6

ÇOCUĞUMUZA

Sürekli meşguldüm o kadar sene,
Seninle doyasıya oynayamadım.
Sen beni çağırdın gel oyna diye,
Ben bir türlü zaman ayıramadım.
Giydirdim, doyurdum, seni kolladım,
Sadece bunları yeterli sandım,
Bana oyuncağını getirdiğinde,
Ben seni çoğu kez, başımdan savdım.
Yatağa yatırır seni okşardım,
Sen uyur uyumaz hemen çıkardım.
Şimdi o günleri çok özlüyorum,
Keşke bir dakika fazla kalsaydım.
Hayat ne kadar kısa, yıllar ne çabuk.
Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk,
Ona dokunmak için uzandığımda
Ellerim boş kalır, yüreğim buruk.
Artık ne resimler, ne de oyunlar,
Ne 'İyi geceler', ne sarılmalar,
Hepsi çok geride, ulaşmak zor,
Yaşanmadı sanki o güzel yıllar.
Artık hiç işim yok, yapayalnızım.
Günlerim çok uzun, üstelik bomboş
Keşke isteklerini bir bir yapsaydım
Küçük arzuların şimdi çok şirin, çok hoş.

Not: Mailime geldi ve belki bazi annelerde okuyunca birseyleri farkeder diye eklemek istedim.

13

Erken kalkin Bayanlar :P

Isin basina gec varandan,
Bal vermeyen aridan,
Kocasindan sonra kalkan kadindan,
Haram kazanilan paradan
Kimseye hayir gelmez.
20

YöNeTiCi KIZIM

Kizimin saati saatini tutmuyor, okuduguma göre 2 bucuk yas dönemi( gerci daha bir bucuk ay var 2 bucuk olmasina) olurmus böyle, insallah cabuk gecer yoksa beni aglatip duracak :D
Gecen sabah sabah kalkmisim, kizim ayagini kaldir diyor bana, kaldiriyorum, elini oraya koyma, bunu yapma sunu yapma, yani cocuk beni kimildatmiyor, ben onun makinasi olacagim ne derse onu yapacagim gibi, birde bunlari aglayarak söylüyor istiyor hep bende bunaldim o an ve basladim aglamaya :D
O agliyor ben agliyorum, esim bakiyor :D

Baska birgünde benim kolumu acayip kötü acitti, ayni gün gene alnimi yirtmisti sanirim ve ben artik canim az tabii agladim kolumu acitinca, esimde " cocuk musun sen yaaa " diyo.
Kizim agliyo ben agliyorum, esimde " ben böyle nasil i$e gitcem yaa " diyo :D
Bu arada kolumda hemen morardi hee, acidi agladim napayim benimde canim var :D

Kizim artik herseyi yönetmek istiyor resmen.

Bana yalancik gülümseme yapti bugün bende ciddi duruyordum ve ben ona geri gülmedim diye bir kizdiki bana :D

Birde benim ona davrandigim gibi bana laflar söylüyor.

" Anne bunu bir daha öyle yapma yoksa cok kizarim sana "
" Tatli tatli söylersen bana seni dinlerim "
Dedesinede gecen gicik oldugunda " bana bakma, YASAAAK " diye kizdi :D Adamcagiz oynamak istiyordu halbuki :D

Bu sabah yine cekilmez haldeydi, hatta aglarken yarim bardak ictigi portakal suyunu geri cikardi! Krese götürdü bir süre sonra babasi, birsey olursa ararsiniz diyede tembih etmis tabiki, bazen ihmal ediyorlar cünkü.

Bugün evdeydim ama yinede kresten sogmasini istemedigimden esime götürmesini söyledim.
Zaten cuma günü gitmemisti, yani 3 gündür evdeydi.

Cuma günü hep bir alemdi.
Uyandim amaninnnn kiz hasta olmus, atesi var ve bagirsaklar berbat halde bozuk!
Buna kreste hic bakmazlarda, ne yapsam diye düsündüm durdum.
Esimde ise gitmisti coktaaan, sabah 6 saat ve ciktik kizimla evden, kayinvalidemde görümcemin cocuguna bakmaya gitmis hastaymis cocukta, dogru kayinvalideme götürdüm bu esnada eziyet cektim biraz, asansör ve giden merdivenler bozuktu kac basamaktan tek basima indirdim kizimi arabasinda ve en asagida biri yardim edeyimmi dedi ben inmistim artik!
O gün gec kaldim yarim saat okula.

Cocuklu insanin ne zaman ne olacagi belli olmuyor yani.

Krese giden bir cocuk bu kadar hastalanir mi yaa, yani 2 ay oldu sonucta alismasi lazimdi!
Her hafta hasta cocuk bu hafta gene olursa ben artik baska kres aramaya koyulacagim yani!

Kizimi cok seviyorum :)
Yaramazliklarina ragmen, en ufak bir tatliligi yetiyor bana :D
Benim gibi sulugözlü annesinide cok aglatiyor ama olsun.

Heee bu arada bazen hesapta sorar " sen bana az önce neden kizdin " " sen neden öyle dedin bana" Bende güzelce aciklarim tabiki, aslinda zaten aciklamisimdirda o an yaramazlik vakti anlamamistir ve sonradan anlamaya calisarak dinler en azindan buna seviniyorum :D
6

Basit ama etkili...


Epeydir aklimda olan bir konuydu...

Yani ben cok sevdigim ve arada uyguladigimdan, istedimki belki bu basit ayrintiya önem vermeyenler yahut fikir etmemis olanlarda yapsinlar, en azindan denesinler.

Neyi mi?
Not yazmayi...
Bu günlük yazmak falan degil tabiki! Yahut bir kitabi okurken not almak degil.

Birisi icin not yazmaktan bahsediyorum...
Bu cocugumuz, e$imiz, sevgilimiz, annemiz, akrabamiz yahut bir komsumuz..vs. olabilir!
Önemli olan o kisiyi sevindirmek ve sevgimizi bu yollada ifade etmek.

Ben mesela bana yazilan notlari cok severim, yani hediye gibi gelir bana adeta.
Kendim sevdigimden esimede yaparim, aynaya bir not yazarim mesela sabah görünce gülümsesin yahut güne güzel baslasin diye!

Diyelim ki cocugumuzun sinavi var, cantasina yahut görecegi bir yere not ilistirmek, basarilar dilemek ona pozitif enerji verecektir mutlaka!

Yahut duygularimizi ifade edemiyorsak acikca sevdigimiz kisiye, ona not yazabiliriz.

Günümüzde öyle zevkli seyler satiliyorki notlar icin, Post it kagitlari mesela cok kullanisli.

Bunlara renkli kalemlerle birde sekillerle süslersek sahane notlar cikar ortaya hemde (renkleri sevdigimi belli ettim gene).

Bir nottanda ne olurmus demeyin, ufak ama sevimli seyler bunlar bence!
Haydi sizde uygulamaya gecin ve bana yazin sonucunu :)
7

Ayagini Yorganina Göre Uzat



Hayat kısa gelen bir battaniye gibidir.

Yukarı çekersin ayak parmakların isyan eder.

Aşağı çekersin omuzların titrer.


Ama yine de, neşeli insanlar dizlerini karınlarına çeker, rahat bir uyku uyumayı başarır...

16

MoToR BoZuLDu

Evdeyim...
Olmamam gerekti ama... Motor bozuldu ne yapayim!
Bugün önemliydi ilk kez atölyede birseyler ögrenecektik ama ben dünden beri afedersiniz tuvalete kosturmakla geciriyorum günümü.
Tahminimce ilk sebep cumartesiye sahura kalkamamistik ve cuma aksamida iftarda bir corba yemis yatmistim uyku agir basinca, yani 24 saatten fazla oruc tutmus oldum. Vücudum sahura kalkmadan susuz dayanamadi sanirim, normaldede bol su icmemi söyler her gittigim doktor ve ben bunu ihmal ediyorum.
Ikinci sebep ise o zor oruc tutulan cumartesi aksami artik geri sayim yapiyordum o derece kalbim bile bir tuhaf olmustu artik, cok yedim orada, hizli hizli ve cok yedim.
Pazar sabahida olan olmustu artik.
Ramazanda yemeye vakit kalmiyor maalesef okula gidince, uykumu alayim diye yiyip yatiyorum acele, uykusuz kalincada ayri dert dersler cekilmez.
Bir sekilde devam edecek elbet Allah hayirlisini nasip etsin.
Ama bir hafta falan gidemezsem zaten bayagi geri kalirim...
Bir an önce gitmek istiyorum toparlaninca!
Birazdan doktora gidecegim.
20-30 giden arabayi aniden 200 e basinca sanirim normal böyle olmasi.
Yine herzamanki gibi önce saglik diyorum :)
13

YoRGuNuM DoSTLaRiM

Hayatimda gecirdigim en yogun haftaydi desem!
Bir kosturmadir gitti ve haftasonunda "ohh" diyebilme ümidini bekledim.
Ve ayrintilara geciyorum;

Öncelikle Philips Fimasi'ni begendigimi belirteyim. Yemek salonu cok güzel ama henüz siftah edemedim Ramazan'dan sonra nasipse.

Upuzun koridorlar seklinde bir binasi var ve koridorun sag ve solunda atölyeler,ögrenim salonlari ve bazi aralardanda bahcelere cikiliyor bu cok güzel, insanlar molada temiz hava alabiliyor bahcede oturup.

30'a yakin bayan var sinifta ve bunu 3'e ayirdilar. Ben 1. Gruptayim. Bir grup atölyedeyse digeri cizim dersinde,bir digeride matematikte oluyor mesela.

Bölüm matematigi, bölüm müsteri, atölye ve bölüm cizim dersleri var bu bir ay icinde, sonra ingilizce, kisilik gelistirme, ve almancada eklenecek.

Siniftakiler iyi kisiler, cok güldügümüz zaman oluyor, espriden anliyorlar:P
2 Türk var benden baska, biri genc burada dogmus büyümüs, digeri ise 45 yasinda falan bir teyze ( maasallah azmine ). Ama onlarla ayri gruptayiz.

Derslerden en sevmedigim bölüm müsteri oldu (cok teori, hep makinalarla ilgili seyler görüyoruz ve bayagi yabanci geliyor bana bunlar, bol bol yaziyoruz bu derste ).

Saat 3:30 da sahura kalkiyorum, 5'e yakin yatiyorum, 6'da tekrar kalkma, kizimi hazirlama, kendimi hazirlama, esim hazirlaniyor ve o kizimi krese birakiyor ( benim vaktim daha az cünkü ), ben 7:30 da Philips'te olmaliyim. Saat 16:15'te cikiyorum ( ögleyin 50 dk. mola, ve arada 10 dk.lik molalar var ).

Eve gelip hic dinlenmeden yemege basliyorum, esimle kizim eve gelmis oluyorlar ben gelene dek.
Yemegi yedikten sonra kizimi yatiriyorum, esim namaza gidiyor ve ben yatsiyi kilip yatiyorum hemen.

Böyle 5 gün gecti ama sanki 1 ay gecmis gibi geldi nedense, artik tüm günüm orada geciyor, evdeki vakitlerim cok az.

Insan evde olmaya alisinca birkac yil, aniden cok zor geliyor, ayaklarim agriyor suan.

En cok susuyorum kursta, millette yiyor iciyor gözümün önünde ama ben buna alistim, Allah gene dayanma gücü veriyor cok sükür.

Haftasonu cabuk gecer eminimki :( Daha yavas gecsin isterdim dogrusu, yani kursu seviyorum ama dinlenmeyede vakit olsa keske!

Bu arada en basarili oldugum ders Matematik :P Ilk ben yaptim birkac soruyu ve hoca konsantren iyiymis dedi :P ( Benden beklemiyordu eminim! ).

Burada okul okumus olanlarin gördügü benim Türkiyede görmedigim islem vardi birkac, hemen kaptim tabi ilk görmede :) Biz neler neler gördük hoca bilse,bunlarin yaptigi kolay seyler kaliyor yaninda. Ben üstelik sayisal bölümde okudum.

Bu arada görümcem, bademcik ameliyati oldu, insallah cabuk toparlanir bugün yanina gidecegiz hemde kayinvalideme iftara gitmis olacagiz 2. kez:)

Blog gezinmeyi cok özledim ama iftardan sonralari azcik bakip kaciyorum hemen, en fazla 10 dk. duruyorum.

Sevgiler hepinize.
6

Kahrın da hoş,lütfün da hoş!

İslam o kadar dostluktur ki kainata,

Ne kırmaya,ne de kırılmaya müsaade eder..

Daveti barışa,affa,bağışlamaya,ve kolaylığadır..


Onda sevinçler,mutluluklar meşru,


Aşağılıklar,kötülükler,çirkinlikler,yasaktır..


Bir başka değişte,insani olan ne varsa,islami’dir..


İslami olanda insanidir..


Müslüman,sadece insana değil,dağa,taşa,kurda kuşa da Dosttur..


Allah’ın eseri ve sanatı bilerek ,bütün kainatla dost olmak, Mü’minin şiarıdır..


Dost kırmaz ve kırılmaz..


Dost,dostu kırabilir mi..??


Dost,Hakk’ın tecelli makamı olan kalbi,kırabilir mi..?


Dost olan dostunun kalbini kıramaz amma,kendi gönül Buruk olur,kırık olur..


Bu kırıklık onu Hakk’a yaklaştırır..


Çünkü,Rabbimiz “Ben gönlü kırık olanla beraberim “buyurmuştu..


Dosta göre çilesiz,dertsiz,bir hayat,unutulmuş bir hayattır..


Bazı Allah dostları,şöyle yakarılarmış.. --Rabbim,ben ne hata ettim ki,terk ettin..?


Evet,çilesiz,üzüntüsüz,hastalıksız ,gözyaşisiz bir ömür Makbul müdür..?


Bu dünya da çekilenler kefaret olur,Ahiret hesabını azaltır, Kolaylaştırır..


Peki hesabı hep tehir edilenler….


Dost çileler çeker,şikayet bilmez..


Hayrın ve şerrin Yaratıcısını bildiği için,başına gelenlere karşı teslimiyet içindedir..


Şair dediği gibi..


Hoştur bana Senden gelen


Ya hil’ ü yahut kefen


Ya taze gül yahud diken


Kahrın da hoş, lütfün da hoş..


Gerek ağlat gerek güldür


Gerek dirilt gerek öldür


Bu aşık hem Sana kuldur


Kahrın da hoş,lütfün da hoş..

Not: Bu güzel siirsel yaziyi paylasip acele kaciyorum :P Ayrintilar haftasonuna insallah :)


27

Bugün okullu oldum :)

Evet o gün geldi ve catti, suan siz bunu okurken ben derste olucam insallah.
Sabah erkenden kalkip kizimi önce krese birakip, sonra 45 dk. yola gidecegim ve 8 saat ders dinleyip sonra geri gelirken kizimi alip eve, iftara aksamdan yapicam anlasilan birseyler, yoksa yetistiremem gibi.

1 saatte neler yapilir gibi tarifler arayayim en iyisimi ben :D
Kayinvalideme gideriz arada mutlakada ama onlarda uzak gene.
Ramazan gecincede yemek haric gene vakitten sorun olacak.

Ee o kadarda olsun artik diyeyim kendime, alistim tabii evde oturmaya 2 yildir hamileligide katarsak 3 diyelim hadi :D
Bundan sonra mars mars...
Simdilik 3 ay bir baslangic asamasi var.
Ingilizce, almanca, matematik, cizim..vs. dersler görecegiz. Bir nevi lise dersleri gibi olacak sanirim ve herkes esit seviyede mi diye bakmak icin seviye tutturmak icin.

Bu 3 ayda bölümü istemezsek baska bölümlere atlayabilme sansimiz var ama yine teknik alanda!

Bende teknik cizim üzerine ögrenmeyi cok isterim bayagi zor bir meslek olsada, daha bir bayanlara uygun ondan belkide.
Ama bu makina teknikerliginde iyi yönleride var, mesela maasi, yahut basörtülüde calisabilirim bu tip Firmalarda sorun olacagini sanmiyorum.

Neyse daha önümdeki 3 ayi düsüneyim önce gerisi nasilsa sonraki asama belki bölüm degisirim önüme iyi bir teknik bölüm sunarlarda!

Yani diyorumki haftaici egerki cok gözükmezsem merak etmeyin hee :)
8

e$iMDen NeLeR iSTeRiM :P

Sevgili Zeynepmelike beni söbelemis, konu kadinlar ne ister?
1- Kadinlar özgürlüklerinin cok kisitlanmasini istemezler!

2- Bedenlerinden cok ruha hitab edilmesini isterler.

3- Romantizm isterler.

4- Paylasmak isterler.

5- Arada güzel iletisim kurmak isterler.

6- Bir derdi olunca dinlenilmek, yaslanacagi bir gövde olmasini isterler.

7- Kendisini güldürecek esprili bir erkek isterler.

8- Sorumluluk sahibi olurlar ve karsidanda bunu beklerler!

9- Nezaketli davranislar beklerler, kabaligi sevmezler!

10- Güzel yahut becerili yönlerinin takdir edilmesini ve bunun gösterilmesini isterler.

11- Karsisinda bakimli, kendiyle barisik, kendine güvenli, ayagi yere basan bir erkek isterler.

12- Güven isterler!

13- Sefkat isterler, gerektigince bir cocuk gibi muamele görmek, hasta olunca nazlanmak isterler.

14- Bir karar asamasinda kendi fikirlerininde önemsenmesini isterler.

15- Yardimseverlik beklerler, gerek cocuk bakimi olsun gerekse ev islerinde...

16- Bazen hareketlerle bile iletisim kurabilmeyi isterler.

17- Yargilayici degil hatalarda ögretici olan bir erkek isterler.

18- Yaslanincaya dek yüzüne bakinca gülümseme olusturan bir erkek görmek isterler karsilarinda, bir erkek!

Düsündüm ve bunlar aklima geldi suan, benim isteklerimdi :)
Yani istemeyen kadinlarda olabilir bu maddelerden ama ben istiyorum ve yarisini görüyorum cok sükür, hepsini görmek zaten imkansiza yakindir sanirim :)
Kimseleri söbelemiyorum iste banane :P
6

Der Donauturm

Ramazan girmedenki cumartesi esimin kankasinin dogumgünüydü ve birseyler yapalim birlikte diye toplandik.
Önce birseyler yedik bir yerlerde.

Sonra düsündük ve Tuna Kule'si var oraya daha önce gitmemis dogumgünü cocugu oraya götürelim dedik.

252 metre yüksekliginde bir kule ama ciktigimiz kismi 170 metre, burasi sadece seyretmek icin degil.
Restoran, Cafe ..vs seklinde cok güzel yapmislar, ayrica orada birseyler yerken icerken bir yandan cok farkedilmeyecek bir sekilde dönüyorsunuz.
Yani o orta kisim kendi etrafinda dönüp duruyor, her taraf görülebilsin diye oturdugun yerden.
Bu kuleden Banji Jumping yapanlarda oluyor, yani cooook cesur ve maceraperestler nerde bizde o yürek diyorum bende :P


(Esim etrafi seyrederken)
Viyana'da olup buraya gitmemis olanlar cok var halbuki tüm Viyana ayaklar altinda oluyor ne güzel. Benim ikinci cikmamdi buraya.
Yani Viyana'ya gelipte buraya cikmadan gidilmez derim :)

(Bu kagittan ucaklar kuleden asagiya atildi ve kiminki cok ucuyor diye bakildi. Esim maalesef yenildi kankasina)

Kuleden indikten sonra Kapadokya diye bir Nargile salonunda aldik solugu.
Tavla oynadik, nargile, otantik ortam...vs. derken uzatmalari yapamadik esim gece calisacagi icin herkes evine dagildi.
Ama günün sonunda dogumgünü cocugu hediyeleriyle ve gezmesiyle mutlu olunca bizde mutlu olduk!

Not: Resimdeki kulenin üstte yakin kismindaki bölümü Restorant ve Cafe. Ayrica buraya özellikle dolunayda giden cok var, hatta yer bulunmuyor önceden ayirtmak gerekiyor.
 
15

BLoG Hakkinda Söbelendim

Sevgili Nevbahar ve Mersav beni söbelemisler, firsat varken cevaplayayim diyorum yoksa kalabilir, haftaya malum cok yogunum...

1)Blog yazmaya ilk defa ne zaman başladın?

26 Ekim 2005'te cok blog gezindigim bir geceydi, saat bayagi gecti 1-2 gibiydi sanirim. Bende bir blog acayim bakalim dedim, denemek istedim en azindan.


2)Blog yazılarının belli bir çizgide olmasına dikkat ediyor musun yoksa içinden geldiği gibi mi yazıyorsun?

Icimden geldigi gibi...Zaten beni okuyanlarda bunu farkeder genelde, icten bulurlar.
Ister istemez blogun bir gidisati oturuyor zaten zamanla.


3)Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor musun?

Ediyorum, cünkü bos vaktim cok olmuyor ve bos oldugumda Pc basinda stres atiyorum ve ilk bloguma bakiyorum dogal olarak. Aslinda Pc'ye girmesem yapilacak islerim oluyorda beni Pc cekiyor kendine :)


4)Blog yazmak senin için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya mı başladı?

Hayir, zorunlu degil, benim icin bir eglence ve zevk. Blogla ugrasmak beni yormuyor, biktirmiyor, severek yapincada pismanlik olmuyor zaten.
Ama bazen uzun ara vermek zorunda olsam, aklim blogda kalabilir, yeni yazi ekleyemedim diye, bu tamamen güncel tutmak istegimdendir.


5)Blog yazmayı ne kadar sürdüreceksin?

Ne zamana kadar giderse... Ama benim icin cok önemli bir yere sahip blogumu kolay kolay birakacagada benzemiyorum :)
Bunda beni ziyaret edenlerin payida büyük, yorumlarla, ziyaretcilerle insan dahada bir istekli oluyor. Okunuldugunu bilmek güzel... Sizce devam etmeli miyim?

10

Hadis'lerle Oruç

Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur: "Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!'' desin (ve ona bulaşmasın).''

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Herşeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, cesedin zekatı oruçtur." Muhrız rivayetinde şu ziyadede bulundu: "Resulullah aleyhissalatu vesselam şunu ilave etti: "Oruç, sabrın yarısıdır."

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.''

Abdullah İbnu Amr İbni'l As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır."

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Her iftar vaktinde Allah tarafından (cehennemden) azad edilen kimseler bulunur. Bu, (Ramazanın) her gecesinde olur."

"Oruç tutun, sıhhat bulasınız."

"Oruçlu kimse yalan söylerse, yemesini bırakıp aç durmasın. Allah'ın nezdinde hiçbir kıymeti yoktur."

"Oruçlu iken vefat eden kimseye, Allah kıyamete kadar oruç tutmuş sevabı yazar."
5

Pasta Asciutta

Italyan mutfagini sevdigimi biliyorsunuz degil mi?
Ama önce Türk tabiki, Italyan mutfagi ikinci olarak :P

Bugün esim benden makarna istedi iftar icin, yani bundan kolay ne var :D
Biz genelde burada bir baharat karisimi aliyoruz hazir, makarna icin, ismi Pasta Asciutta.

Kiymayi pisirip bu sosuda ilave edince biraz kisik ateste kaynatip hazirliyoruz, icine baska hicbirsey ilave etmeden, tuz falan hersey sosta mevcut zaten.

Sonra spagettileri haslayip üzerine bu sostan ilave edip servis yapiyoruz. Ne kolay degilmi :)

Pasta Asciutta sosu satiliyormu Türkiye'de bilmiyorum? Burda Knorr ve Maggi markalarda var mesela. Bulursaniz tavsiye ederim, hem doyurucu hemde besleyici hem pratik daha ne olsun :)

Esim bu hafta aksam calisiyordu yani hergün iftari is yerinde yapiyor ve evden bir cesit yemek yaninda salata götürüyor, doyuyorum diyor baskada birsey istemiyor.

Bende kizimlayim iftarlari, ilk günüde bir arkadasim geldi sagolsun beni yalniz birakmadi, aslinda hergün gelebilir, bana kalsa sorun yokta, nasilsa yalnizim...

Umarim Ramazan iyi geciyordur :)

Not: Resim netten alintidir, kendi yaptigimin resmini cekmemistim.

17

Demir lazim bana!

Gittim ve beni kan testine gönderdi, sonucu alinca gene gittim ve demir eksikligi var dedi.
Normal demir seviyesi 37 - 145 arasinda olmaliymis benimki 29 cikti.
Demir hapi kullanmaya basladim günde bir tane ve C vitaminli bir siviyla almak demir emilimini artirirmis, bende portakal suyuyla iciyorum.
Ayrica ac karnina icilecek yarim saat ardindan birsey yenilebilir.

Demir eksikligi ilerleyince kansizliga yol acarmis.
Ayrica demir eksikligi kisilerde yorgunluk, bas dönmeleri, sindirim sistemi bozuklugu, istahsizlik, kisa nefes alip verme gibi rahatsizliklar görülürmüs.
Bunlardan yorgunluk hissi ve istahsizlik var bendede.

Nasil demir alabiliriz derseniz eger;

Doktor bana bol kirmizi et önerdi. Ayrica karaciger, balik, brokoli, domates de iyiymis demir eksikligine. Demir iceren gidalarla C Vitaminini unutmayalim. Yani bunlardan yiyorsak yaninda mesela maydanoz ( C vitamini iceriyor ), yahut kiwi, portakal...vs. yiyebiliriz.

Sac dökülmesi olan kisiler artik önce demir eksikligi var mi ona baktirsinlar!
Yani tek sac icin degil günlük yasantiyi etkileyecek sekilde etkileri var.

1 ay hap icip gene giderim doktora, saglik önemli!

Hasta olup aci cekenlere Allah sifa versin!

Aksam Tv'de bir kadin anlatiyorduda " kadin ameliyat olurken narkoz vermisler bayilmis gibi olmus ama kadin 2 dk. icinde geri ayinmis.
Olay burada basliyor, narkozun etkisinde parmagini, göz kapaklarini kimildatamiyor tabiki, yani doktorlar uyuyor saniyor. Kadin karni kesilirken o aciyi hissetmis ve ameliyat boyunca her aciyi hissetmis ama birsey yapamamis, elinden birsey gelmemis cünkü, vücut ölü gibi.
Düsünsenize bu durumda o aciyi cekmek zorunda olmayi...

Bayagi bir aci verici olsa gerek dedim ve etkilendim yani.

Önce saglik!
19

Firinda Wellness Tavuk

Yemekle aram orta sekerlidir.
Yani yemek yemekle degilde yapmakla :D

Esim sagolsun bu konuda hic problem cikarmaz, yemek yapmadiysam hemen disaridan ismarlar yahut alir gelir birlikte yeriz.
Bu konuda kendisini cok takdir ediyorum ve sirasi gelmisken yemek yüzünden evde kavga cikaran yahut moral bozan erkekleride siddetle kiniyorum!
Yemek yapmayinca degil hatta yapincada begenmeyenleride bogasim geliyor :D
Insan zahmet etmis der zehir olsa yer : D
Hem i$i bilmiyorlar ki, halbuki "eline saglik hanim" deyiverse etse hanimi ona dahada iyilerini yapmaya calisacak, begeni gördügünden emegine degmis olacak.
Ama yukaridaki gibi hep bir begenmeme modundaki herife istekli yemek yapilacagini sanmiyorum, hatta bu bir iskence gibi olacak hanimi icin her defasinda!!!
Neyse....

Simdi ayimiz Ramazanken pratik birsey paylasayim istedim.
Tavuk hem pismesi kolay hemde yemesi güzel bir gida hemde bütceye daha uygun :)
Tavugumuzu aliyoruz, ister kanat ister but farketmez, tavuk olsunda :D
Bunun kalin yerlerine bicak batiriyoruz, yani tavugun aralari iyi pissin diye yapiyorum bunu ben hemde aralarinada baharat girsin diye.
Delik desik ettikten sonra, üstüne 15-20 damla limon damlatiyoruz, sonra bol köri,tuz ve biraz zeytinyagi ilave ediyoruz.
Bu asamada elimize bir eldiven gerekli oluyor, yani hem hijyen hemde köri renk veriyor ellere ondan. Bir güzel tavuga masaj yapiyoruz, o delik desik ettigimiz aralari dahil :)
Tavugu biraz dinlenmeye buzdolabina davet ediyoruz.
Sonra yaninda ne yakistiriyorsak evde ne varsa sebzelerden, havuc, patates, sogan...vs. küplingen yahut ücgen, dikdörtgen nasil dograrsak artik...
Bunlarida tuzlayip hafif baharatliyoruz.

Dinlenen tavukla sebzeleri yagli kagit serilmis bir borcama koyuyoruz,cok az ilik su ilave ettikten sonra üstünü yine yagli kagitla örtüyoruz ve dogru firina postaliyoruz.
Firinda onlar iyice kaynasiyorlar aralarinda ve buharinda yardimiyla pisiveriyorlar.

Bu sekil kizartmalardan daha hafif oluyor kesinlikle, hemde kizartmadaki gibi yag sicramiyor her tarafa hemde ugrastirmiyor firinda nasilsa kendi pisiyor :)

Afiyetler olsun :)

Not: Resimdeki daha masaji yapilmamis ve baslangic asamasindadir, bitmis asamasini görüp caniniz cekmesin hem:P Ayrica ismide kendi uydurugum.
6

Açığı kapat, Kapaliyi aç...

Bir adam sohbetlerinde diliyle hep cömertlikten söz ediyor, ama eliyle hiç de cömertlik yapmıyordu.
İşte bu cimri adam bir gün İbrahim Ethem'e rica etti: Herkese nasihat ediyorsun, bana da nasihat et.

İbrahim tek cümlelik nasihatını şöyle yaptı: Sen açığı kapat, kapalıyı da aç!.

Adam bir şey anlamamıştı.

Mecburen sordu: - Açık nedir ki onu kapatayım, kapalı nedir ki onu da açayım?

İbrahim de kısaca açıkladı: - Açık olan hep cömertlikten söz eden çenendir, onu kapat. Kapalı olan da Ramazan boyu yoksula hiç açmadığın kesendir. Onu aç!.

Adam, tebessüm ederek söylendi: - Vallahi bir doğru ancak bu kadar veciz söylenebilir!.


Bu söz gerçeğin ta kendisidir!.
Ne dersiniz, bu sözün bize de şümulü olabilir mi?
Biz de çoğu zaman hep cömertlikten, yardımdan söz ediyor, ama elimiz cüzdanımıza bir türlü varmıyor, bir yoksulun yüzünü güldüren yardımda bulunamıyor muyuz?
Bizim de açığı kapayıp kapalıyı açmaya ihtiyacımız mı var yoksa?

Bir düşünsek mi acaba?.
12

Insana Dair, ilginc...


Okudugum kitap ve dergilerden ögrendiklerimi not almaya devam ediyorum ki benim gibi yeni duyacaklar olacaktir elbet. Madde seklinde yazayim;

* Bebekken 270'den fazla kemigimiz varken, büyüdükce bunlarin bazisi kaynasir ve sadece 206 kemikle kaliriz.

* Normal bir insan vücudunda bulunan elektrik 25 wattlik lambayi dakikalarca yakabilir.

* Esmerlerde 120 bin, sarisinlarda 140 bin adet sac teli vardir.

* Tirnaklarimiz yilda 3,75 m. uzar, el tirnaklari ayaklarinkinden 4 kat daha cabuk uzar.

* Cocuklar bahar aylarinda daha fazla büyürler.

* Bir tel insan saci 3 kg. agirligi kaldirabilecek esnekliktedir.

* Ileri dogru adim atildiginda insan vücudundaki 54 kas harekete geciyor.

* Insanin kalca kemigi betondan daha saglam.

* Hapsirma aninda kalp dahil bütün vücut fonksiyonlari bir an icin duruyor.(Cok ilginc)

* Insan vücudunda en güclü kas dilde.

* Sabahlari yenilen bir elma, kahveden daha fazla uyku acar! ( En ilgimi ceken madde bu ve elmayi cok severim )

Maddeler belkide hic dikkat etmedigimiz ayrintilarda gizli olan seylerdi.

Ama hayatta öyle ayrintilar varki sasirilacak, galiba bazen kendimizi kenara cekip bu pencereden bakip bunlari iyi gözlemleyebiliriz, yoksa icinde bulununca herseye distan bakiyoruz sadece.

Farkina varamadiklarimizda gizli olan cok seyler var anlayana...

18

Hosgeldin 11 AYIN SULTANI

Onbir ayın sultanı,
Kıymetlidir her ânı,
Süslersin şu cihânı,
Hoşgeldin yâ Ramazan!

Akşam ezanı dinlemek,
Sahur vakti yemek yemek,
Ramazana mahsus şeydir
Gece davulcu söylemek.
Ramazan’ım merhaba!
Bizlere verdin sefâ,
Rabbimize hamdolsun,
Her nefeste bin defa.
Ahzâb Suresi: 35. Ayet
"Oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allâh’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar varya; işte Allâh, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır"

Bakara Suresi-185. Ayet
"Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir."

İftar Duası:
" Allah’ım! Senin için oruç tuttum, Senin için rızkınla orucumu açtım. Ancak Sana tevekkül ettim. Seni hamdinle tesbih ederim.
Ramazan ayi geldiginde Cennet kapilari acilir, Cehennem kapilari kapatilir, seytanlar da baglanir,
Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur.
Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü tealanın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.
Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.
Hepimiz unutulmaz güzellikte bir Ramazan geciririz insallah!
2

HaYaLLeR bitmez...

Biolog arkadasim beni söbelemis sagolsun.
Epeydir bir söbeye cevap yazmamistim ,daha dogrusu cevaplayamamistim, sorular zor gelmisti sanirim :)

Bu defa hayaller konu olunca herkesin oldugu gibi benimde yazacak birseylerim olur elbet bir baslayayim gerisi gelir diyorum :)
Hayal kurmayi cok severim...

1- Kizimi iyi yetistirmek, onunla gurur duymak ileride basarilarini görebilmek!

2- Birde oglum olur insallah birgün iyi bir vakitte, babasinin olmadigi zamanlar evimde ikinci bir erkegim olur :)

3- Esimle ömürboyu evliligi iyi yürütmek ve sevgimizin hic bitmemesi!

4- iyi bir konumda, iyi bir ücretle az saatli calisiyor olmam :)

5- Kendime ait cift katli bir evimin olmasi...

6- Güzel bir araba, sadece bana özel, kizimla anne-kiz gezileri yapabilecegimiz, o büyüyünce ona hediye edebilecegim bir araba.

7- Degisik ülkeleri gezmek, oralardan birer hatira almak ve koleksiyon yapmak.

8- Bir okul yaptirmak isterdim, burada durumu iyi olmayanlar okuyabilir mesela.

9- Ucu bucagi gözükmeyen bir cicek bahcem olsa, yanindada ayni büyüklükte meyve bahcem. Her birinde cok cesitli türlerin bulunacagi cicekler ve meyvelerle dolu...

10- Kendime ait kocaman bir kütüphaneye sahip olmak.

11- Arkamdan iyi hatirlanan bir müslüman olarak can vermek.

Simdi gece aklima bunlar geldi ve hemen cevapladim ertelemeden.

Bende kimi söbelesem acaba?
Seineb seni söbeliyorum :)

12

Vücudumuza Göre Karakterimiz

1. Boyu uzun olan saf akıllı olur.
2. Boyu kısa olanın hilesi çoktur.
3. Orta boylu olan kişi akıllı ve güzel huylu olur.
4. Saçı sert olan keskin zekâlı olur.
5. Saçı yumuşak olan ebleh ve arsız olur.
6. Saçı sarı olanın işi gücü kibir ve gazaptır.
7. Saçı kara olanda sabır vardır. Böyleleri ile yakınlık kurmaya bak.
8. Saçı kumral olan ise güzel, huyca eşsizdir.
9. Saçı seyrek olan ârif ve zarif bir kişidir.
10. Saçı çok olan kadının anlayışı kıt olur.
11. Başı küçük olan kişinin aklı da az olur. Böylelerine sakın sırrını söyleme.
12. Başı büyük olanın aklı çok olur.
13. Başının üstü yassı olan keder çekmez.
14. Başının cildi sağlam olan hayır işler; şer işlemez.
15. Başı kel olana yakın olma. Böylesinden sakın ki, kötü huylu olur.
16. Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.
17. Alnı yumru olan kötü ve aldatıcı olur.
18. Alnı enli olanın kötü huyluluğu hastalık gibidir(ondan gitmez).
19. Alnı düzgün olan kişiyi emniyetli bil.
20. Alnı kırışıksız olan şüphesiz tembel olur.
21. Alnındaki kırışıklar uzun olan anlayışlı olur. Kırışığı az olan cömert olur.
22. Kaşları arası kıvrımlı (kırışık) olan kişi baştan sona gam yüklüdür.
23. Kulağı büyük ve enli olan cahil ve tembel olur.
24. Kulağı küçük olan hırsızdır. Kulağı orta büyüklükte olan ise dürüsttür.
25. Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.
26. Kaşı çok kıllı olan gönlü kırık ve kederli olur.
27. Kaşı açık olan dürüsttür. Kaşı çatma ise hırsız olur.
28. İnce kaş güzeldir ama bunun da uzunu kibirlilerde bulunur.
29. Kaşı kavisli olan her zaman dilber olur.
30. Gözün çukur ve eğik olması kibirlilik alâmetidir.
31. Kara gözlü olanlar itaatkâr olur. Gözün kanlı olması ise yiğitlik alametidir.
32. Gözleri gök olan zekîdir. Ela gözlü ise edebli olur.
33. Gözü küçük olan hafif bir kişiliğe, gözü büyük olan ise zarif bir kişiliğe sahiptir.
34. Gözü yumru olan hasetçi olur. Gözü orta büyüklükte olan gerçek dosttur.
35. Kıpık gözlü olan yaramaz ve çirkin olur.Bakışı gevşek olan ise süslü olur.
36. Noktalı göz ok gibidir. Böylesinin gözü başkasına çok değer (nazarı dokunur).
37. Tek gözlüye yakın olma; sık bakan ise emniyetli sayılmaz.
38. Şaşıya hiç bakma ki sana eğri (kötü düşünerek) bakar.
39. Gözü güleç olan güzel olur. Kirpiği sık olan ise eşsizdir.
40. Yüzü büyük olan hastalıklıdır. Küçük yüzlü olmak ise kibir alametidir.
41. Yüzü yumru olan ahmak; yassı olan güzel olur.
42. Yüzü arık olan borcuna sâdık değildir. Yüzü etli olan ise sakil olur.
43. Yüzü hayli uzun olan konuşurken yalan konuşur.
44. Yüzü sert olanın genellikle sözü acı olur.
45. Yüz, değirmi gerekir. Dolunaydan parlak olmalıdır.
46. Tebessüm eden bir yüze bakanlar rahatlık bulup kam alır.
47. Benzi kızıl olan edeblidir.
48. Benzi sarı olan hastalıklı; siyaha çalan ise tevekkel olur.
49. Gözleri gök veya mâvi olursa ondan uzak olmaya bak.
50. Rengi ortada olan yüz hem ak hem kızıl olur (yanak ve alın).
51. Burun biraz uzun ise sâhibinin anlayışında biraz kıtlık vardır.
52. Burnu kısa olanın içinde korkusu çok olur.
53. Burnunun ucu top olan kişi neşeli olur.
54. Burnunun ucu ağzına yakın olan adamdan kendini sakın.
55. Burun delikleri geniş olursa, kibir ve haset alametidir.
56. Burnunun iki kanadı hareketli olan kişide kahır ve inat bir aradadır.
57. —-Bu madde sansürledim.—
58. Burnu eğri olan kişi himmette bulunmayı düşünür.
59. Ağzın küçük olması güzelliktendir ama böyle kişi korkak olur.
60. Ağzı büyük olan yiğit eğri olan ise kötüdür.
61. —-Bu madde sansürledim.—
62. Burnundan konuşan kişinin bu özeliği kibrine dalâlet eder.
63. —-Bu madde sansürledim.—
64. Erkek sesli kadın ise çoğunlukla yalan söyler.
65. Sözü hızlı söyleyenin anlayışı yüksektir.
66. Sesi kaba olanın himmeti de vardır, merhabâya değer.
67. Sesi çatal olan kişi halka fazlasıyla kötülükte bulunur.
68. Gülüşü çok olan kişiden hayâ beklenemez.
69. Yüzü güleç ve sözü tatlı olan kişi ne aziz kişidir.
70. Yufka ve kırmızı dudaklı kişi iyi ilim tahsil eder.
71. Dudak etli olursa sahibi kızgın ve sakil olur.
72. Dişleri iri olan kişi çoğunlukla kötülük yapar.
73. Dişi orta irilikte olanın işi doğruluk ve esenliktir.
74. Kokusu güzel olanın huyu da hoş olur.
75. İnce çeneli erkekte akıl az olur.
76. Çenesi enli olan kişi sert ve kaba olur.
77. Çenesi orta halli olan akıllı ve güzel olur.
78. Sakalı uzun olan kişi hünersiz olur.
79. Sakalı sık olan sakil olur. Böyleleri sözü uzatır da uzatır.
80. Kara ve seyrek sakal zekaya delildir.
81. Hiç sakalı olmayan kösenin hilesi pek çok olur.
82. Sakalı değirmi olan kişi olgunluklarla doludur.
83. Kafası geniş olan ahmak olur.
84. Boynu çok uzun olan kişide olgunluk az olur.
85. Gerdanı ince olan ise câhil olur.
86. Boynu kalın olan kimse gece gündüz tıkınır oburlaşır.
87. Boynu kısa olanın hîlesi çoktur.
88. Boynu orta uzunlukta olan kişi hayırlı işler ile uğraşır.
89. Her yeri orta halli olan kişi şüphesiz bir dilber olur.

Not: Bunlari Marifetname isimli kitapta okumustum ve gecen nettede karsima cikinca eklemek istedim. Buna göre bazi kisilere baktimda uydu bazilari azcik:) Allah herkese ayri güzellik veriyor buna inaniyorum!
7

DiLe GÜL KoYMaK

Konusmasindan anlasilir insan.
Güzel konusmasindan...
Kalbten kalbe yol vardir derler.
Bunu biraz daha degistirerek söylersek: Dilden kalbe yol vardir.
Gönlü yumusak insanlarin konusmalari da yumusak ve ilimlidir.
Asla kalb kirmaz onlar. Çünkü bir mihenk vardir gönülde; sözünü önce ölçer biçer sonra muhatabina sunar.
Kati kalbli insanlar ise, bu mihengi yitirmistir.
Gönül kayaliklarinda paramparça olmustur mihenkleri.
Nereye vuracak ve sözünü tartacak?
Altin ile bakiri birbirinden ayiramaz artik o.
Olur olmaz yerde kelâm eder, ya bas kirar, ya da göz çikarir.
Ilik meltemler gibi soluklar gerek bize.
Gönüllere ulastiginda, bahar çiçekleri açtiran.
En sert yürekleri dahi yumusatan, yoguran, sekillendiren... "Tatli söz yilani deliginden çikarir." denmis.
Ne kadar dogru.
En öfkeli oldugumuz anlarda bile yüregimizdeki karanligi gündüz aydinligina çevirir güzel bir söz.

" Söz ola kese savasi
Söz ola kestire basi
Söz ola agulu asi,
Yag ile bal ede bir söz." diyor Yunus.
Elbette öyledir.
En karamsar ve kaos yüklü anlari bile cennet iklimine çevirir, alimli ve iç açici bir söz.
Bu sebepten, güzel ve nazik konusan insanlarin pek düsmanlari olmaz çevrelerinde.
Bilmeden bir gönül kirarlarsa, hemen tamir ediverirler bir kaç kelimeyle.
Mayalarinda yalan olmadigi için, inandirici bulur çevreleri böyle kisileri.
Zaten yalana ihtiyaçlari da yoktur, böyle gönül ve söz ustalarinin.
Bazen bilmeden açtiklari yaralar olur elbet gönüllerde.
Ama bu bilmeden olur çogu kez.
Lâkin o yarayi dudaklarindan akan bal gibi kelimelerle, sihirli cümlelerle bir anda iyilestirirler.
Asla baska bir zamana birakmazlar açtiklari yaralari, olusturduklari çizikleri.
Aninda pansuman eder ve tedaviye geçerler.
Aci konusan insan böyle mi?
Dil yayindan karsidakine firlattiklari kirici söz oku, paramparça eder muhatabin yüregini.
Onlar dönüp bakmazlar bile.
Hani yolda arabayla bir hayvani veya insani ezen acimasiz soförler vardir; arkalarina bile bakmadan kaçip giden...
Aynen öyledir bu zalimler de...
Kirdiklari kalbin çirpinislari ve yanaklardan sizan damlalari görmezlikten gelip, dönüp giderler.
Öylelerini akrebe benzetebiliriz.
Sokmaktan zevk alan acimasiz akreplere...
Dillerini de, zehirli ignelere...
Arkadas! Inancin yumusak ikliminde bir meltem yumusakligina çevir sözlerini.
Yüregi kirgin olanlarin doktoru ol, masum gönüllerin cellâdi degil!
Yarali gönüllere hizir gibi yetis.
Onlarin kirginliklarini gider.
Yaralarina söz merheminden sür.
Gönlünden akip gelen ve kelimelerle harmanlanip, dövülüp sekillenen manevî iksirinle onlari iyilestir.
Bak bu hususta Hz. Ömer ne diyor: "Ey Kâbe seni bin sefer yiksam yine yapabilirim.
Ama kirik bir kalbi asla!"
Iste bu derece zor durumda olan bir kirik kalb eger onarilirsa sen artik Hakk'in sevgili kullarindan olduguna inanabilirsin.
Çünkü bir hadis-i serifte söyle diyor, Nebiler Nebisi: "Gerçek mü'min, elinden ve dilinden baskalarinin zarar görmedigi kisidir.
" Bir gün sahabiler, Nebiler Nebisi'nin yanina varip, ihtiyar bir kadini övüyorlar. "Söyle ibadet ediyor, böyle namaz ve oruç tutuyor." Peygamber Efendimiz: "Çevresine davranislari nasil o kadinin?" diye sorunca, sahabiler: "Çevresine hep kötü davraniyor, Ya Resulullah.
Konusmasiyla kalp kiriyor." diyor.
Bunun üzerine Resûlü Ekrem: "Söyleyin o kadina, cenennemde yerini hazirlasin." diyor.
Iste dost!
Tatli dil ve aci dil arasindaki fark, cennet ile cehennem arasindaki fark gibidir.
Sen diline ister gül koy, istersen bal ve gönüllere cennet asa bir iklim ör.
Istersen kor koy, baskalarini alev alev yak.
Tercih senin...
29

Amigurumi CeDRiC'in CHeN'i :)

Bu nedir diye sordum ve cogunuz kirmizi baslikli kiz dedi :)

Evet bir kiz ama Cedric'in asik oldugu kiz, yani CHeN :P ( benzemiyorsada caktirmayin, CHeN dediysem Chendir canim :) ).

Öncelikle Cedric Chen falan kim diyenler icin onlar hakkinda bilgi eklemek istiyorum;
Cédric, 2000 yılında Fransa'da yapılmış bir çizgi filmdir.

Çizgi filme göre Cedric, 8 yaşında sarışın bir çocuktur.
Okulunda Çinli sınıf arkadaşı Chen'e aşıktır.
Sıra arkadaşı olan Christian ile çok iyi bir dostluk kurmuştur.
Sınıflarında babası bir diplomat olan Nicolas ise onun bir numaralı düşmanıdır.
Babası Doğu kilimleri satıcılığı yapan Cedric, evinde ailesiyle birlikte pek iyi geçinememektedir.
Annesi olan Maryrose çok kuralcıdır.
Babası Robert genellikle çok yorgun ve bitkin olur.
Cedric'in büyükbabası olan Paul ise yaklaşık seksen yaşındadır fakat torunu Cedric'i en iyi anlayan odur.

Bu çizgi film okulda sorunlar yaşayan küçük bir çocuğun kurduğu basit hayalleri anlatan bir komedi çizgi filmidir. Bircok kanalda yayımlanmıştır. Atv, Stv, Kanal 7, Kanaltürk, Kanal A, Tv8, D Çocuk ve Cine 5. Stv'nin kendine özgü dublajı vardır.
Su siralar hangi kanalda bilmiyorum dogrusu!



Gecenlerde youtube'de cizgi film bakayim derken Cedric'i izledim oradan esti bu Chen'i yapmak.



Bizim asiklarda zaten küsmüsler ee bende bir aracilik edipte baristirayim dedim:D
Hee birde Cedric hep derki " 8 yasindaysaniz ve asiksaniz hayat cok daha zordur "
Ah Cedric sen büyüde asik olmanin her yasta zor oldugunu göreceksin evladim :D
NoT: Cedric hayranlarina birde Oyun, buyrun.

16

Kalbimde bir hüzün...

Kizimi krese birakip eve geldim.
Evde bir rehavet cöktü icime nedense, evi bos görmek bazen iyi olsada bazen kupkuru geliyor...

Birde kizimin sabah kön kön öksürmesi, " daha dün birsey yoktu" dedim.

Zaten 3 gece ates gecirip, daha iki gündür iyiydi.

Kre$e baslayali hastaliklari cogaldi!

Birde kac defa bezini islatip üstünü batirmis ve yedek kiyafetleri giydirilmis olarak buldum kre$te kizimi, en son dün yedeklerle aldim oradan!

Özellik kizimin cok sivi ictigini biliyorlar ama yinede belirli bir saatten önce degismiyorlar sanirim, belkide üsütüyor cocuk öyle islak kalinca!

Bugünde yedekleri giydirilmis görürsem kavga etmeye hazirim sanirim, ben özel krese vereyim para ödeyeyim islak biraksinlar...

Off off, yavruma kimse benim gibi bakamiyormus gibi geliyor, öylede zaten degil mi?

Anne olunca insan...

Onu en iyi ben anliyorum, huyunu-suyunu, neleri sevmedigini, suratinin seklinden ne demek istedigini...

Beni sardi bir düsüncedir gidiyor, kizimsiz kac saat ayri durmak zor olacak.

Simdi ögleye dek kre$te ve sabah gec götürüyorum zaten ama Eylül'den itibaren sabah 7'de falan gidip saat 16-17 'ye kadar duracak :(

Ben birkac haftadir bunu düsünerek üzülüyorum ama mecburen böyle olmasi gerek benim egitimim icin.

Sizce bencillik mi yapiyorum?

Ama onun icin iyi yönleride olacagina eminim, mesela ögle uykusuna alismasi gibi orada...

Kizim, hayattaki en degerli sahip oldugum $ey...

Seni cok seviyorum kizim, birgün bana simsiki sarilip " Anne, iyiki SEN benim annem olmussun " dedigin günleride görmek istiyorum, daha dogrusu sana bunu dedirtecek anne olmak istiyorum!
Kizima Not: Sayende annen kücüklügünü gördü kizim. Cocukluk resmim yoktu ve senin bana cok benzedigini duydugumda cok mutlu oldum her defasinda...
14

Blogum artik Uyu$uk degil :)

Arkadaslar cogundan sayfamin acilmadigina dair seyler duydum yani bayagidir.
Aslinda bende farkindaydim yavasligin cünkü bendede bazen takiliyordu.

Cilekli Süt'e sorayim dedim ve sagolsun eski temami yeniden kurdu ve fazlaliklari kaldirmisti, düzelmisti.
Yani eski temam fazla eklenti falan kabul etmiyormus!

Benimde yeni temayla ugrasacak vaktim olmaz dedim, ama yinede birkac tema aradim google amcadan öyle acelece.

Bu temayi buldum ve denedim eklentilerimi koydum birkac, o esnada disari cikacaktik böyle kaldi blog :D

Yani bu temayi ben sadece denemistim daha denemek istediklerimde vardi aslinda ama fazla temayla ugrasmakta istemiyorum, bu kalsin bari madem iyi gözüküyor sizede :D
Blogumu cok seviyorum ben yaa, bu blogspota tasinali tam blogcu oldum ama, size demistim burayi daha güncel tutucam diye :)
Yani buradanda anliyoruzki aslinda paylasilacak cok seyler var, herkesin hayatindan paylasimlarin olmasi bizlere okudukca belkide deneyimler kazandiriyor.

Blog insana bagimlilik yapar mi sizce? :) Neyseki iyi bagimlilik diyelim, yani nette bos dolanmaktansa...

Interneti acinca sizde ilk olarak blogunuza mi giriyorsunuz?

Bloga sevgimide birkez daha itiraf ettim bugün :) Sevgimizi saklamayalim degil mi, hayat bunu söylememize firsat verdigi sürece söyleyelim sadece bloga degil herkese, herseye olan sevgimizi ;)

Sizide seviyorum blogumu renklendiren güzel insanlar :)

(Bugün uykusuzum aslinda ama bir sevgidir fi$kiriyor benden :D )

12

Haydi hep birlikte Amigurumi Kalp yapalim

Tig ve ipi hazir tutanlar bugün ilk calismamizi yapalim mi?
Baslangic icin bir sekil olsun dedim.

Bugün amigurumi teknigiyle kalp yapicaz.

Önce ilk baslamayi bilmeyenler icin bir siteye yönlendirme yapicam baslangici göstermek icin buyrun.

Önce 6 kez dolduruyoruz ipin icini.

2. sira: Sonra hani her ilmegin üstü varya belirgin bir V seklinde, onlardan her birini iki kez dolduruyoruz. (12 V sekli(ilmek) sayin kontrol etmek icin :D )

3. sira: Bir ilmege bir kez, ikinciye iki kez batip öyle devam ediyoruz, yani her ikincide iki doldurma. ( 18 olacak toplam )

4. sira: Her ilmege bir kez batiyoruz, 18 ilmekte kalmis oluyoruz böylelikle.
Simdi yukaridakinden iki tane yapin, bunlar kalbin üst kismi olacaklar.Daha ortasi asagida bir kalp istiyorsaniz bir sira fazla örün.

Bu ördügümüz iki parcayi yanyana getirip birlesen kismini dikiyoruz, resimdede gördügünüz gibi.Yalniz parcanin birinde ipi koparmayinki örmeye devam edicez.

Ortalari birlesince kalan ilmek sayisi 36 falan olmasi gerek.

5. sira: iki parcanin etrafini bir kez dolanin örerek,36 ilmegi.

6. sira: 4 ilmek örün ve 5.yi atlayip 6.ya gecin. Yani 5.nin üstünden gecip kesmis oluyoruz.(30 ilmege düsüyor)

7. sira: 3 ilmek örüp 4. yü kesiyoruz, yani 5 ye batiyoruz direk 3. den sonra.(24 ilmek kaliyor)

8. sira: 2 ilmek örüp 4.ye batiyoruz (18 ilmek kaliyor toplam)

Bu dediklerimi sira boyunca yapiyoruz, bir nokta baslangic noktasi olacak ve orayi dolaninca bir tur sonra diger maddeye gecilecek yani!

Sonra bayagi agzi daralmis oluyor kalbimizin ve pamukla falan dolduruyoruz tam kapanmadan.
Son sirayi ise bir ilmek örüp digerini keserek o sekil devam ediyoruz bitene dek ilmekler.
Anlatmak gercekten zor bu tip seyleri, aslinda yaparken videoya cekmek gerek, ellerden daha iyi anlasilir belki :)
Umarim birer kalp yaparsiniz :)
Bunu canta süslemek icin, cocuklara aksesuar olarak yahut anahtarlik icin kullanabilirsiniz.
Baslangic ilmegini azaltip yahut cogaltip daha büyüklü kücüklü kalplerde yapabilirsiniz.
Haydi kolay gele, bu arada yeni bir amigurumi geliyor yakinda suan elimde örüyorum daha :)
7

Evimi kelebekler bastiiiiiiiiiii

Simdi bu yandaki resme aldanipta evimi kelebeklerle süsledim sanmayin :D
Perdede bir büyük kelebek gördüm, hersey bununla basladi...
Sonra esim gelene dek daha mutfaga girmedim, esim mutfakta kelebekle savasti ve "%70 cikti sanki" dedi.

Bir sonraki gün mutfakta isigi yakmamla büyük kelebegin meydana cikmasi bir oldu, ben gene hemen kacar :)

Bu defa esim " kesin gitti" dedi.
2 gün sonra bir gece Pc basinda otururken aniden lambaya dogru saldirmaya basladi kelebek, ben hemen banyoya :) Bu defa esim uyuyordu ve onu uyandirmak icin odadan yatak odasina gecmem gerekti, basima büyük havlu gecirdim ve hizlica yatak odasina kostum :D

Esimi uyandirdim, biliyor rahat edemeyecegimi , hemen kalkti ve kelebegi aramaya koyuldu, sonra buldu ve balkon kapisindan cikardi.

" Bu kesinlikle baskaydi, mutfaktaki degildi " dedi.

Birde "üstüme üsütme saldiriyo ne cins kelebekmis" diyor yaaa :D

Neyse ben o günden sonra camlari dikkatli acar oldum.

(Gerci gecen yil kocaman yesil cekirgeden sonra ben böyle oldum, aniden karsimda bulunca mutfakta, birde 3. katta oturuyoruz yani.)

Kücük kelebek gördüm sonraki günler evde, baktim her gecen gün cogaliyo, bir , iki üc, dört derken dün gece mutfaga girdim 6-7 yarim cm lik kelebekler dolasiyo.

Esime " canim kurtlandik mi nolduk, bu kelebekler nerden cikiyor böyle " diyorum.

O da " büyük kelebekler dogurup gitmislerdir, hem sen kelebek gibisin seni ziyarete geliyorlardir" diyor :D

Bugece olayi cözdüm ama, evde arastirmaya girince artik, kesin bir yerde birsey var kötü olan tahil tipi ve bundan kelebeklenme oldu diyorum ben gene.

Ve cekmecelerimden birinden birsey alacakken oradan minik bir kelebek daha uctu ve ben oraya iyi baktim ,gerilerde patlamis misir poseti delik desik olmus!

Halbuki ben cekmecelerimi temizleyeli 1-2 ay oldu daha, o zaman hatta hatirliyorum " bu misirlari atmayayim demistim (daha saglamlardi), annem Türkiye'den gönderdi nasil olsa dedim :D Sanki hatira :D

Mikrodalgada misir kolayima gittiginden hazirlardan, onu birakmistim öylece.

Siz siz olun böyle benim gibi bir kenara misir falan koymayin hatira niyetine :D

Kelebeklerimi öldürdüler Anne!

Sakin kıyısında uçuşan gönlümün
Cıvıldaşan uçmalara hazırken en uzak çiçeklere
Bulutları kapladılar karayla
Okları batırırken yüreğime
Acıdı hep bir yerleri kanadımın
Esir tutup birer birer
Kelebekleri öldürdüler anne!
Gönlümün sayfaları açıp herhangi bir yerinden
Kurtarırken kendimi sevinçlere bakıp
Sonsuzluğa ellerimi bağlayıp
Mutlu olayım bırakmadılar
İçimdeki buzdan atları salmışken özgür
Buzlar yüreğime değdi de üşüdüm anne
Gemim fazla dayanmaz fırtınalara
Gücüm senden gelirse dayanırım hayata
Hani incitmezdi kötülükler
Değmeyecekti kanadıma rüzgar
Üşütür sevgisizlik, ayrılıklar benden yana
Kolla beni ışığınla, yol göster bana
Dua eder gibi son kez dokun yüreğime
Rüzgarda uçuşan kartallara verme
Bekle beni yine okuldan gelirken kapıda
Nerde kaldın kelebeğim de
Orkideler diz gemimize
Kimse yakalamasın bizi
Son kalan gemi bu
Kelebeklerin gemisi
Hayallerimize yetişmesinler
Sen bana yeşili anlat
Kırmızıya aşkını
Pembe gülleri yelken yapıp kaçalım kıyıdan
Gel al beni kurtar buralardan
Sızım sızım sızlatır ayrılıklar
Gecelere bakamaz oldum
Ateş böcekleri mi yok, yoksa gözlerim mi kör
Bir yavru şahin uçtu yüreğimden
Kac yıldır büyüttüğüm
Onsuz üşüdüm dondum

Işığım bile sessiz, yalnızlıklar bekler köşe başında
Hadi gel desen gecenin bir yerinde
Gönlümün kırık çiçekleri açsa pembe pembe
İçimdeki kelebekleri öldürdüler anne!


Not: ( Anneme olan özlemimden paylasmak istedim, bu siiri netten okudum, yazari Perinur Olgun yaziyordu )


8

Emrah, artik cok GeC :D

Görümcem dün Emrah'i görmüs is yerine yakin ise giderken.
"Benden kisa" diyo birde :)
O öyle deyince ben eskilere gittim biraz...
Emrah'i cok severdim bir aralar, hani böyle cocuklukla genclik arasindaki dönemde!
Babaannemede derdim hep Tv'de görsem etsem yahut sarkisini dinlesem; " Babaanne ben Emrah'i cok seviyorum " diye.
O da " ee iyi kizim seni ona veririz o zaman " derdi :D
Bende " yaa babaanne o beni almazki " diye üzgünce söylenirdim :D
Simdi Emrah Bey taa pesimden gelmis haberim yok :D
Emrah maalesef cok geciktin, evliyim ve esimi seviyorum :D :D
 
Emrah artik Viyana'da yasiyor biliyor muydunuz?
Hemde tam benim oturdugum mahalle cevrelerindeymis ama tam adresi bende bilmiyorum, ögrenirsem paylasirim hayranlari icin ;)
Ona sormak isterdim eger birgün görsem " Neden Viyana'da yasiyorki! Baska ülkemi yok yahut Türkiye'den uzak durmak medyadan rahatsiz olmaktan mi acaba? "
Emrah eger bloguma ugrarsan birgün erinmede cevap yaz hee bak bir yazi konum oldun, az reklamini yaptim ne de olsa degil mi :)
11

Yumusak Kurabiye

Coook yorgunum ama bu kurabiye önerisini yazmadan uyumak istemedim.

Kurabiyeler hani biraz kitir kitir olur ama bu yumusak ve agizda hemen dagilan birsey oldu.

Tarifi aldigim sitenin ismi ARMEDA, burada seftaliye daha güzel benzetip yapilmis ama ben kendimce böyle olsun istedim. Belki gida boyasini cok sevmedigimden olabilir:)

Kurabiye seven varsa hemen denesin:)
Hemde davet yahut cocuk dogumgünleri icin yapilabilir.

Afiyet olsun simdiden:)
8

YeSiL CaY icmedin mi hala? Aaaaa :)

Yesil cayi özellikle cok severim!
Yaz mevsimi geleli biraz uzaklastim ama sicak degilde soguduktan sonra iciyorum...
Kisin en güzel yanida bu sicacik caylar benim icin:)
Yesil cayin faydalarindan bahsedicem ki icmeyenlerde hemen baslasinlar diye:)
1- Kanser Riskini Düşürür:
Bir antioksidan çeşidi olan polifenoller yeşil çayda bolca bulunur. Bu antioksidan çeşidi, kanser hücrelerinin vücudunuzda barınmasını zorlaştırır, kan damarlarındaki akışkanlığı güçlendirir.
2- Cildi Pürüzlerden Kurtarır:
Bir sıyrık, ısırık veya ufak bir cilt yaranız varsa, size çok ilginç bir yöntem söyleyebiliriz. Yeşil çay yapraklarını, demleme sonrası atmayın. Islanmış yeşil çay yapraklarına pamuk ile bastırın, daha sonra bunu cildinize sürün. Çay, doğal bir antiseptik görevi görür ve ciltte bölgesel kaşınmayı önlemede yardımcı olur. Güneş yanıkları veya akşamdan kalma gözaltı morlukları için de aynı yöntemi deneyebilirsiniz. Güneşe çıkmadan önce pamukla ıslatılmış yeşil çay özütlerinden cildinize sürebilirsiniz.
3- Kan Basıncınızı Düzenler:
Günde sadece yarım fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla %50 daha az hipertansiyon riskleri bulunuyor.Polifenollere geri dönüyoruz, yeşil çay içerisinde bulunan bu antioksidanlar, yüksek kan basıncını önler ve kan damarlarının büzüşüp daralmasını engellerler.
4- Hafızanızı Diri Tutar:
Yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada, günde en az 2 fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla daha az zihinsel gerileme ve idrak kabiliyeti sorunları yaşadığı gözlemlenmiştir. Bunun nedeni, yeşil çayın içinde bulunan antioksidanların, vücudumuzdaki serbest radikaller ile savaşması ve böylece beynimizdeki sinirlere ekstra bir koruma sağlamasıdır.
5- Genç Kalın:
Eninde sonunda ölecegiz elbet ama yasliyken saglikli bir dede veya nine olmak kim istemez? Torunlarimizla birer arkadas gibi olabilmeyi :) Bunamayi önler yani.
Günlük 1-2 fincan içeceğiniz yeşil çay sayesinde bozulan arterlerden, tıkanmaktan dolayı oluşan kolesterole kadar tüm sorunların oluşmasını engelleyebilir.

Yesil cay satiminda firlama olacak bu yazimdan sonra :D

Ben iciyorum ve saglikliyim cok sükür yoksa neden tavsiye edeyimki, cildinizede sürün bol bol, neymis o kremler yapmacik kimyasal seyler, en güzeli dogal kaynaklar dururken :)


Not: Kaynak RealAge sitesidir + benim kendimden kattiklarim :)
9

HaYiRLi KaNDiLLeR


Berat Kandilimiz mübarek olsun! Dualarda bulusmak ümidiyle...

Ebu Hüreyre Radıyallahu And’dan rivayet edildiğine göre:
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuştur:—“Şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde Cebrail (a.s) bana geldi; şöyle dedi:—“Ya Muhammed, başını semaya kaldır.
Sordum.—“Bu gece nasıl bir gecedir?
Şöyle anlattı:—“Bu gece, Allah-u Teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar.
Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar.
Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun.
Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teala onları bağışlamaz.

Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi: "Ya Muhammed başını kaldır.

Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış.

Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: "Ne mutlu bu gece rüku edenlere.
İkinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Bu gece secde edenlere ne mutlu". Üçüncü kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece dua edenlere ne mutlu." Dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu: -"Bu gece, Allah'ı zikredenlere ne mutlu". Beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu."
Altıncı kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Müslümanlara ne mutlu."
Yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın.

Bunları gördükten sonra, Cebrail'e sordum: "Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?
Şöyle dedi: "Ya Muhammed, Allah-u Teala, bu gece, Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azat eder."

- Hz. Ayşe Radıyallahu Anha anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri, Nıfs-u Şa'ban gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder."



6

Ey SöZüMü i$iTeN DoSTLaRiM

Ey Sözümü İşiten Dostum;

Söz, yürekten çıktığı zaman ancak yüreğe gider.
Sen de sözlerini yürekten söyle.
Sana söyleneni iyi dinle.
Yürekten geleni al, keder vereni bırak.
Güzele çağıranı al, boş olanı bırak.
Rûhunun istediğini al, istemediğini bırak..

Hayat önemlidir.
Neş’elen ve gül.
Hüzünlen ve ağla.
Ne yaparsan yap, ama Allah rızası için olsun yaptığın.
Gördüğün göreceğin Allah rızası için olsun...
Sana rahmet veren Rahman’dır.
Merhamet veren, şevk veren, ümit veren, sevinç veren, hüzün veren.
Sana yoldaş olan Rahman’dır.

İyi bil ki, hiçbir yerde bir başına değildin.
Bundan sonra da olmayacaksın.
Her zaman yanında olan Rahman’dır.

Asla üç şey olma. Ümitsiz olma. Şükürsüz olma. Sabırsız olma.

Mevlâ’yı bilen ümidi bilmeli.
O’nu bilen şükretmeli.
O’na inananın sabırlı olmalı her ameli.

O seni terk etsin, peşinden koş git.
O yüz vermesin, sen ona yalvar.
Sana, bilmen gereken ve öğrenebileceğin en değerli şeyi haber vereyim mi?
Sahip olabileceğin en kıymetli şey, imanındır.
Allah’a inan, mutlu ol.
O’na dayan, güçlü ol.

Kimsen yok mu?
Sözünü dinleyen, acını paylaşan, sevgine sevgisini katacak, kimsen yok mu?
Sen ister “şu var” de, ister “bu”, istersen “yok işte, kimsem yok” de;
hakiki bir dostun kesinlikle var.
Sözünü dinleyen, acını paylaşan, sevgine sevgisini katan ebedî dostunu, Rabbini unutma!
Ey Sözümü İşiten Dostum;

Sözlerim bitti.
Işığım söndü.
Kandilim tükendi.
Sen bana kulak ver de, sözleri bitmeyene, ışığı sönmeyene, kandili tükenmeyene kulak ver.
O’nu sev.
O’na kendini sevdir.
O’nun sevdikleriyle doldur yüreğini.


Not: Bu yazi mailime gelen bir yaziydi, kendim cok etkilendigim icin paylasmak istedim.
10

MoR HoPPi

Kizim Trt Int'deki Elma Kurdu programini severek izliyor demistim daha önce.
Oradaki özellikle su aygirina bende cok bayiliyorum, ses tonu ve konusmalarina :)
Esim kizimla oynarken bazen onun ses tonunu yapmaya calisiyor :D




Neyse iste oradan gelen sempatiyle bir su aygiri örmek gerekti :)
Ördüm ve sonuc bu cikti iste!

Tam istedigim gibi düsüremedim, ayakta duramiyor cünkü ayaklarini cok ince yapmisim ve öne dikmisim biraz, burnu büyükya ondan yükü öne dogru ve cabuk düsüyor :)

Esim gözlerini sevmedi pek, su aygiri iri gözlü olmali dedi, hakli aslinda benimki Japon su aygiri olmus :D


Bende bu hazir gözlerden yapistirdim ama kizima dayanirmi koparmis bile kreste gözlerini :D


Bu arada ip ve tig ile bekleyenler, bu yapilmis hazirdi yani size söz vereli birsey örmedim daha :)


9

Bilgili Koca :)


Karı - koca birlikte tatile çıkarlar.

Gittikleri yerde kamp kurarlar.

Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.

Adam uyku sersemidir;güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:'Ne oldu?Ne istiyorsun?' diye sorar.

Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.'

Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:-'Bunun için mi uyandırdın beni?.Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.

Karısı tekrar sorar:
Peki, bu sana neyi gösteriyor?

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

'Teolojik olarak Allahin kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum.
Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.
Astronomik olarak galaksilerin,yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.
Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.
Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.

Niye sordun bunu bana?

Sana neyi gösteriyor?

'Necati, çadırımızı çalmışlar!

Back to Top