0


Blogumu bazen cok özlüyorum demistim degil mi^^
Yeniden basliyordum ki yine uzak kaldim birkac ay :)

2017 gireli en önemli konu oglumun sünnet olmasiydi sanki :) Sünneti yapan Viyana'da bir cocuk cerrahiydi, eger lazim olursa ismini verebilirim.
Ikinci bir önemli baslik ise kizimin gecen gün 11 yasina girmesi :) Biz anneler hep cocuklar ufakken en zor zamanlari zannederiz özellikle ilk cocukta. Ama yasadikca ögreniriz ki tersine...Kizimla son yil icinde fazla didisir olduk galiba ondan böyle duygusala gectim :P Detaylara girmek istemiyorum ama bunlar gecici seyler eminim ki.

Yine sosyal aglardan sikayetciyim, insanin yazmasini da okumasini da engelliyor. Haftada bir gün en azindan hic internetsiz olmali insan...Eminim o gün cok daha verimli gececektir her yönden. Sizler ne düsünüyorsunuz?
Ailemden gurbette olunca mesela Whatsapp uygulamasi yemek ekmek gibi günlük ihtiyac oldu, büyük kolaylik. Tabii diger gruplara da cevap vereyim ona buna da yazayim derken bir bakiyor insan ohooo :S Eskiden jeton ya da kart alip arardim annemleri :) Kisa genel konusmalardan ibaretti bu...Simdi bu aksama iftara menümüz ne onlari da dahil olmak üzere detaya da girebilmek güzel imkan ^^ Yani internet güzel birsey de dogru ve gereken kisiler icin vakit ayirildigi sürece :) Yoksa bazen öyle bos yerlere/kisilere vakit gidiyor ki ben iste onlara yazik oldugunu düsünüyorum en cok... 

Suan oglumu okuldan gelmis kizima postaladim, hadi biraz oynayin güzelce deyiverdim ama biliyorum ki uzun sürmeyecek yine ben yanlarina ugramak durumunda kalacagim :D 
Canlarim benim, simdi mutfaga gectiler oynamaya ki cocuk odasinda oynayin derim hep. O oda icin tasindik gecen yil bu zamanlar...Cevreye alistim mi bilemiyorum henüz, orta sekerli duygulardayim, az da önyargiliyim belki de Türklere karsi tutumlardan dolayi... Ama zamanla tatlanmasini isterim tabiki. En azindan "Hallo"dan bi iki tik ötesi komsu edinmeyi :P
Derken an itibariyle masamin üzerinde bahceden kopardigim bir tane erengülün kokusu burnuma gelmekte. Bir tane de gönüllü türkce kitap okuyuculugu yaptigim ilkokulun müdürüne götürdüm gecen gün, birinin yüzünü güldürmek güzel sey bence, ister yabanci olsun, ister baska dinden...

Bugünlük bu kadar, merak ettiginiz konular varsa o konularda da yazabilirim
(yazilacak birseyse) ^^

Ve Ramazan'in 5. günündeyiz, kavusturan Rabbime hamdolsun :) Devaminin saglikla, huzurdolu ve agiz tadiyla gecmesini diliyorum. 
Sonrasi Temmuz'daki Türkiye tatilimizi sabirsizlikla bekliyorum, özledigim ne varsa kavusmayi istiyorum insallah...

Sevgiler

4

Yeni Yila Yeni Renkler Gerek


Merhabalar, eski yil bitmeden bir yazi daha yazilmali dedim, özellikle de yenilik arayanlar icin fikir verici olabilmesini isterim :) Bu arada Aralik ayi icinde bir yasima daha girdim, hatta bir sair yolun yarisi diyor :O Ama ben bikac yildir hep 30 anlastik mi :P Yaa o degil de dün epey aradan sonra tartildim ki hayatimda hamilelik harici ilk kez 59 kiloya merdiven dayamisim :S 57yi gecmesem iyiydi...
Gelelim asil konuya :) Bir yil daha bitiyor ve bu bitiste genel muhasebe yapan var mi? Ya da benim gibi 2017'de acaba hayatima ne yenilikler yerlestirsem diye düsünenler? :) Tabiki planlamak bizden nasip etmek Rabbim'den (tevekkül...).


Kendi planlarimdan birkacini yazayim, devami da zamana ve bana kalsin :)

* Ayda bir kez daha önce hic yapmadigim bir tarif denemek istiyorum, böylelikle soframiz renklenebilir :)
* Esim yine ayda bir kez bizim icin yemek pisirmeyi düsünüyor (bunu bu yil da uygulamaya calismisti), bazilarina az gelebilir ama mutfakla arasi pek olmayan biriyse ve yaptiklari da gayet lezzetli oldugundan biz o günleri sabirsizlikla bekliyoruz ^^
* Kizimla haftada bir yarim saat gibi okuma saati yapmayi düsündük. Yani o zaten normalde de kendisi kitap okumayi cok seviyor da, ben de dahil olup cocuk kitaplari dünyasina dalmis olacagim, hem de ikimize özel birsey olmasi eminim iyi duygular katacaktir :) Ilk denememizi yaptik bile: "Lulu ve Brontozor"'u okuduk hatta baktik bitmek üzere yarim saat degil 40dk okuduk. Lulu cok inatci herseye itiraz eden bol "hayir" diyen hircin bir kiz iken basina neler geliyor da "lütfen" diyebilen nazik uyumlu bir kiza dönüsüyor siz de okuyun ögrenin (heyecani kacmasin dimi) ^^ Gercekten cocuk kitabi deyip gecmeyin, insan birseyler ögreniyor ;)
* Facebook blog sayfamda baslattigim 30 farkli kisi ile ayda bir Hatim etkinligimize insallah bu yil da tam gaz devam etmek istiyorum, belki ahirette önümüze gelir, Rabbim kabul eylesin. Bunun yanisira aslinda günlük hedef koymayi cok isterim yalniz istikrarli devam edebilir miyim bu yönde emin degilim (yani diyelim günde yarim sayfa ve tefsiriyle beraber...gibi). 
* Youtube'da kanal acmayi bayagidir düsünüyorum ama erteliyorum hep, belki bu yilin basinda hadi Bismillah deyip kafama göre yaparim birseyler :)
* Yine bir süredir okculuk kursuna gidip denemeyi cok istiyordum, bunun icin de Ocak ayinda bir tanitim randevum var bakalim, begenirsem de devaminda kursa baslayabilirim. Hayatta yeni birseyler denemeyi cok seviyorum demistim sanirim daha önce :)
* Fotograf cekmeye hobi olarak aynen devam ediyorum kafama estikce ama hic ise cevirmeyi düsünmedim sanki...Yani hobiden öte gecemiyorum zaten cocuklarla buna vakit yetistiremem gibi.Kisaca bu yil da fotograf alaninda yine kendimi gelistirmeye devam etmek istiyorum :)
* Epeydir düzenli dini sohbete gitmeyi cok istiyordum, yeni baslayan bir projeye rastgeldim, belki bir ay ya da iki haftada bir olacak olan o sohbetlerin ilkine katildim devam etmeyi de isterim kismetse.
* Telefonuma yükledigim uygulamadan biraz ingilizcemi gelistirmek istiyorum, günde 10dk. gibi...
* Günde belirli sayfa sayisinca ya da süre kitap okumayi kendime aliskanlik edinmeyi istiyorum. Bunu demisken, sizler de hayatiniza yeni aliskanliklar eklemek istiyorsaniz, bu konuda Youtube'dan Baris Özcan  videolarina bakabilirsiniz.
* Yeni yilda sabah namazlarindan sonra uyumamayi da dahil etmek isterim, hem günü bereketlendirmek icin...Gözüme zor gelse de bu...Cünkü artik oglum sabah bir saat gibi kendi oyalanabiliyor o sirada vakit tam sekerlemelik :D Yani en azindan suan kis mevsimi namaz vakti sonrasi böyle...
* Haftada en az 2 gün (en azindan evde) spor yapmakta cook istedigim bir hedef ama bu yönde de gevsek sayilirim hadi hayirlisi ^^


Simdilik bu kadarini sizlerle paylastim, kizimin elinden cayi yudumlamaya kacacagim, peki sizlerin var mi yenilikleri? Yok ise neden yok, olmali bence :)
Cünkü hayat sanildigindan cok kisa.
Ve 2017 hepimize en önce baris dolu olsun, sonra saglikli, huzurlu, hosgörülü, güzel sürprizli, hayirli... olsun.

6

Prenses'in Recelleri


Azönce kizim uyumadan bir masal anlatir misin deyince basta saat gec oldu baska aksam falan dedim ama kisa süre sonra kendimi onun yaninda buldum, 10dk. daha vaktim elbet vardir baska zamana niye erteliyordum ki...Ve bu defa ilk kez masalima sizleri de dahil ediyorum, yani azönce anlattigimi buraya da yazacagim :) 
*Kizim kücüklügünden beri kitaplardan okudugum degil de en cok böyle uydurduklarimi sever...


Prenses'in Recelleri

Bir zamanlar cok uzak ülkelerin birinde güzel mi güzel, meyve yemeyi coook seven bir prenses varmis. Emir vermis tüm bahce görevlilerine fidanlar dikilsin diye, cünkü meyveler büyüyünce kendi elleriyle toplayip yiyecekmis. Günler gelmis gecmis, dikilen fidanlar hic güzel gelismiyor ve soluyormus hatta...Yeniden diktiriyormus yine ayni sonuc, daha bir cicek acan agac bile olmamis hicbiri... Halbuki cevre semtlerin evlerinin bahcesinde ne güzel meyve agaclari varmis. Bir gün böyle kara kara düsünürken en yakin arkadasi ona "neden bu fidanlari kendin dikmiyorsun bir kez de, hem bu seni daha cok mutlu edecek eminim" demis. Prenses ona hak vermis, gercekten simdiye dek neden kendi dikmeyi düsünmemiski! Hemen prenses gibi degil de normal görünümlü biri olarak pazara gitmis arkadasiyla fidanlarini bile kendi secmis elleriyle. 3 cesit fidan almis, kendisi icin elma, annesi cok sevdigi icin armut, ve babasi icin erik. Tam odasinin penceresinden görünen bir yere dikmis fidanlarini onlarin büyüdügü hayalini kura kura...Aradan birkac gün gecmis odasindan bakiyormus ama birsey yok henüz. Yürüyüse ciktiginda geri gelirken oraya ugramis bir de yakindan ne görsün, minicik yesil fidanlar, hemen etrafini temizlemis, biraz sulamis, gözlerinin ici umutla dolmus. Artik sadece odasindan bakmakla yetinmiyor daha cok bahceye cikiyormus. Bir gün fidanlari seyrederken taaa eskilere dalmis, o an duygulanmis ve gözünden bir damla yas elma fidanina degince birkac karis uzamis fidan aniden, prenses bir an hem ürkmüs hem de sasirmis. Diger damlasi da armut fidanina düsünce aynisi olmus...Prenses mutluluk gözyasi dökmüs fidanlarina. Ertesi gün cicek acmis ücü de. Bunu gören bahcivanlar sizin özel bir ilaciniz mi var nasil oldu bu is diye sasirmislar. Tam da o günlerde prensesin dogumgünü yaklasiyormus ve özel hazirliklar varmis. Ve dogumgünü sabahi uyandiginda bir de ne görsün, 3 agaci da meyve dolu. O an ici kipir kipir olmus ve ellerini kocaman acip Allah'a sükretmis, "Allah'im bunlar senin dogumgünü hediyen biliyorum, cok tesekkürler" demis. O gün gelen misafirlere de ikram edilmis meyvelerden. Aradan günler gecmis yine ve prenses bir sürü daha meyve dikmis bahcesine, incir, seftali, ayva, nar, üzüm, kiwi, kiraz, bögürtlen...Ve sarayin yanina minik ama coook sevimli bir klübe yaptirmis, orada toplanan meyvelerle receller yapilip satiliyormus. Tabii prensesin bahcesi artik dilden dile duyuldugu icin ünlüymüs, herkes bu meyveleri ve recellerini tatmak istiyormus. Artan meyveleri de etraftaki fakirlere dagittiriyormus. O bir sepet verse Allah ona 10 veriyormus, öyle de bereketliymis ki...Babasi koskoca prensesinin böyle islerle ugrasmasini yorucu buluyormus ama onun bir hedefi varmis, biriken paralarla harika bir okul yaptirmis. O zamana kadar esi benzeri görülmemis bir okul. Babasi kiziyla gurur duymus. Prenses fidanlari kendinin dikmesini öneren arkadasina tesekkürünü unutmamis tabii, onu o recel isinin basina getirmis, beraber yürütüyorlarmis. Vee ülkedeki hicbir recel onlarinkinin tadini tutmuyormus. Böyle mutlu mesut yasayip gitmisler. 
Gökten 3 meyve düsmüs biri bana biri bu masali okuyana biri de kime olsun? :)

Fotograf: Minimundus/Kärnten'da cekilmistir.

2

Gri Bir Ögle Vaktinden...

Oglumu uyutmayi basardigim günlerden bir ögle vakti, hemen bloga kaciverdim hazir kiz da okulda ortalik sessizken :D Ögle uykularini birakti bizim oglan bir süredir ancak disarida arabadaysa uyuyor evdeysek uyumama ihtimali yüksek oluyor.
Havadan sudan yazacagim belki biraz ama yazacagim :) Blogumu ayri seviyoruuuum :) Blog sayfa basliginda 10 yillik yazisini 11 yillik ile degistirmeliyim...
Vayy beee koca 11 yil.

Havalar iyice sogudu, gri bulutlu günler cogaldi. Böyle havalarda ben ben degilim :D Yani birseyler yapip kendimi o grilikten kurtarmam gerekiyor yoksa bunaliyorum sanki, bu sizde de oluyor mu? Gereksinim gibi...
Özellikle de calismayan anneler eminim degisiklik ihtiyacini sadece kisin degil her mevsim hissediyordur.

Bir de D vitamininin önemini okuyunca, artik kis mevsimleri kullanmaliyim dedim, hatta ailece kullanmaliyiz. Sizlere de tavsiye ederim. Özellikle almancada sonu -R ile biten aylarda kullanilmasini okumustum, yani Eylül, Ekim, Kasim, Aralik, Ocak, Subat.

Aklimda yeni fikirler oluyor hep ama uygulamak mümkün olmuyor. Keske ben fikirlerimi versem ve birileri uygulasa ^^ Mesela minik ördügüm ivir zivirlarin nasil yapildigini soran oluyor, acaba örerek gösterecegim bir Youtube kanali mi acsam diyorum...Kizim da cok kitap okuyor kitap tanitimi yapsa kendi gibi cok okuyanlar icin faydali olabilir...Tabii ben yüz gözükmeden yapmak istiyorum bunlari. Bilmiyorum neden hic görsel olarak ön planda olmayi sevmedim, aslinda düzgün ve faydali bir amac icin olacaksa bunda bir kusur görmüyorum. Insanlarin elestirilerini düsünürsek zaten arpa boyu yol alamayiz yahut agzimizla kus tutsak en ufak birseyde hata arayan yine bulur... Yani önemli olan ne istedigimiz, niyetimiz...Neyseki Allah biliyor ya diyorum böyle durumlarda vicdanim rahat oluyor :)

Bloga daha cok yaz diyen takipcilerime selam ediyor ve bir baska yazida görüsmek üzere diyorum :)
0

Instagram Post-6


Bir Instagram paylasimlarindan olusan yaziyla daha buradayim, haydi hazirsaniz buyrun:

Hayatimdaki en renkli gülüm...Eski evden getirip öylece bahceye terkettigim ama orayi seven succulentlerim...Oglumun minik elleriyle bana topladigi ilk cicegim (papatyalar) :)


Arada da olsa kitap okumaya devam ediyorum, keske daha cok okuyan biri olsam...Ama evimizde okumayi cok seven bir kitap kurdu kiz var neyseki ^^


Esimin gecen kis hediyesi kardan kalp, insallah kalbimiz hic sogumasin...Ailece ilk ucurtma deneyimimizden...Güzel bir geziden geriye kalan anne ve cocuklari fotografi :)


Arada ufak seyler örmeye devam ediyorum...Bence herkes el isi türü bir hobiyi hayatinda bulundurmali ;) En sagdaki mandala zaten pek yabanci gelmez havalar soguyunca ortaya cikiyor, oglumla yasit kendisi ^^


Önceki Instagram Postlarina göz atmak isterseniz linkleri ekliyorum:



4

Merhaba 2

En son kizimin dogumgününde ugramisim bloga, simdi ise oglumun dogumgünü icin acmak istedim burayi :)
Özlemisim. Her ne kadar diger sosyal aglarda aktif olunsa da blogta yazmak ayri yaa. Sanki bir dosta mektup yazar gibi daha samimi geliyor bana hep. Keske hersey az ve öz kalsaydi...

Her neyse, iki yil önce günlerden cumartesi gecesiydi. Annem ilk kez Viyana'da yanimdaydi. Aslinda torunu dogmus olsun öyle gelsin diye ayarlamistik tarihini ama torunu o gelmeden dogmadi, hatta gelince de bikac gün bekletti ^^ Hastane minik beyaz globulileri verip beni eve yollamisti ve pazar sabahi artik dogum icin yatiracaklardi. Yani bu saatler asiri da heyecanim vardi diyemem, Özcan Deniz'in yeni bir dizisi baslamisti onu izlemistik, ben kek bile yapmistim karnim burnumda :D Sabah güzelce hazirlanip gittik ve zaten devamini da dogum hikayemdeki yazidan okuyabilirsiniz

Annelik cok güzel, bunu üstelik daha bugün yorgunluktan bunalmis aglamis azönce de birseyleri onlarca kez söylettirmis kizima sitemlenmis biri olarak yaziyorum ^^ Güzel iste! Bugün Mahir'imin dogumgünü, 2 yasinda, artik bebek diyemeyecegim ona, cocukluk dönemine adim atiyor. O benim ruhumun ilaci, bunu sirf laf olsun diye yazmiyorum buraya, gercekten ruhuma cok iyi geliyor. Buraya yazmadiysam da bazi gelismelerini, onun icin ailece tuttugumuz günlügüne yazdim biraz.

Mesela yatmadan önce bir rutinimiz var: Genelde muz atistirilir, bez degistirilip pijama giyilince herkese iyi geceler dilenir, anneyle dogru odaya. Kucagimda emerken ben de "Sordum sari cicege..." ilahisini mirildanirim, ardindan 3 kez salavat okurum ve sessizce Felak-Nas-Ihlas-Fatiha-Ayetel Kürsi okuyup ona dogru üflerim. Biraz daha kucak sefasi yapariz, birbirimize bakariz, ellerini öperim, yüzüme dokunur...Sonra kendi yatagina koyarken "Seni cok seviyorum, iyi geceler" derim. Vee son aylar rutine yeni eklenmis olan masal sefasi baslar :D Ben yatagima uzanirim, o da yataginda ayaga dikelir ve "masal annatt" der. -Neyli masal olsun? dedigimde genelde inekli, eti pufflu, okullu, sinekli, atli en favorileridir ^^ Hatta bazi masallari hic degistirmem ayni anlatirim pek anlatasim yoksa o gün, bazen de degisik fikirlerle zenginlestiririm. Sonra "bugünlük bu kadar, devami yarin" derim. Bazen itiraz edecek gibi olur ama... "Simdi de istersen sen anlat bana" dedigimde ise bir varmis bir yokmusla baslar ve anlatmaya cabalar, bir iki kelime der bazen susar gözlerime bakar ben tamamlarim onu, demek istedigi cok sey var biliyorum ki... Ben tamamladikca ve sonra nolmuss diye sordukca devam etmeye calisir... Sinekkk vizzzz vizzzz adam iggghhh, sonaaa sinek addaa adam haaa puuu haaa puuu. Sinek cok ses yapiyormus adami uyutmuyormus sonra disariya cikinca evden adam bir rahat uyuyabilmis hatta horlayarak uyuma taklidi yapar burda :D Yani  buraya o güzel ifadelerini yazmam mümkün degil, öyle güzel ki ve anlatirken ki mutlulugu gözlerinin o los isikta parlayisi...Vee bu merasimlerden sonra hadi uyuyalim deyip ben arkama dönüp uyuma numarasi yaparim, o da uyumaya calisir yataginda. Ben odadan cikmiyorum o iyice dalana dek. Ilk baslar bu yatakta bekleme fasli beni cok bunaltiyordu, cünkü bazen oldu 1,5 saat bile durdum. Ama ben oradayken daha rahat uyuyor sanki.Orada bir de uyumamak icin telefon elimde birseyler okuyup dururum...Kalkinca kafam sepet gibi olur, güya bir-iki saat oturmak icin uyumamisimdir. Bana kalan tek süre cünkü kacirmamak lazimdir ^^

Sadece aksam rutini bile bu kadar sürdü sabaha gecmeyeyim ben :D Gün icinde oglumun evdeki sesi sanki cennetten gelmis kus gibi civil civil...Elhamdülillah diyoruz onu gördükce duydukca öyle. Babasi eve gelince, ablasi okuldan gelince cok mutlu oluyor. Parkta en cok kaymayi seviyor, pespese cikip kayiyor usanmadan :) Bugün yerde sac bulmus bana uzatiyor, ufak bi cöp bulsa da bunu yapiyor, titiz olacak hee bu cocuk diyorum, hosuma da gidiyor tabi :) Sebze pek sevmiyor, et seviyor, makarna-pilav, corba cok seviyor. Meyve yemeyi de cok seviyor. Onu benim kadar kimse taniyamaz, iste anneligi özel kilan birsey de bu.
 -Beni seviyor musun dedigimde kocaman gülerek -Haaayiiiiir diyor ve surat ifademe bakiyor, biliyor bunu sevmeyecegimi ^^ Ama gözleri bakarken bile nasil sevgidolu oldugunu gösteriyorki, yemezler bu tribini ogul :)

Rabbimden hep hayirli evlat olmalarini, yollarina iyi insanlar cikmasini, kazasiz belasiz ve saglikla büyümelerini diliyorum. Insallah nice yillara beraberce :)

4

ON YIL


Suan bu yaziyi yazmak icin tam 30 dakikam var ^^ Bilgisayari gündüz hic acamiyorum, gece de cocugu uyutunca geriye bir saatcik kaliyor mecburi olmadikca acmiyorum falan filan, yani kisaca artik telefondan ne takildiysam o kadar sosyalim :) Duyan da beni calisan anne zannedecek üstelik o da degil hatta nadiren yaptigim fotograf cekimlerine bile yogunlasamiyorum...Aslinda ne yazilar kafamda tasarlanip bosa gitti, ummadik anlarda böyle ilham gelir, not almam derken ucup giderler.
Bu yazinin asil sebebi önceki gün kizimin 10 yasina girmis olmasi :) Blogumu acma sebebim de ona hamileykenki dönemdi ve ben yemek tariflerinden blogcular dünyasina merak salmistim ki o zaman sayili blogcu vardi ve hatta birbirlerini tanirlardi :) Kizimin dogumunu bekledigim o heyecanli günler...Bir ilki yasamak, anne sifatina kavusmak, dünyanin meger ne farkli bir boyutu daha varmis bunu görmek...
Rabbim dileyen herkese nasip etsin bu güzel duygulari diyorum hep! Cünkü bir bayana öyle yakisiyor ki annelik, anne olmadan önce eksikmisim diyorum simdi geriye bakinca. Bu kosturmalar yorgunluklar belki bazen bir duraksatiyor insani ama evladinin sana bir icten bakisina bir gülüsüne silkeleniyorsun yeniden.

Kizimi cok seviyorum, iyiligini istiyorum her anne gibi ve belki bunu abartip bazen bunaltiyorum...Hani birseyin üzerine cok titrersiniz ve özellikle o esnada kirarsiniz falan...Iletisimimiz yönünde daha güzel gelismeler diliyorum kendi adima :) O yapisi geregi pek hasir nesir olan bir cocuk degil sevgisini gizliyor bazen...Belki de hani cocukluga inerler ya, ben de pek hissedemedigim sevgiyi simdi cocugumla, en sevdiklerimle kapatmaya calisiyorum...Büyüdükce o arada mesafe olusmasi dusuncesi bile biraz hüzünlenmeme sebep oluyor. Anneligin olumsuz duygular cukuruna dogru gitmeden hemen toparliyorum tamam ^^ Allah'tan kizim icin önce hep saglik diliyorum, sonra iyi bir insan ve müslüman olarak hayatini sürmesini, hayirli islerde tuzu bulunmasini, bize vefali bir evlat olmasini, mutlu olacagi bir hayat sürmesini, diger dünyasini da unutmadan dengede yasayabilmesini... Iste en önce bunlari diliyorum :) Ve bizim de bu dilekler gerceklesirken sahit olmamizi...

Ve bir önemli yenilik daha var ki o sebepten de kizima bir kutlama yapamadik (sonraya erteledik); Suan oturdugumuz eve yeni tasinmisken ögrenmistim kizima hamile oldugumu ve 10 yil sonrasi bu aralar yeni bir eve tasiniyoruz. Biraz hizli bir gelisme oldu, zaten epeydir idare etmeye calisiyorduk cocuk odasi olmadan...Bunu en cok kizim icin istedik, bir odasi olmasini. Ve Allah bize bir de ufak bir bahce nasip etti evin önünde :) Hic bir gün bahcem olacagini düsünmezdim, yani keske bir bahcem olsa dedigim cok oldu evet ama gerceklesecegini düsünmemistim...Hayallerinizi dile getirin, belki Dua olur, kabul olur.


4

COK Mutsuzum


"Heyy cok mutsuzum, neler oldu neler.."diye baslayan bir cümle ile "Heyy okuyucum cok mutluyum, cünkü...." diye baslayan cümle arasinda fark var degil mi? O farklardan biri bence mesela ilkinin daha ilgi cekecegi!

Insanlar üzüntü haberlerine miknatis gibi daha hizli ve cabuk yaklasirken mutlulugu paylasmada gayet gevsek hatta takip etse bile ortak olmak yerine icten kiskancliklar kurabiliyorlar.
Biz ne zaman bu hale geldik?
Elimizde son bir ekmegimiz kalsa hic düsünmeden onu paylasir miyiz?
Beklentiler, cikarlar, pohpohlamalar, samimiyetsizlikler...
Bunu basimdan bir olay gectigi icin yazmiyorum suan, son senelerden gözlemlerim böyle.
Insan iliskileri sosyal aglar ile beraber daha da ölüyor gibi. Bir o kadar daha cok iletisim gibi gözükse de öyle degil. O iletisimdekilerin cogu zor bir gününde yaninda mi olacak zannediyorsun sen? Ben %5 diyorum en cok.
Adam diyelim ki kan ariyor, paylasiyor, listesindeki en yakin akrabalarindan sikayetci. Birakin kan bulmayi o paylasimi bile paylasmiyorlar destek olalim diye mesela...Zir yabanci yardim ediyor, o da iyi kalbini korumus insanlardan biri iste. Allah razi olsun, böyle insanlar hic tükenmesin, yoksa bu dünya nasil bir yer olur...Düsene bir tekme de sen vur!
Bana da vuruldu o tekmelerden zamaninda! Affediyorsun ama unutmuyorsun bunlari...
"Cocugumun okulda dersleri zayif, kayinvalidemle kötüyüz, islerim hep ters gidiyor, ev alacaktik olmadi, cantami kaybettim, esimle fena tartistik, sinavim berbat gecti..." desen kac kisi senin üzüntüne yürekten ortak olacak bir düsün? Iste o insanlari hic kaybetme, degerini sevgini göster.

Özel günün geliyor biri yaziyor ki "mutlu yillar", tamam cok güzel tebrik ettin ama bunun ici bos sanki, hani sevgi, ilgi, özen? Yani sirf yapmis olmak icin yapmak yapmaciklik degil de ne...Mutlu yillarin yanina birkac kelime daha eklesen, belki bir fotograf bulup Google'dan koysan daha önemsemis olmaz misin? Yapmak zorunda degilsin elbet ama o zaman "ben buralardayim, varim!" deme. Zoraki varlik yok gibidir.

Ne yaparsan yap sevgiyle yap, yüreginden geliyorsa yap.
Birine katacagin  ufak tebessüm bile belki eline verilecek hayat kitabinda birkac güzel sayfa doldurur belli mi olur? Ee hep ben mi, demeden...Evet "sen"! Kimse bilmese de anlamasa da iyiligi gören Allah var.
Birak karsiliklar beklemeyi...Verdigin cogalip sana geri dönecek, cünkü Rabbimiz'den cömerti yok.



2

Bitmeyen 30 ^^


Bu özel günler olsa bir türlü olmasa baska türlü, insan ister istemez beklentili oluyor ^^
Ben mesela sabah hazir kahvaltiya kalkip sonrasi biraz daha uyuma gibi lükse sahip olmak istedim, istedim yaniiii :P Devaminda böyle bir kupon ya da cek "git istedigin kamerayi lensi al " falan yazan bisey gelebilirdi :D Hayaller ve gercekler farkli tabi ^^
Herzaman en cok istedigim seyler degismiyor: Degerli oldugumu görmek, sevgiyi hissetmek, güvenmek. Bunlarsiz verilen hediyeler maddiyati az ya da cok önemsiz.

Günümün en degerli hediyesini oglum verdi, bir ara kollarini acip acip bana dogru sarilip güldü, ben güldüm o güldü, o güldü ben güldüm derken dakikalarca eglendik, göbegim dansetti gülerken, kalbimin ici isindi, gözlerim kisila kisila kayboldu, agzim yirtilacak kadar acildi...iste öyle de bir hediye bu :) Hangi parayla bunu satin alabilirim ki! Elhamdülillah.
Sonra devaminda elinde Güllüoglu'nun sevdigim pastasiyla okuldan gelen kizim eve girdi babasiyla :) Duygularini herzaman dile getirmez, bugün bana öyle güzel kelimeler söyledi ki "iyiki varsin annecim, ya sen olmasaydin...Seni bu kadaaar cok seviyorum (derken kollarini taaa geri aciyordu) :)
Ellerinde ciceklerle gelen esim, o ki zaten daha biri solmadan bir baskasini alir bana. Ciceksiz kalmaz bu ev hic hamdolsun. Hatta gecenlerde hic beklemedigim birsey yapmisti: Trafikte kirmizi yandi bekliyoruz arabada, o an hizlica indi ve karsi kaldirimda kenardaki güllerden bir tane koparip geldi :D Neye ugradigimi sasirdim yani ^^ Beni hep böyle sasirtman dilegimle hayat arkadasim, iyiki varsin :)
Sizler ile bu hayatin anlami ve tadi var, yoksa kac yasina girmisim girmemisim yasamisim gezmisim tozmusum önemsiz, bombos. Rabbim bize beraberce nice nice saglikli, huzurdolu, bereketli, keyifli ve hayirli ömür versin.

Yasimi soran herkese ayni cevabi veriyorum artik: 30, önceki yillar orada takili kaldi, sayac bozuldu :P

Blogcunuz geri mi döndü ne ^^
Dogumgünümde hediye cekilisi baslattim, katilmak isteyenler olursa beklerim: 

Not: Suan esim eve girdi, elinde kendi hazirladigi istedigin bir Canon lens alabilirsin kuponu ile :D 
Hayaller demekki gercek olabiliyor samimi ve cok isteyince ^^ 


9

10 Yıllık Blogcu

https://www.facebook.com/Photolog.Sltn/?ref=bookmarks
 Blogumun yildönümünü unutmusum, gerci oglum hayatimiza gireli biz evlilik yildönümümüzü bile hatirlayamaz olduk iki yildir, nasil unuttuk diye suratimiza bakindik saskin ve biraz da gülümseyerek, olsun nasilsa unutturan harika ötesi birsey olunca ^^ :)

Sizlere kisaca yazamadigim dönemdeki önemli birkac husustan bahsetmek isterim:  

*Kizim artik 9 yasinda 4. sinifa gidiyor, ne istedigini daha da bilen, bizim kadar yemek yiyebilen, kardesini her gecen gün daha cok seven, annesiyle didismekten kacinmayan, yerine göre patavatsiz ama hep güzel yüreklim, ilk göz agrim o benim :)

*Oglum 1 yasini gecti, delikanli 11 ayliktan sonra hayati hizlica adimlamaya baslayarak ne var ne yok ortaya dökmekte rekorlar kitabina girmeye aday ^^ Cana yakinim, cesurum, güleryüzlüm o benim :) 

*Fotograf sayfamin ismini degistirdim, Photolog SU suan icin :) Aslinda sadece Photolog yapmakti amacim, alinmis...Fotograf cekimleri sonbaharda birkac tane yaptim yeniden, görmek isterseniz bazilarindan ekledigim oldu sayfama buyrunuz :)

*Herseye ara verebiliyorum ama cuma kartlarina veremiyorum, bagimliyim itiraf ediyorum ^^ Cuma kartlarina özel bir Instagram hesabi actim, "Cumagram". Her Cuma dualarda bulusmak isteyenleri mutlaka bekliyorum :) Dua etmezsek nasil yasardik degil mi? Ne büyük nimet...Hamdolsun.

Ve geri en basa bloga dönüyorum simdi :) Blogum tam 10 yili doldurmus, 11'e adimlarini atmis bile :) 10 yillik blogcular kimler var icinizde?
Bunca yildir begenisini, sevgisini, vaktini, samimiyetini ve yorumunu esirgememis olan tüm okuyucularima cok tesekkür ederim, Rabbim hepimizin karsisina iyi insanlar cikarsin sanal alemde bile olsa.

Ben de 10. yil hatrina bir silip süpüreyim bu aralar, headeri yenileyeyim, tozunu alayim blogun ^^ 

Nice nice 10 yillarimiz olsun, nine olunca da yazabilelim insallah :)



Biraz Nostalji :
 
 
2

Annelik ve Uyku

Merhaba blogum, yine uzun oldu yazmayali degil mi.."Kimse var miii?" diye bir sorasim geldi takip eden :)
Yazmayali neler oldu, ilk aklima gelen araba ile Türkiye'ye yolculuk etmemizdi. Hep ucakla giderdik, bu deneyim heyecanli, yorucu ve güzeldi :) Aslinda sadece bu bile basli basina uzun bir yazi konusu olurdu da suan her gecen dakika gece uyuyacagim uykumdan gidiyor hesabi yapinca parmaklarim daha bir hizlaniyor ^^
Sizlere daha önce uyku egitimi ile ilgili yazi yazmistim, malum iki kez Türkiye ziyareti sonrasi bizde düzen falan kurulamadi, hep erteledim durdum, cocugun fizyolojisine biraktim ama baktimki bizimki annesini kendini uykuya daldiran emzik olarak kullaniyor...
Haftada bir iki gece iyi uyusam yeterdi belki ama hergece nerdeyse bol uyanmaliydi ve benim sinirlerime bile yansidi artik uzun vadeli birikmis uykusuzluk. Cocuk gece gündüz zaten uykuya dalamadikca agliyor ee bari uyku egitimi verirken 3-5 gün aglar biraz neden baslamiyorsunki dedim kendime. Hem o da uykusu alip daha mutlu olur, hem ben biraz dinlenip daha verimli bir anne olabilirim. 
Hee bu arada uzman uyku egitimi danismanina da yazdim ama fiyatini görünce bu isi kendim de yapabilirim, cocugumu en iyi taniyan benim sonucta diye düsündüm.
Önce uyudugu vakitleri not almak icin bir haftalik tabela cizdim ve kapiya astim, hedefim bir haftada degisiklik olmasiydi ama inanin o kadar sürmüyor, 3 gün sonra ektiginizi bicmeye basliyorsunuz :) Bir sabah uyaninca saati görünce sasirdim, "vayy 5 saat araliksiz uyku hosgeldin hayatima cok olmustu özlettin kendini^^" Ne yaptigim aslinda cok basit, gece emmeyecegini bilmesini saglamak. Uyandikca emzirmeyince bana kizdi biraz ama yaninda olup oksadim, pispisladim, dokundum taa ki o dalana dek..3 gün sonrasi artik kendi uyansa da emmek icin aglamadi ve geri uyudu. Tabii bazen ummadik gece de uyanip dalamadigi da oldu yine yanina gittim hafif bir iki dokunmama daldi. 
Kisacasi ilk günlerki gibi zor olmuyor sonrasi.
Uyku egitimi sart mi, ne gerek var? diye düsünen olabilir ama dogum yaptigimdan bu yana hatta öncesinden dinlenmemis bir yüzün artik surat ifadesi bile degisiyor. Ee cocuklar icin katlanacagiz? Ama bir yöntemi varken neden kullanmayalim ki bunu ;) Hem o iyi uyudukca daha dinlenmis olacak :) Ayrica gündüzleri kendisi istemeden de doyuruyorum, geceki acigi kapatmaya calisiyorum.
Benim icin en önemlisi geceydi, daha bir yasina girecek ama sadece ögleyin bir kez uyumasini az buluyorum.
Ayni sekil doyurup uyanikken yataga birakiyorum ve uyuyana dek yataginin yanlarinda durup kitap okuyarak vakit geciriyorum o esnada...
Tabi yatma öncesi rutini de gerekli...Bu konuda aklima gelenler bunlardi, bu aralar hasta oldugu icin uyku düzeni dagildi, gece emzirdim sifa niyetine ama iyilesince yine eski sisteme daha hizli gececegimizi düsünüyorum.
Saglikli, bol dinlenmeli uykular dilerim tüm anne ve bebeklerine :)
6

Cuma Postasi 6

Blogum ve degerli takipcilerim, sizi coook ihmal ediyorum farkindayim da, kaca bölünecegimi sasiriyorum bazen :P Her daim uykusuz anne, kipir kipir 10 aylik bir bebe, önceki gibi ilgi bekleyen alamadikca bunaltan Ece kiz...
Cuma gecesi en azindan blogu güncellemek adina, Photo SU'da sayfayi actigimdan beri her cuma tasarladigim dua kartlarimdan eklemek istiyorum :)
Bu kartlar artik Instagram'a da uyumlu olsunlar diye kare forma girdiler, hersey zamana ayak uyduruyor onlar uymasalar miydi :P :) Artik dua kartlarinin devamli takipcileri olmasi beni pek mutlu ediyor, fotograflarimdan cok tutuldu bu kartlar, hatta evinin duvarini süsleyen oldu...Paylasmak icin izin isteyenler oluyor yahut tam tersi kendininmis gibi rahatca paylasim yapan bol takipcili sayfalar! Emege saygili olanlara cok tesekkür ediyorum, insan anne olunca hele vakti birkac kat daha degerli oluyor. 
Ee sözü daha fazla uzatmadan dualarimiza gecelim:









 *Daha önceki blogta paylastigim kartlari görmek icin Cuma Postasi-1, Cuma Postasi-2, Cuma Postasi-3, Cuma Postasi-4, Cuma Postasi-5'e bakabilirsiniz.


0

Uyusunda Büyüsün



Oglusu uyutmayi basardiktan sonra bir yandan elmami yerken hemencecik yazi ekleyesim geldi :)
Bundan birkac ay önce uykusu gelince bize aglama seanslari veren oglumun tek cüzümünün uyku egitimi oldugunu farketmistim. Bazilari bu tip egitimlere karsi, bazilari okudugu birinin yöntemini uyguluyor...vs. Uyku egitimi verirken bebegin birkac gün biraz aglamasi beklendik birsey tabii hicbir anne aglamasini istemez yavrusunun ama nasilsa hergün uykusu gelince aglayan bir bebek egitim esnasinda bikac gün aglayacak olmasi ileriki aglamalarindan tasarruftur diye mantikli geldi hem.
Alti temiz, karni tok, saglik sorunu yok, uykusu gelmis bir adet bebegi güzelce alip yatagina koyuyoruz, bolca oksayip seviyoruz, rahatlatici ses tonu (ya da muzik) ilavesi ve belki bir uyku oyuncagi katkisi..Sonra fazla uzatmadan "iyi uykular" dileyip bi minik öpücük kondurup iceri kaciyoruz :P Ilk gün bu bebe tabi "ne oluyor neden burda uyanigim ve annem yanimda yok, sallayarak ya da emerek uyuycaktimmm" gibi aglamaya basliyor, cok normal tabi. Baktim aglama hafif seviyesi düsecek gibiyse biraz bekliyoruz, yanina hemen ucarak gitmiyoruz.
Ilk günler aglamanin bikac dakikada kesilmesi imkansiz zaten, yani yanina gitmek gerekiyor.
Yanina gidip sakinlestirmeye calisiyoruz, kucaga almadim ben, olasi "daha geri yatma istememe" aglamasi olusabilir diye...Saclarini oksamak, ninni söylemek, bir oyuncagini göstermek...Bunu yaparken stresli ve gergin olmamaliyiz, oldukca relax ve sakin. Zaten anne kendini bu egitime hazir halde sabirli bulmuyorsa baslamasin derim, baslayip yarim birakmak iyi etki vermeyebilir.
Bebegin yanina belki bikac kez gidip yeniden aynilarini yapmaniz gerekecek taa ki artik oradan alinmayacagini anlayip uykuya dalmaya calismasina dek ve belki bazen yarim saat bazen 1 saat sonrasi uyumus olacaktir. Yalniz bir hafta sonrasi bu kadar sürmüyor. Bazen ayni sekil yatirip birakirdim baslardi uyumaya calismaya, bazen de bir kez yanina gitmem gerekirdi mizirdanirdi falan..Ama sonuc olarak 5-10dk.lara düsüyor.
Iste oglumun böyle kurulu uyku düzeni bozulmus oldu Türkiye yolculugumuzdan sonrasi, bir cuval incir bosa gitmis gibi (incir cok severim:P) :P Disarida rahat uyuyan cocuk artik uykusu gelse de pusette bile uyuyamiyor, cünkü gördügüm kadariyla uykuya gecisi bilmedigi icin ve emzik emmeyen bir bebek oldugu icin...Emzik emmeyen cocuk cidden emene göre bikac kat daha zor :P Kizim emen bir bebekti oradan kiyasla bunu rahatlikla karsilastirabildim.
Oglumun düzen bozuk olunca ve bu aralar uykusu geldiginde sadece beni emerek uyudugu icin onda da bazen yataga koyunca uyandigi icin, disarilarda her an aninda uyutmak icin emziremeyecegim icin bozulmus uyku egitimine yeniden baslamaya karar verdim. Bugün birinci gündü ve uyumasi 40dk. sürdü. 3 kez yanina gittim, baktim git-gel pek olmayacak yaninda kaldim, oksadim, pispisladim derken daldi. Diger günler icin kendime kolayliklar diliyorum :P Cocugunun uyku düzeni bozuk olan, uyku basli basina sorun olan annelere Allah yardim etsin. Ben bu yazdigimi sadece gündüz yapiyorum, gece ztn cogunlukla emerek uyuyor ve uyaninca yine emiyor geri daliyor.
Uyku egitimine baslamis annelerden de yazilar okudum ve kendimce sentezleyip en uygununu olusturdum. Sizlerde bebeginizi taniyip onun sevecegi ve sizin icin en uygun olanini tercih ediniz, yoksa hem bebek hem siz yipranirsiniz. Gidip bilmem A kisisi öyle yapmis diye kendimizi kaliplara sokamayiz bu konularda, her birey farklidir!

Dinlendirici, tatli rüyali, saglikli ve huzurlu uykulu zamanlar dilerim ^^

Not: Fotoda ne minikmis oglum daha :) Kendisine "uykusuzlar diyarinin baskani" derdim hep :P


Yarım Yaş



4 günlük Istanbul ziyareti sonrasi yeniden evdeyiz :) Kizimdan ilk kez bu kadar ayri kaldik, normalde babaannesinde kaldigi iki üc kezi gecmezdi cünkü biz nereye o oraya...Onun icin de farkli bir deneyim oldu ve kendisi gayet mutlu görünüyordu babaanne ile gec saate kadar oturmalardan, dizi keyiflerinden, bolca misafirlige gitmelerden...Hatta asansörde kalmislar o da ayri macera :P Yani hayattan deneyim kazaniyor ki bizsiz de bir yasam oldugunu görüyor. Tek cocuk olarak büyüdügü icin hep bizi yanibaslarinda ister, bir konuda zorlanmadan yardim istemeye aliskin...Cünkü hep düsünce kaldirdik, kendi kalkmasina müsade etmedik. Aile olarak ilk cocuk acemilige denk geliyor bunun daha iyi farkindayiz.

Neyse efenim sonuc olarak, kücük hanim arada yine babaannesinde kalacakmis ^^
Kardesimin nikahi sebebiyle gittik Istanbul'a, mutluluguna sahit olmak istedim, yaza dügün var ama yine de o zamana dek sabredemedim. Ayrica kendisinin fotografcisi olmak ayri güzeldi :) Rabbim onlari ve tüm yuva kuranlari hep mutlu etsin, yuvalar hic yikilmasin insallah. 

Bir orada bir burada bebekle hic kolay degilmis bunu anladim..Kizimla da bebekken yolculuk etmistik ama Istanbul gibi yormamisti bizi memleket. Bir de emzik farki var tabi aralarinda. Oglumun ilk ucak yolculugu gerceklesmis oldu bu sayede, sanirim esim de ben de unutamayiz ne terler akittigimizi :P 2 saat durmadan aglayan bir ucak bebesini hayal edin, emzirmekte cözüm olmayinca geriye pek birseyde kalmadi, arada bir iki dakika gazete kagitlara susar gibi oldu hepsi...Dört gözle yolculuk bitsin diye bakarken yarim saat gec inise gecildi, artik karayollari dolu degil sadece hava da dolmus :P Neyseki geri donusumuz cok daha az aglamaliydi, kucagimda yeterki uyusun diye kolum ve ayagim uyustu bir saat, ee eski kücük ogulcuk degil kendisi artik büyüdü biraz ve anne kollari pes etmeye basliyor bazen :P

Oglumla 6 ay geldi gecti, kimi zaman yorgunluk tavan yapti agladim hüngür hüngür, kimi zaman epeydir hic gülmedigim kadar icten kahkahalar attim, kimi zaman nasil daha iyi anne olurum üzerinde düsünüp durdum, kimi zaman sükrettim daha fazla etmeliydim, kimi zaman degil herzaman önce cocuklarim rahat olsun diye planlar yaptim, kimi zaman...


Not: Oglum bu ayki cekim icin kaytan biyiklar birakmaya karar vermisti :P


Instagram Post-5


Hem Instagram hem Facebook derken insan bloga birsey birakmiyor paylasacak :P Halbuki digerleri yokken blog vardi önceden sadece. Aslinda blogun o zamanlarini özlemiyor degilim...

Simdi baba-ogul disarida, kiz okulda iken ben de hemen bir post eklemek istedim, malum annelerin yapacak her daim binbir türlü isleri mevcuttur degerlendirmek gerek :S

Özellikle Instagram takip etmeyenler icin son paylasimlardan eklemek istiyorum:

https://instagram.com/su_ergin/
Canim ailem...
Oglumla daha bir tamamlandik diyorum her defasinda, hamdolsun Rabbime :)
Gecenlerde evliligimizin 13. yilini da bitirdik, iki cihan saadetine insallah...


Cicekleri ve bahari cook seven benim icin bayram sevincidir bu aralar :)


Son okunanlardan birer görüntü :)


https://instagram.com/su_ergin/
Bebegimden arda kalan zamanlarda kendime terapi olarak örgüyü secmistim...

Umarim bu görseller size keyif vermistir, sevgilerimle :)


3

Oğul


Cocuklari severdim ama nedense hep kiz cocuklari sanki gözüme hos gelirdi, daha sevimli, sirin... Erkek cocuklari hic ama hic dikkatimi cekmezdi.
Bu düsünce ve bakis acim taa ki kendim erkek annesi olana dek böyleymis, bunu yeni farkettim :P
Simdi tüm erkek cocuklari da en az kiz cocuklari kadar ilgimi cekiyor.
Meger ne güzel birseymis bu minik adamlar ^^
Kizlarin yapmadigi birseyi yapiyorlar, annelerine asikmis gibi davraniyorlar...Bakislar daha derin, uzun uzuun, sanki karsisinda dünyanin en güzel prensesi hissediyorsunuz kendinizi tüm paspal daginik sacli halinizle dursanizda :P Hele o bakislarin devaminda gülücük ve mutluluk gösterisi hareketler...Dudaklarinizi isirip duruyorsunuz onu isirmamak icin kendinizi zor tutup :P Eller pamuk gibi dokunuyor, tutuyor, hissediyor, ögreniyor...Yüzünüze geliyor bazen o eller, inceliyor sizi "bu anne yüzü evet". Dünyadaki herkes icin siradan bir kadin ve annesiniz belki ama minik adaminiz icin essizsiniz. Esiniz bile aranizdaki bu bagi görüp kiskanabilir ^^ 
Oglum yakinda 5 aylik olacak, buyudukce paylasimlarimiz arttikca sevgimiz de o derece artiyor, ayni kizimda oldugu gibi bekliyorum onun da yemek yiyecegi, oturacagi, yürüyecegi, konusacagi zamanlari...
Her cocuk ayri heyecan ve ayri maceraymis gercekten.
Ve anne olmak hic kolay degil, bir o kadar da paha bicilemez.
Rabbime sükürler olsun bu duygulari yasattigi icin, dileyen herkese de nasip etsin.

------
Oglumun egzama sorunu var (biraz), ama bu konuyla ilgili yazmak ve okumak istemiyorum, cünkü ilk zamanlar cok arastirdim ettim, olumsuz yazilara da rastladim, ayrica herkesinki tipatip ayni olmayabiliyor, bosuna evhamlanip moral bozabiliyor insan etkileniyor psikolojikmen. Tedavi sürecindeyiz, Rabbim sifa verir insallah.

*Bu yaziyi da epey aradan sonra uykumdan fedakarlik yapip yaziyorum, bir de fena grip oldum ama sagligin degerini hatirlatici oluyor. Sükredecek ne cok seye sahibiz, oturup düsünsek sükürsüzlügümüze üzülürüz...

-Daha fazla konudan konuya ziplamadan burada son, papatya cayimi yudumlayip dogru yataga :)
Allah'a emanet olunuz.

7

Ahh O Gaz Sancıları



Oglum dogdu ve benden ses seda kesildi biraz (zaten kafasi estikce yazan bir blogcuydum)..
Insan kendisini bazen makina gibi hissediyor, günler birbirine benziyor, uykusuzluk cöktükce huysuzlasiyor, sosyal hayat kalmiyor...falan filan, ama hicbirinin önemi yok o cezbeden gülücük karsisinda :) Sanki hayatimizin tek amaci onu nasil daha rahat ettiririz, nasil daha az gazi olur, nasil daha fazla gülümsetebiliriz'den ibaret :P
'Cocuk-lar' cogulunu bile söylerken esimle gülümsüyoruz birbirimize, ne de hos geliyor kulagimiza :)
Ve biz kizimizdan sonra oglumuzla daha bir tam "Aile" olduk sanki :)

Öyle böyle derken tam 2 bucuk aylik oldu bile. Bu dönemde en zor kisim tabiki o cikmak bilemeyen gazlar. Cocugumuz gaz cikarsa sanki zil takip oynayacak hale geliyoruz, o rahat biz rahat ^^
Rabbimize sonsuz sükürler olsunki sadece bu gibi gecici basit problemler yasiyoruz...

"Peki biz neler yaptik bu dönemi kolaylastirmak icin?" 
Annelere fikir olsun diye biraz deginmek istiyorum:
*Bebegimiz aglama krizindeyken hep kucaga aldik, özellikle babasinda daha cabuk sakinlesiyordu ki babalarin vücut isisi daha sicakmis annelerden ve kalp atis ritmleri daha hizli...
*Her bez degisimi esnasinda bir iki dakika karnina masaj yaptik. (Youtube'da Ayse Öner'di sanirim, onun videosunu izlemistim...) Bu masaj gercekten oldukca faydali ;)
*Rezene cayi icirmeyi denedim defalarca ama oglum maalesef sevmedi..
*Kimyon cok faydali diye okudum her yerde ve kendi yedigim yemeklere kimyon kullanmayi aliskanlik haline getirdim...Isteyen kaynatip birkac cay kasigi cocuguna da icirebilirmis.
*Bezleme esnasinda bazen zeytinyagi sürdüm gaz cikarmasinda az da olsa faydasi olabilir diye..
*Kiraz cekirdegi torbasini isitip karin bölgesine oyun oynar sekilde masaj yapmaya calistim.
*Babasi tek kolu üzerine yatirip evde gezdirdi (bir koalanin agacta durus sekli gibi :P)
*Ortam degisikligi, herzaman oturulan odadan baska odaya gecmek ya da arabada gezdirmek...
*Anne karnindaki seslere benzer sesler var Youtube'da onlardan dinletebilirsiniz, bizde ise yaramadi pek.
*Kendiniz bir ninni söyleyebilirsiniz, ben kendim söyleyip kendim dinledim genelde :D

Aklima gelenleri yazdim, umarim birilerinin de isine yarar. Insan bebegine kiyamiyor öyle görünce ve elinden birsey gelmedikce, hic kolay bir dönem degil ama haftalar gectikce azaliyor ve bir gün kaybolacak insallah :) Gececegini düsünüp, elimizden geleni yapip dua ederek sabirli olmaya calismaliyiz. Özellikle babalarin ya da ailenin destegi cok önemli! Allah razi olsun esimden ve esine elinden gelen destegi gösterenlerden.

Simdilik bizden yine bu kadar.
Sevgiyle, saglicakla ve mutlulukla kaliniz :)
14

Mahir'im Dogdu


Bu bir dogum hikayesidir :)

Günlerden 16 Ekim geldi catti, doktorlarin tahmin ettigi dogum tarihi...Ama ogluma dair icimde hep gününden erken dogacakmis hissi vardi, belkide ben cabuk kavusmak istedigimden öyleydi...Hastane kontrolüne gittik, hersey yolundaydi ve her iki günde bir yine gitmek üzere konusuldu, 10 gün daha bekleyecektik, sonrasi sanci getirilmesi icin ilac alacaktim. Gel zaman git zaman 8.gün kontrolünde beyaz cok minik sanci ilaci verildi ve 10. güne kalmaz gelirsin mutlaka dedi doktor...
Oglum CTG kontrollerinde bile hic rahat durmuyordu, öyle hareketliydi ki, doktor "ooo vahsi bir bebek", "orada hareket edecegine disari cik artik kucuk adam" gibi seyler söylerdi :)
8. gün kontrolümdeki ilac hemen o gün hafif sancilarimi baslatmisti, günlerden cuma idi ve ben geceye artar belki doguma giderim diye hayal ediyordum ama geceye hepten kesildi sanci ve cumartesi hic yoktu...Pazar günü zaten kontrolüm vardi ve hastaneye yatacaktim daha etkili bir ilac verilmek üzere.
Pazar sabahi kahvalti edip hastaneye gittik esimle, normal kontroller yapildi ve 5cm acilma oldugu söylendi, yani o evdeki hafif sancilar bosuna olmamis, baska bir ilaca gerek duyulmadi yine o minik beyaz ilactan verildi. Saat 10'a dogru sancilar hafiften gelmeye baslamisti, oglumuza kavusacagimiz duygusu gittikce artiyordu.. Ruhen cok rahattim, korkmuyordum, Allah'in yardimiydi bence böyle hissetmem...
Vakit ilerledikce sancilar artiyordu, hic oturmuyordum, esimle merdiven basinda duruyorduk, elimden geldikce hareket etmeye calistim, merdivenlerden inip ciktim, derin nefesler alip verdim...Doguma hazirliyordum kendimi, vücuduma elimden gelen destegi verip gerisini Allah'a birakacaktim. Sonrasi yine kisa bir muayne edildim ve acilma artik 7-8cm olmustu. Doktor "ciddi sancilarin var ama gayet keyifli gözüküyorsun" dedi, ben ise "simdiden bagirmaya baslarsam sonra ne olacak" diye gülüstüm :P
Saat 11:30'dan sonrasi gelen sancilar beni zorlamaya baslamisti, her sanci geldiginde "Rabbi yessir vela tuassir Rabbi temmim bilhayr" diye okuyup dururken bir yandan "bu bir dogum dalgasi, geldikce vücudum doguma dogru ilerliyor ve simdi gececek" diye kendimi rahatlatmaya calistim. Esim yanibaslarimdaydi ama böyle durumlarda tikanir, ondan yanimda olmasi disinda birsey de beklemiyordum :P
Iceride dogum yapan birinin sesleri geliyordu, Rabbim kolaylik versin diye söylendim, sonradan oda arkadasim oldu kendisi..Tek begenmedigim nokta negatif elektrik aldigim ve hareketlerini yapmacik buldugum ebenin o gün nöbette olmasiydi ve yanimdan gecerken "birazdan görüsürüz" demisti. O deyisi bile kafamda horror bir sahne olarak hayal ettim "birazdan göreceksin gününü, hahaha" dermis gibi :P

Artik sancilar kivrandirmaya baslamisti beni, "offf simdiden dayanamayacak gibiyim eyvahhh" diye düsüncelere dalmistim ki dogumhanede yatakta buldum kendimi.
(Buraya kadar bikac kez ara verdim yazarken ve simdide bizim aslan parcasi uyurken uyumaya kaciyorum..)

(Iki gün sonrasi yazmaya devam :P)
Dogum yapacagim ortam ferahti ama o an kötü bile olsaydi umrumda degildi cünkü insan sancilardan baska hicbirseye odaklanamiyor. Ebe gerekli birseyleri yaptiktan sonra sürekli bir yerlere gidip arada ugruyordu yanima, bolca telefonlarda konusuyordu...Saat 12:30 civarlari benim artik sancilar cok fenaydi, esimin elini isirdim bir kez sonra elime birkac mendili tutusturdu elini kurtarmak icin :P (Suan oglumun hatira kutusunda o isirdigim mendil topu...) Her sancida bagiriyordum, güya ben bu dogumda bagirmayacaktim hic, dayanmaya calisacaktim ama insanin elinde degil...Ikinma sürecindeyim ebe hala basimda durmuyor, esim artik eldiven takti eline belki bebek gelirse kadin yokken diye belki :P Cok gicik oldu kadina ama gel gör ki ortam müsait degil tartismaya...Ebe artik bebek tam dogmak üzere oldugu dakikalar geldi ve sevmedigim ses tonuyla (hala kulaklarimda...) "nefes alin, karninizdan nefes aliiin, böyle durun, sunu yapin" gibi seyler söyledi ama hic tatli dille degil, emreder gibi. Öyle böyle derken oglum dogdu ve biz o an bakakaldik ona, her aci kayboldu, ona kilitlendik :) Saclarini kivircik zannettim önce meger yapismislar öyle :P "Canim basardik, oglumuza kavustuk, atlattik..." gibi laflar ettim esime.."Evet basardik, sen cok güclüydün..." gibi birseyler söyledi esimde bana. Oglumuz kucagimizda kaldik öyle bir süre, agzina hurma sürdük, ilk emzirmeyi denedik, ebe beni yine unuttu, öylece üsümeye basladim orada, sonra neyseki doktor geldi devamini halletmek icin. Esim ebeyle birlikte oglumuzun ilk banyosunu yaptirdi, yürüyebilsem beni odama öyle götüreceklerdi, ayaga zor kalkinca sedyeyle gittik, tam ögle vaktiydi birseyler yedim ve bu mucizenin gercekligine inanmaya calistim :)
41+3 hafta karnimda tasidigim, kipirtilarini sevdigim, görmeden asik oldugum minik melek artik kucagimizdaydi iste...
Hastanede bebegi mümkün oldugunca annenin yanina birakiyorlar, özellikle normal dogum yapmissaniz, sürekli emzirmek icin...vs. Ilk günler sütüm pek gelmedi, ön süt ile doymuyordu sanirim, herkesin bebegi biraz uyuyordu benimki agliyor ne uyuyor ne beni uyutuyordu, hastanedeki ikinci gece artik dogum yapali hic uyumamis bedenimle bebek odasina ciktim aglaya aglaya ve bikac saat uyuyayim lütfen dedim...Hastane personelinin bazisindan hic memnun kalmadim, mesela bir gece 10-20ml mama istedim cocuk doysun az uyusun diye, kadin "önce emzirin, buyrun burada oturun emzirin...vs." dedi, ben zaten odamda emzirip gelmistim ve zaten nerdeyse yarim saatte bir emziriyordum ve tükenmistim o sebeple gitmistim oraya...
Birkac kez agladim hastanede, böyle zoraki tuhaf hareketler beni bunaltti! 

(Burada oglum kendisi gibi minik uykusundan uyandigi icin yine ara verdim...)
Simdi ilk dogumumla ikinciyi kiyaslamak istiyorum biraz:
Ilki süre olarak daha uzun sürmüstü, bu defa daha kisa..Fakat sancinin siddeti ikincide süre kisa olmasina ragmen daha zor geldi...Kizimin dogdugu an, üzerimde cok ciddi bir hafifleme olmustu, bu defa da oldu ama ilkinde o duyguyu cok daha yogun hissetmistim. Bu defa hastaneden memnun kalmadim, kizimda hem hastane hem calisanlari daha iyiydi. Ilki oldu bittiye geliyor, insan her ne kadar dogumu bilse de internette okusa görse de kendini neler bekledigini yasarken ilk kez yasiyor adim adim...Bu defa biraz daha tecrübeli, neler olacaginin bilincinde olunca da tedirginlik fazla olabiliyor..Dogum sonrasi toparlanma sürecim bu defa daha uzundu, farkli sorunlar da cikti, yani kirkim cikana dek ciddi bi kendime gelemedim, yani bedenen zordu...Kizimda ise lohusalik dönemi psikolojik olarak daha agir gecmisti, cok daha gergin ve stresliydim, bu defa daha tadini cikarmaya calisiyorum sanki tüm uykusuzluklara ve herseye ragmen...Beni üzen tek durum simdilik kizima vakit ayiramamak ve bazen yorgunlugumu ona yansitmak oluyor, zamanla insallah bir düzene girince her ikisini de güzel bir sekilde idare etmek istiyorum, tabi evde ilgilenilmesi gereken cocuklar haricinde bir de es var, hamilelik ve dogum sonrasi tüm perisan hallerimle yanimda oldugu icin kendisine minnettarim :)

Aslinda yazacak daha coook detaylar kalmistir mutlaka ama ilk aklima gelenleri yaziverdim...
Son zamanlar en büyük hobim, onunla konusmak, bakismak, öpmek, koklamak...
Rabbime sükürler olsun.

Simdi hickirikli ve ilgi bekleyen bebemin yanina kaciyorum ^^

*Kizimin dogumuna dair yazim BURADA..
*Tüm mail atan, soran, bu yaziyi okuma zahmetini gösteren, blogumu takip eden, ara sira ugrayan...herkese cok tesekkürler ve sevgiler :)

12

40 Haftalık Hamile


Suan en hamile halimle oturdum öylece yaziyorum.
Bugün tahmini dogum tarihiydi oglumun ama o doktorlarin belirledigi degil Allah'in nasip ettigi tarihte gelecek elbet :) Hastaneye gidip genel bir kontrolden gectik ve herseyin yolunda oldugunu, dogana dek (10 gün boyu) iki günde bir kontrole gidecegimizi ögrenip eve geldik.

Hamileligin 38 haftasindan sonrasi nasil bir bekleyistir bu yasayan bilir...
Hep ayni bedende oldugun, 9 ay icinde tasidigin, kalp atisini gördügün, kipirtisiyla mutlu oldugun, nasil acaba diye merak ettigin minik misafire, dünyanin en güzel hediyesine, Allah'in emanetine kavusma hissi...
Ve sonra düsünürsün, bunca hafta bekledin az daha bekle, hele hamileligin ilk aylari agza lokma süremedigin, suyu yudumlayamadigin, mide bulantisindan karin kaslarinin acidigi, 5-6 kilo verdigin günler..Asil o günlerdi zor gecen, ama gecti iste :) Bu son günlerinkisi heyecanin günden güne artmasi sadece...

-Oglum, diyerek gözlerine bakip tenine dokununca ben ikinci kez anne oldugumu hissedecegim (ins.).

Karnimdaki hareketleri öyle belirginki bazen, bu kesin diziydi, bu ayak ucuydu, sirtiydi diye tahminlerde bulunuyorum :) Kilosu da gayet iyi (3500 civariydi gecen hafta), bu kilo yeterli, dogunca alsin devamini ^^
Babasi ise gidip geliyor ama akli hep bende, her an calacak diye telefonuyla daha da birlesik yasiyorlar :P
Kizim ise bana gülüyor, ona göre göbegim artik cok siskin oldugundan oldukca komikmis :P Eline kalem verdigim oldu birkac kez ve cizip durdu göbegime..Doguma böyle gidersem en ilginc göbekli secilirim diye de daha boyatmiyorum ^^ 

Evin 4. bireyini beklemenin yanisira, haftaya Türkiye'den gelecek olan anneanneyi de bekliyoruz sabirsizlikla :) Yani bizim isimiz beklemek hep ^^ Annem ilk kez Viyana'ya gelecek bunca yil ardindan, ogluma tesekkür etmeliyim büyüyünce, buna vesile oldugu icin :)

Kilo durumunu hiiic sormayin, en basta 55'lerden 50'lere düsen ben son zamanlar 70'lere merdiven dayadim, tok karnina 70kg bana el salliyor :) Hayatimda ilk kez bu kiloyu da görmüs oldum :P Yeniden 55'lere dönüp oralarda kalmayi isterim ama bu tombik halimi de özleyecegim belki ^^ Hele de mayalanmis pogaca hamuru gibi tabir ettigim ayaklarim ^^ Onlari hic özlemeyecek biri varsa da esim olabilir, adam artik ovmaktan bikmistir :P 

Ve ben bu aralar havalar günesli, yagmursuz falan ondan dogmadi bu bizim oglan diyorum :P Hani ben onun hep yagmurlu bir sonbahar günü dogdugunu hayal ettimya, annesinin hayalini gerceklestirmek isterse...

-Bugün Cuma ve hava epey aradan sonra yagmurlu gözüküyor oglum, gel buyur anne-baba-abla kollarina :) Seni cok seviyoruz.


Not: Dua hediye etmek isteyeniniz olursa seve seve alirim :)


13

Mutluluk Zor Degil


"Haydi bugece de bir konu bulup bloga yazayim, arkada da piyano müzikleri calsin.." düsüncesiyle suan klavyeye dokunmaya basladim...
(Son zamanlar yazma sevkim artti sanirim ^^)

Konu ne olsun?
Mesela incitildiginiz zaman ne yaparsiniz? 

Herkesin kendince bir özelligi vardir bu konuda...
Bazisi mesela kendi incindigi kadar da incitir! Bazisi ise incindikce kabuguna gömülür...Cok rahat olanlar vardir ki bosverir/siler...Hele bir de o incindiginin onarilmasini bekleyen kedi gibi masum duruslular, onlar özellikle cok bekletilenler olurlar gibime geliyor...
Ben mi ne yaparim öyle durumlarda? (Mutlaka biriniz sormustur diye hayal ettim :P)
Karsiliginda incitmem, tam kabuguma da cekilmem, bosverecek kadar rahat degilim (maalesef..), onarilmayi bekleyen bazen masum bazen hircin bir kedi gibi oldugum söylenebilir...Zaten fazla önemi yoksa silmeye meyilli olurum...Telafi edilecekse ve ne kadar gec olursa o kadar üzülür yüregim...
Beklentidir aslinda bu. Ve hayat insanlardan fazla birsey beklemeyerek daha mutlu olundugunu hep ögretmistir! Ne kadar minimum beklenti o kadar rahat.
Aslinda o beklentiler de kisiden kisiye farklilik gösterir. Kimisi belki hayati boyunca eksik olan sevgi kabini doldurmak icin bekler durur sevdiklerinden...Kimisi egosunu sisirmek icin...Bazisi da niye bekledigini bile bilmez, belki de simarikliktan...

Kendimize soralim simdi, hayatimiz boyunca ne cok kisiden ne cok sey bekliyoruz degil mi?
Halbuki en basta beklentimizi Allah'tan beklemeliyiz, O'dur herseyin sahibi, "Ol" der oluverdirir...
Yanlis kisilerden bekleyip hem onlari hem kendimizi yipratiyoruz cogu kez.
Belki cok incinmeyiz böylelikle, hayata daha mutlu bakabiliriz, Rabbimiz beklentimizi karsilamazsa "vardir bir hikmeti" der tevekkülümüzü de ederiz...

Bu yazi suan üzgün bir kalp varsa ona su serpmek icin yazildi ayrica :)

Hepinize hayirli cumalar :)

10

Çocuk Deyip...


Merhaba blogumun daimi okuyuculari, arada ugrayanlar, ayda yilda bir yolu düsenler, hepinize merhaba :)
Sistikce sismeye devam eden hamile, oturup dinlenirken "bir yazi yazivereyim" diye düsünüp akip giden zamani kacirmadan uygulamaya gecmek istedi...

Konu annelere dair olsun...
Instagram'da severek takip ettigim güzel anneler var, imreniyor insan bazisina :) Cocuguna ayirdigi vakitlere, gecirilen kaliteli zamanlara, aradaki iletisime, duygusal baglantiya...vs. Herkes ayni derece "anne" olamaz bence ama bir gercek vardir ki anneler elinden gelenin en iyisini yapmaya calisirlar muhakkak degil mi?

Böyle cocugu en ön planda yasayan anneleri elestirenleri de okuyorum, gerci insanoglu herseyde elestirmeye birsey bulabilecek kapasitede zaten :P Mesela; O anne isini birakmis cocugu icin, aman gösteris, en iyi anne ödülünü alacak sanki, hep mi güllik gülistanlik yasiyor bu kadin, hic "offf" demiyor mu cocugundan...vs.
Benim sahsi fikrim bu tür annelerin harika birer örnek oldularidir! Cocuguna vakit ayirmak gerektiginin bilincindeler, bunun icin parayi/ideallerini elinin tersiyle bile itebiliyorsa bunun neresi kötü? Hem biz kadinlara annelikten daha güzel yakisan ne vardir? 
Ee biz bayanlar neden okuyoruz, calismayacak miyiz? 
Tabiki calisabiliriz ama bir anne icin tam zamanli calismayi mecbur olunmadigi sürece onaylamiyorum! Bir bayan esinden ayrilmistir, esini kaybetmistir ya da bunun gibi durumlar mecburiyettir bana göre, yalniz güclü durmak zorunda annelerdir onlar...Yani elimizde olmayan sebepler, bizim secimlerimiz haricinde gelisenler vardir, kader gibi...
Ben süper arabaya binecegim, en rahat evde oturacagim, en iyi tatillere gidecegim diye kendimi ise verip cocuguma verecegim zamanlari calisarak gecirip kisitliyorsam, bunu düsünmek gerekir!
Öldügümüz zaman geride birakacagimiz iyi yetistirilmis evlat gibisi var midir? Neden en büyük yatirimi ona yapmayalim ki...
Cocuk yetistirmek hele ki bu devirde eskisinden daha da zorken...
Babasindan göremedigi ilgiyi, sefkati baska erkeklerde arayan genc kizlar...Annesinden göremedigi sevgiyi kendi anne olunca cocuguna veremeyen anneler... 

Yani diyorumki birakalim o anneligi doya doya yasamaya calisan, hayatini ona odaklamis olanlari elestirmeyi...Baska pencereden bakalim; Sevgilerini hissedelim onlari gördükce, birkac damla da bize yansisin sevgileri ve gülümseyelim böyle anneler var diye :) 

Allah bana ve hepimize bu yolda kolaylik versin.


Not: Fotograftaki kitabi yeni bitirdim, kesinlikle tavsiye ederim ;)

6

Sürpriz Mektup (Etkinligi)

Dogurmadan yeni bir etkinlik yapalim istedim^^ Belkide son zamanlar mektup kutularimi acip biraz karistirmak bu sevgimi deprestirdi...

Bayrama mektuplasalim mi ? :)
Facebook Sayfamizda sorunca mektuplasmak isteyenleri, 10 kisi olduk bile :) Belki blog araciligiyla da katilan olabilecegini düsündüm.

Etkinlik hakkinda madde madde detaylari yaziyorum:
~ Zarflar/mektup kagitlari satin alindigi gibi gönderilmemeli, biraz süs-püs, koku, el emegi katilmali...

~ Icine mektup harici ufak hediyeler ekleyebilirsiniz (kitap ayraci, buzdolabi miknatisi, kartpostal...vs.)

~ Zarf standart ebatlarda olmali (paket degil!) ki kimse icin zor olmasin (hazirlamasi/göndermesi)...

~ Mektuba karsidaki kisi icin olusturup yazdigimiz bir Dua karti eklenmeli...

~ Tüm katilimcilar lütfen 18 Eylül'e dek tam isminizle beraber posta adresinizi mail adresime yaziniz.(kelebekgibi@hotmail.com) 21 Eylül'e dek herkese yazacagi kisinin adresini iletecegim ins. Bir hafta icinde yani 22-28 Eylül tarihleri arasi mektuplar postaya verilmeli.

~ Eger sizlerden istek gelirse yurtici-yurtdisi katilimcilari ayirabiliriz aksi takdirde karisik olacak...

~ Etkinligin ismi "Sürpriz Mektup" yani katilimcilar (mail yoluyla) bana adres gönderecek ve rastgele cekilis ile kim kime cikarsa ben adresleri dagitacagim, böylelikle kimse kendisine kimden mektup gelecegini bilmeyecek (ben haric:P)...

~ Bu etkinlige gercekten isteyenler ve önem verenler katilsin lütfen! Sonra geciken-gitmeyen-ertelenen postalar olmamali! Kimseye haksizlik olmasini istemiyorum! Katilim, verilmis bir sözdür...

~ (Isteyen) blogcu arkadaslarin etkinligi yukaridaki resimle birlikte sayfalarinda duyurmalari daha cok katilim icin faydali olacaktir :)

Anlasilmayan bir nokta da ya da sorunuz varsa bana yaziniz :) Ben de unuttugum birsey olursa ekleme yaparim...
Tüm mektupseverleri bekliyoruuum :)


17

Çok Hamileyim ^^


Oturdugum yerden kalkamiyorsam, uykusuzluklar had safhaya cikmissa, yere egilip birsey almak iskence olmussa, bol giyince oldugundan daha tombili dar giyince de acayip gözüken bir fizigim varsa, duygu karmasalari yasiyorsam, basit ev islerini bile yapinca kendimi o gün cok sey basarmis hissediyorsam, ayaklarim 37 iken 39'a yaklasmissa...vs. Bunlarin hepsi cok hamileyim demektir ^^

Hamilelik basli basina macera, dokuz aylik bir serüven :) Her annenin ve babanin bu serüvendeki deneyimleri farkli, belki hepsinde ortak noktalar var ama tipki parmak izleri gibi gercekten ayri ayri maceralar...Bunlari bilimsel bir aciklamayla degil, gözlemlerimle söylüyorum tabiki :)
Bu macerada bizleri neler bekliyor hic bilemiyoruz, bugün böyleyiz yarin baska, diger gün bir bakmisiz bebek kucagimizda ve biz inanamayan gözlerle o mucizeyi anlamaya calisiyoruz...Karnimizdayken de biliyoruz ama gözgöze gelince o mucizenin gercekligini daha yogun hissediyoruz. 9 ay karnimda tasidigim sey, bir canli, bir bebek ve ne kadar da masum, dokunmaya kiyilmayacak kadar zarif güzellikte...
Ben bir kez anne oldugum icin bunlari o ani hayal ederek söylüyorum.. Yalniz ikinci kez de ilkinden farkli degil, yine heyecanliyim ve merak icinde o kavusma gününü bekliyorum, daha dogrusu bekliyoruz. Bu defa bekleyen bir abla da var :) Esim ise bambaska duygularda, kendisi ilkinde birsey anlamadigini, asil simdi ilk kez o heyecani daha iyi yasadigini söylüyor :) Ben ise hep hayal ettigim gibi "bir de oglum olsa"nin gercekligine dogru adim atmanin mutlulugunda gidiyorum gündüz gece...

35. haftadan herkese sevgiler :)

Back to Top