15

Bu bloglari görmüs müydünüz? (1-10)

Simdiye dek reklam panomda yer almis olan bloglardan ilk 10 tanesine bir kez daha göz atalim ne dersiniz :)
Özellikle bazilarini gözden kacirmis olanlar icin... 
(Resimlere tiklayarak bloglara ulasabilirsiniz).
"Bu Reklam Panosu'da neymis?" bilmeyen varsa, detaylar icin tiklayiniz.




















*Burada bir tane daha blog vardi, kendisi bazi sebeplerden ötürü silinmistir!


13

"Sigara böreği" demeyin bana

Sigara böregi...
Ee ne olmus börege, cok severek yeriz degil mi?
Yaa börege birsey olmadida benim gicik oldugum bir husus var burada.
Niye sigara böregi?
Malzemelerini biliyorum, bolca yapiyorumda, icinde sigaraya ait hicbirsey yok...
Seklinden desek, bu olsa olsa puro böregi olur diycem!
Hem dünyada, lügatlarda baska bir isim yok mu ki, kalmadi mi?
Eminim böregin agzi olsa konusabilse o da sikayetci olacakti bu durumdan, ben onun adina yaziyorum :P
Bu ismi veren kisiyi hayal ettim gözümde...
Cok sigara icen, disleri artik sigaradan sapsari olmus, dis temizligi neymis umrunda olmayan, yediklerini mümkünse sigaraya benzetmeyi seven...

Ben bunu daha önce farketmedim bile rahatsizlik vermemisti cünkü agiz aliskanligi olmus "sigara böregi" diyordum bilincsizce.
Benim 5 yasinda kizim var, cocuga "kizim gel sigara böregi ye" demenin ne denli yanlis oldugunu bu yil farkettim daha... Resmen cocugun aklina, kulaklarina sigarayi asilamak bu. Bu böregi seven cocuk sigaraya sempati bile duyabilir...
Benim icin öyle bir isim yok, birkac aydir cok dikkat ediyorum söylerken...
"Rulo börek, cubuk börek" koydum ismini...
Kizimada acikladim bunu, sigara sagliga zararli birsey, bu ismin güzel bir börege yakismadigini...vs.
Birkac defa yine "sigara böregi" kacti agzimdan, kizim beni düzeltti hemen (maasallah) "Anne rulo börek mi" :)

Sigara icmeyen biriyim ve hayatima hicbir sekilde dahil etmekte istemiyorum! Esimde cok sükür 4-5 aydir sigarasiz saglikli günlere gecti :) Üstü basi daha güzel kokuyor :) Bunu senelerdir dilemistim, kendi istemeyince insan birinin tesviki yahut zoruyla olmadigini anlamis oldum...

10

❀ Pimp my Pinnwand ❀

Kapi arkasi benim kösem olacakti ve düzenlemek istiyordum, henüz bombos bir masa vardi en son gördügünüzde.
Masanin üst kismina genisce bir mantar pano aldim. (Mantar panoyu bu boyda heryerde bulmak mümkün degil, cogu yerde kücük boy vardi. Ben Baumax'tan aldim, 12 euro civari).
Klasik kendi rengi pek sade ve okul havasi verdi..."Bunu bir sekilde baska sekle sokmaliyim" diye düsününce kumas ile kaplamak oldu ilk aklima gelen fikir.
Oraya uysa uysa puantiyeli siyah-beyaz yakisir dedim ama maalesef onu bulamadiysamda baska yine uyumlu ve hatta yumusacik bu gördügünüz kumasi buldum.
Metresi 8,90 euro olarak indirimdeydi hemde, bende daha devamina bakmadim hemen karar verip aldim. Bu kumasci gezerken ilk tercihim olan bir Cadde'de (Mariahilferstr.) görüp görüp icine bir türlü girmek nasip olmamis bir yerdi. 

Viyana'da kumas almak isteyenler olabilir diye yaziyorum ismini, Komolka Stoffe Vienna. Internet sayfasi mevcut ve online siparis veriliyor sanirim...

Yani toplamda yaklasik 20 euroya malolmus oldu bu is bana.
Hazir böyle birsey hem bulamazdim, hemde yapmasi cok eglenceliydi bunu kacirmis olurdum :) (Civi yerlerini kelebekle kapadim resimde, sevimli bir obje bulup yapistirmak istiyorum...)

Sonuc benim icime sindi diyebilirim, peki sizler nasil buldunuz?

7

Içsel Yolculuk

Elif Safak- Siyah Süt kitabini okuduktan sonraki duygularimdan bazisini yazmak istiyorum.

Genel olarak iyi bir kitapti. Yalniz okurken logusa bir insan icin biraz endise yaratabilirmis gibi geldi, okuyup unutmak icin demisti gerci kitabin basinda. Ama bazen unutmak insanin elinde olan birsey degildir...
Ben logusaligi yasadigim icin öncesinde cok sükür iyi gecirmisim diyorum, gurbetin tüm yalnizligina-sorunlarina ragmen...
Bence kitabi en cok bir kez logusalik gecirmis olanlar okusun :P

Kitaptaki ic seslerin isimleri ilgincti, pek sempatik gelmedi her defasinda o uzun isimleri okumak...

Bir yerinde hayati anne karnina, insanida bir bebege benzetilmesi cok etkiledi beni. Evet öyleydi, asil dünyaya dogacagiz daha...
"Ask" kitabi ile kiyaslama yapamiyorum, o cok cok güzeldi cünkü.

Birde gecen Elif Safak kitaplarina bakarken Kitap Fuari'nda, adama sordum niye bu kadar pahali diye (Iskender 13 euro civariydi). Genel olarak yayinciliga atti sucu, o yayinevi hep pahali basiyormus...
Pekte begenmiyormus adam Elif Safak kitaplarini...Böyle "siz sevdikce fiyatlar cikiyor iste" diyor birde bana :D

Bu siralar siradaki kitabimida okumaya baslasam iyi olacak...

Esim aksam koltukta Peygamberimizin Hayati'ni okudu birkac saat, biraz tarihsel acidan bir kitap, savaslar...vs. hersey var. O okurken ben huzur doluyorum ( bir yil öncesine dek hic kitap okumayan birinden söz ediyorum, Allah'im ona öyle isik veriyorki ilerliyor cok sükür...)
27

Onunla en son ne zaman göz göze geldik?


Sizce hayatın en çok okunan kitabı hangi kitaptır?
Ve hayatta en çok yazılıp, çoğaltılmış olan kitap hangi kitaptır?
Tanıyor musunuz öyle bir kitabı?..diye sorsalar..
Süphesiz ki Kuran-ı Kerim denilecektir..
 
Denilecektir denilmesine ama gelin görün ki, ortada çok hazin bir gerçeklik var..
Ve bu hazin durum yürek yakıyor..
Neden yürek yakıcı?
Okundukça en anlaşılmaz kılınan, hayattan koparılıp atılan, hayattan uzaklaştırıldıkça, kendisine varılabilecek yolun, zahmet yokuşuna dönüştürüldüğü, eşsiz bir kaynak...
Ölülerin arkasından okunan, onbir ay geçtikten sonra, on ikinci ayda anlaşılmak yerine, zinhar okunan ve süre bitince, kabına istiflenip duvara asılan, kendisine yapılan bu muameleyi hak etmeyen hayatın en önemli kaynağı...
Insanlık için gönderilmiş olmasına bakılmaksızın, hayatın içinden dışlanması hüzün vermiyor mu size?..
 
Sahi onunla en son, ne zaman göz göze gelmiştiniz?..
Başkası için değil, kendiniz için gönderilmiş bir kitap olduğunu, hiç düşündünüz mü?..
 
Unutmayın yüreğimizi açmaz isek o kitaba, o Kerim olan kitap kapısını asla aralamaz bize.


"Mailime gelen bir yaziydi.
Gercekten hakkini veremiyoruz yüce kitabimizin...Gecen elime aldigimda bunu farkettim, tam yazida bahsedileni (maalesef). Degisiklik olsun dedim ve ayetleri anlamaya calistim okurken anlamindan, bunu daha cok yapacagim insallah.
Resimdeki gökkusagi Kur'an-i Kerim'i cok sevdim, ilerde birgün kizim ögrendiginde ona hediye etmek isterdim...
Hayirli Cumalar"

17

Kızıma misafir olduk

Bu post bol resimli az yazili olacak :) Alisilmisin disinda yani...

Bugün kizim Dilanur'a konuk oluyoruz, bakalim bize neler gösterecek :P

Evinin girisini seviyorum, sizde sevdiniz mi? 
Posta kutusunda bir mektup görünüyor, kimden acaba :P

Kendisi bugün pek bir süslenmis bizim icin, yüzük falan...
(Gecen kizimin yüzük taktigini görünce tuhaf oldum, daha bir büyüdügünü hissettim...)


Evinde tek misafir biz degilmisiz, sevdigi iki arkadasinida cagirmis...
(Bu isimleri vermek istedi cizdigi karakterlere, yoksa böyle isimde arkadaslari yok...)


Önce elma ikram ediyor :P Pek bir meyve sever bu kiz da :)
(Anaokulunda yaptiklari bir elma...)


Tüm aile ile tanisacagimi hic beklemiyordum dogrusu :P
(Kendileri kumpir olmus patates ailesi :D Yüzü karisik olanini kizim cizdi :P Yerken ama tavsan kulakliyi secti. Babayi esim ve anneyi ben cizdim :P Yakinda herseyi boyayan aile olacak adimiz, fistiktan sonra patates :D )


Bahceye gecirdi bizi, hayvanda besliyormus. Özellikle ucabilen ve tek boynuzu olan atlara ilgisi var sanirim...
(Hemde nasil, fotograf kendisine aittir)


Aman Allah'im bu kizin bahcesinde mum büyüyor :)
(Mutfak caminin kenarindaki saksiya mum dikti gecende  nerden aklina geldiyse, bu sira böyle duruyor...)


Devaminda bahcesindeki dev kaktüs dikkatimi cekiyor, pek bir ürkütücü dikenleri ...
(Aramiza yeni katilan, aslinda minicik olan, özellikle bol dikenli secilmis kaktüsümüz)


Bahcesinin kenarinda garaj var. Bu kiz bir araba koleksiyoncusu olmali diyorum!
(Arabalara meraki var, gecen sürpriz yumurtayi prensesli degil araba cikanindan secti mesela...)


Bahcenin bir kenarinda annesini sevdigine dair agaca kazinmis yazilar buldum.
(Bu resmi yapan pamuk ellerini öperimde öperiiim :) Mama, anne anlaminda kullanilir burada.)


Eve geri davet ediyor bizi, meger org ile müzik ziyafeti cektirecekmis :)


Bir ara gözüm duvardaki havlu kagittan yapilmis sanat eserine takiliyor :D
(Ben bir sekil yapinca o da aynisini yapti...)


Okumayida seviyor anlasilan, kitapligina göz atmadan olmazdi degil mi?
(Kendi cektigi bir fotograf...)


Cok yönlü birisin dedik kendisine, bir yönünü daha gösterdi ki, tek araba koleksiyonu degil kalem koleksiyonuda yaparmis.
(Gecen hepsinin ucunu sivriltirken, parmagim su topladi ve bukadar kaleminin oldugunun farkinda degildim bunu anladim, 120 tane falan vardi...Daha kalem almak yok dedim...)


Cocuklar icin birde böyle bir park projesine katilmis. Bu kiz babasinida cok seviyor olmali ki babasi icin calismis bu projede ve babasi suan bu proje resmini dolabinda sakliyormus :p


Son olarak ise bize su mesaji verdi bilgisayarinin ekranindan beri " KelebekGibi "
(Sanirim bu isimli blogu okuyun diyor :D )

Bu özel, macerali dakikalari yasattigi icin Dilanur'a tesekkür ediyorum. 
Cok misafirperver buldum kendisini ve cok sevdim.

Ya siz?


Not: Kendisinin ilk resim sergisini görmek isteyen buraya tiklayabilir.

10

Kapı arkası Home Office olur mu?

Güzel bir pazartesi gününden merhaba :)
Sabah kizimi babasiyla krese gönderdim (15 gündür tatildeydi ve evdeydi, bugün baslamis oldu yine).
Sonra esim gelene dek (30 dakika), sacimi yikadim-kuruladim, yüzüme peeling yaptim-kremledim, ardindan taktim Fittnes Dvd'mi ve 5 dakikalik isinma hareketi yaptim, devaminda cayi demleyip yanina menemeni yaptim. Ben yaparken o gelmisti ve birlikte kahvalti ettik. O biraz Ney calisti ki kendisi beni gecmis durumda suan düzgün az az ses cikariyor...

Devaminda gözüm yeni bilgisayar masama takildi. Aslinda cok ani kararla alindi bu. 
Esim bana hediye olarak bir süslenme masasi almis. Elinde aldigi kagidini uzatti bana yapmacik gülümsedim o an, cünkü ben böyle birseyi cok istesemde bu eve istemiyorum, bu ev 60 metrekare bile yokken bunu nereye sigdirayim, bir yerlere yerlesir ama istedigim gibi olmazki...
Her taraf esya dolu sevmiyorum hem ben. Onu ileride daha genis evim olunca o zaman istiyorum. Esime bir süre sonra bu duygularimi söyledim. Aslinda istedigim; kocaman bilgisayar masamiz yerine daha az yer kaplayan ve kapi arkasina sigabilecek birseydi, böylelikle hem yer bosalacakti...
Esimde bunun mantikli oldugunu kabul etti, süslenme masasini degisip yerine böyle istedigim tür sade bir bilgisayar masasi aldi. (Eski bilgisayar masasinada hemen ilani verdigim gün alici cikti netten, cok uygun verdim amac evden gitmesiydi cünkü...)


Simdi ben istiyorumki burasi bana özel bir bölüm olsun, istedigim gibi düzenleyeyim.
Ama güzel bir fikrim yok simdilik. Örnek bir resim paylasiyorum, buna benzer birsey olabilir...
Bende bir pinnwand var ve kendi renginde degilde kumas ile kaplamak istiyorum onu, yalniz keske puantiyeli bir kumasim olsa... Gecen Ikea'da baktim ama cok sert tür bir tane vardi sadece...
Internetten alsam bir metre kumas icin gönderme parasi ...vs giriyor icine. Türkiye gibi degil burada öyle kumasci bulmak daha zor...
Hic acele etmiyorum, tam aklima yatan bir sekle girene dek biraz ugrasirim... 
Önerileriniz neler?

20

Cumartesi güzel gün :)

Bugün yazmak istedigim birkac konudan birini secip yazi eklemekti amacim... Maalesef yine baska birseylerle vakit gecirerek bana ayrilan süremin sonuna gelmistim farkettigimde :P
Mesela blogumun Header'i degisti, nasil olmus? Ben sevdim böyle puanli puanli :) Arada yapilan degisiklikler bir tazelik katar ortama diye düsündügümden blogumda da bunu uyguladim.

Biz bayanlarin ortak bir özelligi olmali bu, ara sira tazelemek, tazelenmek... Tipki annemin birseylerin yerini degistirmeyi sevdigi gibi...Babaminsa sevmedigi gibi :P

Ee yazacaklarimi yazamadim bari icimden gelenleri yazipta öyle uykuya dalayim diye düsündüm.

Günüm iyi gecti, evdeki huzuru hissetmek ne büyük nimet Allah'im, sana binlerce kez hamdolsun.

Biz genelde günde 2 ögün yiyen bir aile olarak, kahvalti ettik ve aksam üzeri kumpir yapip yedik.
Esim kumpir malzemelerini hazirlayip dograrken bende kurabiye yapmaya koyuldum.
Tarif ararken karsima ne cikti biliyor musunuz, kendi blogum :D
"Allah Allah nezaman yapmisim ben bu kurabiyelerden" dedim önce, sonra hatirladim tabii."Blog yazmanin avantaji bu iste kocacigim" diye esime ise yarar birsey yaptigimi kanitlamaya calistim :P

Disarida da yagmur atmaya basladi ve ben daha bir mest oldum sanki, mis gibi tarcinli-portakalli-bademli kurabiye kokusu doldu evin icine...
Kumpiri cok kacirinca esim kurabiyeleri is yerine götürüp orada yiyebilecegini söyledi ve paket yaptim ona.
Birde hosuma giden birsey varki, esimin sonradan isyerinde yerken ekstra bunun icin aramasi ve "eline saglik" demesi. Bunu hic ihmal etmeyen biri oldugu icin cok sansliyim. Herzaman söyler ve devaminda Allah razi olsun der...

Sonra prensesimin banyo sefasi vardi bu aksam. Kizim yine elleri ayaklari kiris burus olana dek durdu suda. Yanina 5-10 oyuncak alinca tabii, üstüne birde genis hayalgücü eklenince ne oyunlar cikiyor banyoda. Tiyatro ekibi gibiydiler...

Tüm bu anlattiklarimi yasadigim icin mutluyum :)
Ee ne demisler mutluluklarda paylasildikca büyürler...
Ve ben de simdi paylastim :) 

Güzel bir pazar günü gecirmeniz dilegimle...

Birde kar yagsa süper olurdu, öyle bekliyoruz bu yil.

4

Çocuk ve Dergisi :)


Bu ayki Ala Aralik sayimiz Ocak ayinda elimize gecti. 
Genel olarak Avrupa'ya dagitim daha gec oluyormus, Türkiye'den bekledikleri icin. 
Gec olsunda güc olmasin diyorum :)
Kizim gecen ayki Ala Cocuk ekinden beri bu ay daha bir bekledi derginin yolunu, "Nezaman gelecek Ala dergimiz?" diye sordu birkac kez.
Öyle güzel "Ala" deyisi varki birde :)
Dergi tamda kardesimin gönderdigi Ney ile ayni günde geldi. 
Bir günde iki mutluluk oldu bize.

Kizim dergisini eline alir almaz daha kahvalti etmemistik "Anne burayi okur musun, anne su oyunlari oynayalim mi..." diye tutturdu. 
Bende bir-iki sayfa okudum ve sonraya erteledim devamini.
Birazda babasiyla devam ettiler derken derginin tamamini kisa sürede bitirmis oldu sabirsiz kizim :)

Dergi'de yapmaya birsey kalmayinca; 
"Anne bir sonraki dergi nezaman gelecek?..." 
"Kizim bu ne acele dur bu daha yeni geldi, bir ay sonra digeri gelecek, her hafta dergi göndermiyorlar bize" :D
"Off yaaaaaa cok mu bekliycem"
"Sabreden dervis muradina ermis degil mi Dilanurcum" 
(Son zamanlar kizimin benden cok duydugu atasözü :P Gecen ben acele ederken aynisini bana dedi...)
Not: Resimdeki Cep Ajandasina dikkat diyorum, pespembe. Icide tam istedigim gibi, cooook begendim :)

18

Senin bir ismin olmali Ney...♥

Bugün zil caldi ve beklenen postayi almak icin dogru kapiya...
Kardesime bundan bir ay öncesi bir Ney siparisi vermistim, o Istanbul'da, hem fiyat olarak daha makul olur diye düsündüm. Ama o Aralik ayi icinde dogumgünüm gectiginden, bunu bana dogumgünü hediyesi olarak gönderdi :) Birde dayisi kizima eglenceli bir kalem yollamis Ney ile birlikte, cok sevdi ve tüm gün kullandi.
Farkettimde artik kizimda gelen paketlere postalara bayiliyor, benden önce acma girisimlerinde bulunuyor, yaris ediyoruz adeta :D
2012'de bir enstrüman calmak istedigimi dileklerim icine yazmistimya hani, aklimda Ney vardi...

Önce ondan gelen mis kokuyu farkettim, güzel bir koku vardi üzerinde.
Sonrasi ise $öyle gelisti;
Ilk bir saat icinde Ney'e üfledim durdum ama sadece nefesimin gittigini duymaktan baska ses cikmadi, o ara sinir oldum hafiften :P Sonra "Bu Ney sana sabri ögretecek" deyip kendime yeniden denedim. 
Bir ara hafif ses duydum ve sevincle kahkaha attim, kizimda benimle gülüyor :D 
Bir süre sonra farkettim o ses sadece dudagimin cikardigi isliga yakin bir sesmis (islik calamamda normalde :S)...Bu arada basladim yine kendi halime gülmeye, ben gülüyorum kizimda gülüyor bana bakip bakip :D
"Bazisi birkac gün, birkac haftada ses cikariyormus, sende ne cabuk sevindin öyle havaya giriyordun söndün :D" diye söylendim kendime...
Bir süre mola verdim, sonra yeniden denemeye koyuldum. Neyle olan bu ikinci saatin icinde bu defa gercekten ses cikardim ve arada bir tekrarliyorumki ses cikarmaya agzim alissin iyice diye :)
Yalniz bu ses böyle duydugum kulaga cok güzel gelen bir ney sesi gibi degilde kalin biraz, acaba zamanla mi ses oturacak yerine anlamadim gitti :P Borazan sesi gibi benimki :P
Suanda neyimle gecirdigim ilk günümün sonu, biraz tansiyonum düsmüs olabilir üflemekten, birazda dudaklarim uyusmus gibi olabilir ama mutluyum :)
En azindan ilk gün ses cikarmak bir basari oldu bana.
(Besmele ve abdestli baslamanin faydasi olmus olabilir mi...)
Bu konuda arastiriyorum ve blogumda da paylasirim arastirmalarim dogrultusunda, yeni baslayanlara da destek olmasi amacli ;)

Aranizda Ney calan birinden püf noktalarinin özetini almayi cok isterim :)
Yardimci olmak isteyen?

Canim kardesime tesekkürlerimi gönderiyorum buradan da, ögrenince ona özel muhakkak calmayi istiyorum birgün...

"İkiye ayırdılar seni, can denen şeker kamış dalından
İçin boş, yok bir tek bir kıvrım, sinen delik deşik, göz göz...
Feryadımı hafızana kaz, bir kez inle benim için derinden!"

3

KeLebekLer Sonsuza Uçar...

Kelebekler insandan daha mutlu yaşadı ömrünü…
İnsanoğlu ise onlarca yıla sığdıramadığı ömründen mutlu olmayı başaramadı…
Doğum ile ölüm arasında sıkıştı kaldı insanoğlunun ruhu ve sonunda ölümün gideceğini bildiği için, hayatını keşmekeş içinde tüketti…
Kelebekler ise anladı hayatın değerini…
Sadece bir gün yaşadı kelebekler…

 
Kendisini yaratan kudretin sanatının işlediği kanatlarını gün ışığıyla çırpmadan önce, günler boyunca bir koza içinde, karanlığın zulmetine katlandı…
Bir kelebeğe dönüşmeden önce, ipek böceği olarak çektiği o zulmetin paha biçilmez hediyesini, ipek kozası olarak bıraktı insanoğluna…
İnsanın paha biçemediği ipliğe, kelebeğin dünyaya geldiği yaşamın rahmi oldu…
İnsanın onlarca yıl yaşadığı halde, değerini bilmediği, kısa bulduğu ömre inat, kanatlarındaki Yaratanın fırçasından çıkma sanatı gösterdi insanoğluna, kısacık hayatının her anında…
 

Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler…
Ve hayatın ne demek olduğunu, insandan daha iyi bildiler…

 
Hayatın bir ateş olduğunu, yakıp kül ettiğini anladılar ve ateşe pervane oldular.

 
Dört kelebeğin öyküsüdür;
Dört kelebek ateşin gerçek sırrına ulaşmaya karar verirler…
İlk kelebek ateşin uzağından geçip gelir ve şöyle der;
"Ateş aydınlatan bir şeydir."
Bu gerçeğin tam bilgisi değildir…
İkinci kelebek ise ateşe biraz daha yaklaşıp döner ve şöyle der;
"Ateş ısıtan bir şeydir."
Bu da gerçeği anlatmak için eksiktir…
Üçünü kelebek ateşe iyice yaklaşır, alevler kanatlarına değer geçer ve döndüğünde, "işte ateşin gerçek bilgisi" der, "ateş yakıcı bir şeydir."
Dördüncü kelebek bununla yetinmez.
Ateşin çevresinde döner, dolanır, kavrulur ve birden bire ateşin içine dalarak bir an parladıktan sonra, alevlerin içinde görünmez olur…
Ateşin gerçek bilgisini anlayan tek kelebektir o…
Ancak bunun artık diğerlerine anlatacak durumda değildir.
Anlatmasına gerek de yoktur…
 

Hiç kimse ateşin ne olduğunu başkasının anlatmasından öğrenemez... Ateşe ancak dokunarak öğrenilir, onun ne olduğu…
 

Hepimiz bu öyküdeki dördüncü kelebek olmayı düşlüyor ama ömrümüzü diğer üç kelebek gibi tamamlıyoruz.
 

Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler…
Ömrünce gerçek aşkı bulamayan insana inat; ateşin aşk olduğunu bilerek ve aşk için yanmayı bilerek, 
nihayetin de SONSUZA UÇTU KELEBEK...


Not: Mailime gelen bir yaziydi, begendim, paylasiyorum...Ƹ̴Ӂ̴Ʒ

15

2011 Istatistiklerim

2012'nin ilk yazisi olarak blogun gecmis yilinin degerlendirmesi mahiyetinde bir yazi yazmak istiyorum.
2011 yaz mevsiminden itibaren blogumla daha cok ilgilenmeye baslamistim ve ilgilendikce ziyaretci sayisinin cogaldigini gördüm. (Öncesi derslerden dolayi bir göz atip cikiyordum...)

Blog emek verdikce güzellesiyor tipki bir cicek gibi :) 
Blogu daha öncede evlilige benzetmistim bakalim daha nelere benzeticem :P

2011'de 77 yazi yazmis, 600 civari yorum almisim.
Suan icin izleyici sayimiz 571 (tesadüfki Peygamberimizin dogdugu yil :) ), ayrica 620 civari e-mail ile aboneligi olan var (bunu gösteren göstergenin rengini degiseyim derken sadece 0 göstermeye basladi ve kaldirdim, belki 24 saat beklemem gerekiyordu...)

Bu yilki yazdiklarimdan en cok görüntülenmis üc yazi: 1-Liebe ist, 2-Glossy Box, 3-Yumurtaya Yüz.

En cok ziyaretci getiren ilk üc link: 1-Google.com.tr, 2-Cati Kati, 3- 10 Marifet.

En cok hangi kelimeler aranilip ulasilmis:  kelebekgibi, emrah, elissa, pasta asciutta, sürmeli gözler, kurabiye. (Bunlardan en cok ilgimi cekeni Emrah, onunla ilgili burada bir yazim vardi hepsi o ama hergün bunu arayip bloga giren var, bayagi hayrani var anlasilan...)

Bloga girilen tarayicilar: 1-Internet Explorer, 2-Firefox, 3-Chrome, 4-Safari...

Ülkeler: 1-Türkiye, 2-Almanya, 3-Amerika, 4-Avusturya, 5-Hollanda, 6-Isvicre, 7-Rusya...

Son zamanlarki yaklasik günlük ziyaretci sayisi 700-1000 arasi.

Ayrica bu yil blogumun Facebook sayfasini actim ve orayida ayri seviyorum, blogumdan daha güncel oluyor. Hepinizi bekliyorum sayfama :) (Suan 139 kisiyiz)

Birde az kullanilmis yahut tamamen yeni esyalarimi satisa sundugum KelebekGibi's Garderobe ve onun Facebook sayfasini actim.

Genel olarak 2011 benim icin güzelliklerin basladigi bir yildi, 2010'a (hayatimin dibe cöktügü yila) inat cok güzel gecti... Yukari dogru cikisa gectigimiz sekilde devam ederiz insallah.

Bu yilin ilk yorumu kimden gelecek acaba :)

17

12 iSTeK

Mimleniyorum arada ve belkide sonra cevaplamayi unuttuklarim oluyor, araya yazmam gerektigini düsündügüm öncelikli yazilarim giriyor...
Birkac blogcu arkadas beni mimlemisler sagolsunlar, Merve, Fikr-i Ala, Zelisle ve Sihirli Kokosh (unuttuklarim varsa lütfen hatirlatiniz).
Her mim konusunu sevmiyorum ama bu 12 dilek-(dua) olani hosuma gitti. 
Uyku beni cekmeden bir an önce yazayim o halde dolu kafayla:

1- Önümüzdeki 2012 yili icin ilk olarak yuvamda saglik ve huzur isterim, bunlarsiz gerisi bos geliyor cünkü...
2- Karsima öyle kisiler ciksinki bana hayat yolunda iyi arkadaslik etsinler, güzel kalpli, güzel düsünceli kisiler...
3- Bu yil bir enstrüman calmayi ögrenmeyi isterim... Ayrica güzel fotograflar cekmeyi ögrenmek, bunun icin önce dijital kamera devrini sonlandirip SRL sahibi olmak isterim...
4- Tembelligi birakip hep erteledigim birsey olan spora baslamak ve devamini getirmeliyim...
5- Esimle Umre'ye gitmek istiyoruz (bu yil zor gibi gözüksede Rabbim isterse bize mümkün kilar eminim...)
6- Ailem, kardeslerim, sevdigim kisiler, severek takip ettigim blog sahipleri hep mutlu olsunlar...
7- 2012'de okul hayatina baslayacak olan kizima tüm okul hayati boyu basari dilerim.
8- Dünya hayatinin yani sira ahiret hayatim icin hergün azda olsa birseyler yapabilmek, Allah'in rizasini kazanmak...(Kur'an-i Kerim'den, Risale-i Nurlardan birseyler okuyup ögrenip hayata gecirmek...)
9- Annemi ilk kez yasadigim ülkeye getirmeyi planliyorum,kizi nerede yasiyor görsün kadin 10 yil oluyor nerdeyse (cok gec bile kalinmis birseydi bu...)
10- Isterimki giyim tarzimi artik oturtayim (henüz tam icime sinen beni bulamadimda...)
11- Daha önce hic denememis oldugum birseyler deneyeyim bu yil, yeni birseyler ögreneyim, daha cok kitap okuyayim...
12- Güzel hatirlayacagim, sevgidolu, sürpriz dolu, rengarenk bir yil olsun isterim...


Aslinda ben bu listeyi uzatirda uzatirim, fazla ac gözlülük yapmadan ve mim kurallarini ihlal etmeden biraktim :P 

Ben yazmak isteyen herkesi mimliyorum, kolay gelsin :)

20

Alışveriş ve Alışvermeyiş

Bir alisveris yazisi yazmak geldi bugün icimden, belkide eski okuyucularimdan olan Ayse Gelin bunu istedigi icin beni yazmaya tesvik etmis olabilir :) Yoksa yazacak ilhamlar gelmis degildi, bir sürü yazilacak konu birikmis olsada...
Ne yazsam diye düsünen bir blogcu var mi aranizda? Ben bu son zamanlar tam tersiyimde, sunuda yazacaktim bak nasil kaldi, bunuda not alayim bir ara yazayim...Sanki bloga gaz verdimde bu defada ben ona yetisemiyorum gibi :D

(Gece kulak agrisindan uyuyamadi kizim pek, suan o oynarken bende bu yaziyi hemen yazmaya koyuldum.)

Ilk olarak örgü bir elbise ile karsinizda olacagim :) Modeli düz, bol duran, rahat, kollari hafif kisa ve kol agizina dogru genisleyen türden birsey. Birde cep efekti koymuslar, gercek cep degiller yani. Uzun kazak-elbise türlerini herzaman cok severim ;)

Devaminda sizlere asker botumsu ayakkabilarimi gösteriyorum. Yalniz bunlarin bir hikayesi var, yazmazsam olmaz.
Ben botlari denedim ve biraktim geri, baska daha güzel bir ayakkabi var mi diye bakinmaya koyuldum. Neyse dedim, bu indirimde ve bir tane kalmisti geri gidip yeniden denedim. 
Ayakkabi denerken farkettimde tek deniyorum, ikisini birden cok kararsizsam deniyorum, begendiysem tek tarafi denemem kafi geliyor yani :P
Neyse ben aynada ayagima bakinirken orada Türk bir bayan ayakkabinin diger esini almis deniyor, bende birsey diyemedim o an :S Kadin sonra kocasina "Bunun tekini bul getir bana" diyor, bense tam karsilarinda bir metrelik mesafede 10 dakikadir ayakkabiyla duruyorum zaten :D Esim geldi yanima "Hadi aliyor muyuz" dedi. Bende diger esini su bayandan alirsak aliriz dedim :P Esim kadina "bu ayakkabi bizim satin almak istedigimiz, esim tekini denedigi icin tekti o kutuda...vs." dedi. Kadin'da "ben vermem" dedi. Onun eside bize fiyat teklif ediyor saka yollu, 5-10 € verecekte ben ayakkabiyi vericem güya, karisi icin bunu yapmasi hosuma gitsede, banane gözlerinin önünde denedim. Bende istemedende olsa mecburi lafa karistim :P "Iyiki ayakkabiyi tek denemisim, gelip bir baskasinin diger esini deneyecegini hic düsünmemistim" dedim. Aynisindan baska var mi saticiya sordular, yoktu.5-10 dakika öyle bekledim, istemeye istemeyede olsa verdi kadin. Esimde bana "botlar degerlendi" diyor :D Kismetimmis, engel olamazlar :P (Bu arada kendileri cok rahatlar)

Resimde birde ucu kravat seklinde bir kolye ve bilezik görüyorsunuz. Small denedigim bilezikleri degilde large olanlari almis olan esim, geri götürdügünde small bulamamis ve suan bu bileziklerim yoklar :( 
Halbuki cok sevmistim onlari...

Not: Yandaki reklam panosundaki bloglari ziyaret etmeyi unutmayin lütfen ;) 
Ikinci bir güzellik ise okuyucu sayim günden güne artiyor, 700'lerde oldugunda bunu bir hediye ile kutlamak istiyorum insallah ;)
40

Bedava Reklam --> Yeni Blogcuya Destek

Blog Dünyasi her gecen gün yeni üyeleriyle büyüyor...
Son zamanlar blog gezinirken bayagi yeni bloga rastladim.

Ee bayagidir blogluyorum diye eski hallerimi unutmuyorum tabiki! Ilk yazi heyecanimi, biri takibe alinca hemen kimmis diye acele baktigimi, bir dakika araliklarla yorum birakan var mi diye kontrol ettigimi, yorum görünce beni okuyan biri var sevincini yasadigimi...vs. Bunlar öyle motive edici unsurlarki!

Ben sahsen okuyucularim olmasa, yorum gelmese bukadar uzun süreli devam edemezdim yazmaya diye düsünüyorum. Yorum basli basina insana hiz veriyor, devamini getirme aski veriyor. 
Sessiz takipcilerde oluyor bazen, belki vakitleri yok yazmaya yahut öyle gizemli kalmayi seviyorlar, hep merak etmisimdir böyle sessizleri...Ben bir bloga rastladiysam ve okuduysam cogunlukla bir yorum birakirim bir ayak izim olsun düsüncesiyle ve de blogcu icin yorumun öneminden dolayi.

Eee neyse konu bu degil aslinda, blog dünyasi genis olunca konuda genisledi tabiii :)
Bugün aklima durup dururken bir fikir geldi...
Blogumda bir reklam kutusu hazirladim sag tarafta gördügünüz gibi. 
Burada yeni ya da okuyucusu az olan blogcu arkadaslari desteklemek amacim.
Öyle binlerce okuyucusu olan bir blog degilim ama bir damlada olsa destek olur diye düsünüyorum :)
Bu fikrimi begenen, dileyen herkes bundan bahsedebilir blogunda ;)

Tabiki bazi dikkat edilmesi gerekenleri var bu isin. Mesela reklami edilecek blog andik dandik konular icermeyecek! Bir link bazen bir haftada durabilir yahut birkac günde, bu basvurulara bagli olarak ilerleyecek ;) (Niye benim linkim az durdu digerinin cok diye yaygara istemiyorum demek bu :P)
Blogumun reklami olsun diyenler mail adresimden bana ulasabilirler (KelebekGibi@hotmail.com)
Umarim benim degerli okuyucularim bu kampanyama destek gösterirler ve o bloglarida ziyaret edip bir sans verirler.

Kisacasi KelebekGibi'den yeni bloglara full destek :) 
Hemen yanda bir blog var, hayirli bir günde hayirli olmasi dilegiyle basladik bile ...
Ƹ̴Ӂ̴Ʒ

10

Douglas Box of Beauty ღ

Hani size bir ara Glossy Box'u nekadar istedigimi yazmistim. Henüz Avusturya'ya dagitimi yoktu o siralar. Bir süre sonra bir baktimki artik bizlerde alabiliyoruz, hemencecik siteye abone olmaya giristim. Tam ödeme kismina gelince birde baktimki sadece kredi karti secenegi mevcut :S Ee ben kredi karti kullanmayan biriyim ama...En azindan PayPal ile ödemeyi bari ekleselerdi...
Öylece kalmis oldu yine benim Glossy Box heyecanim.

Douglas Box of Beauty var demistim birde. Sayfalarindan mail aliyorum bazi güncel haberleriyle ilgili birgün bir baktim 200 tane box gönderecekler. Tam siparis verecektim o an az isim cikti, birkac saat sonrasi baktigimda coktaaan satilmisti 200 tane kutu :S 
Bir ay sonrasi ( yani bu ay), yine böyle bilgisayar basindayken mail geldi, actim o an baktimki 400 tane box varmis bu defada, saat 18 itibari ile siparis verebilirsiniz yaziyordu mailde, saate baktim ki 18:05 falan :D 
Daha durur muyum ben dersimi almisim önceden :D Hemen siparisi verdim. Üstelik siparis icin üye olmaya bile gerek yoktu. Ödemeye gelince fatura gönderiyorlar (istege bagli) kutuyla birlikte, bu faturayi 15 günde yatirma zamani oluyor, sevdim ben bunu :)
Birkac gün sonrasi kutumu ben evde olmayinca kapiciya biraktiklarina dair kagit birakmislar postama, hemen aliverdim tabii birakir miyim orada :)
Ama benim aklim yinede Glossy Box'da... Ulasilamayan seyler herzaman daha cekici belkide :P

Simdi Douglas Box of Beauty icerigine gecelim:

1- MiCHALSKY Woman Duschgel, 200ml: Bugün denenmistir, kendisine asik olunabilecek türden bir dus kremi bu. Benim 3-4 €'luk dus kremlerime fark acti kendisi...Ciltte o parfüm kokusu kaliyor bayagi sonrasi bile. Hemde bir damla kullandim ki nasil güzel köpür köpür oldu. Fiyati yaklasik 20 € civari.

2- NYX long Pencil Eye (Dark Brown): Bu kadar uzun bir göz kalemim hic olmamisti, cidden long dedigi gibi var :P Ayrica rengini cok sevdim, tam böyle kahverengi, olmasi gerektigi gibi bir kahverengi. Henüz elime bir iki cizik attim, yakinda denerim.

3- ELIE SAAB (4ml) Eau de Parfum: Cicek kokulu, sicak, hos ve alisilmisin disinda bir koku. Canta icin uygun ;)

4- ORIGINS Ginger Souffle Body Creme: Diger markalardan kullanmadigim gibi bu markadan da daha önce birsey kullanmamistim. Bu vücut kremi bayagi etkili birseye benziyor yalniz baska cesidi olsaydi falan...
Icinde zeytinyagi mevcut, ayrica seftali ve üzüm cekirdekleride. Özellikle yorgun cilde iyi geliyormus. Zencefilli olusu ve bol limonlu kokusu ise pek alisilmis oldugum koku degil. Belkide bu kokusu sebebiyle pek sevemedim...

Kutudakiler harici 2 deneme ürün geldi. Biri, Acqua Colonia (Juniper Berry&Marjoram) isminde sakinlestirici etkisi olan bir kolonya. Digeri ise Clinique even better  Makeup SPF 15 (neutral).

Kutudaki 4 ürünün fiyatini hesapladim 35-38 € civari ediyor. 
Ben ise toplam 10 € ödedim, kargo ücreti falan yok, abonelik yok.

Sizin kullandiginiz bir ürün var mi bunlardan?
Bu ay Douglas Box alan var miydi? Neler cikti baskalarinda onuda merak ediyorum :)


Not: Blogumda kar yagiyor farkettiniz sanirim, cok hosuma gidiyor, rahatlik veriyor gözlerime :P
13

Online Kitap Alışverişim

Kitap alisverisi hep sorun olmustur benim icin...
Evime yakin kitabevi yok ve olanlarda hani uzak falan demeyip gittim diyelim, aradigi her kitabi bulamiyor insan, öyle cook genis bir icerige sahip degiller. 
(Bu sira Aziziye Kitabevi gözüme carpti iste, ziyaret etmeyi planliyorum bir ara...)

Durum böyle olunca Türkiye'ye gittigim zamanlar mümkün oldugunca almak istediklerimi temin etmeye calisir oldum ama bu defada ucakla götürünce kilo sorunu oluyor...

Bir ara internette Kitap Yurdu Avrupa'nin acildigini gördüm. "Iste kitap almaya yönelik cözüm ayagima geldi" düsüncesiyle ilk kitap siparisimi yaptim. Elime ulasmasi oradaki belirttikleri tarihten birkac gün daha uzun sürdü tek eksisi de buydu sanirim. 10 € kargo ücreti gayet normaldi, cünkü kitaplar agir oluyor.
Kitaplarin yani sira icinde bezden bir Kitap Yurdu cantasi vardi, arada markete giderken aliyorum yanima :P
Birde birkac kitap ayiraci ilave etmislerdi. En güzelide ödemenin PayPal ilede yapilabilmesi oldu benim icin ;)

Alisverisimde bulunan kitaplarin isimlerini yaziyorum:
  • Siyah Süt (Elif Safak)
  • Peygamberimizle Bir Gün (Dr Durak Pusmaz)
  • 99 Ayet 99 Hadis 99 Risale (Süheyla Corakli)
  • Kücük Mucizeler Dükkani (Debbie Macomber)
  • Bebek Bakimi ve Sagligi (Sevda Salihoglu) Dogum yapacak bir arkadasaa hediye gidecek ;)
  • Tali Egitim Seti, 3-6 Yas icin (10 Kitap+Vcd)
  • Bilmezsen Korkarsin Tabi, Terapi Hikayeleri 1 (Pedagog Adem Günes)
  • Cocuklara Ilk Dini Bilgiler - 1, 3-6 Yas (Mürside Uysal)

Avrupa'da olanlara buradan alisverisi tavsiye edebilirim ;) Bu yaziyi reklam falan olsun diye degil benim gibi olanlara yardimci olmasi acisindan yaziyorum. Egerki siteye üye olacaksaniz size mailden üyelik daveti gönderebilirim, bu sebeple bana 20 puan eklemis olursunuz bu da isteginize kalmis ;) 
Isteyen mailini birakabilir bu yaziya ;) 
Bu puanla bir dahaki kitap alisverisimde katki saglamis olursunuz belkide...


Kitap demisken yakinda Viyana'da Kitap Fuari var ondan bahsetmeden olmaz tabiki!
Viyana İslam Federasyonu tarafından 24 Aralık 2011 -01 Ocak 2012 tarihleri arasında düzenlenecek. Program icerik ve ayrintilarini bu sayfada görebilirsiniz. Adres ise, Guglgasse 8, Gasometer (U3).


Not: Yazacak bir sürü yazidan bu konuyu tesadüfen secmedim, Facebook Sayfasi'nda sordum ve bu konu galip geldi, sirada ne yazacagimida yine Facebook'takiler biliyor :P   
Sizde gelin buyrun, kapimiz acik

8

Şimdi pekÂlâ oldu :)

Bazi olaylar kötü baslar ama devaminda iyi gelisir...
Benim Âlâ Dergi'den bir yillik abonelik kazanmam ve sonrasi olusan olayda böyle :)

Sonrasinda durum mademki Âlâ Avrupa kismina ait orayada bir bildireyim diye düsündüm.
Facebook Sayfalarindan yazdim ve bekledigimden cabuk cevap verildi. 
"Durum tam olarak nedir, bize yazin, biz ilgilenmek istiyoruz" dedi Âlâ Avrupa. 
Yazdiktan cok kisa süre sonra bekledigim o cevabi alabildim sonunda :)
Benim aboneligimi üstlendiler magdur kalmamam icin ve vermis oldugum mücaleden dolayi azmimi kutladiklarini belirttiler :P Sonunda bende hakkim olana kavustugum icin mutlu oldum tabiki.
"Yakinda dogumgünüm ondan bu sabirsizligim" demistim bir yazismada, buna karsilik tamda dogümgünüme dergilerin postama gelmis olmasi ise isin en güzel yaniydi :)

Âlâ Dergi'sini internette ilk gördügümde mutlu oldum cünkü böyle bir dergi olmaliydi, bir eksikligi doldurduklarini düsünüyorum bu konuda. Ayrica bu alanda baska acilacak dergilere de öncülük etmis olacaklar... 
Bazilari sacma, gereksiz yahut dinimize aykiri buluyor ama benim görüsüm tesettürlülerde güzel giyinebilir, bunda abes olan ne...
Güzel giyinmek gerek zaten (abartiya kacmadan!). 
Bakalim zamanla Âlâ Dergi ne sekilde gelisecek ve cizgisinden cikmadan ilerlemeye devam edebilecekmi...

Dergilerde hosuma giden kiyafetler gördüm...Keske bu tesettür giyim magazalari fiyatlari daha makul yapsalar diyede söylendim okurken...

Birsey daha söylemeliyimki Âlâ Cocuk ekini kim düsündüyse cok iyi etmis. 
Kizim hemen ilgi gösterdi ve birlikte güzel vakit gecirmemizi sagladi ;)

Tesekkürler Âlâ Avrupa ;)


Not: Devaminda daha detayli görüslerimi yazmayi planliyorum okudukca...

18

Yaşı 30 olanlar, Antiaging zamanı...

Son zamanlar bloglarda ne de cok 30 yasina basan kisi oldugunu okudum öyle...
30 depresyonu gibi bilmedigim birseyler mi var acaba?
Eger 30 iseniz üzülmeyin, dün 29 dunuz daha mi iyiydi hersey ki birgün sonrasi bozuldu sanki...
Ya da 19 oldugumuzu farzetsek daha mi mutlu olacagiz? Her yasin ayri kendine has özelligi ve yasanilmasi gerekenleri var...Hem ömrümüz 365'ser gün halinde akmiyor, gün gün, saat saat, saniye saniye...
O zaman 30 'a üzülebiliyorsak, yarin olacagi icin daha cok üzülmeli degil miyiz? Cünkü yakin zaman...

Ölümün yasida yok nasilsa!
Ha 40 olmussun, ha 20, ha 35... Sen kendini hazir hissetmedikce ölüm icin ve sonrasi gercek hayat icin, o korku hep kalacak ki son ana dek... Iyisi mi gerceklerin güzelligiyle olaya farkli bakabilmek...

Bu yazi ne simdi? Niye ben bu konuyu ele aldimki?
Bende 30 oldum ondan olabilir :P
Hadi vatana millete hayirli ugurlu olsun yeni yasim.
Allah'in sevgisini kazanabilecek sekilde yasamayi diliyorum kendime 30la birlikte.
O bana dogumgünü hediyemi verdi bile ama aramizda...Istedim verdi yüce Rabbim.
Ve bunu yasayarak gören insan Rabbinin kendisine sefkatle baktigini düsünür benim gibi ve kalbinde birsey pit pit eder mutlulukla...

Bu seneki yazimda böyle olsun, tam 30 yasa uygun (mu acaba :P)...
Baslik zaten alakasiz, daha güzelligin zirvesine tirmaniyorum zira :P

Pasta, börek, cörek, konfetti, balon, cocuk sakizi, hello kitty, bonibon, 9 katli gofret..., bilimum mutlu edici seyler kabul edilir :P

Ƹ̴Ӂ̴Ʒ  Sevgiler  Ƹ̴Ӂ̴Ʒ

***************

Önceki dogumgünü yazilarimi okuyup nostalji havasina girmek isteyenler icin,



8

Kamera Arkası...

Sizlere bir film setinde bulundugumuzu, hatta kizimin kendine ait ilk parasini kazandigini yazmistim daha önce.
Biraz ayrintilardan bahsedecegimi demistim ve simdi aklima geldi birden, bugünün isini yarina birakmayayim :P

Erkenden kendimizi orada bulduk, denilen saatten bile erken varmistik sanirim...
Ilk olarak daha önce provasi olunmus ne giyinecegi konusu halledildi, gerci benim kiyafeti kadin sonradan icine sinmeyip degistirmek istedi, hic tarzim olmayan bir sekle soktu beni :S Böyle Arap kadinlari misali oldum sanki...
Devaminda acik büfeden kahvalti edildi, arada tek tük durmadan gelen oldu. Orada oturanlarla iki üc laflastik.
Sonra belirli sahneler icin gerekli kisileri cagirip onlarla birkac prova yapip devaminda cektiler...
O ara makyaj yapildi, yalniz bu fondöten püskürten bir yandanda serinleten alete bayildim, o sicakta buz gibi fondöten geliyor cilde:) 
Makyaj sonrasi bekle bekle derken ögle olmadan biraz önce bizi prova cekime cagirdilar asagi kata. Icerisini filme uygun sekilde dösemisler, eski bir ev, bende gelin görmeye giden komsulardan biriydim :P Kizimda yine benim kizimdi :)
Bu sahnenin cekildigi oda cok kücüktü, bir yandan isiklar, bir yandan hava cok sicakti.
Böyle oturdugumuz yerde terliyorduk su gibi :S
Ögle yemegi molasi oldu yine acik büfe seklinde. Oyunculardan ünlü olan kiz, Arka Sokaklar'da mi yoksa böyle bir dizide oynamis birisi, ismini unuttum dizi izlemedigim icin :S Simdi filmin ismini...vs bilgilerinide vermiyorum, zaten 2012 (Sonbahar olmasi lazim) cikinca Gala'ya davet edeceklerini söylemislerdi, o zaman duyurmaya calisirim.
Neyse ben en cok kizim icin stres yapiyordum, ya durmazsa, ya eve gitmek isterse...vs. gibi. Cocuk sonucta bizim gibi sabredemez. Birde ben giderken zannetmistim ögleye falan biter isimiz, meger taaa aksam 21 e dek sürecekmis :S
 Ama kizim korktugumun aksine, ona bir iki laf atana falan yaklasti gitgide, derken bir bakiyorum kameraci abisiyle hasir nesir olmuslar gülüsüyorlar, bir bakiyorum kostümcü ablasinin kucaginda...vs. bu sekil gecirdi cogu vaktini. Onlarda nazladilar, kucakta tasidilar koca kizi ki ben kendim hic yapmam bunu...Ee böyle insanlari bende severim cocuk olsam :D Arada servis yapan bir kiz elinde tepsiyle geliyor atistirmalik birseyler dagitiyor.
Ayni sahne icin kac defa ayni hareketleri yaptik saymadim ama 20 vardir...Vee her sahnede birsey yiyorsak düsünün 20 kez yenildigini :S O nedenle masada olan seylerden mümkün oldugunca az almaya calistik...Kizim bir ara evin cocugu seker dagitiyordu aliyorduk, her sekeri yedigini farkettim :D Aralarda tembih ediyorum kizim simdi verileni yeme tamam mi diyorum...vs. Cocuk sicaktan cok bunaldi tabii, oturdugu yerden kalkmak istedi...vs. Istedigi sekilde dursun dediler sonradan yeterki oralarda dursunda, bir sekilde montaj edecekler besbelli...
Baska karaktere bürünmüs olmak tuhaf bir duygu. Ama rahat...Kisa süreli kendinden uzaklasmak degisiklik belkide :P Oradakilerde cidden iyi insanlardi. Tüm gün ayni masalarda yedik ictik ve günün bitimi sanki orada bir gün degilde bir ay gecirmisim gibi hissettim kendimi, insanlari cok taniyorum gibi oldum...
O günki sicak ve bunaltici kücük oda beni en zorlayan kisimdi...Yoksa gerisi güzeldi. Bir sonraki gün tekrar cagirsalar artik halim kalmamis gibi hissettim kendimi...
Neyseki o gün bitirmisler bizim oldugumuz sahneyi ondan uzun sürmüs.
Aksama cikarken paralarimizi aldik, kizimla sakir sakir yagan yagmurda metroya dogru kosturduk :)
Ben eve girer girmez agri kesici ictim...Sanirim kücük odanin basik baygin sicak havasindan gelmisti o feci bas agrisi...
Kizim hala canliydi evde bile...Ve mutluydu herkesten ilgi görmüs olmaktan :) 
"Yarin yine gidelim anne" bile dedi. 
Annesi o an bir an önce yataga girip sadece uyumak istiyor ve bas agrisindan kurtulmak istiyordu :P

Ben simdi film birsey izlerken degerini daha iyi biliyorum :P Bayagi emek harciyorlarmis, isin icinde olmayinca bilmek cok zormus. Figuran olarakta olsa o ortamda bir gün gecirmis olmak benim icin güzeldi.
 Ben seviyorum merak ettigim seylerden deneyim kazanmayi : ) Bu da o listeye dahil olmus oldu ;)

Sevgiler

7

Bu Sabah


Mutfak caminin kenarina oturdum yine, evin en sevdigim yeri...
Martilar ucusuyor camimin önünde, hele birde islattigim bayat ekmeklerden koysam cam önüne nasil heyecanla gelip bir tane kapmaya calisirlar, öyle zamanlar bende gizleniyorumki beni görüp ürkmesinler (korkulacak bir tipim yok ama ;P onlarin yaklasimi cok cekimser..)
Kizimi hazirladim, esimi uyandirdim...Kizim anaokuluna gitmek üzere yola cikti babasiyla. Esim onu birakinca cuma namazina birlikte gidecekleri arkadasinin evine gidecek, namaza dek biraz Playstation ve Xbox oynayacaklarmis...Onlarinda en kötü aliskanliklari bu baskada yok cok sükür.
Ne gece gezmesi bilirler ne baska sey. 

Ben yalniz kalmis olsamda bunu pozitif olarak degerlendiriyorum suan. Tostum kizariyor, yumurtam kayniyor, cayim tütüyor ocakta :) Bende önünde ciceklerimin dolu oldugu mutfak camimin kenarinda oturdum post yaziyorum iste :) Bir kere de böyle birsey yazayim istedim, yasadigim ani tarif eden...
Sacim basim daginik, aynada bir gördüm kendimi yüzümü yikarken hepsi o :P
Birazdan bir ceki düzen veririm... Ee bugünde cuma, hayirli güzel bir gün :)
Tostum yanmadan, yumurtam fazla pismeden, cayimin tadi gecmeden ben kalkayim ;)

Güzel bir cuma günü gecirmeniz dilegimle, sevgiler sizlere gurbetten...

Back to Top