4

ON YIL


Suan bu yaziyi yazmak icin tam 30 dakikam var ^^ Bilgisayari gündüz hic acamiyorum, gece de cocugu uyutunca geriye bir saatcik kaliyor mecburi olmadikca acmiyorum falan filan, yani kisaca artik telefondan ne takildiysam o kadar sosyalim :) Duyan da beni calisan anne zannedecek üstelik o da degil hatta nadiren yaptigim fotograf cekimlerine bile yogunlasamiyorum...Aslinda ne yazilar kafamda tasarlanip bosa gitti, ummadik anlarda böyle ilham gelir, not almam derken ucup giderler.
Bu yazinin asil sebebi önceki gün kizimin 10 yasina girmis olmasi :) Blogumu acma sebebim de ona hamileykenki dönemdi ve ben yemek tariflerinden blogcular dünyasina merak salmistim ki o zaman sayili blogcu vardi ve hatta birbirlerini tanirlardi :) Kizimin dogumunu bekledigim o heyecanli günler...Bir ilki yasamak, anne sifatina kavusmak, dünyanin meger ne farkli bir boyutu daha varmis bunu görmek...
Rabbim dileyen herkese nasip etsin bu güzel duygulari diyorum hep! Cünkü bir bayana öyle yakisiyor ki annelik, anne olmadan önce eksikmisim diyorum simdi geriye bakinca. Bu kosturmalar yorgunluklar belki bazen bir duraksatiyor insani ama evladinin sana bir icten bakisina bir gülüsüne silkeleniyorsun yeniden.

Kizimi cok seviyorum, iyiligini istiyorum her anne gibi ve belki bunu abartip bazen bunaltiyorum...Hani birseyin üzerine cok titrersiniz ve özellikle o esnada kirarsiniz falan...Iletisimimiz yönünde daha güzel gelismeler diliyorum kendi adima :) O yapisi geregi pek hasir nesir olan bir cocuk degil sevgisini gizliyor bazen...Belki de hani cocukluga inerler ya, ben de pek hissedemedigim sevgiyi simdi cocugumla, en sevdiklerimle kapatmaya calisiyorum...Büyüdükce o arada mesafe olusmasi dusuncesi bile biraz hüzünlenmeme sebep oluyor. Anneligin olumsuz duygular cukuruna dogru gitmeden hemen toparliyorum tamam ^^ Allah'tan kizim icin önce hep saglik diliyorum, sonra iyi bir insan ve müslüman olarak hayatini sürmesini, hayirli islerde tuzu bulunmasini, bize vefali bir evlat olmasini, mutlu olacagi bir hayat sürmesini, diger dünyasini da unutmadan dengede yasayabilmesini... Iste en önce bunlari diliyorum :) Ve bizim de bu dilekler gerceklesirken sahit olmamizi...

Ve bir önemli yenilik daha var ki o sebepten de kizima bir kutlama yapamadik (sonraya erteledik); Suan oturdugumuz eve yeni tasinmisken ögrenmistim kizima hamile oldugumu ve 10 yil sonrasi bu aralar yeni bir eve tasiniyoruz. Biraz hizli bir gelisme oldu, zaten epeydir idare etmeye calisiyorduk cocuk odasi olmadan...Bunu en cok kizim icin istedik, bir odasi olmasini. Ve Allah bize bir de ufak bir bahce nasip etti evin önünde :) Hic bir gün bahcem olacagini düsünmezdim, yani keske bir bahcem olsa dedigim cok oldu evet ama gerceklesecegini düsünmemistim...Hayallerinizi dile getirin, belki Dua olur, kabul olur.


4

COK Mutsuzum


"Heyy cok mutsuzum, neler oldu neler.."diye baslayan bir cümle ile "Heyy okuyucum cok mutluyum, cünkü...." diye baslayan cümle arasinda fark var degil mi? O farklardan biri bence mesela ilkinin daha ilgi cekecegi!

Insanlar üzüntü haberlerine miknatis gibi daha hizli ve cabuk yaklasirken mutlulugu paylasmada gayet gevsek hatta takip etse bile ortak olmak yerine icten kiskancliklar kurabiliyorlar.
Biz ne zaman bu hale geldik?
Elimizde son bir ekmegimiz kalsa hic düsünmeden onu paylasir miyiz?
Beklentiler, cikarlar, pohpohlamalar, samimiyetsizlikler...
Bunu basimdan bir olay gectigi icin yazmiyorum suan, son senelerden gözlemlerim böyle.
Insan iliskileri sosyal aglar ile beraber daha da ölüyor gibi. Bir o kadar daha cok iletisim gibi gözükse de öyle degil. O iletisimdekilerin cogu zor bir gününde yaninda mi olacak zannediyorsun sen? Ben %5 diyorum en cok.
Adam diyelim ki kan ariyor, paylasiyor, listesindeki en yakin akrabalarindan sikayetci. Birakin kan bulmayi o paylasimi bile paylasmiyorlar destek olalim diye mesela...Zir yabanci yardim ediyor, o da iyi kalbini korumus insanlardan biri iste. Allah razi olsun, böyle insanlar hic tükenmesin, yoksa bu dünya nasil bir yer olur...Düsene bir tekme de sen vur!
Bana da vuruldu o tekmelerden zamaninda! Affediyorsun ama unutmuyorsun bunlari...
"Cocugumun okulda dersleri zayif, kayinvalidemle kötüyüz, islerim hep ters gidiyor, ev alacaktik olmadi, cantami kaybettim, esimle fena tartistik, sinavim berbat gecti..." desen kac kisi senin üzüntüne yürekten ortak olacak bir düsün? Iste o insanlari hic kaybetme, degerini sevgini göster.

Özel günün geliyor biri yaziyor ki "mutlu yillar", tamam cok güzel tebrik ettin ama bunun ici bos sanki, hani sevgi, ilgi, özen? Yani sirf yapmis olmak icin yapmak yapmaciklik degil de ne...Mutlu yillarin yanina birkac kelime daha eklesen, belki bir fotograf bulup Google'dan koysan daha önemsemis olmaz misin? Yapmak zorunda degilsin elbet ama o zaman "ben buralardayim, varim!" deme. Zoraki varlik yok gibidir.

Ne yaparsan yap sevgiyle yap, yüreginden geliyorsa yap.
Birine katacagin  ufak tebessüm bile belki eline verilecek hayat kitabinda birkac güzel sayfa doldurur belli mi olur? Ee hep ben mi, demeden...Evet "sen"! Kimse bilmese de anlamasa da iyiligi gören Allah var.
Birak karsiliklar beklemeyi...Verdigin cogalip sana geri dönecek, cünkü Rabbimiz'den cömerti yok.



2

Bitmeyen 30 ^^


Bu özel günler olsa bir türlü olmasa baska türlü, insan ister istemez beklentili oluyor ^^
Ben mesela sabah hazir kahvaltiya kalkip sonrasi biraz daha uyuma gibi lükse sahip olmak istedim, istedim yaniiii :P Devaminda böyle bir kupon ya da cek "git istedigin kamerayi lensi al " falan yazan bisey gelebilirdi :D Hayaller ve gercekler farkli tabi ^^
Herzaman en cok istedigim seyler degismiyor: Degerli oldugumu görmek, sevgiyi hissetmek, güvenmek. Bunlarsiz verilen hediyeler maddiyati az ya da cok önemsiz.

Günümün en degerli hediyesini oglum verdi, bir ara kollarini acip acip bana dogru sarilip güldü, ben güldüm o güldü, o güldü ben güldüm derken dakikalarca eglendik, göbegim dansetti gülerken, kalbimin ici isindi, gözlerim kisila kisila kayboldu, agzim yirtilacak kadar acildi...iste öyle de bir hediye bu :) Hangi parayla bunu satin alabilirim ki! Elhamdülillah.
Sonra devaminda elinde Güllüoglu'nun sevdigim pastasiyla okuldan gelen kizim eve girdi babasiyla :) Duygularini herzaman dile getirmez, bugün bana öyle güzel kelimeler söyledi ki "iyiki varsin annecim, ya sen olmasaydin...Seni bu kadaaar cok seviyorum (derken kollarini taaa geri aciyordu) :)
Ellerinde ciceklerle gelen esim, o ki zaten daha biri solmadan bir baskasini alir bana. Ciceksiz kalmaz bu ev hic hamdolsun. Hatta gecenlerde hic beklemedigim birsey yapmisti: Trafikte kirmizi yandi bekliyoruz arabada, o an hizlica indi ve karsi kaldirimda kenardaki güllerden bir tane koparip geldi :D Neye ugradigimi sasirdim yani ^^ Beni hep böyle sasirtman dilegimle hayat arkadasim, iyiki varsin :)
Sizler ile bu hayatin anlami ve tadi var, yoksa kac yasina girmisim girmemisim yasamisim gezmisim tozmusum önemsiz, bombos. Rabbim bize beraberce nice nice saglikli, huzurdolu, bereketli, keyifli ve hayirli ömür versin.

Yasimi soran herkese ayni cevabi veriyorum artik: 30, önceki yillar orada takili kaldi, sayac bozuldu :P

Blogcunuz geri mi döndü ne ^^
Dogumgünümde hediye cekilisi baslattim, katilmak isteyenler olursa beklerim: 

Not: Suan esim eve girdi, elinde kendi hazirladigi istedigin bir Canon lens alabilirsin kuponu ile :D 
Hayaller demekki gercek olabiliyor samimi ve cok isteyince ^^ 


9

10 Yıllık Blogcu

https://www.facebook.com/Photolog.Sltn/?ref=bookmarks
 Blogumun yildönümünü unutmusum, gerci oglum hayatimiza gireli biz evlilik yildönümümüzü bile hatirlayamaz olduk iki yildir, nasil unuttuk diye suratimiza bakindik saskin ve biraz da gülümseyerek, olsun nasilsa unutturan harika ötesi birsey olunca ^^ :)

Sizlere kisaca yazamadigim dönemdeki önemli birkac husustan bahsetmek isterim:  

*Kizim artik 9 yasinda 4. sinifa gidiyor, ne istedigini daha da bilen, bizim kadar yemek yiyebilen, kardesini her gecen gün daha cok seven, annesiyle didismekten kacinmayan, yerine göre patavatsiz ama hep güzel yüreklim, ilk göz agrim o benim :)

*Oglum 1 yasini gecti, delikanli 11 ayliktan sonra hayati hizlica adimlamaya baslayarak ne var ne yok ortaya dökmekte rekorlar kitabina girmeye aday ^^ Cana yakinim, cesurum, güleryüzlüm o benim :) 

*Fotograf sayfamin ismini degistirdim, Photolog SU suan icin :) Aslinda sadece Photolog yapmakti amacim, alinmis...Fotograf cekimleri sonbaharda birkac tane yaptim yeniden, görmek isterseniz bazilarindan ekledigim oldu sayfama buyrunuz :)

*Herseye ara verebiliyorum ama cuma kartlarina veremiyorum, bagimliyim itiraf ediyorum ^^ Cuma kartlarina özel bir Instagram hesabi actim, "Cumagram". Her Cuma dualarda bulusmak isteyenleri mutlaka bekliyorum :) Dua etmezsek nasil yasardik degil mi? Ne büyük nimet...Hamdolsun.

Ve geri en basa bloga dönüyorum simdi :) Blogum tam 10 yili doldurmus, 11'e adimlarini atmis bile :) 10 yillik blogcular kimler var icinizde?
Bunca yildir begenisini, sevgisini, vaktini, samimiyetini ve yorumunu esirgememis olan tüm okuyucularima cok tesekkür ederim, Rabbim hepimizin karsisina iyi insanlar cikarsin sanal alemde bile olsa.

Ben de 10. yil hatrina bir silip süpüreyim bu aralar, headeri yenileyeyim, tozunu alayim blogun ^^ 

Nice nice 10 yillarimiz olsun, nine olunca da yazabilelim insallah :)



Biraz Nostalji :
 
 
2

Annelik ve Uyku

Merhaba blogum, yine uzun oldu yazmayali degil mi.."Kimse var miii?" diye bir sorasim geldi takip eden :)
Yazmayali neler oldu, ilk aklima gelen araba ile Türkiye'ye yolculuk etmemizdi. Hep ucakla giderdik, bu deneyim heyecanli, yorucu ve güzeldi :) Aslinda sadece bu bile basli basina uzun bir yazi konusu olurdu da suan her gecen dakika gece uyuyacagim uykumdan gidiyor hesabi yapinca parmaklarim daha bir hizlaniyor ^^
Sizlere daha önce uyku egitimi ile ilgili yazi yazmistim, malum iki kez Türkiye ziyareti sonrasi bizde düzen falan kurulamadi, hep erteledim durdum, cocugun fizyolojisine biraktim ama baktimki bizimki annesini kendini uykuya daldiran emzik olarak kullaniyor...
Haftada bir iki gece iyi uyusam yeterdi belki ama hergece nerdeyse bol uyanmaliydi ve benim sinirlerime bile yansidi artik uzun vadeli birikmis uykusuzluk. Cocuk gece gündüz zaten uykuya dalamadikca agliyor ee bari uyku egitimi verirken 3-5 gün aglar biraz neden baslamiyorsunki dedim kendime. Hem o da uykusu alip daha mutlu olur, hem ben biraz dinlenip daha verimli bir anne olabilirim. 
Hee bu arada uzman uyku egitimi danismanina da yazdim ama fiyatini görünce bu isi kendim de yapabilirim, cocugumu en iyi taniyan benim sonucta diye düsündüm.
Önce uyudugu vakitleri not almak icin bir haftalik tabela cizdim ve kapiya astim, hedefim bir haftada degisiklik olmasiydi ama inanin o kadar sürmüyor, 3 gün sonra ektiginizi bicmeye basliyorsunuz :) Bir sabah uyaninca saati görünce sasirdim, "vayy 5 saat araliksiz uyku hosgeldin hayatima cok olmustu özlettin kendini^^" Ne yaptigim aslinda cok basit, gece emmeyecegini bilmesini saglamak. Uyandikca emzirmeyince bana kizdi biraz ama yaninda olup oksadim, pispisladim, dokundum taa ki o dalana dek..3 gün sonrasi artik kendi uyansa da emmek icin aglamadi ve geri uyudu. Tabii bazen ummadik gece de uyanip dalamadigi da oldu yine yanina gittim hafif bir iki dokunmama daldi. 
Kisacasi ilk günlerki gibi zor olmuyor sonrasi.
Uyku egitimi sart mi, ne gerek var? diye düsünen olabilir ama dogum yaptigimdan bu yana hatta öncesinden dinlenmemis bir yüzün artik surat ifadesi bile degisiyor. Ee cocuklar icin katlanacagiz? Ama bir yöntemi varken neden kullanmayalim ki bunu ;) Hem o iyi uyudukca daha dinlenmis olacak :) Ayrica gündüzleri kendisi istemeden de doyuruyorum, geceki acigi kapatmaya calisiyorum.
Benim icin en önemlisi geceydi, daha bir yasina girecek ama sadece ögleyin bir kez uyumasini az buluyorum.
Ayni sekil doyurup uyanikken yataga birakiyorum ve uyuyana dek yataginin yanlarinda durup kitap okuyarak vakit geciriyorum o esnada...
Tabi yatma öncesi rutini de gerekli...Bu konuda aklima gelenler bunlardi, bu aralar hasta oldugu icin uyku düzeni dagildi, gece emzirdim sifa niyetine ama iyilesince yine eski sisteme daha hizli gececegimizi düsünüyorum.
Saglikli, bol dinlenmeli uykular dilerim tüm anne ve bebeklerine :)
6

Cuma Postasi 6

Blogum ve degerli takipcilerim, sizi coook ihmal ediyorum farkindayim da, kaca bölünecegimi sasiriyorum bazen :P Her daim uykusuz anne, kipir kipir 10 aylik bir bebe, önceki gibi ilgi bekleyen alamadikca bunaltan Ece kiz...
Cuma gecesi en azindan blogu güncellemek adina, Photo SU'da sayfayi actigimdan beri her cuma tasarladigim dua kartlarimdan eklemek istiyorum :)
Bu kartlar artik Instagram'a da uyumlu olsunlar diye kare forma girdiler, hersey zamana ayak uyduruyor onlar uymasalar miydi :P :) Artik dua kartlarinin devamli takipcileri olmasi beni pek mutlu ediyor, fotograflarimdan cok tutuldu bu kartlar, hatta evinin duvarini süsleyen oldu...Paylasmak icin izin isteyenler oluyor yahut tam tersi kendininmis gibi rahatca paylasim yapan bol takipcili sayfalar! Emege saygili olanlara cok tesekkür ediyorum, insan anne olunca hele vakti birkac kat daha degerli oluyor. 
Ee sözü daha fazla uzatmadan dualarimiza gecelim:









 *Daha önceki blogta paylastigim kartlari görmek icin Cuma Postasi-1, Cuma Postasi-2, Cuma Postasi-3, Cuma Postasi-4, Cuma Postasi-5'e bakabilirsiniz.


0

Uyusunda Büyüsün



Oglusu uyutmayi basardiktan sonra bir yandan elmami yerken hemencecik yazi ekleyesim geldi :)
Bundan birkac ay önce uykusu gelince bize aglama seanslari veren oglumun tek cüzümünün uyku egitimi oldugunu farketmistim. Bazilari bu tip egitimlere karsi, bazilari okudugu birinin yöntemini uyguluyor...vs. Uyku egitimi verirken bebegin birkac gün biraz aglamasi beklendik birsey tabii hicbir anne aglamasini istemez yavrusunun ama nasilsa hergün uykusu gelince aglayan bir bebek egitim esnasinda bikac gün aglayacak olmasi ileriki aglamalarindan tasarruftur diye mantikli geldi hem.
Alti temiz, karni tok, saglik sorunu yok, uykusu gelmis bir adet bebegi güzelce alip yatagina koyuyoruz, bolca oksayip seviyoruz, rahatlatici ses tonu (ya da muzik) ilavesi ve belki bir uyku oyuncagi katkisi..Sonra fazla uzatmadan "iyi uykular" dileyip bi minik öpücük kondurup iceri kaciyoruz :P Ilk gün bu bebe tabi "ne oluyor neden burda uyanigim ve annem yanimda yok, sallayarak ya da emerek uyuycaktimmm" gibi aglamaya basliyor, cok normal tabi. Baktim aglama hafif seviyesi düsecek gibiyse biraz bekliyoruz, yanina hemen ucarak gitmiyoruz.
Ilk günler aglamanin bikac dakikada kesilmesi imkansiz zaten, yani yanina gitmek gerekiyor.
Yanina gidip sakinlestirmeye calisiyoruz, kucaga almadim ben, olasi "daha geri yatma istememe" aglamasi olusabilir diye...Saclarini oksamak, ninni söylemek, bir oyuncagini göstermek...Bunu yaparken stresli ve gergin olmamaliyiz, oldukca relax ve sakin. Zaten anne kendini bu egitime hazir halde sabirli bulmuyorsa baslamasin derim, baslayip yarim birakmak iyi etki vermeyebilir.
Bebegin yanina belki bikac kez gidip yeniden aynilarini yapmaniz gerekecek taa ki artik oradan alinmayacagini anlayip uykuya dalmaya calismasina dek ve belki bazen yarim saat bazen 1 saat sonrasi uyumus olacaktir. Yalniz bir hafta sonrasi bu kadar sürmüyor. Bazen ayni sekil yatirip birakirdim baslardi uyumaya calismaya, bazen de bir kez yanina gitmem gerekirdi mizirdanirdi falan..Ama sonuc olarak 5-10dk.lara düsüyor.
Iste oglumun böyle kurulu uyku düzeni bozulmus oldu Türkiye yolculugumuzdan sonrasi, bir cuval incir bosa gitmis gibi (incir cok severim:P) :P Disarida rahat uyuyan cocuk artik uykusu gelse de pusette bile uyuyamiyor, cünkü gördügüm kadariyla uykuya gecisi bilmedigi icin ve emzik emmeyen bir bebek oldugu icin...Emzik emmeyen cocuk cidden emene göre bikac kat daha zor :P Kizim emen bir bebekti oradan kiyasla bunu rahatlikla karsilastirabildim.
Oglumun düzen bozuk olunca ve bu aralar uykusu geldiginde sadece beni emerek uyudugu icin onda da bazen yataga koyunca uyandigi icin, disarilarda her an aninda uyutmak icin emziremeyecegim icin bozulmus uyku egitimine yeniden baslamaya karar verdim. Bugün birinci gündü ve uyumasi 40dk. sürdü. 3 kez yanina gittim, baktim git-gel pek olmayacak yaninda kaldim, oksadim, pispisladim derken daldi. Diger günler icin kendime kolayliklar diliyorum :P Cocugunun uyku düzeni bozuk olan, uyku basli basina sorun olan annelere Allah yardim etsin. Ben bu yazdigimi sadece gündüz yapiyorum, gece ztn cogunlukla emerek uyuyor ve uyaninca yine emiyor geri daliyor.
Uyku egitimine baslamis annelerden de yazilar okudum ve kendimce sentezleyip en uygununu olusturdum. Sizlerde bebeginizi taniyip onun sevecegi ve sizin icin en uygun olanini tercih ediniz, yoksa hem bebek hem siz yipranirsiniz. Gidip bilmem A kisisi öyle yapmis diye kendimizi kaliplara sokamayiz bu konularda, her birey farklidir!

Dinlendirici, tatli rüyali, saglikli ve huzurlu uykulu zamanlar dilerim ^^

Not: Fotoda ne minikmis oglum daha :) Kendisine "uykusuzlar diyarinin baskani" derdim hep :P


Yarım Yaş



4 günlük Istanbul ziyareti sonrasi yeniden evdeyiz :) Kizimdan ilk kez bu kadar ayri kaldik, normalde babaannesinde kaldigi iki üc kezi gecmezdi cünkü biz nereye o oraya...Onun icin de farkli bir deneyim oldu ve kendisi gayet mutlu görünüyordu babaanne ile gec saate kadar oturmalardan, dizi keyiflerinden, bolca misafirlige gitmelerden...Hatta asansörde kalmislar o da ayri macera :P Yani hayattan deneyim kazaniyor ki bizsiz de bir yasam oldugunu görüyor. Tek cocuk olarak büyüdügü icin hep bizi yanibaslarinda ister, bir konuda zorlanmadan yardim istemeye aliskin...Cünkü hep düsünce kaldirdik, kendi kalkmasina müsade etmedik. Aile olarak ilk cocuk acemilige denk geliyor bunun daha iyi farkindayiz.

Neyse efenim sonuc olarak, kücük hanim arada yine babaannesinde kalacakmis ^^
Kardesimin nikahi sebebiyle gittik Istanbul'a, mutluluguna sahit olmak istedim, yaza dügün var ama yine de o zamana dek sabredemedim. Ayrica kendisinin fotografcisi olmak ayri güzeldi :) Rabbim onlari ve tüm yuva kuranlari hep mutlu etsin, yuvalar hic yikilmasin insallah. 

Bir orada bir burada bebekle hic kolay degilmis bunu anladim..Kizimla da bebekken yolculuk etmistik ama Istanbul gibi yormamisti bizi memleket. Bir de emzik farki var tabi aralarinda. Oglumun ilk ucak yolculugu gerceklesmis oldu bu sayede, sanirim esim de ben de unutamayiz ne terler akittigimizi :P 2 saat durmadan aglayan bir ucak bebesini hayal edin, emzirmekte cözüm olmayinca geriye pek birseyde kalmadi, arada bir iki dakika gazete kagitlara susar gibi oldu hepsi...Dört gözle yolculuk bitsin diye bakarken yarim saat gec inise gecildi, artik karayollari dolu degil sadece hava da dolmus :P Neyseki geri donusumuz cok daha az aglamaliydi, kucagimda yeterki uyusun diye kolum ve ayagim uyustu bir saat, ee eski kücük ogulcuk degil kendisi artik büyüdü biraz ve anne kollari pes etmeye basliyor bazen :P

Oglumla 6 ay geldi gecti, kimi zaman yorgunluk tavan yapti agladim hüngür hüngür, kimi zaman epeydir hic gülmedigim kadar icten kahkahalar attim, kimi zaman nasil daha iyi anne olurum üzerinde düsünüp durdum, kimi zaman sükrettim daha fazla etmeliydim, kimi zaman degil herzaman önce cocuklarim rahat olsun diye planlar yaptim, kimi zaman...


Not: Oglum bu ayki cekim icin kaytan biyiklar birakmaya karar vermisti :P


Instagram Post-5


Hem Instagram hem Facebook derken insan bloga birsey birakmiyor paylasacak :P Halbuki digerleri yokken blog vardi önceden sadece. Aslinda blogun o zamanlarini özlemiyor degilim...

Simdi baba-ogul disarida, kiz okulda iken ben de hemen bir post eklemek istedim, malum annelerin yapacak her daim binbir türlü isleri mevcuttur degerlendirmek gerek :S

Özellikle Instagram takip etmeyenler icin son paylasimlardan eklemek istiyorum:

https://instagram.com/su_ergin/
Canim ailem...
Oglumla daha bir tamamlandik diyorum her defasinda, hamdolsun Rabbime :)
Gecenlerde evliligimizin 13. yilini da bitirdik, iki cihan saadetine insallah...


Cicekleri ve bahari cook seven benim icin bayram sevincidir bu aralar :)


Son okunanlardan birer görüntü :)


https://instagram.com/su_ergin/
Bebegimden arda kalan zamanlarda kendime terapi olarak örgüyü secmistim...

Umarim bu görseller size keyif vermistir, sevgilerimle :)


3

Oğul


Cocuklari severdim ama nedense hep kiz cocuklari sanki gözüme hos gelirdi, daha sevimli, sirin... Erkek cocuklari hic ama hic dikkatimi cekmezdi.
Bu düsünce ve bakis acim taa ki kendim erkek annesi olana dek böyleymis, bunu yeni farkettim :P
Simdi tüm erkek cocuklari da en az kiz cocuklari kadar ilgimi cekiyor.
Meger ne güzel birseymis bu minik adamlar ^^
Kizlarin yapmadigi birseyi yapiyorlar, annelerine asikmis gibi davraniyorlar...Bakislar daha derin, uzun uzuun, sanki karsisinda dünyanin en güzel prensesi hissediyorsunuz kendinizi tüm paspal daginik sacli halinizle dursanizda :P Hele o bakislarin devaminda gülücük ve mutluluk gösterisi hareketler...Dudaklarinizi isirip duruyorsunuz onu isirmamak icin kendinizi zor tutup :P Eller pamuk gibi dokunuyor, tutuyor, hissediyor, ögreniyor...Yüzünüze geliyor bazen o eller, inceliyor sizi "bu anne yüzü evet". Dünyadaki herkes icin siradan bir kadin ve annesiniz belki ama minik adaminiz icin essizsiniz. Esiniz bile aranizdaki bu bagi görüp kiskanabilir ^^ 
Oglum yakinda 5 aylik olacak, buyudukce paylasimlarimiz arttikca sevgimiz de o derece artiyor, ayni kizimda oldugu gibi bekliyorum onun da yemek yiyecegi, oturacagi, yürüyecegi, konusacagi zamanlari...
Her cocuk ayri heyecan ve ayri maceraymis gercekten.
Ve anne olmak hic kolay degil, bir o kadar da paha bicilemez.
Rabbime sükürler olsun bu duygulari yasattigi icin, dileyen herkese de nasip etsin.

------
Oglumun egzama sorunu var (biraz), ama bu konuyla ilgili yazmak ve okumak istemiyorum, cünkü ilk zamanlar cok arastirdim ettim, olumsuz yazilara da rastladim, ayrica herkesinki tipatip ayni olmayabiliyor, bosuna evhamlanip moral bozabiliyor insan etkileniyor psikolojikmen. Tedavi sürecindeyiz, Rabbim sifa verir insallah.

*Bu yaziyi da epey aradan sonra uykumdan fedakarlik yapip yaziyorum, bir de fena grip oldum ama sagligin degerini hatirlatici oluyor. Sükredecek ne cok seye sahibiz, oturup düsünsek sükürsüzlügümüze üzülürüz...

-Daha fazla konudan konuya ziplamadan burada son, papatya cayimi yudumlayip dogru yataga :)
Allah'a emanet olunuz.

7

Ahh O Gaz Sancıları



Oglum dogdu ve benden ses seda kesildi biraz (zaten kafasi estikce yazan bir blogcuydum)..
Insan kendisini bazen makina gibi hissediyor, günler birbirine benziyor, uykusuzluk cöktükce huysuzlasiyor, sosyal hayat kalmiyor...falan filan, ama hicbirinin önemi yok o cezbeden gülücük karsisinda :) Sanki hayatimizin tek amaci onu nasil daha rahat ettiririz, nasil daha az gazi olur, nasil daha fazla gülümsetebiliriz'den ibaret :P
'Cocuk-lar' cogulunu bile söylerken esimle gülümsüyoruz birbirimize, ne de hos geliyor kulagimiza :)
Ve biz kizimizdan sonra oglumuzla daha bir tam "Aile" olduk sanki :)

Öyle böyle derken tam 2 bucuk aylik oldu bile. Bu dönemde en zor kisim tabiki o cikmak bilemeyen gazlar. Cocugumuz gaz cikarsa sanki zil takip oynayacak hale geliyoruz, o rahat biz rahat ^^
Rabbimize sonsuz sükürler olsunki sadece bu gibi gecici basit problemler yasiyoruz...

"Peki biz neler yaptik bu dönemi kolaylastirmak icin?" 
Annelere fikir olsun diye biraz deginmek istiyorum:
*Bebegimiz aglama krizindeyken hep kucaga aldik, özellikle babasinda daha cabuk sakinlesiyordu ki babalarin vücut isisi daha sicakmis annelerden ve kalp atis ritmleri daha hizli...
*Her bez degisimi esnasinda bir iki dakika karnina masaj yaptik. (Youtube'da Ayse Öner'di sanirim, onun videosunu izlemistim...) Bu masaj gercekten oldukca faydali ;)
*Rezene cayi icirmeyi denedim defalarca ama oglum maalesef sevmedi..
*Kimyon cok faydali diye okudum her yerde ve kendi yedigim yemeklere kimyon kullanmayi aliskanlik haline getirdim...Isteyen kaynatip birkac cay kasigi cocuguna da icirebilirmis.
*Bezleme esnasinda bazen zeytinyagi sürdüm gaz cikarmasinda az da olsa faydasi olabilir diye..
*Kiraz cekirdegi torbasini isitip karin bölgesine oyun oynar sekilde masaj yapmaya calistim.
*Babasi tek kolu üzerine yatirip evde gezdirdi (bir koalanin agacta durus sekli gibi :P)
*Ortam degisikligi, herzaman oturulan odadan baska odaya gecmek ya da arabada gezdirmek...
*Anne karnindaki seslere benzer sesler var Youtube'da onlardan dinletebilirsiniz, bizde ise yaramadi pek.
*Kendiniz bir ninni söyleyebilirsiniz, ben kendim söyleyip kendim dinledim genelde :D

Aklima gelenleri yazdim, umarim birilerinin de isine yarar. Insan bebegine kiyamiyor öyle görünce ve elinden birsey gelmedikce, hic kolay bir dönem degil ama haftalar gectikce azaliyor ve bir gün kaybolacak insallah :) Gececegini düsünüp, elimizden geleni yapip dua ederek sabirli olmaya calismaliyiz. Özellikle babalarin ya da ailenin destegi cok önemli! Allah razi olsun esimden ve esine elinden gelen destegi gösterenlerden.

Simdilik bizden yine bu kadar.
Sevgiyle, saglicakla ve mutlulukla kaliniz :)
14

Mahir'im Dogdu


Bu bir dogum hikayesidir :)

Günlerden 16 Ekim geldi catti, doktorlarin tahmin ettigi dogum tarihi...Ama ogluma dair icimde hep gününden erken dogacakmis hissi vardi, belkide ben cabuk kavusmak istedigimden öyleydi...Hastane kontrolüne gittik, hersey yolundaydi ve her iki günde bir yine gitmek üzere konusuldu, 10 gün daha bekleyecektik, sonrasi sanci getirilmesi icin ilac alacaktim. Gel zaman git zaman 8.gün kontrolünde beyaz cok minik sanci ilaci verildi ve 10. güne kalmaz gelirsin mutlaka dedi doktor...
Oglum CTG kontrollerinde bile hic rahat durmuyordu, öyle hareketliydi ki, doktor "ooo vahsi bir bebek", "orada hareket edecegine disari cik artik kucuk adam" gibi seyler söylerdi :)
8. gün kontrolümdeki ilac hemen o gün hafif sancilarimi baslatmisti, günlerden cuma idi ve ben geceye artar belki doguma giderim diye hayal ediyordum ama geceye hepten kesildi sanci ve cumartesi hic yoktu...Pazar günü zaten kontrolüm vardi ve hastaneye yatacaktim daha etkili bir ilac verilmek üzere.
Pazar sabahi kahvalti edip hastaneye gittik esimle, normal kontroller yapildi ve 5cm acilma oldugu söylendi, yani o evdeki hafif sancilar bosuna olmamis, baska bir ilaca gerek duyulmadi yine o minik beyaz ilactan verildi. Saat 10'a dogru sancilar hafiften gelmeye baslamisti, oglumuza kavusacagimiz duygusu gittikce artiyordu.. Ruhen cok rahattim, korkmuyordum, Allah'in yardimiydi bence böyle hissetmem...
Vakit ilerledikce sancilar artiyordu, hic oturmuyordum, esimle merdiven basinda duruyorduk, elimden geldikce hareket etmeye calistim, merdivenlerden inip ciktim, derin nefesler alip verdim...Doguma hazirliyordum kendimi, vücuduma elimden gelen destegi verip gerisini Allah'a birakacaktim. Sonrasi yine kisa bir muayne edildim ve acilma artik 7-8cm olmustu. Doktor "ciddi sancilarin var ama gayet keyifli gözüküyorsun" dedi, ben ise "simdiden bagirmaya baslarsam sonra ne olacak" diye gülüstüm :P
Saat 11:30'dan sonrasi gelen sancilar beni zorlamaya baslamisti, her sanci geldiginde "Rabbi yessir vela tuassir Rabbi temmim bilhayr" diye okuyup dururken bir yandan "bu bir dogum dalgasi, geldikce vücudum doguma dogru ilerliyor ve simdi gececek" diye kendimi rahatlatmaya calistim. Esim yanibaslarimdaydi ama böyle durumlarda tikanir, ondan yanimda olmasi disinda birsey de beklemiyordum :P
Iceride dogum yapan birinin sesleri geliyordu, Rabbim kolaylik versin diye söylendim, sonradan oda arkadasim oldu kendisi..Tek begenmedigim nokta negatif elektrik aldigim ve hareketlerini yapmacik buldugum ebenin o gün nöbette olmasiydi ve yanimdan gecerken "birazdan görüsürüz" demisti. O deyisi bile kafamda horror bir sahne olarak hayal ettim "birazdan göreceksin gününü, hahaha" dermis gibi :P

Artik sancilar kivrandirmaya baslamisti beni, "offf simdiden dayanamayacak gibiyim eyvahhh" diye düsüncelere dalmistim ki dogumhanede yatakta buldum kendimi.
(Buraya kadar bikac kez ara verdim yazarken ve simdide bizim aslan parcasi uyurken uyumaya kaciyorum..)

(Iki gün sonrasi yazmaya devam :P)
Dogum yapacagim ortam ferahti ama o an kötü bile olsaydi umrumda degildi cünkü insan sancilardan baska hicbirseye odaklanamiyor. Ebe gerekli birseyleri yaptiktan sonra sürekli bir yerlere gidip arada ugruyordu yanima, bolca telefonlarda konusuyordu...Saat 12:30 civarlari benim artik sancilar cok fenaydi, esimin elini isirdim bir kez sonra elime birkac mendili tutusturdu elini kurtarmak icin :P (Suan oglumun hatira kutusunda o isirdigim mendil topu...) Her sancida bagiriyordum, güya ben bu dogumda bagirmayacaktim hic, dayanmaya calisacaktim ama insanin elinde degil...Ikinma sürecindeyim ebe hala basimda durmuyor, esim artik eldiven takti eline belki bebek gelirse kadin yokken diye belki :P Cok gicik oldu kadina ama gel gör ki ortam müsait degil tartismaya...Ebe artik bebek tam dogmak üzere oldugu dakikalar geldi ve sevmedigim ses tonuyla (hala kulaklarimda...) "nefes alin, karninizdan nefes aliiin, böyle durun, sunu yapin" gibi seyler söyledi ama hic tatli dille degil, emreder gibi. Öyle böyle derken oglum dogdu ve biz o an bakakaldik ona, her aci kayboldu, ona kilitlendik :) Saclarini kivircik zannettim önce meger yapismislar öyle :P "Canim basardik, oglumuza kavustuk, atlattik..." gibi laflar ettim esime.."Evet basardik, sen cok güclüydün..." gibi birseyler söyledi esimde bana. Oglumuz kucagimizda kaldik öyle bir süre, agzina hurma sürdük, ilk emzirmeyi denedik, ebe beni yine unuttu, öylece üsümeye basladim orada, sonra neyseki doktor geldi devamini halletmek icin. Esim ebeyle birlikte oglumuzun ilk banyosunu yaptirdi, yürüyebilsem beni odama öyle götüreceklerdi, ayaga zor kalkinca sedyeyle gittik, tam ögle vaktiydi birseyler yedim ve bu mucizenin gercekligine inanmaya calistim :)
41+3 hafta karnimda tasidigim, kipirtilarini sevdigim, görmeden asik oldugum minik melek artik kucagimizdaydi iste...
Hastanede bebegi mümkün oldugunca annenin yanina birakiyorlar, özellikle normal dogum yapmissaniz, sürekli emzirmek icin...vs. Ilk günler sütüm pek gelmedi, ön süt ile doymuyordu sanirim, herkesin bebegi biraz uyuyordu benimki agliyor ne uyuyor ne beni uyutuyordu, hastanedeki ikinci gece artik dogum yapali hic uyumamis bedenimle bebek odasina ciktim aglaya aglaya ve bikac saat uyuyayim lütfen dedim...Hastane personelinin bazisindan hic memnun kalmadim, mesela bir gece 10-20ml mama istedim cocuk doysun az uyusun diye, kadin "önce emzirin, buyrun burada oturun emzirin...vs." dedi, ben zaten odamda emzirip gelmistim ve zaten nerdeyse yarim saatte bir emziriyordum ve tükenmistim o sebeple gitmistim oraya...
Birkac kez agladim hastanede, böyle zoraki tuhaf hareketler beni bunaltti! 

(Burada oglum kendisi gibi minik uykusundan uyandigi icin yine ara verdim...)
Simdi ilk dogumumla ikinciyi kiyaslamak istiyorum biraz:
Ilki süre olarak daha uzun sürmüstü, bu defa daha kisa..Fakat sancinin siddeti ikincide süre kisa olmasina ragmen daha zor geldi...Kizimin dogdugu an, üzerimde cok ciddi bir hafifleme olmustu, bu defa da oldu ama ilkinde o duyguyu cok daha yogun hissetmistim. Bu defa hastaneden memnun kalmadim, kizimda hem hastane hem calisanlari daha iyiydi. Ilki oldu bittiye geliyor, insan her ne kadar dogumu bilse de internette okusa görse de kendini neler bekledigini yasarken ilk kez yasiyor adim adim...Bu defa biraz daha tecrübeli, neler olacaginin bilincinde olunca da tedirginlik fazla olabiliyor..Dogum sonrasi toparlanma sürecim bu defa daha uzundu, farkli sorunlar da cikti, yani kirkim cikana dek ciddi bi kendime gelemedim, yani bedenen zordu...Kizimda ise lohusalik dönemi psikolojik olarak daha agir gecmisti, cok daha gergin ve stresliydim, bu defa daha tadini cikarmaya calisiyorum sanki tüm uykusuzluklara ve herseye ragmen...Beni üzen tek durum simdilik kizima vakit ayiramamak ve bazen yorgunlugumu ona yansitmak oluyor, zamanla insallah bir düzene girince her ikisini de güzel bir sekilde idare etmek istiyorum, tabi evde ilgilenilmesi gereken cocuklar haricinde bir de es var, hamilelik ve dogum sonrasi tüm perisan hallerimle yanimda oldugu icin kendisine minnettarim :)

Aslinda yazacak daha coook detaylar kalmistir mutlaka ama ilk aklima gelenleri yaziverdim...
Son zamanlar en büyük hobim, onunla konusmak, bakismak, öpmek, koklamak...
Rabbime sükürler olsun.

Simdi hickirikli ve ilgi bekleyen bebemin yanina kaciyorum ^^

*Kizimin dogumuna dair yazim BURADA..
*Tüm mail atan, soran, bu yaziyi okuma zahmetini gösteren, blogumu takip eden, ara sira ugrayan...herkese cok tesekkürler ve sevgiler :)

12

40 Haftalık Hamile


Suan en hamile halimle oturdum öylece yaziyorum.
Bugün tahmini dogum tarihiydi oglumun ama o doktorlarin belirledigi degil Allah'in nasip ettigi tarihte gelecek elbet :) Hastaneye gidip genel bir kontrolden gectik ve herseyin yolunda oldugunu, dogana dek (10 gün boyu) iki günde bir kontrole gidecegimizi ögrenip eve geldik.

Hamileligin 38 haftasindan sonrasi nasil bir bekleyistir bu yasayan bilir...
Hep ayni bedende oldugun, 9 ay icinde tasidigin, kalp atisini gördügün, kipirtisiyla mutlu oldugun, nasil acaba diye merak ettigin minik misafire, dünyanin en güzel hediyesine, Allah'in emanetine kavusma hissi...
Ve sonra düsünürsün, bunca hafta bekledin az daha bekle, hele hamileligin ilk aylari agza lokma süremedigin, suyu yudumlayamadigin, mide bulantisindan karin kaslarinin acidigi, 5-6 kilo verdigin günler..Asil o günlerdi zor gecen, ama gecti iste :) Bu son günlerinkisi heyecanin günden güne artmasi sadece...

-Oglum, diyerek gözlerine bakip tenine dokununca ben ikinci kez anne oldugumu hissedecegim (ins.).

Karnimdaki hareketleri öyle belirginki bazen, bu kesin diziydi, bu ayak ucuydu, sirtiydi diye tahminlerde bulunuyorum :) Kilosu da gayet iyi (3500 civariydi gecen hafta), bu kilo yeterli, dogunca alsin devamini ^^
Babasi ise gidip geliyor ama akli hep bende, her an calacak diye telefonuyla daha da birlesik yasiyorlar :P
Kizim ise bana gülüyor, ona göre göbegim artik cok siskin oldugundan oldukca komikmis :P Eline kalem verdigim oldu birkac kez ve cizip durdu göbegime..Doguma böyle gidersem en ilginc göbekli secilirim diye de daha boyatmiyorum ^^ 

Evin 4. bireyini beklemenin yanisira, haftaya Türkiye'den gelecek olan anneanneyi de bekliyoruz sabirsizlikla :) Yani bizim isimiz beklemek hep ^^ Annem ilk kez Viyana'ya gelecek bunca yil ardindan, ogluma tesekkür etmeliyim büyüyünce, buna vesile oldugu icin :)

Kilo durumunu hiiic sormayin, en basta 55'lerden 50'lere düsen ben son zamanlar 70'lere merdiven dayadim, tok karnina 70kg bana el salliyor :) Hayatimda ilk kez bu kiloyu da görmüs oldum :P Yeniden 55'lere dönüp oralarda kalmayi isterim ama bu tombik halimi de özleyecegim belki ^^ Hele de mayalanmis pogaca hamuru gibi tabir ettigim ayaklarim ^^ Onlari hic özlemeyecek biri varsa da esim olabilir, adam artik ovmaktan bikmistir :P 

Ve ben bu aralar havalar günesli, yagmursuz falan ondan dogmadi bu bizim oglan diyorum :P Hani ben onun hep yagmurlu bir sonbahar günü dogdugunu hayal ettimya, annesinin hayalini gerceklestirmek isterse...

-Bugün Cuma ve hava epey aradan sonra yagmurlu gözüküyor oglum, gel buyur anne-baba-abla kollarina :) Seni cok seviyoruz.


Not: Dua hediye etmek isteyeniniz olursa seve seve alirim :)


13

Mutluluk Zor Degil


"Haydi bugece de bir konu bulup bloga yazayim, arkada da piyano müzikleri calsin.." düsüncesiyle suan klavyeye dokunmaya basladim...
(Son zamanlar yazma sevkim artti sanirim ^^)

Konu ne olsun?
Mesela incitildiginiz zaman ne yaparsiniz? 

Herkesin kendince bir özelligi vardir bu konuda...
Bazisi mesela kendi incindigi kadar da incitir! Bazisi ise incindikce kabuguna gömülür...Cok rahat olanlar vardir ki bosverir/siler...Hele bir de o incindiginin onarilmasini bekleyen kedi gibi masum duruslular, onlar özellikle cok bekletilenler olurlar gibime geliyor...
Ben mi ne yaparim öyle durumlarda? (Mutlaka biriniz sormustur diye hayal ettim :P)
Karsiliginda incitmem, tam kabuguma da cekilmem, bosverecek kadar rahat degilim (maalesef..), onarilmayi bekleyen bazen masum bazen hircin bir kedi gibi oldugum söylenebilir...Zaten fazla önemi yoksa silmeye meyilli olurum...Telafi edilecekse ve ne kadar gec olursa o kadar üzülür yüregim...
Beklentidir aslinda bu. Ve hayat insanlardan fazla birsey beklemeyerek daha mutlu olundugunu hep ögretmistir! Ne kadar minimum beklenti o kadar rahat.
Aslinda o beklentiler de kisiden kisiye farklilik gösterir. Kimisi belki hayati boyunca eksik olan sevgi kabini doldurmak icin bekler durur sevdiklerinden...Kimisi egosunu sisirmek icin...Bazisi da niye bekledigini bile bilmez, belki de simarikliktan...

Kendimize soralim simdi, hayatimiz boyunca ne cok kisiden ne cok sey bekliyoruz degil mi?
Halbuki en basta beklentimizi Allah'tan beklemeliyiz, O'dur herseyin sahibi, "Ol" der oluverdirir...
Yanlis kisilerden bekleyip hem onlari hem kendimizi yipratiyoruz cogu kez.
Belki cok incinmeyiz böylelikle, hayata daha mutlu bakabiliriz, Rabbimiz beklentimizi karsilamazsa "vardir bir hikmeti" der tevekkülümüzü de ederiz...

Bu yazi suan üzgün bir kalp varsa ona su serpmek icin yazildi ayrica :)

Hepinize hayirli cumalar :)

10

Çocuk Deyip...


Merhaba blogumun daimi okuyuculari, arada ugrayanlar, ayda yilda bir yolu düsenler, hepinize merhaba :)
Sistikce sismeye devam eden hamile, oturup dinlenirken "bir yazi yazivereyim" diye düsünüp akip giden zamani kacirmadan uygulamaya gecmek istedi...

Konu annelere dair olsun...
Instagram'da severek takip ettigim güzel anneler var, imreniyor insan bazisina :) Cocuguna ayirdigi vakitlere, gecirilen kaliteli zamanlara, aradaki iletisime, duygusal baglantiya...vs. Herkes ayni derece "anne" olamaz bence ama bir gercek vardir ki anneler elinden gelenin en iyisini yapmaya calisirlar muhakkak degil mi?

Böyle cocugu en ön planda yasayan anneleri elestirenleri de okuyorum, gerci insanoglu herseyde elestirmeye birsey bulabilecek kapasitede zaten :P Mesela; O anne isini birakmis cocugu icin, aman gösteris, en iyi anne ödülünü alacak sanki, hep mi güllik gülistanlik yasiyor bu kadin, hic "offf" demiyor mu cocugundan...vs.
Benim sahsi fikrim bu tür annelerin harika birer örnek oldularidir! Cocuguna vakit ayirmak gerektiginin bilincindeler, bunun icin parayi/ideallerini elinin tersiyle bile itebiliyorsa bunun neresi kötü? Hem biz kadinlara annelikten daha güzel yakisan ne vardir? 
Ee biz bayanlar neden okuyoruz, calismayacak miyiz? 
Tabiki calisabiliriz ama bir anne icin tam zamanli calismayi mecbur olunmadigi sürece onaylamiyorum! Bir bayan esinden ayrilmistir, esini kaybetmistir ya da bunun gibi durumlar mecburiyettir bana göre, yalniz güclü durmak zorunda annelerdir onlar...Yani elimizde olmayan sebepler, bizim secimlerimiz haricinde gelisenler vardir, kader gibi...
Ben süper arabaya binecegim, en rahat evde oturacagim, en iyi tatillere gidecegim diye kendimi ise verip cocuguma verecegim zamanlari calisarak gecirip kisitliyorsam, bunu düsünmek gerekir!
Öldügümüz zaman geride birakacagimiz iyi yetistirilmis evlat gibisi var midir? Neden en büyük yatirimi ona yapmayalim ki...
Cocuk yetistirmek hele ki bu devirde eskisinden daha da zorken...
Babasindan göremedigi ilgiyi, sefkati baska erkeklerde arayan genc kizlar...Annesinden göremedigi sevgiyi kendi anne olunca cocuguna veremeyen anneler... 

Yani diyorumki birakalim o anneligi doya doya yasamaya calisan, hayatini ona odaklamis olanlari elestirmeyi...Baska pencereden bakalim; Sevgilerini hissedelim onlari gördükce, birkac damla da bize yansisin sevgileri ve gülümseyelim böyle anneler var diye :) 

Allah bana ve hepimize bu yolda kolaylik versin.


Not: Fotograftaki kitabi yeni bitirdim, kesinlikle tavsiye ederim ;)

6

Sürpriz Mektup (Etkinligi)

Dogurmadan yeni bir etkinlik yapalim istedim^^ Belkide son zamanlar mektup kutularimi acip biraz karistirmak bu sevgimi deprestirdi...

Bayrama mektuplasalim mi ? :)
Facebook Sayfamizda sorunca mektuplasmak isteyenleri, 10 kisi olduk bile :) Belki blog araciligiyla da katilan olabilecegini düsündüm.

Etkinlik hakkinda madde madde detaylari yaziyorum:
~ Zarflar/mektup kagitlari satin alindigi gibi gönderilmemeli, biraz süs-püs, koku, el emegi katilmali...

~ Icine mektup harici ufak hediyeler ekleyebilirsiniz (kitap ayraci, buzdolabi miknatisi, kartpostal...vs.)

~ Zarf standart ebatlarda olmali (paket degil!) ki kimse icin zor olmasin (hazirlamasi/göndermesi)...

~ Mektuba karsidaki kisi icin olusturup yazdigimiz bir Dua karti eklenmeli...

~ Tüm katilimcilar lütfen 18 Eylül'e dek tam isminizle beraber posta adresinizi mail adresime yaziniz.(kelebekgibi@hotmail.com) 21 Eylül'e dek herkese yazacagi kisinin adresini iletecegim ins. Bir hafta icinde yani 22-28 Eylül tarihleri arasi mektuplar postaya verilmeli.

~ Eger sizlerden istek gelirse yurtici-yurtdisi katilimcilari ayirabiliriz aksi takdirde karisik olacak...

~ Etkinligin ismi "Sürpriz Mektup" yani katilimcilar (mail yoluyla) bana adres gönderecek ve rastgele cekilis ile kim kime cikarsa ben adresleri dagitacagim, böylelikle kimse kendisine kimden mektup gelecegini bilmeyecek (ben haric:P)...

~ Bu etkinlige gercekten isteyenler ve önem verenler katilsin lütfen! Sonra geciken-gitmeyen-ertelenen postalar olmamali! Kimseye haksizlik olmasini istemiyorum! Katilim, verilmis bir sözdür...

~ (Isteyen) blogcu arkadaslarin etkinligi yukaridaki resimle birlikte sayfalarinda duyurmalari daha cok katilim icin faydali olacaktir :)

Anlasilmayan bir nokta da ya da sorunuz varsa bana yaziniz :) Ben de unuttugum birsey olursa ekleme yaparim...
Tüm mektupseverleri bekliyoruuum :)


17

Çok Hamileyim ^^


Oturdugum yerden kalkamiyorsam, uykusuzluklar had safhaya cikmissa, yere egilip birsey almak iskence olmussa, bol giyince oldugundan daha tombili dar giyince de acayip gözüken bir fizigim varsa, duygu karmasalari yasiyorsam, basit ev islerini bile yapinca kendimi o gün cok sey basarmis hissediyorsam, ayaklarim 37 iken 39'a yaklasmissa...vs. Bunlarin hepsi cok hamileyim demektir ^^

Hamilelik basli basina macera, dokuz aylik bir serüven :) Her annenin ve babanin bu serüvendeki deneyimleri farkli, belki hepsinde ortak noktalar var ama tipki parmak izleri gibi gercekten ayri ayri maceralar...Bunlari bilimsel bir aciklamayla degil, gözlemlerimle söylüyorum tabiki :)
Bu macerada bizleri neler bekliyor hic bilemiyoruz, bugün böyleyiz yarin baska, diger gün bir bakmisiz bebek kucagimizda ve biz inanamayan gözlerle o mucizeyi anlamaya calisiyoruz...Karnimizdayken de biliyoruz ama gözgöze gelince o mucizenin gercekligini daha yogun hissediyoruz. 9 ay karnimda tasidigim sey, bir canli, bir bebek ve ne kadar da masum, dokunmaya kiyilmayacak kadar zarif güzellikte...
Ben bir kez anne oldugum icin bunlari o ani hayal ederek söylüyorum.. Yalniz ikinci kez de ilkinden farkli degil, yine heyecanliyim ve merak icinde o kavusma gününü bekliyorum, daha dogrusu bekliyoruz. Bu defa bekleyen bir abla da var :) Esim ise bambaska duygularda, kendisi ilkinde birsey anlamadigini, asil simdi ilk kez o heyecani daha iyi yasadigini söylüyor :) Ben ise hep hayal ettigim gibi "bir de oglum olsa"nin gercekligine dogru adim atmanin mutlulugunda gidiyorum gündüz gece...

35. haftadan herkese sevgiler :)

4

20 Gerçek


Instagram'da 20 Facts diye bir mimleme yayildi son zamanlar..Ben de dahil oldum ve oradan takip edemeyenler icin blogumda da hakkimda yazdigim 20 gercegi paylasiyorum :) Aslinda bu 20 madde bana cok az geldi, daha 100'e tamamlardim belki :P Ama zaten senelerdir blog yazan birinin gerceklerini biraz da olsa devamli takipcileri bilirler (buraya yansidigi kadariyla...).

Fatih Sultan ve Mehmet kardeslerin ortancasiyim :)
Birsey alacaksam kesinlikle abartili fiyatlarda olmamali, yoksa israf ediyor hissine kapilirim ve parami daha iyi kullanmam gerektigini düsünürüm.
Kirtasiye ürünleri, kutu, ivir zivir alisverini cok severim.
Hayvanlari severim ama pek samimiyet kuramam, ugur böceginden baskasina dokunamam :P
En sevdigim mevsimler ilkbahar ve sonbahardir.
Baskalarinin cok yaptigi birseyi yapmak hep itici gelmistir bana…Hep bir farklilik katmam gerekli sanki…(Bayanlarin nadir oldugu) bilgisayar alaninda ögrenim görmemin bu huyumla baglantisi olabilir :P
Konusmayi severim hatta biraz gevezeyim belkide…
Bir izledigimi tekrar izlemeyi sevmem, ilkler özeldir.
Cekingen bir yapim var ama cok cabuk uyum saglar ve kaynasirim.
10» Hassas, detayci, cok duygusal, inatci, sabirsiz, bazen daginik ve tembel olusum sevmedigim huylarimdandir…
11» Yemege düskün degilim ve belki formumu buna borcluyum...Hatta bazen hergün yemek yemek yorar beni :P Kendime degilde baskasina yemek yapmayi severim.
12» Mektup okumayi/yazmayi, hediyelesmeyi, sürprizleri cok severim.
13» Ilkokul birinci sinifta bir oyun yüzünden ögretmenden yedigim tokat sebebiyle okuldan sogumus ve bir sonraki yil baslamistim…
14» Planli yasamayi seviyorum, aksi takdirde sanki elim ayagima dolaniyormus gibi…
15» Günlük tutmayi hep severdim, blogculugun temeli buna dayaniyor olmali..Hatta eski kasetlere ses kaydi ceker, siir okur, kendi kendime konusurdum iste :P Ama kendi sesimi dinlemeye tahammül edemem nedense ^^
16» Az arkadasim vardir, herkes ile samimiyet kuramam, zaman-güven ve tanimam gerekir…Az ve öz olani severim.
17» Ikindi vakitleri yatmayi ve gereginden fazla uyumayi sevmem, herseyde orta yol bana uygundur.
18» Cikolata/tatli  hic yemesem yoklugunu aramam ama meyveler hergün olmazsa olmazim.
19» Kendini cok öven, yapmacik hareketli, yükseklerden ucan, güven vermeyen, sözünde durmayi beceremeyen, oldukca bencil, arkadan konusan…vs. insanlar benden hep uzak olsun isterim.
20» Kafam hic bos durmaz…Yapilan iyilikleri unutmam…Sir saklayabilirim…Cocuk ruhluyum…Insanlara yardimci olmak beni mutlu eder…Cok seyahat etmek gerceklestiremedigim bir hayalimdir…


*Bu yaziyi okumus ve blogunda cevaplamak isteyen blogyazar arkadaslari ebeliyorum, haydi siz de yazin :)
 


0

33. Hafta



Hamilelik hakkinda pek yazi ekleyemedim bloga, sanirim bunda oglumuz icin günlük tutmamizin da etkisi var...Esim, kizim ve ben duygularimizi yaziyoruz aklimiza estikce, ailece tutulan günlük ayri güzel oluyor, onlarin yazdiklarini okumak bana bile keyif veriyor :) Insallah oglumuz da genc bir delikanli olup okudugunda ayni keyfi ve mutlulugu hisseder :)

Hamile olanin halinden en iyi bir baska hamile anlar degil mi :)
Ama su da bir gercek ki hic kimse birbiriyle hamileligini kiyaslayamaz, cünkü her biri ayri birer yolculuktur. Bende 33.hafta olan bir agri baskasinda olmaz, benim göbegim daha büyük olur baskasinin kücük olabilir, bebegim daha az ya da cok hareketli olabilir...Yani demek istedigim biriyle kiyaslarken ya da internetten okurken "niye bende bu olmuyor?" gibi gereksiz strese girmeyin :)
Ben ikinci hamileligimi yasiyorum ama yine de bebegimi gördükten sonra sanirim ikinci kez anne oldugumun farkinda olacagim :P Kucagimda tutarken, kokusunu alinca, yumusacik tenini hissedince...

Ultrasonda ilk görünce "Mahir'im" dedi babasi ve duygudolu bana bakti...Hani cogu insan son aya dek isim bulamaz, bu defa bizde sanki hamile oldugumu ögrenir ögrenmez belliydi. Aklimiza baska isim de gelmedi, biz ondan bahsederken coktaaan ismiyle hitap etmeye alistik bile...Bu ismi Maher Zain'den esinlendigimi düsünenlerde olabilir ama degil. Evde 3 kisiyiz ve hicbirimiz itiraz etmedi ya da baska öneride bulunmadi, herkes sevdi ve öylece kaldi. Kur'an-i Kerim'de de gecen isimlerdenmis fakat tam olarak hangi Süre ve nerede bilmiyorum, keske hafiz biri bana söylese...?
Mahir: Maharetli, hünerli, elinden iş gelir, becerikli...

Oglumuzu görmeyeli iki ay oldu, doktorumuz tatilde oldugu icin randevu gecikti bayagi ve haftaya insallah ultrasonda görmeyi heyecanla bekliyoruz :) 

Gecen haftalarda kizimda da yaptigim gibi 3 hurma hazirladim doguma. Birer Yasin-i Serif okudum ve üfledim hurmalara...Birini dogum öncesi sancilar baslayinca, digerini dogum sonrasi ve ücüncüyü de yavrumun damaklarina sürmek icin. Rabbim insallah uygulamayi da nasip etsin, hurmalar vesilesiyle kolaylik ve saglik versin. Bu defaki hurmalarin özelligi gecen yil ki Umre'den getirdigimiz Medine hurmasi olmasi...

Bunlarin yanisira evde oglumuz icin yer acmaya calisiyoruz, zaten cocuk odasi olmayan bir evde oturdugumuz icin yarisi kizima ait olan yatak odasini en pratik sekle sokup bir yatak sigdirmak amacimiz...Kizim kendi gardobundan yer bile gösterdi, "buraya da onun esyalarini koyabiliriz" diye :) 
Önemli olan yuvamizda huzur, saglik ve mutluluk olmasi, gerisi teferruat :)

Bakalim kücük askim gününü bekleyecek mi yoksa erken mi gelmek isteyecek annesinin, babasinin ve ablasinin kollarina...

Son olarak bu siskin hamile sizlerden Dua ister ve dua edecek herkese simdiden cok tesekkür eder :)



8

Bir Yazi Iki Alisveris


Posta gönderirken bir an önce o kisiye ulassa da mutlu olsa diye sabirsizlanan ben, ayni sabirsizligi bana posta gelecekse de yasiyorum :) Iyiki posta diye birsey icat edilmis :P Yalniz postahanelerle ilgili konuya hic girmeyeyim negatif bir yazi olmasini istemem...
Bugün en son gelen iki postami sizlerle paylasacagim :)


Ilk olarak Kitapyurdu.eu alisverisimin icerigini yaziyorum:
1- Her Gece Bir Dua (Senai Demirci)
2- Rabbin Sana Küsmedi (Senai Demirci)
3- Askin Meali-2 /Ibrahim ve Hacer (Sinan Yagmur)
4- Menekse Kokulu Hikayeler (Ender Haluk Derince)
5- Baba Olma Sanati (Dr. Sefa Saygılı, Pedagog Ali Çankırılı)
6- Cocuk Deyip Gecmeyin (Adem Günes)

Kizim icin olanlar:
1- Keloglan Masallari (Münire Danis)
2- Kücük Beyaz Ugur Böcegi (
3- Sinif Öyküleri-4/Hoscakal Güzel Okulum (Melek Ce)
4- Sakiz Kizin Günleri (Sevim Ak)
5- Haydi Kantine Hücum/ Zeynep'in Asiri Komik Maceralari-2 (Sebnem Güler Karacan-Murat Bingöl)
6- Basörtümle Cok Mutluyum (Dr.Eren Tatari)

Daha önceki kitap alisverislerimden bazilari:  

--------------------------------

Ikinci olarak "Douglas Box of Beauty " paketimi, kisaca Douglas Kutumun icerigini merak edenler icin yaziyorum:
* Douglas Absolut Nailpolish Anna (11ml): Orjinal boyutunda canli kiraz renginde bir oje...
* Douglas Absolut Eyes Noemi (3gr): Mat olan makyaj malzemelerini daha dogal buldugumu söyleyebilirim ve bu üründe öyle..Göze makyaj uygulamadan önce bunu baz olarak kullanmak güzel olacaktir. (Tabii ben bebisim dogunca ve gözlerim cok yorgunken vakit bulursam göz makyaji yapmadigim icin sade olarak sürmeyi düsündüm :P)
* Nivea Styling Spray Volume (50ml) ve Nivea glanz Shampoo Volume (50ml): Sampuan ve sekillendirici sprayi de deneme amacli kullanacagim, normalde Nivea ürünü almiyorum...
* Juvena Skin Nova Sc Serum (10ml): Parfümsüz yüksek etkili bir cilt serumuymus...Bu ürünün orjinal fiyatini görünce böyle bir sok oldum (100€'dan fazla ve 30ml). Yani bendeki ürünün degeri yaklasik 40€..Kullanir miyim bilmiyorum ama denerim sanirim kadar zahmet etmisler :P ^^
* Douglas Beauty System Seathalasso Duschgel (100ml): Yeni bir dus kremi daha, Douglas'in kendi ürünlerini daha önce kullanmadim, kaliteli olacagini düsünüyorum...
* Shiseido Anti-Dark Circles Eye Cream (2,5ml): Bu krem koyu göz altlari icin yogun bakim sagliyormus ama ihtiyacim yok sükürki...Yalniz kremin kutusuna bayildim, minnacik, deneme boyu oldugu icin :) Icindeki kremi cöpe bosaltip el kremi ile doldursam cantamda tasisam diye düsündüm :P
* Venus Aqua 24 Face Cream (15ml): Bu kremi nedense ilk görüste sevdim, hem kokusu hem kivami...Nemlendirici bir krem, bu ara olmasa da kis mevsimine dogru cok kuruyan cildimde ise yarayacagina eminim...
* Iki bedava deneme ürün secebiliyordum, birini Moschino'dan kendime digerini de Mint'ten esime birer parfüm olarak sectim. Ayrica Douglas kendi bir ürün daha eklemisti fazladan, Essence Ultime sac bakim onarim sampuani...

Iste bu hepsi yaklasik 70-80 euro ediyor normalde, ama gönderme de dahil olmak üzere 10€ ödüyor olmak belkide bu kutuyu alma sebeplerimden, yoksa kozmetige merakli degilimdir pek ve kullanmayi düsünmediklerimi hediye ediyorum genelde...Yalniz daha önce belirttigim gibi abone olunmuyor, belirli bir tarih belirlenip belirli sayida kutu o gün kimler siparis verebilirse kapis kapis bitiyor, ben de ne zaman almak istesem mutlaka kapiyorum, elimden kurtulusu yok :P ^^

Daha önceki kutular:

6

Amigurumi Kuzucuk


Bu yazimda sizleri "Şapşi" ile tanistiracagim :)
Hamileligin bulantili dönemlerinde, cok cok oturup uzandigim icin elimde oyalanirim, kafam dagilir diye baslamistim örmeye ve ne zamanki bulantilar bitti bir kenara koydum kendisini yarim yamalak :P
Bu aralar artik gözüme takilip duruyordu "bak burada yarim kaldim, ör beniiii" diye :P Hem bir yarim is daha tamamlanmis oldu bitince..

Ismi neden Şapşi bilmiyorum, örme esnasinda icimden ona öyle demek geldi ^^
Bitirince kizim hemen oynamaya basladi bile :) Onun begenmis olmasi beni mutlu etmeye yetti, hem sonra kardesi dogunca o da oynarmis :)


Kuzucuk birini kirmis olmali, o sebeple biraz düsünceli ve hüzünlü duruyor :P Ama kendisini affetirmek icin elinden geleni de yapmaya hazir ;) Hatasiz kul olmaz, önemli olan hatasinin farkina varip telafi etmeye calismak ve bir daha yapmamak degil mi :) ^^

--> Kendisinin bir baska pozunu Facebook'taki fotograf sayfama da ekledim
(Photolog Sultan).

Diger ördüklerimden bazilarini da görmek isterseniz BUYRUNUZ.


Bu yazinin sizlere biraz nese, keyif ve gülümseme katmasi dilegimle...
Sevgiler :)
Back to Top