13

Online Kitap Alışverişim

Kitap alisverisi hep sorun olmustur benim icin...
Evime yakin kitabevi yok ve olanlarda hani uzak falan demeyip gittim diyelim, aradigi her kitabi bulamiyor insan, öyle cook genis bir icerige sahip degiller. 
(Bu sira Aziziye Kitabevi gözüme carpti iste, ziyaret etmeyi planliyorum bir ara...)

Durum böyle olunca Türkiye'ye gittigim zamanlar mümkün oldugunca almak istediklerimi temin etmeye calisir oldum ama bu defada ucakla götürünce kilo sorunu oluyor...

Bir ara internette Kitap Yurdu Avrupa'nin acildigini gördüm. "Iste kitap almaya yönelik cözüm ayagima geldi" düsüncesiyle ilk kitap siparisimi yaptim. Elime ulasmasi oradaki belirttikleri tarihten birkac gün daha uzun sürdü tek eksisi de buydu sanirim. 10 € kargo ücreti gayet normaldi, cünkü kitaplar agir oluyor.
Kitaplarin yani sira icinde bezden bir Kitap Yurdu cantasi vardi, arada markete giderken aliyorum yanima :P
Birde birkac kitap ayiraci ilave etmislerdi. En güzelide ödemenin PayPal ilede yapilabilmesi oldu benim icin ;)

Alisverisimde bulunan kitaplarin isimlerini yaziyorum:
  • Siyah Süt (Elif Safak)
  • Peygamberimizle Bir Gün (Dr Durak Pusmaz)
  • 99 Ayet 99 Hadis 99 Risale (Süheyla Corakli)
  • Kücük Mucizeler Dükkani (Debbie Macomber)
  • Bebek Bakimi ve Sagligi (Sevda Salihoglu) Dogum yapacak bir arkadasaa hediye gidecek ;)
  • Tali Egitim Seti, 3-6 Yas icin (10 Kitap+Vcd)
  • Bilmezsen Korkarsin Tabi, Terapi Hikayeleri 1 (Pedagog Adem Günes)
  • Cocuklara Ilk Dini Bilgiler - 1, 3-6 Yas (Mürside Uysal)

Avrupa'da olanlara buradan alisverisi tavsiye edebilirim ;) Bu yaziyi reklam falan olsun diye degil benim gibi olanlara yardimci olmasi acisindan yaziyorum. Egerki siteye üye olacaksaniz size mailden üyelik daveti gönderebilirim, bu sebeple bana 20 puan eklemis olursunuz bu da isteginize kalmis ;) 
Isteyen mailini birakabilir bu yaziya ;) 
Bu puanla bir dahaki kitap alisverisimde katki saglamis olursunuz belkide...


Kitap demisken yakinda Viyana'da Kitap Fuari var ondan bahsetmeden olmaz tabiki!
Viyana İslam Federasyonu tarafından 24 Aralık 2011 -01 Ocak 2012 tarihleri arasında düzenlenecek. Program icerik ve ayrintilarini bu sayfada görebilirsiniz. Adres ise, Guglgasse 8, Gasometer (U3).


Not: Yazacak bir sürü yazidan bu konuyu tesadüfen secmedim, Facebook Sayfasi'nda sordum ve bu konu galip geldi, sirada ne yazacagimida yine Facebook'takiler biliyor :P   
Sizde gelin buyrun, kapimiz acik

8

Şimdi pekÂlâ oldu :)

Bazi olaylar kötü baslar ama devaminda iyi gelisir...
Benim Âlâ Dergi'den bir yillik abonelik kazanmam ve sonrasi olusan olayda böyle :)

Sonrasinda durum mademki Âlâ Avrupa kismina ait orayada bir bildireyim diye düsündüm.
Facebook Sayfalarindan yazdim ve bekledigimden cabuk cevap verildi. 
"Durum tam olarak nedir, bize yazin, biz ilgilenmek istiyoruz" dedi Âlâ Avrupa. 
Yazdiktan cok kisa süre sonra bekledigim o cevabi alabildim sonunda :)
Benim aboneligimi üstlendiler magdur kalmamam icin ve vermis oldugum mücaleden dolayi azmimi kutladiklarini belirttiler :P Sonunda bende hakkim olana kavustugum icin mutlu oldum tabiki.
"Yakinda dogumgünüm ondan bu sabirsizligim" demistim bir yazismada, buna karsilik tamda dogümgünüme dergilerin postama gelmis olmasi ise isin en güzel yaniydi :)

Âlâ Dergi'sini internette ilk gördügümde mutlu oldum cünkü böyle bir dergi olmaliydi, bir eksikligi doldurduklarini düsünüyorum bu konuda. Ayrica bu alanda baska acilacak dergilere de öncülük etmis olacaklar... 
Bazilari sacma, gereksiz yahut dinimize aykiri buluyor ama benim görüsüm tesettürlülerde güzel giyinebilir, bunda abes olan ne...
Güzel giyinmek gerek zaten (abartiya kacmadan!). 
Bakalim zamanla Âlâ Dergi ne sekilde gelisecek ve cizgisinden cikmadan ilerlemeye devam edebilecekmi...

Dergilerde hosuma giden kiyafetler gördüm...Keske bu tesettür giyim magazalari fiyatlari daha makul yapsalar diyede söylendim okurken...

Birsey daha söylemeliyimki Âlâ Cocuk ekini kim düsündüyse cok iyi etmis. 
Kizim hemen ilgi gösterdi ve birlikte güzel vakit gecirmemizi sagladi ;)

Tesekkürler Âlâ Avrupa ;)


Not: Devaminda daha detayli görüslerimi yazmayi planliyorum okudukca...

18

Yaşı 30 olanlar, Antiaging zamanı...

Son zamanlar bloglarda ne de cok 30 yasina basan kisi oldugunu okudum öyle...
30 depresyonu gibi bilmedigim birseyler mi var acaba?
Eger 30 iseniz üzülmeyin, dün 29 dunuz daha mi iyiydi hersey ki birgün sonrasi bozuldu sanki...
Ya da 19 oldugumuzu farzetsek daha mi mutlu olacagiz? Her yasin ayri kendine has özelligi ve yasanilmasi gerekenleri var...Hem ömrümüz 365'ser gün halinde akmiyor, gün gün, saat saat, saniye saniye...
O zaman 30 'a üzülebiliyorsak, yarin olacagi icin daha cok üzülmeli degil miyiz? Cünkü yakin zaman...

Ölümün yasida yok nasilsa!
Ha 40 olmussun, ha 20, ha 35... Sen kendini hazir hissetmedikce ölüm icin ve sonrasi gercek hayat icin, o korku hep kalacak ki son ana dek... Iyisi mi gerceklerin güzelligiyle olaya farkli bakabilmek...

Bu yazi ne simdi? Niye ben bu konuyu ele aldimki?
Bende 30 oldum ondan olabilir :P
Hadi vatana millete hayirli ugurlu olsun yeni yasim.
Allah'in sevgisini kazanabilecek sekilde yasamayi diliyorum kendime 30la birlikte.
O bana dogumgünü hediyemi verdi bile ama aramizda...Istedim verdi yüce Rabbim.
Ve bunu yasayarak gören insan Rabbinin kendisine sefkatle baktigini düsünür benim gibi ve kalbinde birsey pit pit eder mutlulukla...

Bu seneki yazimda böyle olsun, tam 30 yasa uygun (mu acaba :P)...
Baslik zaten alakasiz, daha güzelligin zirvesine tirmaniyorum zira :P

Pasta, börek, cörek, konfetti, balon, cocuk sakizi, hello kitty, bonibon, 9 katli gofret..., bilimum mutlu edici seyler kabul edilir :P

Ƹ̴Ӂ̴Ʒ  Sevgiler  Ƹ̴Ӂ̴Ʒ

***************

Önceki dogumgünü yazilarimi okuyup nostalji havasina girmek isteyenler icin,



8

Kamera Arkası...

Sizlere bir film setinde bulundugumuzu, hatta kizimin kendine ait ilk parasini kazandigini yazmistim daha önce.
Biraz ayrintilardan bahsedecegimi demistim ve simdi aklima geldi birden, bugünün isini yarina birakmayayim :P

Erkenden kendimizi orada bulduk, denilen saatten bile erken varmistik sanirim...
Ilk olarak daha önce provasi olunmus ne giyinecegi konusu halledildi, gerci benim kiyafeti kadin sonradan icine sinmeyip degistirmek istedi, hic tarzim olmayan bir sekle soktu beni :S Böyle Arap kadinlari misali oldum sanki...
Devaminda acik büfeden kahvalti edildi, arada tek tük durmadan gelen oldu. Orada oturanlarla iki üc laflastik.
Sonra belirli sahneler icin gerekli kisileri cagirip onlarla birkac prova yapip devaminda cektiler...
O ara makyaj yapildi, yalniz bu fondöten püskürten bir yandanda serinleten alete bayildim, o sicakta buz gibi fondöten geliyor cilde:) 
Makyaj sonrasi bekle bekle derken ögle olmadan biraz önce bizi prova cekime cagirdilar asagi kata. Icerisini filme uygun sekilde dösemisler, eski bir ev, bende gelin görmeye giden komsulardan biriydim :P Kizimda yine benim kizimdi :)
Bu sahnenin cekildigi oda cok kücüktü, bir yandan isiklar, bir yandan hava cok sicakti.
Böyle oturdugumuz yerde terliyorduk su gibi :S
Ögle yemegi molasi oldu yine acik büfe seklinde. Oyunculardan ünlü olan kiz, Arka Sokaklar'da mi yoksa böyle bir dizide oynamis birisi, ismini unuttum dizi izlemedigim icin :S Simdi filmin ismini...vs bilgilerinide vermiyorum, zaten 2012 (Sonbahar olmasi lazim) cikinca Gala'ya davet edeceklerini söylemislerdi, o zaman duyurmaya calisirim.
Neyse ben en cok kizim icin stres yapiyordum, ya durmazsa, ya eve gitmek isterse...vs. gibi. Cocuk sonucta bizim gibi sabredemez. Birde ben giderken zannetmistim ögleye falan biter isimiz, meger taaa aksam 21 e dek sürecekmis :S
 Ama kizim korktugumun aksine, ona bir iki laf atana falan yaklasti gitgide, derken bir bakiyorum kameraci abisiyle hasir nesir olmuslar gülüsüyorlar, bir bakiyorum kostümcü ablasinin kucaginda...vs. bu sekil gecirdi cogu vaktini. Onlarda nazladilar, kucakta tasidilar koca kizi ki ben kendim hic yapmam bunu...Ee böyle insanlari bende severim cocuk olsam :D Arada servis yapan bir kiz elinde tepsiyle geliyor atistirmalik birseyler dagitiyor.
Ayni sahne icin kac defa ayni hareketleri yaptik saymadim ama 20 vardir...Vee her sahnede birsey yiyorsak düsünün 20 kez yenildigini :S O nedenle masada olan seylerden mümkün oldugunca az almaya calistik...Kizim bir ara evin cocugu seker dagitiyordu aliyorduk, her sekeri yedigini farkettim :D Aralarda tembih ediyorum kizim simdi verileni yeme tamam mi diyorum...vs. Cocuk sicaktan cok bunaldi tabii, oturdugu yerden kalkmak istedi...vs. Istedigi sekilde dursun dediler sonradan yeterki oralarda dursunda, bir sekilde montaj edecekler besbelli...
Baska karaktere bürünmüs olmak tuhaf bir duygu. Ama rahat...Kisa süreli kendinden uzaklasmak degisiklik belkide :P Oradakilerde cidden iyi insanlardi. Tüm gün ayni masalarda yedik ictik ve günün bitimi sanki orada bir gün degilde bir ay gecirmisim gibi hissettim kendimi, insanlari cok taniyorum gibi oldum...
O günki sicak ve bunaltici kücük oda beni en zorlayan kisimdi...Yoksa gerisi güzeldi. Bir sonraki gün tekrar cagirsalar artik halim kalmamis gibi hissettim kendimi...
Neyseki o gün bitirmisler bizim oldugumuz sahneyi ondan uzun sürmüs.
Aksama cikarken paralarimizi aldik, kizimla sakir sakir yagan yagmurda metroya dogru kosturduk :)
Ben eve girer girmez agri kesici ictim...Sanirim kücük odanin basik baygin sicak havasindan gelmisti o feci bas agrisi...
Kizim hala canliydi evde bile...Ve mutluydu herkesten ilgi görmüs olmaktan :) 
"Yarin yine gidelim anne" bile dedi. 
Annesi o an bir an önce yataga girip sadece uyumak istiyor ve bas agrisindan kurtulmak istiyordu :P

Ben simdi film birsey izlerken degerini daha iyi biliyorum :P Bayagi emek harciyorlarmis, isin icinde olmayinca bilmek cok zormus. Figuran olarakta olsa o ortamda bir gün gecirmis olmak benim icin güzeldi.
 Ben seviyorum merak ettigim seylerden deneyim kazanmayi : ) Bu da o listeye dahil olmus oldu ;)

Sevgiler

7

Bu Sabah


Mutfak caminin kenarina oturdum yine, evin en sevdigim yeri...
Martilar ucusuyor camimin önünde, hele birde islattigim bayat ekmeklerden koysam cam önüne nasil heyecanla gelip bir tane kapmaya calisirlar, öyle zamanlar bende gizleniyorumki beni görüp ürkmesinler (korkulacak bir tipim yok ama ;P onlarin yaklasimi cok cekimser..)
Kizimi hazirladim, esimi uyandirdim...Kizim anaokuluna gitmek üzere yola cikti babasiyla. Esim onu birakinca cuma namazina birlikte gidecekleri arkadasinin evine gidecek, namaza dek biraz Playstation ve Xbox oynayacaklarmis...Onlarinda en kötü aliskanliklari bu baskada yok cok sükür.
Ne gece gezmesi bilirler ne baska sey. 

Ben yalniz kalmis olsamda bunu pozitif olarak degerlendiriyorum suan. Tostum kizariyor, yumurtam kayniyor, cayim tütüyor ocakta :) Bende önünde ciceklerimin dolu oldugu mutfak camimin kenarinda oturdum post yaziyorum iste :) Bir kere de böyle birsey yazayim istedim, yasadigim ani tarif eden...
Sacim basim daginik, aynada bir gördüm kendimi yüzümü yikarken hepsi o :P
Birazdan bir ceki düzen veririm... Ee bugünde cuma, hayirli güzel bir gün :)
Tostum yanmadan, yumurtam fazla pismeden, cayimin tadi gecmeden ben kalkayim ;)

Güzel bir cuma günü gecirmeniz dilegimle, sevgiler sizlere gurbetten...

18

Hiç Âlâ Olmadi Bu...



Aslinda bu yazimda sizlerle bir sevincimi paylasacaktim...
Ama ben henüz sevinemeden, sevinci kursaginda kalma olayini yasamis oldum.
Simdi neler oldugunu yaziyorum:

Facebook'tan ve devaminda sayfasindan yarismasina katildigim Ala Dergi hakkinda olacak bu yazim.
Daha önce dergiyi birkac blogta okumus ve daha da merak etmistim. Yarismayida görünce belki bir abonelik kazanirimda tanismis olurum bende dergiyle diye heveslendim.
Esim yarismaya katildigim zamanlar saat gece 12 'yi beklerkenleri "Bir kazansanda ben de kurtulsam"derdi benim o heyecanli bekleyisimi görünce...
Birgece, iki gece...vs derken birgün bir baktim benim kazandigim aciklandi. O an acayip mutlu oldum. Bir süre zipzip zipladim evde "bak iste sonunda kazandim" dedim esime. Hemde dogumgünüm olacak yakinda, ilk dergi o siralar gelir bana diye hayal ettim. 
Bir an önce iletisim bilgilerimi gönderdim yarisma kurallarinda belirtildigi gibi.
Mailimden sonra aldigim cevap pek bir sarsti beni "Yurtdisina abonelikleri yokmus". 
"Ala Dergi artik tüm Avrupa'da" diye bangir bangir Face'de duyruluyordu nasil olur dedim!
Benim bunu haksizlik olarak gördügümü bildirmem sonucu gerekli yetkililere tekrar sorulup bana dönülecegi söylendi mailde ve hala dönülmedi...
Facebook sayfalarinda ise tamamen bunun imkansiz oldugu Avrupa kismina ait Ala ile nerdeyse alakalarinin olmadigini söylemek ister gibi birseyler yazdilar bana.
Benim kafam algilayamiyordu belki bunu. Ala Dergi'nin Avrupa koluda olsa o da Ala sonucta. Ben yarismayi Türkiye Ala'dan kazandigim icin reddedilmis olmam sacma, benim aboneligimi Ala Avrupa'ya aktarabilirlerdi!
Ya da hadi diyelim dedikleri gibi olsun. Ben bu yarismaya katilirken kurallari okumayip katilmadim elbetteki, tüm kurallara uygundu katilimim. Hicbir maddede yazmiyordu bu Türkiye'de yasayanlar icin diye!!!
Neden belirtilmedi o halde!!!...
Ben sayfalarina üye olmusum, sonra yorumumu begenmis secmisler (kendileri!) ismimi duyurmuslar o günün kazanani diye, sonucu tam bir fiyasko!

Bu büyük bir haksizlik oldugu icin ben bunu buradan da yazma geregi duydum. 
Belki olurda o (hala devam eden) yarismalarina yurtdisindan biri katilirsa benim gibi hayal kirikligi yasamasin!!!
(Az önce baktim yine yarisma kurallarina bu olay üzerine degisiklik yapilmis mi diye, Türkiye disi katilim mümkün degildir diye ilave etmisler...
Ben katilirken yoktu o madde, ne olacak benim hakkim!!!
Ee malum bu durumdan sonra ekleme yapacaklari ihtimalini düsündügüm icin kurallarin resmini almistim benim katildigim zamanki sekliyle!)



Ala Dergi hakkinda bir süredir yazmak istiyordum ama bu sekil degil...

11

Aşk ❤ Love ❤ Liebe


Hayatimda ilk defa belki bu kadar kisa sürede bir kitabi bitirdim...
Bazen incecik kitaplari bile bu kadar sürede bitirememistim..
Bu kitap insani alip götürüyor.
Ilk sayfasinda daha "woow" dedim Ella'nin hayatina verecegi cizgiyi okuyunca...Yani öyle bir ortamdan cikip hayatini degistirmek hep zor gelir insana, büyük cesaret isidir. Ilk baslarda bir Konya'da bir baska yerde olusu kafa karistirdi taa kii hepsini bir bütün icine alana dek.
Kitapta hem ilerlemek hem de hic bitmesin istedim...Bitince baska kitap okuyamam gibi geldi. Ya bir sonraki kitap bana bu tadi vermezse...Cünkü cok sevmistim.

Diyelim ki ben hayatimda hic yemedigim tür bir yemek yedim ve önceki yediklerimin buna kiyasla tatsiz oldugunu anladim, öyle birsey...Ve simdi cnm artik buna benzer yemekler cekiyor :P 

Yine Elif Safak okuyacagim sanirim. Umarim diger kitaplarida böyle güzel hisler birakir. 

Elif Safak tarzi yazan baska yazar öneriside alabilirim sizlerden?

12

Fıstık Boyama


Bir yazimda yumurta boyama yapmis, kiziminda cok sevmis olup onunla da yapacagimizi demistim. 
Onunla bu etkinligi gerceklestirdik yalniz ben o resmi bilgisayarda bulamadim :S 
Birgün elbet resimleri düzenlerken önüme cikar ve yayinlarim :) 
Ama onun yerine baska resimler gözüme carpti.
Birgün fistik yerken, "bak bu anne fistik olsun" "bu cocugu olsun"...vs gibi oynarken kizimla, ee bari biraz benzesinler diye de cizdim onlari...Kizim cok eglendi, yemek bile istemedi cizilenleri :)
Yani yumurta boyamadan sonra fistik boyamaya gecmis olduk :)

Cocuklarinizla güzel bir oyun fikri sizlere ;)
Fistiklari boyayin ve baslayin hayal dünyalarinda konusturmaya :)

Iyi eglenceler  Ƹ̴Ӂ̴Ʒ

9

2 ilginc HaBeR

Gazetede okudugum 2 ilgimi cekmis haberden bahsetmek istiyorum.

Ilki saclarini boyayip boya sacindayken Tv bakarken bir süre sonra saclarini cekip bagirmaya baslayan 17 yasindaki bir kiz(Tabatha McCourt)...Doktor gelene dek ölmüs bile :S Tam olarak nedeni arastiriliyor. Belki boyadaki birsey alerji yapmis olabilirmis...Ölümün bir adi olacak tabii, yani sac boyayacak olanlar korkmayin, vadeniz gelmemisse birsey olmaz ;)

Ikinci haber ise Abdullah Gül'ün Buckingham Palast'da Kralice Elizabeth 2 ile bulusmasinda, kralicenin Hayrünnisa Hanim'in ayagindaki High Heels'lere cok sasirmis olmasi...
Gazetede kralicenin agzi acik kaldi saskinliktan yaziyordu :D
Bence o kadarda agzi acik kalacak bir durum degil...
Herkes istedigini giyinsin ;) Helede topuklu giyinemeyen biri olarak, kolayliklar diliyorum giyinenlere :P
11

Sevgi Ayetleri


Sizlere 2 film tavsiyesinde bulunmak istiyorum. 
Umarim izlememissinizdir, izlenecekler listenize ekler ve begenirsiniz ;)


Ayat Ayat Cinta (Sevgi Ayetleri)
Kardesimin tavsiyesi üzerine hayatimda ilk kez bir Endonezya filmi izledim hemde kendi dillerinde :S Kelime kelime anlayamasamda, genel olarak konuyu anliyor insan zaten. Yinede cümleleri tam anlamak isterdim dogrusu o duygulari daha yogun hissedebilmek icin. 
Mendilde alin yaniniza:P Böyle Romantik/Dram bir filmde duygulariniza hakim olamayabilirsiniz...Kesinlikle tavsiye ediyorum.



Amelie
Cok degisik bir film, biraz masalimsi havasi var. Özellikle Amelie'nin hayal dünyasi ve bir cocuk gibi yaptigi gizli isler merak uyandiriyor. 
Mutlu sonlari hep cok severim, bu da öyleydi :) 
Hayati ve firsatlari kacirmayin ;)


13

Kalbi pıt pıt atan kızım benim :)

Kizimla ilgili aklima düsenleri yaziyorum simdi:

 ❤ Aksam yatarken yorgani düzeltmemi istedi ve sonrasinda "iyiki yardim ettin anne" dedi duygulu bir sekilde...Neden etmeyeyim be yavrucum, sen annenin yüregindeki sevgiyi bir bilsen.
❤ Gecen birgün "Anne seni düsününce kalbim pit pit atiyor, öyle seviyorum seni" dedi. Benim agzim kulaklarima nasil varmasin ki :)
❤ Bu siralar "Anne uykucu, baba cayci" deyip duruyor :P
❤ Hergece yatmadan önce dua okumaya basladik biz. Namaz sürelerinden. Aslinda buna kizim vesile oldu, ben okurken duydugundan ilgisini cekiyordu ve "dua okuyalim anne senin okudugundan" dedi bir gece, o zamandan beri hergece okuyoruz. Bu yatmadan önce okunan dualar birer kere bile olsa zamanla ezberlemesine vesile oldu ki bu hic beklemedigim bir seydi, Maasallah. Biri ezberlenirse bir digerine geciyoruz, ezberlenenleri arada terkar ediyoruz. Tarihleriyle yaziyorum kizimin bildiklerini:
21 Eylül 2011'de Fatiha Süresini tamamiyla okudu :)
6 Ekim 2011'de Ihlas Süresi'ni ezbere okudu :)
27 Ekim Kevser Süresini ezberledi :)
Bu siralar Felak Süresi'ndeyiz ve yarisini biliyor :)
❤ Kres'te cok sevdigi bir arkadasi olan Sudenaz bu yil okula basladigi icin onun yerini baskalari aldi...Türk olarak iki minik adam var, birisi 3 yasinda, digeri 4 (Emre). Emre ile öyle iyi anlasiyorlarki. Aksama kadar Emre'yle ilgili konusabilecek kapasitede yavrucum :D Kizima ayakkabi bakiyoruz, o gitmis erkek reyonuna "Anne bak bunu Emre cok begenirdi" diyerek arabali bir ayakkabiyi gösteriyor bana. Her sabah "Anne yarin Emre'ye ne götürsem ki..." Hergün o minik cebine birseyler koyup Emre'ye götürüp veriyor (normalde kolay paylasan bir kiz olmamasina ragmen...) Onu almaya gittigimde bazen ayni anda Emre'nin anneside oglunu almaya gelmis oluyor ve kim hazirsa digerini bekliyor birlikte gitmek istiyorlar belirli ayrilacagimiz yola kadar. "Anne Emre'yi cok seviyorum" dedi gecen sabahta bana :P Bunu demesine gerek yoktu zaten ben görüyorum. O Emre'ye "kücük abi" diyormus, Emre'de ona "kücük abla" :D Cocuklar bir alemler yaa.
❤  Bu yil gene ingilizce kursuna gidiyor, maddi durumumuz aslinda buna elvermesede bir yerlerden kisip oraya ekleyip yinede onun egitimine harcamayi tercih ediyorum. Cnm kizimin ileride önüne cikip belki bir kolaylik olur ögrendikleri diye :)
❤ Kizimda sevemedigim sey, söyle sapsup öpmemesi-kucaklamamasi, bazen öpüldügünde silmesi hemen yanagini :S Kim öperse öpsün..."Ben öpme sevmiyorum" diyor :S 
Epeydir yazmadigim icin birikti aslinda daha cok seyler var eklemek istedigim ama arayi cok acmadan yine yazicam insallah melegimle ilgili. 
Allah'im isteyen herkese annelik duygusunu yasatsin insallah.
Resimler ordan burdan karisik. Yüzü boyanmis hali, kreste Sonbahar kutlamasi vardi bende yarim saat daha erken kalkip kelebek yapmaya calismistim :P Kizim begendi sonucu :)
Not: Üzerindeki elbiseyi son giyisi oldu, artik rahat olmuyor cünkü halbuki 4-5 defa giydi hepsi, ne cabuk büyüyor cocuklar...Bu elbiseyide satisa cikaracagim, nerdeyse yeni gibi ilgilenen olursa satis bloguma ya da daha aktuel olan satis Face sayfama beklerim ;) 
12

CooKieS


Kukiiiiiiiis :)
Ben tatli türü pek yapmam aslinda kek harici, böyle arada eserse kurabiye yapmayi tercih ederim ;)
Bu defa sirf kurabiye yapmak icin damla cikolata almistim, tarif aradim ama esmer seker kullaniliyordu hemen hemen hepsinde, o da evde bulunmadigindan bende baska kurabiye tarifi aramaya gectim.
Ezilmis findik vardi kekler icin almis oldugum, findikli bir tarif aradim.
Buldugum ve denedigim tarifin sonucundan öyle memnun oldumki bloga yazma geregi duydum :)

Malzemeler:
120 gr margarin,
yarim cay bar. ezilmis findik,
bir pakete yakin vanilya,
bir pakete yakin kabartma tozu
bir su bardagina yakin pudra sekeri,
yarim cay bar. siviyag,
2 su bardagi un

Üzeri icin:
1 yumurta beyazi ve toz findik.

Bunlar orjinal tarifinin yarisi malzemeler, cünkü ben 1 tepsi yapmak istedim kücük ailemiz icin :)

Bir iki kasik margarinle tavada toz findigi kavuruyoruz. Sonra icine 2,5 corba kasigi un ekleyip biraz daha kavuruyoruz. Bu arada mis gibi kokular geliyor burnumuza :)
Hamur yogurma kabina oda isisindaki margarini ve pudra sekerini ekleyip karistiriyoruz devaminda diger malzemeleri ve sogumus olan kavrulmus toz findigi da ekliyoruz.
Hamuru mutfak tezgahinda 5-10 dk yoguruyoruz. Sonra ceviz büyüklügünde koparip yuvarlayip önce yumurta beyazina sonra toz findiga bulayip yagli kagit serili firin tepsimize diziyoruz.
Önceden isitilmis 170 derece firinda 15-20 dk pisiriyoruz, gazli firinsa 4-5 arasi ayarda.
Bir süre sonra yuvarlak seklin hafif sisip yayildigini ve catlamis oldugunu görebiliriz.
Hafif catlamis olan kurabiye bana her zaman leziz gözükür :)

Kurabiyeyi arkadaslar, esim, kizim ve ben cok begendik, hele o mis gibi kavrulmus findik kokusu "ye beni" diyor :) Deneyenler olursa sonucu yazarlarsa sevinirim.

εїз... Afiyet olsun ...εїз


Tarif sahibi Pastaci Kiz'a tesekkürlerimi gönderiyorum.  
7

Bayram, hastalik, heyecan, yari kombin...

En son yazimda biraz daha iyi oldugumu sanmisim, bayramin 1. günü atesim cikti ara ara...
Ikinci günde atessiz ama bitkin halde gecti derken ben daha bugün yani 3. gün ayaklandim (cok sükür) :)
Ama ilk gün kendimi zorlayarak bayram kahvaltimizi ve hediye merasimimizi yaptik (kizim icin) :)

Kizim öyle heyecanliydi ki (bayram sabahina dek kac kez uyandi cocuk, "sabah olmadi mi daha yaa" diye).
Birgün önceden herkes birbirine aldigi hediyeyi masanin üstüne koymustu. 
Esim pek sevmesede, bir gün önceden cocuk cok merak eder diye...Bense tam tersi yeri gelince sabretmesi gerektigini ögrenmeli diye özellikle önceden göz önüne koymustum. 
Kücük hanim paketlere dokunup tahminlerde bulundu bolca diger gün gelene dek vaktini böyle gecirdi :P Cocuk olmak ne kadar güzel :) Onu öyle görünce ben bile hastaligimi unutuyorum ve yüzündeki heyecan, mutluluk ifadesini seyre daliyorum :) 
Hediyelesmek sünnet oldugu icin biz bunu her bayram gelenekselmis gibi uygulamaya calisiyoruz gücümüz elverdigince. 
Kizimdan ve hediyelerinden bazilarinin gözüktügü bir resmi ekliyorum.

Ayrica bayram icin esimle aldigim elbisem ve yumusacik atkimin resmini cektim ama henüz giyemedim :S
Hastaydim diye degil tabiki, evde olan rahat bir elbisemi tercih ettim. Yeni birseyi giyeceksem dört dörtlük kombinleyip tam süslenebilmem gerekirdi cünkü :P Eksik olacaksa hic olmasin derim...Elbise göründügünden cok daha güzel, hafif parlak kalin bir kumasi var. Biraz 70 li yillari andiran bir modeli :) Üzere yapismayip hafif dökümlü duruyor. Neyse henüz giyemedigimden sanirim böyle istahlica bahsediyorum :D 
(Kelebekli kemerin aynisinin baska rengi cekilis hediyelerimin icinde, katilmamis olanlara duyrulur :P )

Esim bana bunlari paketlemis, ikimiz aldigimiz halde. Amaci ise bana resimde gördügünüz bir sürü minik notlari yazip eve saklayip beni arattirmak ve öyle kavusturmak pakete :D 
Benim ona arada yaptigim gibi, cok severim bu sekil hediye vermeyi-almayi ve o okunulan muzip icten yazilmis notlari.
Özetle bana degerli birsey alamadigini ama manevi hediyesi olarak Allah'a hep Ahirette güzel seylere sahip olayim diye dua ettigini...vs. yazmis. Ben okurken duygulandim, benim icin zaten cok daha degerli böylesi.
(Bende ona kazak ve kislik bir bere aldim.)

Ee bayram madem bugün basliyor, kahvaltimi edip hazirlanmaliyim :)

  Sevgiler gönderiyorum sizlere blogumun renkleri...

Not: Kizim hakkinda ayri yaziyorum biliyorsunuz, epeydir yazmadigimi farkettim, en kisa zamanda onun son zamanlarindan esintilerle karsiniza cikabilirim :)
8

’·.¸(♥)¸.·’ Mutlu Bayramlar ’·.¸(♥)¸.·’


(Sizlerin bayramini kutlayip kacmak niyetindeyim :P)
Biraz agrili bir gün oldu bugün ve cok sükür simdi iyiyim, ilaclari her ne kadar sevmesemde Allah onlardan da geri birakmasin. 
Acele bir bayram temizligi sonrasi erkenden uyumaya gitmeyi planliyorum bu aksam (benim erkenim 23-24..).

Gurbette bayrami yasayacagiz bizde yasayabildigimiz kadar ;)

Sizlere sevdiklerinizle mutlu, sicacik, saglikli ve rengarenk bir bayram diliyorum.

Sevgiler

Not: Bayram sonrasi postasi yazabilirim ;)  
5

1 mimdir, 2 mimdir...

"Ben mimleri nezaman zamaninda yazdimki" diyerek gec kalinmis 2 mim icin yazmaya koyuldum suandan itibaren :)
1. MiM Cici Bici Seyler tarafindan yönlendirildi, tesekkürlerimi gönderiyorum buradan :)
Cantamin ici?
Son zamanlarda kullandigim iki cantamin resmini ekliyorum ve devaminda icerik gösteren bir foto.
Benim huyumdur bir cantaya alisinca, özellikle kullanimi rahatsa, aylarca tasiyabilirim. Ister uysun ister uymasin :D Genelde alirken giyindigim cogu renkle uyacak türden secmeye calisirim o nedenle.
Bir siyah cantam vardi yani artik yirtilmamis olsa bir yerleri kullanirdim ki 1-2 sene durmadan taktim...
Canta ve ayakkabi takindim pek yok. Illa ikisi ayni renk olsunmus yahut canta alirken ona uygun ayakkabida alinmaliymis...vs hic düsünmem.
Zaten var bende bir anormallik diyorumya hep, cikolata sevmeyen bir bayandan bu beklenirki :P
Cantamin icinde genelde ortalama bulunanlar bunlar, bazen artabiliyor ama eksilmiyor.
Telefon, Ipod (özellikle kizim icin), Dove el kremi yeni girdi cantama (havalar soguyunca) kokusu cok güzel, mendil, minik bir canta parfümü gül kokulu (Yves Rocher'den), tükenmez kalem ( her an lazim olabilir diye), bir-iki seker bulundurmaya calisirim (kizim icin), tek yöne gitmek icin basilmis olan bir bilet, güzelim swarovskileri kopmus aynam (cantanin iclerinde anahtarlardan olmus olabilir...), cüzdan (Kelebekli ve rengarenk, tam bana uygun degilmi), bir yedek kancali igne, yedek sac lastigi, bozuk para cüzdani, 1 Cent para, sakiz, Türk marketinden kalmis bir alisveris fisi, Ruj (Rimmel 700 numara- Nude Delight), USB Stick.
Bunlara ek olarak digital kameram ve evin anahtarlari oluyor.
~~~~~~~~~
 2. olarak Sihirli Kokosh tarafindan MiMlendim.
Son zamanlardaki lüksüm nedir?
Lüksüm belkide biraz mecburi ama kendi istegimlede bagdasan bir ev hanimligina gecmislik olabilir belki.
Yani calisan insanlarin durumunu cok iyi bildigimden, vaktin onlar icin önemini...Artik fazlasiyla vaktim var. Öyle baskada bir lüksüm yok kendime özel...Bazi sebeplerden dolayi maddi olarak ay sonunu gözetleyenler grubuna girdim bende ama sikayet olarak yazmiyorum bunu, cok sükür. Yani bunu belirttim cünkü Avrupa'dayim diye sanmayin hersey öyle süper ötesi :P Bazen özlem duydugum oluyor önceki rahat gezmelerime ve harcamalarima ama sadece arasira minik bir özlemden öte gitmiyor, cünkü ne durumlar var insanlarin yasadigi ki bu sorun mu...Hem maneviyat hep daha önemli benim icin ;)
~~~~~~~~~
Benden bu kadaaar :) 
Umarim zevkle okumussunuzdur.
Yazdiginiz yorumlar beni cok mutlu ediyor, sanmayinki tek tek cvp yazmiyorum diye önemsenmiyor...
Soru soruldugunda muhakkak ilk firsatta cvp yaziyorum ama genel yazi yorumuysa mutlulukla okuyorum ve o yorum sahibinin blogunu bizzat ziyaret etmeyi seviyorum kendi bloguma cvp yazmaktansa ;)
Her yigidin bir yogurt yiyisi var misali her blogcunun kendine özel tarzi var degil mi? :)

Sevgiler
6

Pink Hijab Day


Arkadaslar gözden kacirdigim bir özel gün varmis, bunu da bu yil son dakikada ögrenmis oldum, 
"Pembe Başörtüsü Günü".
Her sene Ekim ayının son çarşambası dünyada "Pembe Başörtüsü Günü (Global Pink Hijab Day)" ymüs. 
Göğüs kanseri bilinçlendirme ve araştırma çalışmalarını desteklemek üzere üç Müslüman Kadin bu hareketi baslatmislar. Zaten Ekim ayi  Dünyaca Gögüs Kanseri Bilinclendirme ayi ve bildigimiz sembolü pembe kurdeledir. Bu da sanirim özellikle müslüman bayanlar icin dikkat cekici bir sekli olmus! Ben fikri begendim ;) 
Isminden de anlasildigi gibi o gün bayanlar pembe tonlarinda basörtü takiniyorlar. 
Ben bu günü ögrenince artik gün bitmek üzereydi ve ben zaten o gün disari cikmamistim.
(Yazmak icin gec oldu ama bir dahaki seneye artik bilmeyenlere duyurmak icin yaziyorum.)
(Birde birsey farkettimki benim tek pembe yahut pembesi cok olan bir esarbim yokmus...)

Kadinlarda önemli olan ve cok rastlanan gögüs kanserine önlem amacli daha bilincli olmak gerek, özellikle kontrolleri belirli bir yastan sonra düzenli yapip ihmal etmemeliyiz. Bir kitle yahut buna benzer anormallik sezdigimizde hemen doktora gitmeliyiz! Erken teshiste muhakkak fayda vardir. 

Rabbim bizleri bu tip hastaliklardan korusun insallah!

Peki sizler Pembe Başörtüsü Gününü biliyor muydunuz?

10

~✿~ Yedi ~✿~

Bu 7 de ne olsa gerek?
Sabirsizligimi gösterip hemen yaziyorum, blogum 7. seneye adimlarini atti :)
Okul cagi geldi :P
Ee artik biraz kidemli sayiliriz ;) 
Gerci okuyucu sayimdan 6 yil gecmis gibi anlasilmiyor ama...
( yildizi düsük blogumun :P )
Benim okuyucularim sadik ;) (Hem hep Az ve Öz olsun derim).

Hamilelik esnasinda yemek bloglarina olan hayranligimla baslayan blog serüvenim kendi blogumu acmamla ve heyecanla devam etti taaa ki bugüne dek. Iyi ve kötü anlar gecti hayatimdan bu süre icinde. Ben kötü anlari cok yansitmak istemedim pek (ki kendimi tutamayip birkac kez yansitmisimdir mutlaka)...
Bazi seylerin özel kalmasi daha uygun. Hem istiyorum ki beni okuyanlar ilham alsin bir yerlerden, mutluluk duysun okurken...
Cok sükür cogu okuyucum ictenligimi anliyor, bu konuda bana geri dönüsümlerini yaptiklarinda cok mutlu oluyorum. 
Bugüne mahsus bir resim eklemek istedim, Kelebek gibi olmusum degil mi :P
Hep diyorumya sizler blogumun renklerisiniz, bense bir kelebek. 
Her biriniz ayri bir renk tonu ilave ediyorsunuz bu kelebegin kanatlarina (resimde kanatlardaki isilti ve renkleri buna temsilen ilave ettim).

Tüm okuyucularima dogumgünü vesilesiyle tesekkür ediyorum.
Ekstra cekilis yapardim ama zaten suan bir cekilisim devam etmekte, katilmak isteyenleri oraya bekliyorum.

Birde Facebook Sayfamiz renkleniyor günden güne bu da ayri sevinc kaynagi :) 
2 ay oldu ve sayimiz 73 ;)
Ayrica orada Top Fans diye bir uygulama var, ilk 3'te olanlarin isimlerini buraya yazip tesekkürlerimi gönderiyorum onlara :) 

1. Rahime  2. Sirin  3. Cici bici

Eveeet bunuda belirttikten sonra kapanis olarak demek istedigim, nice nice yillar diliyorum bloguma :)
Blogumla birlikte yaslanip (birkac tanede olsa) insanlarin hayatina renk katan bir kelebek olarak kalmak istiyorum hep :)

 ~ Sevgiler ~


Not:  Biraz Nostalji :

Blogum hakkinda bir yazi

Not2: Zilhicce ayinin ilk günündeyiz, ilk 10 günü yapilan ibadetlerin önemi cok büyük, bonus günleri bunlar, faydalanalim insallah ;)

3

ANLATAMIYORUM


Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz
Göz yaşlarıma, ellerinizle?


Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.


Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum

(ORHAN VELİ KANIK)


Not: Icimden yazmak geldi, sonra durakladim...Bu siiri paylasmak istedim.

7

Liebe ist...

En son "Bu nedir?" diye sormus oldugum yazinin devamini yazayim artik dedim uyumadan önce...
O yazida görmüs oldugunuz bir sürü kagit hergün gazetenin Comic kösesinden kestigim "Love Is" figürleriydi.

Benim bu karakterleri sevdigimi taaa önceki bir yazimda (BURADA) belirtmistim. 
Biriktirirken aklimda bir fikir yoktu aslinda, zamanla olustu. Bir tablo yaparim diye karar verince sira gelmisti bos bir cerceve almaya. Ama onada gerek kalmadi cünkü birkac ay önce evi boyarken duvardan kaldirdigimiz California resminin cercevesini kullandim. Yani hersey bedavaya gelmis oldu :)

Simdi evimizin giris kismini süslüyor bu tablo.
Esime ve kizima dedim "Ben ölürsem birgün bunu hep saklayin olur mu :S" Yani nasil severek yaptim, miras birakacak kadar :P

Tam 72 tane minik resim var, aslinda bende birikmis cok daha fazla vardi, yazilari en hosuma gidenleri sectim, artanlarla kizim oynadi. 
Resimde onuda görüyorsunuz parmaklariyla kalp yapmaya calisirken :)

Nasil buldunuz ?

Van için Herkes Tek Yürek!

Van Depremi’ne duyarlılık gösteren ve zor durumda olan depremzedelere yardım elini uzatmak isteyen vatandaşlarımız için bir liste hazırladık. Aşağıdaki kanallardan dilediğinizi seçerek yardımlarınızı en kolay şekilde Van’a ulaştırabilirsiniz:

1. KIZILAY
2868‘e tüm operatörlerden boş bir SMS göndererek Kızılay’a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz. Ayrıca havale yoluyla destek olmak isteyenler, tüm bankalardaki “Türk Kızılayı” hesaplarından bağış yapabilir. Ayni bağışlar Türk Kızılayı lojistik merkezleri ve şubeleri tarafından kabul edilecektir. Tüm Kızılay şubelerinin iletişim numaralarını buradan öğrenebilirsiniz.

2. AKUT
Tüm GSM operatörlerinden 2930‘a göndereceğiniz AKUT yazan bir SMS ile AKUT’a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz. Kredi kartını kullanarak internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız CardFinans ya da diğer banka kartlarını kullanarak bağışta bulunabilirler.
Havale/EFT için Banka Hesap Numaraları;
T. İş Bankası – Gayrettepe Şubesi – TR14 0006 4000 0011 0800 6666 63
Finansbank – Gayrettepe Şubesi – TR92 0011 1000 0000 0001 9576 70
Garanti Bankası – Ortaklar Cad. Şubesi – TR26 0006 2000 3570 0000 0029 30

3. BAŞBAKANLIK YARDIM KAMPANYASI
Başbakanlık tarafından Van’da yaşanan deprem nedeniyle başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde saptanan banka hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.

4. KARGO FİRMALARI
Yurtiçi Kargo, PTT Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo yardım gönderilerini ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktadır.

5. HÜRRİYET EVLERİ
Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan ve kış öncesinde evsiz kalan Van için Hürriyet Gazetesi de büyük bir seferberlik başlattı. Hürriyet, Van’da kış koşullarına dayanıklı, mutfak, banyo ve tuvaleti olan “Hürriyet Evleri” kuracak. Kızılay işbirliğinde başlatılan kampanya ile her biri 6 bin liraya kurulacak evler, evsiz kalan vatandaşlara sıcak bir yuva olacak.

Van Depremi – Hürriyet Gazetesi Bağış Hesapları

T. İş Bankası Mithatpaşa Şubesi
4228 – 0971947 / IBAN TR370006400000142280971947

T.C. Ziraat Bankası Kızılay Şubesi
Hesap No 685-2868-5189 / IBAN TR060001000685000028685189

Garanti Bankası Kızılay Şubesi
Hesap adı: Van Depremi – Hürriyet
Şube: 082 Hesap No: 6294703 / IBAN TR72 0006 2000 0820 0006 2947 03

Yapacağınız ufak bir yardım zor durumdaki bir çok insanı hayata bağlayan bir umut olacaktır.
Mesajımızın ulaştığı herkesi, deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza yardım etmeye davet ediyoruz.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

0

YaS


Üzgünüm...
Bir oglum yok belki askere gidecek olan ama yinede ben bir anneyim ve 26 sehidimizin annelerinin acisini hayal bile edemiyorum...
Vatanima hasret gurbette yasayan biri olarak hele hüznüm daha büyük. 
Istiyorumki uzaktanda olsa Vatanimin hep iyi haberlerini alayim...

Blogcular pazartesiye kadar YAS ilan edip yayin yapmayacak.
Bende dahil.


Asagidaki yazinin devamini bekleyenler kusuruma bakmasinlar lütfen.
Pazartesi burada bulusmak dilegiyle.

7

Bu nedir?


Acaba nedir nedir?


Dün uzun zamandir yapmayi istedigim birseyi elime aldim ve bitirdim.
Simdi size resim ekliyorum, sizce ne yapmisa benziyorum :P
Ipucu olarak gerekli malzemelerden bazilarini yazayim: Makas, yapistirici, cerceve...
Bakalim en yaklasik tahmin kimden gelecek :)

Aksama yahut yarina sonucun ne oldugunu paylasicam ;)

Güzel bir gün gecirmenizi diliyorum

Ekleme (19.10.2011) : Bugünkü sehit haberinden sonra yazacak keyfim yok... Ailelelerine Allah'tan sabir diliyorum.

6

Glossy Box, istiyorum seni!


Son zamanlar internette gördügüm ve sahip olmak istedigim kutucuklar var :)
Bu kutucuklara sahip olunmak icin ayda az bir miktar (10€) verip üye olunuyor. Her ay icinde 5-6 ürün bulunan kutu kapiniza geliyor. Icerisindeki ürünler kesinlikle 10 € nun cok daha üstünde bir degere sahipler.
Bazilari orjinalinin deneme boyu, bazisi ta kendisi hatta...Bakim ve makyaj ürünleri, parfümler...vs. kadinlarin sahip olmak isteyebilecegi türden seyler.

Bu Box'lari ilk kim cikardiysa tebrik ediyorum, cünkü cok iyi bir fikir. Kesin kadindir yahut kadinlari anlayabilen bir erkektir bu kisi :P

Benim dikkatimi ilk ceken Glossy Box, kendisi Almanya'da olup Avusturya'ya henüz gönderilmiyor ama üzerinde calisiliyor ve ben bekliyorum :) 
Ikincisi "Douglas Box of Beauty", bu da benzeri birsey ve bu da Avusturya'ya 19 Ekim saat 18:00'de 200 tane dagitilacakmis bana gelen maile göre, isteyenler o gün kacirmayin! Ayrica bir defalikmis, abone falan olunmuyor.
Ücüncü duydugum BooBox, bu kutucukta Glossy Box'un kopyasi gibi bence...

Birde öyle ragbet varki bazisinda, yeni üyelik almiyorlar bir süre :S Ellerinde ürün kalmiyor gönderecek...

Abonelikten istediginiz ay cikabiliyorsunuz o nedenle risksiz birsey oldugundan olsa gerek cogu kisi rahatlikla denemek istiyor bu ürünleri. Gönderme parasida yok! Ve bir bayan icin postadan gelecek süslü bir kutu nasil cazip olmasinki hem :)

Bunun Türkiye Versiyonu'nu gördüm internette: Vanilya Club, bu da aylik 15 tl.
Maalesef kiyaslama yapamiycam hicbirine sahip olmadigim icin. Nedeni ise Glossy Box'un Avusturya'ya dagitimin baslatilmasini bekliyor olmam. Kisinin bilgilerine göre, saci mi dökülüyor, yahut kuru ciltlimi...vs o sekil ürün gönderiyorlar, kafadan doldurmuyorlar kutuya diye bir izlenim aldim bir Youtube kullanici görüsünü seyrederken.

Bu kutularin en güzel yani bence ney mi?
Öncelikle belki o kadar pahali bir ürünün orjinal boyutuna parami yazik etmeyecegim, denemesini kullaninca rahatlikla bir karar verebilir insan ;) Yahut cesitli ürünlerin denemesini kullanip kiyaslama yapma imkanim olabilir. Hem en büyük avantajlardan biride en yeni cikmis ürünleri test edebilmek ;) 
Belki bana uygun bir ürün degilsede kullanan bir arkadasima hediye edebilirim ;)
Kisaca tam biz bayanlar icin!

Bayanlar icin dedimde, bu Glossy Box'un erkek icin olani da var. Erkekleri ayirt etmemisler :)
Ee günümüz erkekleri biraz bakimina düskün olunca...

Önümüzdeki aylar olurda Glossy Box'a kavusabilirsem zaten izlenimlerimi sizlerle paylasirim ;)
13

Izlesek mi Izlemesek mi...

Televizyonun hic acilmadigi bir yasam desem tuhaf gelir mi size?
Televizyonsuz insan nasil durur günlerce diye düsünmeye baslar misiniz?
Ilk baslarda belki insana zor birakilacak bir aliskanlikmis gibi gelebilir, her aliskanlikta oldugu gibi. Ama bir gün, iki gün....derken bakmissiniz bir ay, iki-üc ve hatta dört ay olmus.

Evet biz televizyon hic izlemiyoruz yaklasik 4 aydir.
Arada "yarisma birsey olsa baksam" diye icimden gecirdigim olmuyor degil...
Genel olarak öyle önemli bir eksiklik hissetmedim hic!
Kizim icinde ilk üc-dört gün zordu, cünkü düzenli izledigi birkac cizgi filmi vardi. Ama sonra o bile unuttu gitti.
Onun yerine evdeki oyuncaklarla daha cok vakit gecirmeye basladi.
Daha cok bizimle iletisim kurmaya calisti.
Esim isten geldiginde, oturup sohbet edebiliyoruz. Belki televizyon baksaydik, ondaki programa dalip giderdik iki  cift laf edemeden... Bir güzel yazi okuduysam gün icinde onunla paylasiyorum. Bir konu hakkinda fikir alisverisi yapiyoruz. Önümüzdeki günleri degerlendiriyoruz neler yapilacak...vs.

Tabiki hergece ayni degil, bazende o Playstation oynarken ben bilgisayarimda oluyorum. 
Kizima  da arada (özellikle haftasonlari bu) cizgi film DVD'si bakmasina izin veriyoruz.

Birde misafir gelince hic sevmezdim zaten Tv acik olmasini, biz bir yere gittigimizde de ev sahibi arkadaslar Tv bakarsa, "tv izlemeye gelmedik size" deriz hatta :D

Aslinda biz bu karari öyle oturup almadikta, kendiliginden gelisti gibi...
Belki ileride degisir mi bilmiyorum ama simdiki gidisat bu sekil :)

Siz günde kac saatinizi Tv'ye harcarsiniz?
Hic bakmasamda o vaktimi baska seylerle gecirsem diye düsündügünüz oldu mu?

Bu konu sevgili Nohutodabaklasofra'nin blogundaki yaziyi okuyunca aklima geldi. Artik günümüzde herseyde izlenmiyorki, özellikle evde cocuk varsa...

Az televizyon izlemeli bir haftasonu dileyeyim o halde tüm blog okurlarima :)

Not: Suan bilmiyorum nerden aklima geldi, merak ettim, blogumu düzenli takip edip hic yorum yazmamis birisi var mi icinizde? Hep böyle gizemlilikler ilgi ceker ondan belkide :P

4

Steve Jobs 1955 - 2011


Dünyanin en zengini ol, neye yarar?
Iste bir örnek daha göcüp gitti...
Koskoca Apple servetini önüne serse yine yetmiyor. Bir yerden bir sebep veriyor Allah vademiz dolunca.
Steve Jobs'un ki ise kanserdi.
Kendisinin Stanford Mezuniyet Konusmasi'ni dinlediniz mi, Face'e ekledim bir izleyin ve kendinizede bircok dersler biceceksiniz eminim!..

Hani bir sözden cok etkilenmisya "Hergününü son gününmüs gibi yasa, birgün hakli cikarsin..." 
Bu laf hangimizi etkilemiyorki...
Öyle yasasak nasil olur, bir hayal edelim:
Hic kalp kirar miyiz, nasilsa son günümüz diye...
Sevdiklerimize daha bir simsiki baglanmazmiyiz...
Allah'a kulluk görevimizi daha bir samimi yapmaz miyiz...
Vaktimizi faydali gördügümüz seylerle gecirmez miyiz...
Ve daha neler neler...
Hayatimizi bu bakis acisiyla yasasak cok seyin degisecegi kesin!
Düsünün son gününüz diyorum? Nasil degismesin ki!

Steve Jobs'a Allah'tan rahmet diliyorum.
Rabbim bizlere hayirli bir ölüm nasip etsin.

Haydi Festivale

Festival cok sevdigim bir kelime, güzel seyler hatirlatiyor :)
Haftasonu (7-9 EKim) Viyana'da bir festival var ve ben katilimlarin cogalmasini cok istiyorum.
Cünkü bu tip organizasyonlara cok ihtiyacimiz var biz gurbette yasayan Türkler olarak! 
Bizim diyebilecegimiz, bizi hatirlatan hersey daha cok olmali!

Bu Festival'e tüm Viyanali okuyucularimi bekliyorum, belki görüsürüz ;) 
Kesin gidecek olanlar yazarlarsa sevinirim.


Ayrintilari, program icerigini Web Sayfasindan bakabilirsiniz.
Festivalin Facebook sayfasi.

Bir baska postta görüsmek üzere gününüz saglikla, neseyle gecsin 

6

China Town'da Dikkat!...

Bugün arkadaslar degisiklik yapmak isteyip Avusturya disina cikalim dediler, hemen sinirdan biraz gidince Çek Cumhuriyeti icinde Excalibur City diye bir yer var. Burasi tatillerde ve pazar günleride acik oldugundan tutulan bir yer. Ayrica alisveris icin fiyatlarda uygun. Neyse biz oraya gittik mi, hersey iyi güzel.
Arkadas bir canta daha almak istedi sonradan ve eslerimiz bizi beklerken biz onunla alip gelelim dedik.
China Town denilen yerdeyiz canta almak icin. Ayni Türkiye'deki pazarlar gibi, sadece farki Çinlilerin olmasi.
Arkadas bir cüzdanin fiyatini sordu bir yandan eline alip bakti ve fiyatinida begenmeyince birakti yerine. O an adam arkamizdan fiyat düsmeye basladi, ardindan biz karsi tarafta bakinmaya basladik, orasida onunmus geldi ve kizdi birden "bakmiycaksin, senin gibi müsteriye ihtiyacim yok" dedi arkadasa dönerek. O da "nedenmis bakmak istiyorum" dedi. Adam küfür etti :S Ben o an tabii ne yapacagimi sasirmis halde kafami baska tarafa cevirdim icimden umarim bu konusma hemen biter diyorum...Kiz birkac laf saydi adama, adam hadi yap ne yapabilirsen gibi nerdeyse üstüne gelecek...Kiza bosver gidelim dedim. Giderken adama "esimi cagirayimda görürsün"dedi.
Eslerimiz bizi bekliyordu arabanin yaninda, olanlari anlatti arkadas esine. Geri oraya dogru yola koyulduk ki ben hic istemeye istemeye...Adama sordu "benim esime nasil küfür edersin...vs." Adam o an bakti ki hesap sormaya biri geldi konusmak, özür dilemek yahut baska sey yerine arkasina döndü hizlica ve kiyafetlerin altindan kocaman cekic gibi demirden birsey cikardi :S Ben o an esimi tutup adimlarimi geri atmaya basladim bile. Birde orada baska pazar kurucularida adama destek olurcasina yanina dogru geldi, resmen Çete bunlar :S Birde düsününki oralarda bicak..vs gibi aletlerde satiliyor bolca...Adam üstümüze dogru gelirken geri geri kactik. Birileri adamin önüne gecti yine kendi cevresinden ve bizede "kaybolun gidin" dedi. Sonra ileride Avusturyali biriside "buradan gitseniz en iyisini yapmis olursunuz, bunlarla basedilmez" gibi birseyler dedi bize...
Biz oradan ciktik o sekil ki benim istedigimde buydu zaten. Bir süre kalbim küt küt atti korkudan...

Keske arkadas esini dinlemis olsaydi bu olmayacakti, bu son cantayi almasini istememisti kiz israr etti sonunda zar zor esi "hadi git al" demek zorunda kaldi. Yani birseylerde es izin vermiyorsa israr etmemek en iyisi sanirim! 10 dakika eslerimiz olmadan girdik küfür etti satici onun malini almadik diye sadece! Belkide basörtülü olmaninda etkisi vardi bu sekil davranmasinda...
Arkadasin esi adamin resmini cekti geri geri cekilirken...Bununla ilgilenecek birilerini bulurum ben gibi birseyler dedi bugün onlardan ayrilirken :S Bende tembihledim "bosver lütfen bu tip insanlari takmayacaksin, muhatap bile almaya degmez, cahiller" ...vs. gibi seyler dedim ama...
Belki biz daha oraya hic gitmeyiz sahsen ben gitmek istemem, iyiki dedim kizimla gitmemisiz onu kayinvalideme birakmistik!
Eger ki oraya gidecek olanlar olursa yazimi okurlarsa dikkat etsinler! Yani saticilar genel itibariyle cok gergin-tuhaf tipler!. Cok nadir iyi satici var orada. Insani zorluyorlar nerdeyse sorduguna pisman oluyorsun!

Benim günümden bu olay harici elimde kalan ise aldigim bir tane canta oldu.
Birde farkettimki ben bu tip kavga kargasaya dayanamiyorum, kötü oluyorum hemen, cabucak kendimi geri cekmek istiyorum...

Allah'im sen kötü insanlardan ve kötülüklerden koru!
9

Ahh Blog Sevgisi :)

Bu sira canim blogumda degisiklik yapmak istedi. Öncelikle profile bir resim ekledim ki cismim azda olsa belli olsun diye :) Yani sakincali bir tip olmadigimi, rahatlikla blogumu ziyarete gelebileceginizi bilin emi :)
Sonrasinda elimi atmisken birde arka resim pek icime sinmemisti zaten, onuda böyle puanli yapiverdim, puanli olan herseyi cok sevdigimi demis miydim? :)
Onuda yapinca sanki header uyumsuz durdu arka resimle birlikte...Biraz ekle-dene-sil bastan dene derken bu header cikabildi ortaya, hosuma da gitti. Degisikliklerin hepsi icime sindi bu defa, siz ne dersiniz?

******
Bir hafta sonra sizlere bir duyuru yapicam onun heyecanini yasiyorum su siralar :)

******
FaCeBooK sayfama da gelin buyrun, en azindan bir göz atin belki hosunuza gider ;) (Only Girls please!)

******
Alakasiz olacak ama elbisemin belini gösteren bir resim ekliyorum...Beldeki ipi baglayinca üstüne kemer takardim genelde bu defa da böyle süslemek istedim renk katmasi icin. Bu mavis güzelligi sevgili Moonsun göndermisti taaa Amerikalardan (el emegi hemde), sevgiler yolluyorum kendisine. Bu ara sifrelemis blogu ama umarim acar yine...

☜♥☞ Sevgiler hepinize blogumun renkleri ...☜♥☞

Back to Top