir, hemde ruhsal sagligimiza iyi gelirmis.

4- Bu dördüncüsünü okuyunca hemen uygulamaya gecmemek icin zor duracaksiniz!
Bir islak bez yahut kolonyali bir bez aliverin bence elinize simdiden .
Neden mi?
Bir Ingiliz Dergisinin haberine göre klayve, maus, telefon...vs ne kadar masum gözükselerde, klozet üstündekilerle bu saydiklarimin üstündekiler ayni oranda bakteri tasiyormus.
Yani ha kozeti elliyoruz ha klavyeyi, mausu!
Ishal ve benzeri türlü hastalilara neden olabiliyormus bu bakteriler!

Yapilan anketlerdede az kisinin bu temizlige önem verdigi, cogunun hic temizlemedigi ortaya cikmis.
Icinizde varmi düzenli klavye temizleyen?
Bende gecenlerde bir temizleyeyim dedim tek tek cikarip ama iki-üc tus imha oldu, tusun altindaki lastikleri elektrik süpürgesiyle cekmisim sanirim :S
Birde gezinirken klavye süpürgesi gördüm,klavyeyi cok kullananlar ve özellikle temiz tutamayanlar icin süper!

(Öyle üstü kapali silip temizledim sanmayin ama, tuslari tek tek cikarin arasindan neler cikacak bakalim, netten birinin klavyesine bakin: sürpriz öggggg )

Hadi size kolay gelsin!
13

Hirsizlar bizde birsey kalmadi zaten

Yeni eve tasindik, 2 kez daha önce hirsizlik olayi yasamis olan ben, bir sabah kapimin aralikli oldugunu farkettim, bir süre sonra esim geldi eve. Nasil hüngür hüngür agliyorum, nasil üzülmüsüm, gidenlere degil canimin yanmasi, hirsizlik olayinin yine basima gelip psikolojimi bozmasina...Yani aldiklari yetmiyor gibi o evdeki insanin evde ki güvenliginden herzaman süphe etmesini saglamis oluyorlar...

Uyandim ki rüyaymis ama nasil daralmisim, yani o üzüntüyü cok gercekci yasadim :/
Esim isten gelmisti ve yanimdaydi, ona daha bir yaklastim, icimde hala korku vardi rüyadan kalan... Sabah namazi vakti gelmisti saate baktigimda ama ona bile kalkmaya cesaret edemedim tek basima, önce esimi kaldirdim sonra arkasindan ben...

Namazdan sonra uyuyunca (zar zor) rüyam devam etti :S
Bir adam pat diye evin icine girebiliyormus, yani kapi örtük bile olsa...
Adamin amaci ama birsey calmak falan degil, adam bizi kontrol ediyormus, yasantimizi :S

Bu adam bir melek miydi acaba diyorum, yoksa seytan mi :S
Öyle korkunc degildi ama ben korkuyordum bu durumdan...

Sonunda oralardan uzaklasmak istedim sanirim...

Basimda bir ton agirlikla kalktim hic uyumamisim gibi!

Esim kapimizdaki kilidin gercekten saglam oldugunu gösterdi tekrardan, en son hirsizlik olayindan sonra degistirmistik. Esime dedim ki yine de "birkac kilitli bir kapi olsaydi keske" :S
"Kendi evimiz olunca öyle bir kapi alacagim" dedi bana.

Bugünde ayin 13 ü ve cuma günü. 13 ü cumaya gelince biraz kötü denilir hani...

Sonrasi iyi gecti günümün cok sükür, o agirlik cikti üzerimden.
Esim cumaya gitti geldi, birlikte birseyler hazirlayip yedik.

Veee postaya baktik bir ev daha bulmus belediye bize :S Yahu daha 3 gün oldu yine diger evi istemiyoruz diyeli, belediye bize ev bulmak icin cirpiniyor anlasilan biz acele etmedikce :S

Hemde 2 hakkimiz vardi güya ama bu 3. ve son sanirim, sonra yeniden kayit olup taaa listenin sonuna gecip sira beklenilecek ve sira gelince ev bulacaklar o sekilde...

Simdiki cikan ev bu evimize yakin :) Simdiki evde alismistim metro duragina yakin olmaya, o evde öyle. Cevresi falan bayagi icime sindi, cünkü biz bu evdeyken o taraflara gideriz genelde Türk marketine falan, yani bildigimiz cevreler.
Sadece aklima takilan evin ici. Ayni bu evin büyüklügü gibi 55 metrekare yani ama 3 odali :S 3 odayi nasil sigdirmislar o metrekareye diyorum :S Simdiki evdeki odalar bile öyle büyük degiller fazla. Insallah ici iyidir yaa. Kirayla satin alinan evlere ise vakit birakmis oluruz hem, para biriktiririz bir süre. Yani bir ev bakmaya daha gidecegiz bakalim...Biz tasinalimda sizde kurtulun bu ev muhabbetinden :D


Allah'im sen bizi kötülüklerden, belalardan koru! (Tatli rüyalar diliyorum hepinize)
9

Kestane kebap, yemesi sevap

Kis gelince en sevdigim yiyeceklerden biri de kestanedir. Viyana'da alisveris caddelerinde bol bol kestaneciler var, alisverise ciktigimda mutlaka alirim sicak sicak icimi isitir disarida :)

Ama pismis almak bayagi pahaliya geliyor. Mesela 10 tanesi 2 euro en ucuz yerde.
Tadi damagimda kaliyor bu sekilde bende marketten pismemis aliyorum. Ailece kestane partisi yapiyoruz, kizimda cok seviyor :)

Kestaneyi sobada pisirip yemek var ama günümüz sartlarinda sehirlerde bu imkansiz, ben firinda pisiriyorum. Yagli kagit üstüne yerlestirip büyükce bir tepsiye, arada bir karistirarak bu sekilde güzel oluyor ;)Birazda su ekliyorum icine. (Sizler nasil pisiriyorsunuz? )
Kestane kesme islemi ise kolay degil pek, bunun icin bir alet aldik pratik oluyor ama yinede herzaman esime ait bu islem :)

Kestane cok yiyorum madem faydalari nelermis diye bakindim biraz ve bazilarini paylasmak istiyorum.
Kestane genc tutuyormus insani :S Potasyum eksikliginden yakinanlara birebir ilac gibi.

Tarihi kaynaklara göre insanoglunun kesfettigi ilk meyvelerden biriymis ve ayrica ilk tatlisi yapilmis olan meyve.

Kansizliga iyi geliyor ve bu sebeple de tansiyonu düzenliyor. Iyi bir enerji kaynagi, 100gr da 200 kalori ;)

Kabuklarinin suda kaynatilmasiyla elde edilen cay atesi düsürür ve sinirleri yatistirir.

Iceriginin zenginliginden dolayi kis mevsiminde özellikle fiziksel ve zihinsel yorgunluga karsi paha bicilmez bir meyve.

Kestane sekeri bayagi ünlü bende cok duydum ama hic yemedim ve yapmadim. Bu kisin denemeyi istiyorum ;)

Kestaneyi sevmeyen var mi acaba, bence yoktur olmamali, bu kadar faydali bir hazineyi firsat buldukca yiyelim :) Ayy bahsederken canim cekti :P

Afiyet olsun.
18

MaSaL isterim :P

25 Ekim Pazar aksami esimin en samimi arkadasi (kankisi diyorum ben) evlendi ve bizde bu güzel günü gördügümüz icin cok mutluyuz :) Özellikle ben evlense de bende esiyle arkadaslik etsem diye bakiyordum :) Gelinimiz Tayland'li cok sempatik güleryüzlü birisi ;) Allah bir ömürboyu mutlu etsin. Onlarin sayesinde bizim icinde bir ilk olmus oldu o aksam. Dügün salonuna gidilmeden önce limuzin kiralanmis ve bir saat Viyana turu yaptik, eglenceli bir dügündü ;)

Birkac gün sonra bir ilk daha yasadim :) Esimin meslegini yazmismiydim bilmiyorum :  Viyana Ulasim Hatlarinda Tranvayci, tranvayci dedim cünkü sadece soförlügünü yapmiyor ayrica garajinda calisiyor, tamirinde, tranvaylari düzenlemede ..vs. Neyse birgün bos tranvay götürecekmis beni aradi "su saatte surda ol" diye. Tranvaya aldi beni ve birlikte gittik ne güzel :) Koca tranvay sadece benimmis gibi geldi :D Aslinda esim daha önce hep cagirirdi da bir türlü nasip olmamisti.

Konudan konuya atliyorum ama bizden birseyler yazmayali cok olmustu o nedenle her türlü gelismeleri kaydetmek gerek :P

Gecen gece esimden masal istedim :S Israr ettim hemde,o da anlatmak istemiyordu pek "sen cocuk musun" falan dedi bende "eger masal dinlemek cocukluksa evet cocugum bugün" dedim :P
Birazda yorgundu o nedenle sanirim isteksiz olmasi. Ben ondan önce girmistim yataga, baktim bu yatti basladi masal anlatmaya :) Ben de gözlerim yumuk masali canlandiriyorum hayalimde. "Kedi varmis, cok kiloluymus cok yiyor ve cok Tv karsisinda oturuyormus, neyse sonra sahipleri bazi seyleri yasaklamislar, Tv izlemeyide..Zamanla zayiflamis bu kedi. Sonra hastalanmis bu kedi, ve evin hanimi da ayni anda hastalanmis...Bu esnada ben gözümü actim, yani drama seklinde istemiyordum aslinda ama...Esime baktim gözlerini yummus dalmis iste uykulu bir sekilde anlatiyor öyle bense gözler acik merakla devamini bekliyorum :D Sonra evin hanimi ve kedi ayni anda ölmüsler :S Ben ne bicim masalmis bu yaa derken ic sesimle, esim " Adam yapayalniz kalmis, yapayalniz kalmis, yapayalniiiiiiizzzzzzzzzz, ZzZzzZ" yani uyudu o esnada :S
Masal dinlemenin ne kadar güzel oldugunu ve belki bundan sonrada isteyebilecegimi anladim :S

Gecen gün ezaneden ilac alirken gelmisken tartilalim dedik. Bundan bir sene önce falan tartilmistik ayni böyle birlikte. Ben 50 esim 70 cikmisti tam. Bu defa esim 71,5 ben 49,5. Eczanedeki makinadan cikan kagida göre esim normalden az fazla 68-70 olmasi ideal. Benimkinde ise ideal 51 olmam gerektigi yaziyor. Yani esim onda ki fazlaliklari bana verse tam olacak :D 50 kilomdan cok memnundum aslinda :/ Yani bu degerler soguk havada ki giydigimiz kiyaferlerle ve ayakkabilarla tabiki. Evlenirken 47 idim sanirim, hep ayni kaliyordum, evlenince de 48-49 dum genelde, dogumdan sonra 51-50. Simdi geri kirkli sayilara düsmeyi istemiyorum acikcasi... Esimle anlastik seneye yine tartilmayi istiyoruz karsilastirma yapiyoruz iste :P

Birde son olarak ev konusundan bahsedeyim. Bu yazimda ev cikti demistimya hani, onu begenmedik, neyse daha 3 gün gecti yine ev bulmuslar bize yaa :S Yani acele etmiyorum ben yaa özellikle cabuk oluyor nedense. Neyse bu eve de bakmaya gittik, Viyana'nin sakin taa merkeze uzak kisimlari yaa, bol yesillik agaclik, evler bile en fazla 3 katli. Evin ici gayet istegimize uygundu, herseyi yenileceklermis dösemeden fayansina, klozete dek..Kafa dinlemek icin birebir ortamdi ;) Ama ben daha sosyal hareketli ortamlari seviyorum, yani ne cok asiri kalabalik olacak ne de cok sakin...Sanirim bu defa da evi almayacagiz. Günlerdir aklimda bunu düsündüm tarttim durdum. Birde hani biraz ön ödeyip sonra kira seklinde ödenerek satin alinan evler var(Genossenschaftwohnungen) onlara bakalim diyoruz hem ev sahibi oluruz bahaneyle, ön parasi cok olmayan bulabilirsek tabi...Yani bu konu soru isaretli, yarin Ev üzerine Fuar var oraya gitmeyi planliyoruz esimle.

Not: Üstteki resimler dügün üzerine, ben kiyafet denerken, zaten bunlari giydim bir iki degisiklik disinda (leopard desenli elbise altina deri siyah pantalon (deriyle dalga gecen ve hic begenmeyen ben deneyince cok rahat buldum ve bu elbisenin altinda iyi durunca aldim) ). Alttaki resimler ise Centilmenle tranvay sürdügü güne ait olan ve önceden cektigim is tulumuyla olan hali.
16

Mis gibi Kurabiye

Epeydir mutfagimdan birseyler yazmamisim, gerci mutfakla aram soru isaretli, yani öyle gireyim mutfaga özel sofralar kurayim düsüncem gelmiyor hic :S Elim yakisiyor aslinda yapinca fena olmuyor yaptiklarim ama icimden bir sogukluk var iste...Kizimda olmasa ac ac otururum belki ben ivir zivirla gecistirerek :S Esim genelde en cok kahvalti edebiliyor evde, gec geldiginde ise ac olsa da yemek yememeyi tercih ediyor saglikli bulmadigindan, hafif atistiriyor ne varsa. Yani yemek yap diye kimse beni bunaltmiyor, birileri "bunu yap, sunu yap" dese istiyorum bende :S Sanirim kalabalik sofralari sevdigimden ne istahim oluyor ne de birsey...

Neyse iste bu konu uzar gider böyle, bizim evin hali bu :S

Esim öyle tatli meraklisi degildir ama belirli sevdigi tatli türlerinden de vazgecmez. Marketlerin kuru pasta bölümünden gecerken istahla bakar o kurabiyelere falan. " Bende yaparim onlardan ne var ki, icine ne katiyolar katki kimbilir" deyip vazgeciririm :S Benim yapmam ise haftalar sonra olur genelde :/

Viyana'nin bayramlarimda özel günlerinde önünüze gelen cogu yerde kurabiye cesitleri görmekten bikarsiniz, bunlar geleneksel seyler. Mesela vanilya kipferl cok sevdiklerimden biridir, denedim ve harika ;)
Esim "Linzer Augen" denilen recelli kurabiyeyi özellikle istedi, madem yapiyorum hani :P
Bende tarif aradim, bir sürü tarif cikti karsima birbirinden farkli. Orjinal tarifle türkce tariflerden esinlenerek kendimce olusturdum "insallah iyi olur" diyerekten ve cok begendik ;)
Yani bu recelli kurabiye özellikle cocuklarin favorisi olabilir ;) Birde kis mevsimi recel icimizi isitir, enerji verir diye düsünüyorum. Kokusu enfes (vanilya-limon-tarcin) ;)

Tarifi yaziyorum :
200 gr margarin (oda sicakliginda yumusamis), 1 yumurta, 3/4 su bardagi yani bir su bardagina yakin pudra sekeri, 1 paket vanilya, yarim paket kabartma tozu, yarim limon kabugu rendesi, bir cay bardagi toz findik-ceviz-badem ne varsa (ben ceviz kattim), bir tutam tarcin ve aldiginca un.

Hepsini güzelce hamur yapip (ele yapismayana dek) yarim saat buzdolabinda bekletiyoruz kolayca sekil yapalim diye. 3mm falan kalinliginda aciyoruz hamurdan parca koparip, sonra kaliplarla yahut bardak agziyla sekiller cikarip yagli kagit serilmis tepsiye diziyoruz. 200 C de 10 dakika pisiriyoruz! Evet sadece 10 dakika, belkide 11 de olabilir.Kizarmayacaklar, pisirirken dikkat edin yanmasinlar. Firindan cikarinca recel sürüp yapistiriyoruz parcalari birbirine ve en üstlerine pudra sekeri serpiyoruz (ben bögürtlen receli sürdüm, cok tatli olmayan receller daha iyi gidiyor kurabiyeye). Bu tariften 1 tepsi cikti, cok az hamur artti onunla kizim oynadi.

Afiyet olsun ;)
11

Minik resim sergisi

Yeni bir haftaya kizimin sanat eserleriyle baslayin istedim :P

Resim yapmakla arasi öyle pekte mükemmel degil ama ara ara mutlaka yapiyor, kreste özellikle cocuklar yaparken o da yapmis oluyor. Ayda bir kez 100 yaprakli resim defterini bitiriyor tabi bir sekilde karalamalarla birlikte :) En cok yaptigi figürler artik belirli ve bende gecende masasinin altini temizlerken birkacini resimlemek istedim hatira kalmasi amaciyla :)

Mesela buradaki gibi kafalari cok cizer ve eller ayaklar cizgi seklinde uclari ise yuvarlaktir :) Günes yapmayida cok sever, ilk ögrendigi sekillerden biridir günes sayemde sanirim :)

Burada ise renkleri sevdigini görüyoruz, bu da sayemde, bazi seyleri tek renge boyadiginda " kizim bir sürü renkli kalemin var ben olsam rengarenk yapardim " diyorum bazen :P Burada birde cicek ve kendi elini cizdigini görüyorsunuz :)

Bu resimlerde de sahane modern mimari evleri görüyoruz :D Bir tanede cicek :) Evleri büyük yapmayi seviyor ve cok odasi olduklarini söylüyor :)

Bilmiyorum 3 yasindaki cocuklar nasil cizimler yapiyorlar ama kizim orta sekerli bir ilgiyle bunlari yapiyor. En cok oynadigi oyun legolardan birseyler yapmak, ne zaman ne oynayalim desem " lego oynayalim anne " diyor :S Doktorculuk ise zaten en sevdigi oyunlardan biri, özellikle beni yere yikip ameliyat ediyorum demesi :D Gecenlerde ise ben doktor oldumda tüm dertlerini acti kiz bana " doktor hanim annem bana bazen kiziyor sevmiyorum bunu" falan dedi :D Bende "anneler durup dururken kizmaz" dedim :D " Ben ama istemeden yaramazlik yapiyorum bazen sonrada annem üzülmesin diye onu kucakliyorum öpüyorum " diyor birde :D
Oyun arasinda bazi gercek duygularini disari cikarmis oldum yani, galiba ben psikolog doktor olmusum :P

Kizimdan simdilik bu kadar yaziyorum, hepinize sevgiler ;)

13

Nereye Böyle?


Domuz gribi buralarda önplanda degildi pek ama 2 gündür gazetelerin kapak haberi oldu. Avusturya Tirol'deydi sanirim 11 yasinda bir kiz cocugunda görülmüs sonra bir okulda ögrencilerde görülmüs...vs. Saglik kurumundakiler asi olmaya baslamislar ve asi piyasada artik.

Asi gayet uygun bir fiyata. Bugünde gazetede böyle giderse hizla yayilacagini ve her 3 avrupalidan birinin bu hastaliga yakalanabilecegini yazmislar...

Bugün esimle konusuyorduk bu konuda da ben asi kesinlikle olmam dedim. Belki gözümün önünde insanlar patir patir ölürse ozaman olabilirim :S

Bu virüsün zaten labaratuvar üretimi birsey oldugunu okumustum önceden, üretenler nasilsa bir yolunu bulup kendini korurlar...Film senaryolari gibi seyler geldi aklima...

Ya bu bilerek yapilan birseyse? Hangi ülkelerde daha cok var merak ediyorum...Ticaret mi amaclari? Insanlari korkutup asi oldurmak falan :S
O asiyla birlikte insanligi neler bekliyor olacak acaba? Asiya da güvenmiyorum, belki yan etkileri var insana! Yaa aklima binbir türlü seyler geliyor iste film gibi yani...

Off insan ister istemez kafa yoruyor tabiki gündemde olunca...Gerci gazetelerde kafa yoracak nice haberler var. Mesela Viyana'da otobüste bir kadin ismide Leyla idi ( Türk sanirim ), bebek arabasinda ölü bebek tasiyorken yakalanmis :S Yani saatler önce öldügü anlasiliyormus bebekten, ebe kadin nereye gidiyorsun ölü bebekle :S 3 cocugu daha varmis ölen disinda...Isin sirri yazmiyor ama gizli davranildigina göre kötü seyler geliyor insanin aklina :(
Sonracima basörtülü müslüman bir kadin kendisinden davaci oldular diye öldürüldü bir yabanci düsmani tarafindan :S Bu olay hemde mahkeme salonunda olmus :S
Müslüman kadinlarin cogu devletin kurallarindan önce dinin kurallarini önde tutarmis diye tepkili haber okudum :S Yok devletin kurallari daha mi önemliydi :S
......
Nereye gidiyoruz bakalim!...

Allah'im sen bizlere güzel hayirli ölüm nasip eyle insallah!

Bu arada Cumhuriyet Bayramimiz kutlu olsun :)
33

Blog Evlilik gibi...

Blogumun yas günü geldi catti yine :) Ee 4 yil bitti ve 5'e girdi.
Bu zaman zarfinda blogumda hic kötü birsey yasamadim cok sükür.
Bazen daha günceldim bazen bir süre yoktum, ama ben hep buralarda kaldim ve buradayim gittigi yere kadar. Evliligi yürütmek gibi sanki blog ( ne örnek ama :D ). Bazen araniz limoni olur blogla ve uzak durursunuz bazende yazdikca yazasiniz gelir :) Tatsizliklar olsada iyi-kötü her daim yinede ayakta tutmaya calisirsiniz blogu. Bence böyle, öyle pes edip gitmeler olmaz, bu bir ask gözünüzü kirpmadan gidemezsiniz :)
Neyse iste bu tanimlamayida yaptiktan sonracima gelelim siz güzel blogumu takip edenlere.
Sizler olmasaniz bu ask devam edemezdi bunu hep söylüyorum! Sizler bu bloga etkinlik, renk ve sosyallik katanlarsiniz.
Yorumlari severek okuyorum ve firsat buldukca geri ziyaret etmek istiyorum. Eger soru sorulmussa cvp yaziyorum mutlaka ama normal yorumlara yazmiyorum genelde. Kesinlikle yorumlariniz cok degerli bunu sakin deger vermiyor anlaminda anlamayin!
Yapacak o kadar cok seyler oluyorki hayatta, blogada belirli vakit ayrilabiliyor, bunuda en cok yazi eklemek icin kullanmak istiyorum güncellemek adina.
Genelde beni ziyaret edenlere öncelik veriyorum blog ziyaretlerimde. Ama beni okumadigi halde gittigim bloglarda yok degil, bir sekilde ilgimi cekmis oluyorlar demekki :)
Iyiki blogum var diyorum bazen, blogumdan tanidigim kisilerle iyi arkadasliklarim olunca :)
Zaten en cok görüstüklerim kendilerini biliyorlar ki onlarin artik özel bir yeri var bende ;)
Blogum birgün kocaman genc bir blog olunca kizimda okur belki beni o zaman :) Zaten tüm hayat hikayemden kesitler ve onun hakkindakiler özellikle onun icin yazildi.
Esim icin ise bir dilek dileyeyim insallah bloguma vakit ayirmaya calisir ve okur :P Yogun calistigindan falan okuyamiyormus ama biraz bahanede yok degil bu lafta, cünkü ayda birgün neler eklediysem göz atabilir istese :P Önemli olan okumak istemek tabii zorlayamamda, isterdim bunu o nedenle :)

Nice nice yillara blog, senin icin bir Sacher Torte kesicem evde ve yicem :D ( Avusturya'ya özel bir pastadir ve en sevdigim pastadir, birgün bundanda bahsederim ins. )

Blogumun gecen yilki yildönümü yazim icin BURAYA,
Blogum hakkinda yazdigim bir mim icin BURAYA :)

Hiz lütfen hiiiiiz

Yazicam yazicam, baglanti yavasta canim istemedi pek internette vakit gecirmeyi... Bana hizli baglanti gerek böyle uyusukluga gelemiyoruuuuuuuuummmm.

Bugün ya da yarin kendimi bu uyusuklukta yazmaya zorlayacagim ama ;)

Belki merak eden olur diye yazdim :D Sanki cok güncelimya her zaman :D

15

Ohhh mis gibi

Bir parfümden falan bahsetmiycem ama onlardan daha güzel bir kokudan. Haziran - Temmuz ayi gelince evin önünden gecerken nefesimi daha bir derin alirim, cünkü binanin yanlarinda ve önünde ihlamur agaclari var. Öyle cok seviyorumki ihlamurlarin kokusunu, beni mutlu bile ediyor bu koku :)

Annem her firsatta ihlamur gönderir yahut verir. Onun gönderdigi ihlamurdan icerken bu özel ve güzel bitkiyi yazmazsam olmaz diye düsündüm.
Havalarda sogdu tam ihlamur zamani yani ;)
Faydalarini yazinca icmeyen kalmayacak eminim :P

Vücudun direncini artirir, özellikle grip ve nezle durumlarinda siddetle tavsiye ediyorum ;)

Güzellik icinde kullaniyoruz tabiki; ihlamur suyundan pamukla göz kapaklarimiza sürdügümüzde capaklanmayi önler ve gözü dinlendirir. Ihlamur suyundan saclarimizada sürersek beslemis oluruzve dökülmesinide önler. Ciltteki lekeler icinde hani ihlamurun sümüksü hali olurya koyuca onu cilde süreriz, ayni sekilde kirisikliklarada masaj yaparak uygulanirsa iyi sonuc verdigi söyleniyor, azcik daha yaslaninca kirisik icin denerim :P

Midenin dostu bir bitkidir, hazmi kolaylastirir.

Sinirleri kuvvetlendirir, yatistiricidir ve uyku verir.
Ortala
Balgam söktücüdür, gögsü yumusatir,öksürügü keser ve ates düsürücü etkisi vardir.

Kabizligi giderir. Kani temizler ve kan dolasimini düzenler. Damar tikanmasi ve kreclenmesinde faydalidir.

Bunlar belki yarisi faydalarindan :S Bende daha cok ihlamur icmeye calisicam ;)

Sakinlestirip uyku yaptigini onayliyorum, bazen cok icince özellikle gündüz uyukluyorum sanki bu ara :S Aksam icip uyumak iyi olacak sanirim :) Diger faydalarindanda mutlaka yararlanmaya calisicam ;)

Afiyet olsun!

Not: Cay seviyorsaniz bakin burada baskalarida var.
Back to Top